Sayfa 2/2 İlkİlk 12
14 sonuçtan 11 ile 14 arası

  1. #11
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 523 + 37872


    Cevap: On Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 249

    <!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>ÜÇÜNCÜ NETİCE: Hırs, ihlâsı kırar, amel-i uhreviyeyi zedeler. Çünkü, bir ehl-i takvânın hırsı varsa, teveccüh-ü nâsı ister. Teveccüh-ü nâsı mürâât eden, ihlâs-ı tâmmı bulamaz. Bu netice çok ehemmiyetli, çok câ-yı dikkattir.

    Elhasıl, israf, kanaatsizliği intaç eder. Kanaatsizlik ise, çalışmanın şevkini kırar, tembelliğe atar, hayatından şekvâ kapısını açar, mütemadiyen şekvâ ettirir. HAŞİYE-1 Hem ihlâsı kırar, riyâ kapısını açar. Hem izzetini kırar, dilencilik yolunu gösterir.

    İktisat ise, kanaati intaç eder.

    1 عَزَّ مَنْ قَنَعَ ذَلَّ مَنْ طَمَعَ hadisin sırrıyla, kanaat, izzeti intaç eder. Hem sa’ye ve çalışmaya teşcî eder. Şevkini ziyadeleştirir, çalıştırır. Çünkü, meselâ bir gün çalıştı. Akşamda aldığı cüz’î bir ücrete kanaat sırrıyla, ikinci gün yine çalışır. Müsrif ise, kanaat etmediği için, ikinci gün daha çalışmaz. Çalışsa da şevksiz çalışır.

    Hem iktisattan gelen kanaat, şükür kapısını açar, şekvâ kapısını kapatır. Hayatında daima şâkir olur. Hem kanaat vasıtasıyla insanlardan istiğnâ etmek cihetinde, teveccühlerini aramaz. İhlâs kapısı açılır, riyâ kapısı kapanır.

    İktisatsızlık ve israfın dehşetli zararlarını geniş bir dairede müşahede ettim. Şöyle ki:

    Ben, dokuz sene evvel mübarek bir şehre geldim. Kış münasebetiyle o şehrin menâbi-i servetini göremedim. Allah rahmet etsin, oranın müftüsü birkaç defa bana dedi: “Ahalimiz fakirdir.” Bu söz benim rikkatime dokundu. Beş altı sene sonraya kadar, daima o şehir ahalisine acıyordum.

    Sekiz sene sonra yazın yine o şehre geldim. Bağlarına baktım. Merhum müftünün



    Not
    Haşiye-1 Evet, hangi müsrifle görüşsen, şekvâlar işiteceksin. Ne kadar zengin olsa da yine dili şekvâ edecektir. En fakir, fakat kanaatkâr bir adamla görüşsen, şükür işiteceksin.

    Dipnot-1 “Kanaat eden aziz olur; tamah eden zillete düşer.” bk. İbnü’l-Esîr, en-Nihâye fî Ğarîbi’l-Hadîs: 4:114; ez-Zebîdî, Tâcü’l-Arûs: 22:90.




    ahali: halk amel-i uhreviye: âhireti kazanmak için yapılan amel, iş
    cihet: taraf, yön câ-yı dikkat: dikkat çekici, ilginç
    cüz’î: ferdî, az, sınırlı ehemmiyet: değer, önem
    ehl-i takvâ: takvâ sahipleri elhasıl: kısaca, özetle
    hadis: Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübarek söz, fiil ve hareketi veya onun onayladığı başkasına ait söz, iş veya davranış haşiye: dipnot, açıklayıcı not
    ihlâs: ibadet ve davranışlarda sadece Allah’ın rızasını gözetme ihlâs-ı tâmme: tam bir ihlâs ve samimiyet; ibadet ve davranışlarda sadece Allah’ın rızasını gözetme
    iktisat: tutumluluk iktisatsızlık: tutumlu olmama, savurganlık
    intaç etmek: netice vermek, doğurmak israf: savurganlık
    istiğnâ etmek: eldekini yeterli bulup başkasına ihtiyaç duymamak, tokgönüllülük izzet: değer, itibar, şeref
    kanaat: kısmetine razı olma, yetinme kanaatkâr: kısmetine razı olan
    kanaatsizlik: elindekiyle yetinmeme menâbi-i servet: zenginlik kaynakları
    merhum: rahmete kavuşmuş, vefat etmiş mübarek: bereketli, hayırlı
    münasebet: bağlantı, ilgi mürâât etmek: gözetmek, dikkate almak
    müsrif: israf eden, savurgan mütemadiyen: sürekli olarak
    müşahede etmek: gözlemlemek netice: son, sonuç
    rikkat: acıma, yufka yüreklilik riyâ: gösteriş, başkalarına iyi görünme
    sa’y: çalışma teveccüh etmek: yönelmek
    teveccüh-ü nâs: insanların teveccühü, ilgisi teşcî etmek: cesaretlendirmek
    vasıtasıyla: aracılığıyla ziyade: çok, fazla
    şekvâ: şikâyet şevk: şiddetli arzu ve istek
    şâkir: şükreden şükür: Allah’a karşı minnet duyma, teşekkür etme
    Yazar : Risale Forum

