Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 2/2 İlkİlk 12
16 sonuçtan 11 ile 16 arası

  1. #11
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 514 + 37862


    Cevap: Yedinci Lem'a - Sayfa 70

    <?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?><!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>Bedir, Rıdvan gibi mümtaz zevâta işaret ederek, وَحَسُنَ اُولٰۤئِكَ رَفِيقًا 1 cümlesiyle, mânâ-yı sarihiyle onların ittibâına teşvik ve Tâbiînlerdeki tebaiyeti çok müşerref ve güzel göstermekle, mânâ-yı işarîsiyle Hulefâ-i Erbaanın beşincisi olarak ve 2 اِنَّ الْخِلاَفَةَ بَعْدِى ثَلاَثُونَ سَنَةً hadis-i şerifin hükmünü tasdik ettiren, müddet-i hilâfeti azlığıyla beraber kıymetini azîm göstermek için o mânâ-yı işarîsiyle Hazret-i Hasan Radıyallahu Anhı gösterir.

    Elhasıl, Sûre-i Feth’in âhirki âyeti Hulefâ-i Erbaaya baktığı gibi, bu âyet dahi, teyiden, ihbar-ı gayb nev’inden onların istikbaldeki vaziyetlerine kısmen işaret suretiyle bakar. İşte, Kur’ân’ın envâ-ı i’câzından olan ihbar-ı gayb nev’inin lemeât-ı i’câziyesi âyât-ı Kur’âniyede o kadar çoktur ki, hasra gelmez. Ehl-i zâhirin kırk elli âyete hasretmeleri, nazar-ı zâhirî iledir. Hakikatte ise binden geçer. Bazan bir âyette dört beş vecihle ihbar-ı gaybî bulunur.


    رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَاۤ اِنْ نَسِينَاۤ اَوْ اَخْطَاْنَا3
    سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ 4





    Not
    Dipnot-1 “Ve bunların arkadaşlıkları ne güzeldir.” Nisâ Sûresi, 4:69.
    Dipnot-2 “Hilâfet benden sonra otuz sene devam edecek, ondan sonra saltanat şekline girecektir.” el-Münâviî, Feyzü’l-Kadîr: c.3 s.509; İbnu Abdilber, et-Temhîd: c.8 s.67. Ayrıca bk.: Tirmizî, Fiten: 48; Müsned, 5:220, 221; el-Elbânî, Sahîhu Câmiu’s-Sağîr, no: 3336.

    Dipnot-3 “Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” Bakara Sûresi, 2:286.

    Dipnot-4 “Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” Bakara Sûresi, 2:32.



    <TABLE border=0 cellSpacing=2 cellPadding=0><TBODY><TR><TD>Bedir: (bk. bilgiler – Gazve-i Bedir)</TD><TD>Hazret-i Hasan: [bk. bilgiler – Hasan (r.a.)]</TD></TR><TR><TD>Hulefâ-i Erbaa: ilk dört halife [bk. Hz. Ebû Bekir (r.a.), Hz. Ömer (r.a.), Hz. Osman (r.a.), Hz. Ali (r.a.); ḫ-l-f]</TD><TD>Radıyallahu Anh: Allah ondan razı olsun</TD></TR><TR><TD>Rıdvan: (bk. bilgiler – Ashab-ı Rıdvan)</TD><TD>Sûre-i Feth: Fetih Sûresi, Kur’ân-ı Kerimin 48. sûresi</TD></TR><TR><TD>azîm: büyük</TD><TD>ehl-i zâhir: sadece dış görünüşe göre hüküm verenler</TD></TR><TR><TD>elhasıl: özetle</TD><TD>envâ-ı i’câz-ı Kur’ân: Kur’ân’ın çeşitli mu’cizelik özellikleri</TD></TR><TR><TD>hadis-i şerif: Peygamberimize ait söz, fiil, davranış veya onun onayladığı başkasına ait söz, fiil ve davranışlar</TD><TD>hakikat: gerçek mâhiyet</TD></TR><TR><TD>hasr: sınırlandırma</TD><TD>ihbar-ı gaybî: bilinmeyen ve görünmeyen şeyler hakkında haber verme</TD></TR><TR><TD>istikbal: gelecek zaman</TD><TD>ittibâ: uyma, tabi olma</TD></TR><TR><TD>lemeât-ı i’câziye: Kur’ân’daki mu’cizelik parıltıları</TD><TD>mânâ-yı sarih: açıkça anlaşılabilen anlam</TD></TR><TR><TD>müddet-i hilâfet: halifelik süresi</TD><TD>mümtaz: seçkin, üstün </TD></TR><TR><TD>nazar-ı zâhirî: dış görünüşü dikkate alan bakış açısı</TD><TD>nev’i: çeşit</TD></TR><TR><TD>suret: biçim, görünüş</TD><TD>tasdik etmek: onaylamak</TD></TR><TR><TD>tebaiyet etmek: tabi olmak, uymak</TD><TD>teyiden: destekleyerek</TD></TR><TR><TD>tâbiîn: Hz. Peygamberin (a.s.m.) ashabıyla görüşmüş, onlardan ders almış nesil</TD><TD>vecih: yön</TD></TR><TR><TD>zevât: kişiler</TD><TD>âhir: son</TD></TR><TR><TD>âyet: Kur’ân’ın her bir cümlesi</TD><TD>âyât-ı Kur’âniye: Kur’ân ayetleri</TD></TR></TBODY></TABLE>
    Yazar : Risale Forum

