Altıncı Lem’a

لاَحَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ1 cümlesinin ifade ettiği çok âyâtın2 mühim hakikatini yine on beş, yirmi mertebe-i fikriye ile beyan edecek bir risale olacaktı. Bu Lem’a da, Beşinci Lem’a gibi, nefsimde hissettiğim ve harekât-ı ruhiyemde zikir ve tefekkürle müşahede ettiğim mertebeler olduğundan, ilim ve hakikatten ziyade zevk ve hale medar olmak cihetiyle, hakikat lem’aları içinde değil, belki âhirlerinde yazılması münasip görüldü.




Not

Dipnot-1 “Yüce ve büyük olan Allah’ın kudret ve gücünden başka kudret ve güç yoktur.”
Dipnot-2 bk. Kehf Sûresi, 18:39; Bakara Sûresi, 2:165. Ayrıca bk. Buhârî, Mağâzî: 38; Müslim, Zikr: 44.

<TABLE border=0 cellSpacing=2 cellPadding=0><TBODY><TR><TD></TD><TD></TD></TR><TR><TD>beyan etmek: açıklamak</TD><TD>bidâyet: başlangıç</TD></TR><TR><TD>cihet: yön </TD><TD>hakikat: gerçek, esas</TD></TR><TR><TD>hal: mânevî lezzet</TD><TD>harekât-ı ruhiye: mânevî âlemlerde ruh ile yapılan faaliyetler</TD></TR><TR><TD>inkısam etme: bölünme, kısımlara ayrılma</TD><TD>lem’a: parıltı</TD></TR><TR><TD>medar olmak: sebep olmak, vesile olmak</TD><TD>mertebe: derece</TD></TR><TR><TD>mertebe-i fikriye: fikir ve düşünce derecesi</TD><TD>münasebettar: ilgili, bağlantılı</TD></TR><TR><TD>münasip: uygun</TD><TD>müşahede etme: gözlemleme</TD></TR><TR><TD>nefis: bir kimsenin kendisi</TD><TD>nükte-i mühime: önemli, ince nokta</TD></TR><TR><TD>risale: küçük çaplı kitap</TD><TD>tefekkür: etraflıca ve derinlemesine düşünme</TD></TR><TR><TD>tehir etme: erteleme, sonraya bırakma</TD><TD>zikir: Allah’ı anma</TD></TR><TR><TD>ziyade: çok, fazla</TD><TD>âhir: son</TD></TR><TR><TD>âyet: Kur’ân’ın her bir cümlesi</TD><TD>âyât: âyetler</TD></TR><TR><TD></TD></TR></TBODY></TABLE>