Beşinci Lem’a

1 حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ âyetinin gayet mühim bir hakikatini on beş mertebe ile beyan edecek bir risale olacaktı. Fakat hakikat ve ilimden ziyade, zikir ve tefekkürle münasebettar olduğundan, şimdilik tehir edildi. Çendan On Birinci Lem’a olan “Mirkatü’s-Sünnet ve Tiryaku Marazi’l-Bid’a” namındaki gayet mühim bir risale, Beşinci Lem’a namıyla, bidâyeten yazılmıştı. Fakat o risale, on bir nükte-i mühimmeye inkısam ettiğinden, On Birinci Lem’aya girdi, Beşinci Lem’a açıkta kaldı.







Not
Dipnot-1 [حَسْبُنَا... ve لاَحَوْلَ...cümleleri] Hazret-i Üstadımız, Yirmi Dokuzuncu Arabî Lem’anın Altıncı Babının haşiyesinde, bu iki cümle hakkında, “Bu iki mübarek kelâmın merâtibi, ilimden ziyade fikir ve zikir olduğundan, Arabî zikredildi” diye beyanda bulunmaktadır. حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ(“Allah bize yeter; O ne güzel vekildir.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:173) âyetinin hakikatine dair Dördüncü Şua olarak Hasbiye Risalesi namıyla sonradan Türkçe telif edilmiştir. Hz. Üstadın Hizmetkârları


<TABLE border=0 cellSpacing=2 cellPadding=0><TBODY><TR><TD>Mirkatü’s-Sünnet: sünnetin merdiveni, derecesi, basamağı</TD><TD>Tiryaku Marazi’l-Bid’a: İslâmiyetin aslında olmayıp, sonradan dine sokulan, Kur’ân ve sünnete muhalif mânevî hastalıkların ilâcı</TD></TR><TR><TD>beyan etmek: açıklamak</TD><TD>bidâyet: başlangıç</TD></TR><TR><TD>cihet: yön </TD><TD>hakikat: gerçek, esas</TD></TR><TR><TD>hal: mânevî lezzet</TD><TD>harekât-ı ruhiye: mânevî âlemlerde ruh ile yapılan faaliyetler</TD></TR><TR><TD>inkısam etme: bölünme, kısımlara ayrılma</TD><TD>lem’a: parıltı</TD></TR><TR><TD>medar olmak: sebep olmak, vesile olmak</TD><TD>mertebe: derece</TD></TR><TR><TD>mertebe-i fikriye: fikir ve düşünce derecesi</TD><TD>münasebettar: ilgili, bağlantılı</TD></TR><TR><TD>münasip: uygun</TD><TD>müşahede etme: gözlemleme</TD></TR><TR><TD>nefis: bir kimsenin kendisi</TD><TD>nükte-i mühime: önemli, ince nokta</TD></TR><TR><TD>risale: küçük çaplı kitap</TD><TD>tefekkür: etraflıca ve derinlemesine düşünme</TD></TR><TR><TD>tehir etme: erteleme, sonraya bırakma</TD><TD>zikir: Allah’ı anma</TD></TR><TR><TD>ziyade: çok, fazla</TD><TD>âhir: son</TD></TR><TR><TD>âyet: Kur’ân’ın her bir cümlesi</TD><TD>âyât: âyetler</TD></TR><TR><TD>çendan: gerçi </TD></TR></TBODY></TABLE>
<TABLE role=presentation cellSpacing=0 cellPadding=0><TBODY role=presentation><TR role=presentation></TR></TBODY></TABLE>