  2. #12
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 514 + 37862


    Cevap: Yedinci Lem'a - Sayfa 71

    <?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?><!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>
    Bu tetimmeye ikinci bir izah HAŞİYE-1

    Şu âhir-i Feth’in işaret-i gaybiyesini teyid eden, hem Fâtiha-i Şerifedeki sırat-ı müstakim ehli ve 1 صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ âyetindeki murad kimler olduğunu beyan eden, hem ebedü’l-âbâdın pek uzun yolunda en nuranî, ünsiyetli, kesretli, cazibedar bir kafile-i rüfekayı gösteren ve ehl-i iman ve ashab-ı şuuru şiddetle o kafileye tebaiyet noktasında iltihak ve refakate mucizâne sevk eden şu âyet,
    فَاُولٰۤئِكَ مَعَ الَّذِينَ اَنْعَمَ اللهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاۤءِ وَالصَّالِحِينَ وَحَسُنَ اُولٰۤئِكَ رَفِيقًا 2
    yine âhir-i Feth’in âhirki âyeti gibi, ilm-i belâgatte “maârîzu’l-kelâm“3 ve “müstetbeâtü’t-terâkib” tabir edilen4 mânâ-yı maksuttan başka, işarî ve remzî mânâlarla Hulefâ-i erbaa ve beşinci halife olan Hazret-i Hasan’a (r.a.) işaret ediyor, gaybî umurdan birkaç cihette haber veriyor. Şöyle ki:

    Nasıl ki şu âyet, mânâ-yı sarihi ile, nev-i beşerde niam-ı âliye-i İlâhiyeye mazhar olan, ehl-i sırat-ı müstakim olan kafile-i enbiya ve taife-i sıddıkîn ve cemaat-i şüheda ve envâ-ı salihîn ve sınıf-ı tâbiîn, muhsinîn olduğunu ifade ettiği gibi;


    Not
    Haşiye-1
    Kardeşlerim, her ikisini faydalı bulmasından iki izahı beraber kaydetmişler. Yoksa biri kâfi idi.
    Dipnot-1 “Kendilerine in’âmda bulunduğun kimselerin yolu.” Fâtiha Sûresi, 1:7.

    Dipnot-2 “İşte onlar, Allah’ın kendilerine pek büyük nimetler bağışladığı peygamberler, sıddıklar, şehidler ve salih kimselerle beraberdirler. Ne güzel arkadaştır onlar!” Nisâ Sûresi, 4:69.

    Dipnot-3 bk. İbni Manzûr, Lisânü’l-Arab: 7:183; Kurtubî, el-Câmi’ bi Ahkâmi’l-Kur’ân: 10:191, 199.

    Dipnot-4 bk. İbni Hacer, Fethü’l-Bâri: 1:406; el-Münâvî, et-Teârîf: 1:32, 55; el-Hamevî, Ezânetü’l-Edeb; 2:194.