  2. #12
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 523 + 37872


    Cevap: On Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 250

    sözü hatırıma geldi. “Fesübhânallah,” dedim. “Bu bağların mahsulâtı, şehrin hâcetinin pek fevkindedir. Bu şehir ahalisi pek çok zengin olmak lâzım gelir.” Hayret ettim. Beni aldatmayan ve hakikatlerin derkinde bir rehberim olan bir hatıra-i hakikatle anladım: İktisatsızlık ve israf yüzünden bereket kalkmış ki, o kadar menâbi-i servetle beraber, o merhum müftü “Ahalimiz fakirdir” diyordu. Evet, zekât vermek ve iktisat etmek, malda bittecrübe sebeb-i bereket olduğu gibi, 1 israf etmekle zekât vermemek, sebeb-i ref-i bereket olduğuna hadsiz vakıat vardır.

    İslâm hükemasının Eflâtun’u ve hekimlerin şeyhi ve feylesofların üstadı, dâhi‑i meşhur Ebu Ali ibni Sina, yalnız tıp noktasında,كُلُوا وَاشْرَبوُا وَلاَ تُسْرِفُوا 2 âyetini şöyle tefsir etmiş. Demiş:

    جَمَعْتُ الطِّبَّ فِى بَيْتَيْنِ جَمْعًا وَحُسْنُ الْقَوْلِ فِى قَصْرِ الْكَلاَمِفَقَلِّلْ اِنْ اَكَلْتَ وَبَعْدَ اَكْلٍ تَجَنَّبْ وَالشِّفَاۤءُ فِى اْلاِنْهِضَامِوَلَيْسَ عَلَى النُّفُوسِ اَشََدُّ حَالاً مِنْ اِدْخَالِ الطَّعَامِ عَلَى الطَّعَامِ

    Yani, ilm-i tıbbı iki satırla topluyorum. Sözün güzelliği kısalığındadır. Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra dört beş saat kadar daha yeme. Şifa hazımdadır. Yani, kolayca hazmedeceğin miktarı ye, nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal, taam taam üstüne yemektir. HAŞİYE-1


    سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ 3





    Not
    Dipnot-1 bk. et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr: 10:128; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat: 2:161, 274; el-Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ: 3:382, 4:84.

    Dipnot-2 “Yiyin, için, fakat israf etmeyin.” A’râf Sûresi, 7:31.

    Haşiye-1 Yani, vücuda en muzır, dört beş saat fasıla vermeden yemek yemek, veyahut telezzüz için mütenevvi yemekleri birbiri üstüne mideye doldurmaktır.

    Dipnot-3 “Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.” Bakara Sûresi, 2:32.