    <TABLE border=0 cellSpacing=2 cellPadding=0><TBODY><TR><TD>Fâtiha-i Şerife: Fatiha Sûresi</TD><TD>Hazret-i Hasan: [bk. bilgiler – Hasan (r.a.)]</TD></TR><TR><TD>Hulefâ-i Erbaa: ilk dört halife [bk. Hz. Ebû Bekir (r.a.), Hz. Ömer (r..a), Hz. Osman (r.a.), Hz. Ali (r.a.); ḫ-l-f]</TD><TD>ashab-ı şuur: şuurlu kimseler</TD></TR><TR><TD>beyan edilen: açıklanan</TD><TD>cazibedar: cazibeli, çekici</TD></TR><TR><TD>cemaat-i şüheda: şehitler topluluğu</TD><TD>ebedü’l-âbâd: sonsuzlar sonsuzu</TD></TR><TR><TD>ehl-i iman: Allah’a ve Allah’tan gelen herşeye inanan kimseler, mü’minler</TD><TD>ehl-i sırat-ı müstakim: dosdoğru yolda olanlar</TD></TR><TR><TD>envâ-ı salihîn: dinin emir ve yasaklarını eksiksiz olarak yerine getirenler</TD><TD>gaybî: bilinmeyen, görünmeyen</TD></TR><TR><TD>haşiye: dipnot, açıklayıcı not</TD><TD>ilm-i belâgat: belâgat ilmi</TD></TR><TR><TD>iltihak: katılma</TD><TD>işaret-i gaybiye: geleceğe veya bilinmeyen bir olaya işaret</TD></TR><TR><TD>işarî: işaret yoluyla</TD><TD>kafile: grup, topluluk</TD></TR><TR><TD>kafile-i enbiya: Peygamberlerin oluşturduğu topluluk</TD><TD>kafile-i rüfeka: arkadaşlar topluluğu</TD></TR><TR><TD>kesretli: çok sayıda</TD><TD>mazhar olan: sahip olan; üzerinde yansıtan</TD></TR><TR><TD>maârîzu’l-kelâm: sözün katmanları arasından çıkan ince mânâlar</TD><TD>mucizâne: mucizeli şekilde</TD></TR><TR><TD>muhsinîn: güzel işler yapanlar; Allah’ı görür gibi ibadet edenler</TD><TD>murad: kast edilen, istenen</TD></TR><TR><TD>mânâ-yı maksut: kastedilen anlam</TD><TD>mânâ-yı sarih: çok açık bir şekilde anlaşılan anlam</TD></TR><TR><TD>müstetbeâtü’t-terâkib: bir sözdeki kelimelerin çağrıştırdıkları mânâlar</TD><TD>nev-i beşer: insan türü</TD></TR><TR><TD>niam-ı âliye-i İlâhiye: Cenâb-ı Hakkın yüce nimetleri</TD><TD>nuranî: nurlanmış</TD></TR><TR><TD>remzî: dolaylı olarak</TD><TD>sınıf-ı tâbiîn: Hz. Peygamberin (a.s.m.) ashabıyla görüşmüş, onlardan ders almış olan Müslümanların topluluğu</TD></TR><TR><TD>sırat-ı müstakim ehli: İslâmın yolunda olanlar</TD><TD>tabir edilen: adlandırılan</TD></TR><TR><TD>taife-i sıddıkîn: daima doğruluk üzere, Allah’a ve peygambere çok sâdık olanların oluşturduğu topluluk</TD><TD>tebaiyet etmek: tabi olmak, uymak</TD></TR><TR><TD>tetimme: ek, tamamlayıcı açıklama</TD><TD>umur: gelişmeler, olaylar</TD></TR><TR><TD>âhir-i Feth: Kur’ân-ı Kerimin 48. sûresi olan Fetih Sûresi’nin son bölümü</TD><TD>âyet: Kur’ân’ın her bir cümlesi</TD></TR><TR><TD>ünsiyetli: dost, canayakın</TD></TR></TBODY></TABLE>

    <TABLE role=presentation cellSpacing=0 cellPadding=0><TBODY role=presentation><TR role=presentation></TR></TBODY></TABLE>
    Yazar : Risale Forum

  3. #13
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 514 + 37862


    Cevap: Yedinci Lem'a - Sayfa 72

    <?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?><!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>âlem-i İslâmda dahi o taifelerin en ekmeli ve en efdali bulunduğunu ve Nebiyy-i Âhirzamanın sırr-ı veraset-i nübüvvetten teselsül eden taife-i verese-i enbiya ve Sıddık-ı Ekberin maden-i sıddıkiyetinden teselsül eden kafile-i sıddıkîn ve hulefâ-i selâsenin şehadet mertebesiyle merbut bulunan kafile-i şüheda,
    وَالَّذِينَ اٰمَنوُا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ 1 sırrıyla bağlanan cemaat-i salihîn ve
    قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللهَ فَاتَّبِعُونِى يُحْبِبْكُمُ اللهُ2
    sırrını imtisal eden ve Sahabelerin ve Hulefâ-i Râşidînin refakatinde giden esnaf-ı Tâbiîni ihbar-ı gaybî nev’inden gösterdiği gibi, وَالصِّدِّيقِينَ kelimesiyle, mânâ-yı işarî cihetinde, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmdan sonra makamına geçecek ve halifesi olacak ve ümmetçe “Sıddık” ünvanıyla şöhret bulacak ve sıddıkîn kafilesinin reisi olacak Hazret-i Ebu Bekri’s-Sıddık’ı ihbar ediyor.

    وَالشُّهَدَاۤءِ kelimesiyle, Hulefâ-i Râşidînden üçünün şehadetini haber veriyor. Ve Sıddıktan sonra üç şehid halife olacaklar. Çünkü شُّهَدَاۤءِ cem’dir; cem’in ekalli üçtür. Demek Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali (Radıyallahu Anhüm) Sıddıktan sonra riyaset-i İslâmiyete geçecekler ve şehid olacaklar. Aynı haber-i gaybî vuku bulmuştur.

    Hemوَالصَّالِحِينَ kaydıyla, Ehl-i Suffe gibi taat ve ibadette Tevrat’ın senâsına


    Not
    Dipnot-1 “İman eden ve güzel işler yapanlar.” Bakara Sûresi, 2:82.
    Dipnot-2 “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:31.


    <TABLE border=0 cellSpacing=2 cellPadding=0><TBODY><TR><TD>Ehl-i Suffe: (bk. bilgiler – Ashab-ı Suffe)</TD><TD>Hazret-i Ali: [bk. bilgiler – Ali (r.a.)]</TD></TR><TR><TD>Hazret-i Ebu Bekri’s-Sıddık: [bk. bilgiler – Ebû Bekir (r.a.)]</TD><TD>Hazret-i Osman: [bk. bilgiler – Osman (r.a.)]</TD></TR><TR><TD>Hazret-i Ömer: [bk. bilgiler – Ömer (r.a.)]</TD><TD>Hulefâ-i Râşidîn: insanlara doğru yolu gösteren ilk dört halife; Hz. Ebû Bekir (r.a.), Hz. Ömer (r.a.), Hz. Osman (r.a.), Hz. Ali (r.a.)</TD></TR><TR><TD>Radıyallahu Anhüm: Allah onlardan razı olsun</TD><TD>Resul-i Ekrem: Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.)</TD></TR><TR><TD>Sıddık-ı Ekber: Hz. Peygambere bağlılıkta en ileride olan [bk. bilgiler – Ebû Bekir (r.a.)]</TD><TD>Tevrat: Hz. Mûsâ’ya indirilen kutsal kitap</TD></TR><TR><TD>cemaat-i salihîn: salih insanlar oluşturduğu topluluk</TD><TD>cem’: çoğul</TD></TR><TR><TD>efdal: en faziletli, en üstün</TD><TD>ekal: en az</TD></TR><TR><TD>ekmel: en mükemmel</TD><TD>esnaf-ı Tâbiîn: Hz. Peygamberin (a.s.m.) ashabıyla görüşmüş, onlardan hadis dinlemiş, ders almış olanların oluşturduğu sınıflar</TD></TR><TR><TD>haber-i gaybî: bilinmeyen, gayb âlemiyle ilgili haber</TD><TD>halife: Hz. Peygamberden sonra idarecilik görevini üstlenen kişi</TD></TR><TR><TD>hulefâ-i selâse: üç halife (Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali)</TD><TD>ihbar-ı gaybî: bilinmeyen ve görünmeyen şeyler hakkında haber verme</TD></TR><TR><TD>imtisal eden: emre uyan</TD><TD>kafile: grup, topluluk</TD></TR><TR><TD>kafile-i sıddıkîn: daima doğruluk üzere Allah’a ve peygambere çok sâdık olanların oluşturduğu topluluk</TD><TD>kafile-i şüheda: şehitler topluluğu</TD></TR><TR><TD>maden-i sıddıkiyet: doğruluğun ve sadakatin kaynağı</TD><TD>merbut: bağlı</TD></TR><TR><TD>mânâ-yı işarî: işaretlerle ifade edilen anlam</TD><TD>nebiyy-i Âhirzaman: kıyametten önce gönderilen en son peygamber Hz. Muhammed (a.s.m.)</TD></TR><TR><TD>nev’i: tür, çeşit</TD><TD>riyaset-i İslâmiyet: İslâmî idarenin başı olma</TD></TR><TR><TD>sahabe: Hz. Peygamberi (a.s.m.) hayattayken görüp, onun yolundan giden Müslümanlar</TD><TD>senâ: övgü</TD></TR><TR><TD>sıddıkîn: daima doğruluk üzere olan, Allah’a ve peygambere sadakatte yüksek mertebelere ulaşmış olanlar</TD><TD>sırr-ı veraset-i nübüvvet: peygamber varisliğinin sırrı, hikmeti, hakikati</TD></TR><TR><TD>taat: Allah’ın emirlerine uyma, yasaklarından kaçınma</TD><TD>taife: grup, topluluk</TD></TR><TR><TD>taife-i verese-i enbiya: peygamberlerin mirasçıları olan alimler topluluğu</TD><TD>teselsül eden: zincirleme devam eden, peşpeşe gelen</TD></TR><TR><TD>âlem-i İslâm: İslam dünyası</TD><TD>ümmet: Hz. Peygambere inanıp onun yolundan giden mü’minler</TD></TR><TR><TD>şehadet: şehitlik</TD></TR></TBODY></TABLE>
    Yazar : Risale Forum