    Ebu Ali ibni Sina: (bk. bilgiler – İbni Sina) Eflâtun: (bk. bilgiler)
    Fesübhânallah: “Allah’ı her türlü kusur, ayıp ve eksiklerden tenzih ederim” anlamında bir hayret ifadesi ahali: halk
    bereket: bolluk bittecrübe: deneme yoluyla
    derk etmek: anlamak, algılamak dâhi-i meşhur: dehasıyla meşhur olmuş kişi
    fasıla: ara fevkinde: üstünde
    feylesof: filozof, felsefe bilgini hadsiz: sınırsız
    hakikat: doğru gerçek hatıra-i hakikat: hakikate ulaşma yönünde yaşanmış bir hatıra
    haşiye: dipnot, açıklayıcı not hâcet: ihtiyaç
    hükema: filozoflar iktisat: tutumluluk
    iktisatsızlık: tutumlu olmamak ilm-i tıb: tıp bilimi
    israf: savurganlık mahsulât: ürünler
    menâbi-i servet: zenginlik kaynakları muzır: zararlı
    mütenevvi: çeşit çeşit, çeşitli nefis: bir kimsenin kendisi
    sebeb-i bereket: bolluk nedeni sebeb-i ref-i bereket: bereketin ortadan kalkmasının sebebi
    taam: yemek tefsir: Kur’ân ayetlerinin çeşitli yönleriyle yorumlanması
    telezzüz: lezzet alma, lezzetlenme vakıat: olaylar, hadiseler
    âyet: Kur’an’da yer alan her bir cümle üstad: hoca
    şifa: iyileşme, sağlıklı olma
    Yazar : Risale Forum

  3. #13
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 523 + 37872


    Cevap: On Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 251

    <!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} .listlevel1WW8Num1 {margin-top:0;margin-bottom:0;list-style-type:disc;clear:left} .listlevel2WW8Num1 {margin-top:0;margin-bottom:0;list-style-type:bullet;clear:left} .listlevel3WW8Num1 {margin-top:0;margin-bottom:0;list-style-type:square;clear:left} .listlevel4WW8Num1 {margin-top:0;margin-bottom:0;list-style-type:disc;clear:left} .listlevel5WW8Num1 {margin-top:0;margin-bottom:0;list-style-type:bullet;clear:left} .listlevel6WW8Num1 {margin-top:0;margin-bottom:0;list-style-type:square;clear:left} .listlevel7WW8Num1 {margin-top:0;margin-bottom:0;list-style-type:disc;clear:left} .listlevel8WW8Num1 {margin-top:0;margin-bottom:0;list-style-type:bullet;clear:left} .listlevel9WW8Num1 {margin-top:0;margin-bottom:0;list-style-type:square;clear:left} </STYLE>
    • Câ-yı hayret ve medar-ı ibret bir tevafuk: İktisat Risalesini, üçü acemî olarak, beş altı ayrı ayrı müstensih, ayrı ayrı yerde, ayrı ayrı nüshadan yazıp, birbirinden uzak, hatları birbirinden ayrı, hiç elif’leri düşünmeyerek yazdıkları herbir nüshanın elif’leri, duasız elli bir (51), dua ile beraber elli üç (53)’te tevafuk etmekle beraber, İktisat Risalesinin tarih-i telif ve istinsahı olan Rûmîce elli bir (51) ve Arabî elli üç (53) tarihinde tevafuku ise, şüphesiz tesadüf olamaz. İktisattaki bereketin keramet derecesine çıktığına bir işarettir. Ve bu seneye “Sene-i İktisat” tesmiyesi lâyıktır.

    • Evet, zaman, iki sene sonra bu keramet-i iktisadiyeyi, İkinci Harb-i Umumiyede her taraftaki açlık ve tahribat ve israfatla ve nev-i beşer ve herkes iktisada mecbur olmasıyla ispat etti.










    Arabî: Hicrî takvime göre Rûmîce: Rûmî takvime göre
    Sene-i İktisat: İktisat Yılı acemî: göreve yeni başlamış
    bereket: bolluk câ-yı hayret: hayret verici, şaşırtıcı
    elif: Arap alfabesinin ilk harfi hat: yazı
    iktisat: tutumlu olma israfat: israflar, savurganlıklar
    istinsah etmek: el ile yazarak çoğaltmak keramet: Allah’ın bir ikramı olarak, görülen olağanüstü hal ve hareket
    keramet-i iktisadiye: tutumlu olmanın ortaya çıkardığı keramet mecbur: zorunlu
    medar-ı ibret: ibret vesilesi müstensih: el ile yazıp çoğaltan
    nev-i beşer: insanlar nüsha: yazılı hale getirilen eser
    tahribat: tahripler, yıkımlar tarih-i telif: bir eserin yazılma tarihi
    tesadüf: rastlantı tesmiye edilen: isimlendirilen
    tevafuk: uygunluk İkinci Harb-i Umumi: İkinci Dünya Savaşı



    Yazar : Risale Forum

  4. #14
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 342 + 2712


    Cevap: On Dokuzuncu Lem'a

    Furkân, 67. Ayet: Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222