  4. #14
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 514 + 37862


    Cevap: Yedinci Lem'a - Sayfa 73

    <?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?><!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>mazhar olmuş ehl-i salâhat ve takvâ ve ibadet, istikbalde kesretle bulunacağını ihbar etmekle beraber,وَحَسُنَ اُولٰۤئِكَ رَفِيقًا cümlesi, Sahabeye ilim ve amelde refakat ve tebaiyet eden Tâbiînlerin tebaiyetini tahsin etmekle, ebed yolunda o dört kafilenin refakatlerini hasen ve güzel göstermekle beraber; Hazret-i Hasan’ın (r.a.) birkaç ay gibi kısacık müddet-i hilâfeti çendan az idi, fakat
    اِنَّ الْخِلاَفَةَ بَعْدِى ثَلاَثُونَ سَنَةً hükmüyle ve ihbar-ı gaybiye-i Nebeviyenin tasdikiyle ve 1 اِبْنِى حَسَنٌ هٰذَا سَيِّدٌ سَيُصْلِحُ اللهُ بِهِ بَيْنَ فِئَتَيْنِ عَظِيمَتَيْنِ hadisindeki mucizâne ihbar-ı gaybî-yi Nebevîyi tasdik eden ve iki büyük ordu, iki cemaat-i azîme-i İslâmiyenin musalâhasını temin eden ve nizâı ortalarından kaldıran Hazret-i Hasan’ın (r.a.) kısacık müddet-i hilâfetini ehemmiyetli gösterip, Hulefâ-i Erbaaya bir beşinci halife göstermek için, ihbar-ı gaybî nev’inden mânâ-yı işarîsiyle ve وَحَسُنَ اُولٰۤئِكَ رَفِيقًا kelimesinde beşinci halifenin ismine, ilm-i belâgatte “müstetbeâtü’t-terâkib” tabir edilen bir sırla işaret ediyor.

    İşte, mezkûr işarî ihbarlar gibi daha çok sırlar var. Sadedimize gelmediği için şimdilik kapı açılmadı. Kur’ân-ı Hakîmin çok âyâtı var ki, herbir âyet çok vecihlerle ihbar-ı gaybî nev’indendir. Bu nevi ihbârât-ı gaybiye-i Kur’âniye binlerdir.


    رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَاۤ اِنْ نَسِينَاۤ اَوْ اَخْطَاْنَا 2
    سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ3



    Not
    Dipnot-1 “Şu benim oğlum Hasan, seyyiddir. Allah onun vasıtasıyla Müslümanların iki büyük ordusunu barıştıracaktır.” Buharî, Fiten: 20; Tirmizî, Menâkıb: 25; Nesâî, Cum’a: 27; Müsned, 5:38, 44,49, 51.

    Dipnot-2 “Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” Bakara Sûresi, 2:286.

    Dipnot-3 “Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” Bakara Sûresi, 2:32.



    <TABLE border=0 cellSpacing=2 cellPadding=0><TBODY><TR><TD>Hazret-i Hasan: [bk. bilgiler – Hasan (r.a.)]</TD><TD>Hulefâ-i Erbaa: dört büyük halife</TD></TR><TR><TD>Kur’ân-ı Hakîm: her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân</TD><TD>amel: dinin emirlerini yerine getirme</TD></TR><TR><TD>cemaat-i azîme-i İslâmiye: büyük İslâm topluluğu</TD><TD>ebed: sonsuzluk</TD></TR><TR><TD>ehl-i salâhat: Allah’ın bütün emirlerini yerine getiren sâlih kişiler</TD><TD>hadis: Peygamberimize ait söz, fiil, davranış veya onun onayladığı başkasına ait söz, fiil ve davranışlar</TD></TR><TR><TD>halife: Hz. Peygamberden sonra idarecilik görevini üstlenen kişi</TD><TD>hasen: güzel</TD></TR><TR><TD>ihbar etmek: haber vermek</TD><TD>ihbar-ı gaybiye-i Nebeviye: Hz. Peygamberin geleceğe dair haber vermesi</TD></TR><TR><TD>ihbârât-ı gaybiye-i Kur’ân: geçmiş ve gelecek zamana ait olan haberleri bildiren Kur’an</TD><TD>ilm-i belâgat: belâgat ilmi</TD></TR><TR><TD>istikbal: gelecek zaman</TD><TD>işarî: işaret yoluyla</TD></TR><TR><TD>kafile: grup, topluluk</TD><TD>kesret: çokluk</TD></TR><TR><TD>mazhar olmak: sahip olmak, elde etmek</TD><TD>mezkûr: adı geçen</TD></TR><TR><TD>musalâha etmek: barışmak</TD><TD>mu’cizâne: mu’cizeli şekilde</TD></TR><TR><TD>mânâ-yı işarî: bir sözün dolaylı olarak ifade ettiği anlam</TD><TD>müddet-i hilâfet: halifelik süresi</TD></TR><TR><TD>müstetbeâtü’t-terâkib: bir sözdeki kelimelerin çağrıştırdıkları mânâlar</TD><TD>nev’i: tür, çeşit</TD></TR><TR><TD>nizâ: kavga, uyuşmazlık</TD><TD>sahabe: Hz. Peygamberi (a.s.m.) hayattayken görüp, onun yolundan giden Müslümanlar</TD></TR><TR><TD>tahsin etmek: güzel bulmak</TD><TD>takvâ: Allah’ın emirlerini tutup, günahlardan sakınma</TD></TR><TR><TD>tebaiyet etmek: tabi olmak, uymak</TD><TD>tâbiîn: Hz. Peygamberin (a.s.m.) ashabıyla görüşmüş, onlardan hadis dinlemiş, ders almış olan Müslümanlar</TD></TR><TR><TD>vecih: yön</TD><TD>âyât: âyetler</TD></TR><TR><TD>çendan: gerçi</TD></TR></TBODY></TABLE>
    Yazar : Risale Forum

  5. #15
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 514 + 37862


    Cevap: Yedinci Lem'a - Sayfa 74

    <?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?><!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>
    Hâtime


    Kur’ân-ı Hakîmin tevafuk cihetinden tezahür eden i’câzî nüktelerinden bir nüktesi şudur ki:

    Kur’ân-ı Hakîmde ism-i Allah, Rahmân, Rahîm, Rab ve İsm-i Celâl yerindeki Hüvenin mecmuu dört bin küsurdur. بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ Hesab-ı ebcedin ikinci nev’i ki, huruf-u hecâ tertibiyledir, o da dört bin küsur eder. Büyük adetlerde küçük kesirler tevafuku bozmadığından, küçük kesirlerden kat-ı nazar edildi. Hem الۤمۤ tazammun ettiği vav-ı atıf ile beraber, iki yüz seksen (280) küsur eder. Aynen Sûre-i el-Bakara’nın iki yüz seksen (280) küsur İsm-i Celâline ve hem iki yüz seksen (280) küsur âyâtın adedine tevafuk etmekle beraber, ebcedin hecâî tarzındaki ikinci hesabıyla, yine dört bin küsur eder. O da, yukarıda zikri geçmiş beş esmâ-i meşhurenin adedine tevafuk etmekle beraber,
    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ‘in kesirlerinden kat-ı nazar, adedine tevafuk ediyor. Demek, bu sırr-ı tevafuka binaen, الۤمۤ hem müsemmâsını tazammun eden bir isimdir, hem el-Bakara’ya isim, hem Kur’ân’a isim, hem ikisine muhtasar bir fihriste, hem ikisinin enmuzeci ve hülâsası ve çekirdeği, hem
    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ in mücmelidir. Ebcedin meşhur hesabıyla
    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ism-i Rab adedine müsavi olmakla beraber,



    <TABLE border=0 cellSpacing=2 cellPadding=0><TBODY><TR><TD>Hüve: “O”, Allah</TD><TD>Kur’ân-ı Hakîm: her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân</TD></TR><TR><TD>Sûre-i el-Bakara: Bakara Sûresi</TD><TD>binaen: dayanarak</TD></TR><TR><TD>cihet: yön</TD><TD>ebced: Arap harflerinin herbirisine rakam değeri verilerek yapılan yorum</TD></TR><TR><TD>enmuzec: örnek</TD><TD>esmâ-i meşhure: Cenâb-ı Allah’ın meşhur isimleri, Allah, Rahmân, Rahîm, Rab ve Hüve isimleri</TD></TR><TR><TD>hecâî: bir harfin isminin heceler olarak sayılması</TD><TD>hesab-ı ebced: Arap alfabesindeki herbir harfe sayısal değer verilerek yapılan bir yorum şekli</TD></TR><TR><TD>huruf-u hecâ: alfabe sırasına göre dizili harfler</TD><TD>hâtime: sonuç, son bölüm</TD></TR><TR><TD>hülâsa: özet</TD><TD>ism-i Allah: Allah’ın ismi</TD></TR><TR><TD>ism-i Rab: herbir varlığa muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran anlamında Allah’ın ismi</TD><TD>ism-i Rahmân: çok merhamet sahibi ve şefkatle bütün yaratıkların rızkını veren anlamında Allah’ın ismi</TD></TR><TR><TD>ism-i Rahîm: rahmeti herşeyi kuşatan, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi anlamında Allah’ın ismi</TD><TD>i’câz: mu’cize oluş, bir benzerini yapmakta başkalarını aciz bırakma</TD></TR><TR><TD>kat-ı nazar: gözardı etme</TD><TD>kesirler: küsürlu sayılar</TD></TR><TR><TD>mecmuu: bir şeyin tamamı</TD><TD>muhtasar: kısa, özet</TD></TR><TR><TD>mücmel: kısa, öz</TD><TD>müsavi: eşit</TD></TR><TR><TD>müsemmâ: isimlendirilen</TD><TD>nev’i: tür</TD></TR><TR><TD>nükte: ince ve derin anlamlı söz</TD><TD>sırr-ı tevafuk: uygun gelmenin sırrı</TD></TR><TR><TD>tazammun etme: içine alma, kapsama</TD><TD>tertib: düzenleme</TD></TR><TR><TD>tevafuk: uygunluk, uyum</TD><TD>tezahür eden: ortaya çıkan, görünen</TD></TR><TR><TD>vav-ı atıf: atıf vavı, kelimeyi veya cümleyi birbirine bağlayan Arapçadaki vav harfi</TD><TD>zikir: anma</TD></TR><TR><TD>âyât: âyetler</TD><TD>İsm-i Celâl: “Allah” ismi</TD></TR></TBODY></TABLE>
    Yazar : Risale Forum

  6. #16
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 514 + 37862


    Cevap: Yedinci Lem'a - Sayfa 75

    <?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?><!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ deki müşedded ر iki ر sayılsa, o vakit 990 (dokuz yüz doksan) olup, pek çok esrar-ı mühimmeye medar olup, on dokuz harfiyle on dokuz bin âlemin miftahıdır.

    Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyanda Lâfza-i Celâlin tevafukat-ı lâtifesindendir ki, bütün Kur’ân’da sayfanın âhirki satırın yukarı kısmında seksen Lâfza-i Celâl birbirine tevafukla baktığı gibi, aşağıki kısımda da aynen seksen Lâfza-i Celâl birbirine tevafukla bakar. Tam o âhirki satırın ortasında yine elli beş Lâfza-i Celâl birbiri üstüne düşüp ittihad ederek, güya elli beş Lâfza-i Celâlden terekküp etmiş birtek Lâfza-i Celâldir. Âhirki satırın başında yalnız ve bazı üç harfli kısa bir kelime, fasıla ile yirmi beş tam tevafukla tam ortadaki elli beşin tam tevafukuna zammedilince, seksen tevafuk olup, o satırın nısf-ı evvelindeki seksen tevafuka ve nısf-ı âhirdeki yine seksen tevafuka tevafuk ediyor. Acaba böyle lâtif, zarif, muntazam, mevzun, i’câzlı bu tevafukat nüktesiz, hikmetsiz olur mu? Hâşâ, olamaz. Belki, o tevafukatın ucuyla mühim bir define açılabilir.



    رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَاۤ اِنْ نَسِينَاۤ اَوْ اَخْطَاْنَا1
    سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ 2




    Said Nursî







    Not

    Dipnot-1 “Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” Bakara Sûresi, 2:286.

    Dipnot-2 “Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” Bakara Sûresi, 2:32.






    <TABLE border=0 cellSpacing=2 cellPadding=0><TBODY><TR><TD>
    Kerâmet-i Gavsiye Risalesi: Abdülkàdir-i Geylânî’nin kerametli kasidesi

    </TD><TD>
    Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan: açıklamalarıyla mu’cize olan Kur’ân

    </TD></TR><TR><TD>
    Lâfza-i Celâl: Allah lâfzı

    </TD><TD>
    Said Nursî: (bk. bilgiler – Bediüzzaman Said Nursî)

    </TD></TR><TR><TD>
    esrar-ı mühimme: önemli sırlar

    </TD><TD>
    fasıla: ara

    </TD></TR><TR><TD>
    hikmet: bir gaye ve faydaya yönelik olarak, tam yerli yerinde olma

    </TD><TD>
    hâşâ: asla

    </TD></TR><TR><TD>
    ittihad: birleşme

    </TD><TD>
    i’câz: mu’cize oluş, bir benzerini yapmakta başkalarını aciz bırakma

    </TD></TR><TR><TD>
    lâtif: güzel, hoş

    </TD><TD>
    mecmua: belli bir konuda kaleme alınmış yazılardan oluşan eser

    </TD></TR><TR><TD>
    medar: dayanak noktası

    </TD><TD>
    mevzun: ölçülü

    </TD></TR><TR><TD>
    miftah: anahtar

    </TD><TD>
    muntazam: düzenli

    </TD></TR><TR><TD>
    müşedded: şeddelenmiş, Arapçada bir harfi iki kez okumayı sağlayan işaretin konulduğu harf

    </TD><TD>
    nükte: ince ve derin anlamlı söz

    </TD></TR><TR><TD>
    nısf-ı evvel: ilk yarı

    </TD><TD>
    nısf-ı âhir: son yarı

    </TD></TR><TR><TD>
    teksir: bir yazılı metnin teksir makinesiyle çoğaltılmış şekli

    </TD><TD>
    terekküp etme: meydana gelme

    </TD></TR><TR><TD>
    tevafuk: uyum

    </TD><TD>
    tevafukat: uygunluklar

    </TD></TR><TR><TD>
    tevafukat-ı lâtife: ince ve güzel uygunluklar

    </TD><TD>
    zammetme: ekleme

    </TD></TR><TR><TD>
    âhir: son

    </TD></TR></TBODY></TABLE>
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222