Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 2/2 İlkİlk 12
12 sonuçtan 11 ile 12 arası

  1. #11
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 516 + 37852


    Cevap: Dördüncü Lem'a - Sayfa 57

    Amma Şîa-i Hilâfet ise, Ehl-i Sünnet ve Cemaate karşı mahcubiyetinden başka hiçbir hakları yoktur. Çünkü bunlar Hazret-i Ali’yi (r.a.) fevkalâde sevmek dâvâsında oldukları halde tenkis ediyorlar ve sû-i ahlâkta bulunduğunu onların mezhepleri iktiza ediyor. Çünkü diyorlar ki, “Hazret-i Sıddık ile Hazret-i Ömer (r.a.) haksız oldukları halde, Hazret-i Ali (r.a.) onlara mümâşât etmiş, Şîa ıstılahınca takiyye etmiş, yani onlardan korkmuş, riyâkârlık etmiş.”1 Acaba böyle kahraman-ı İslâm ve “Esedullah” ünvanını kazanan2 ve sıddıkların kumandanı ve rehberi olan bir zâtı riyâkâr ve korkaklıkla ve sevmediği zatlara tasannukârâne muhabbet göstermekle ve yirmi seneden ziyade havf altında mümâşât etmekle, haksızlara tebaiyeti kabul etmekle muttasıf görmek, ona muhabbet değildir. O çeşit muhabbetten Hazret-i Ali (r.a.) teberrî eder.

    İşte, ehl-i hakkın mezhebi hiçbir cihetle Hazret-i Ali’yi (r.a.) tenkis etmez, sû‑i ahlâk ile itham etmez, öyle bir harika-i şecaate korkaklık isnad etmez ve derler ki: “Hazret-i Ali (r.a.) Hulefâ-i Râşidîni hak görmeseydi, bir dakika tanımaz ve itaat etmezdi. Demek ki, onları haklı ve râcih gördüğü için, gayret ve şecaatini hakperestlik yoluna teslim etmiş.”3

    Elhasıl: Herşeyin ifrat ve tefriti iyi değildir. İstikamet ise, hadd-i vasattır ki,4 Ehl-i Sünnet ve Cemaat onu ihtiyar etmiş. Fakat, maatteessüf, Ehl-i Sünnet ve Cemaat perdesi altına Vahhâbîlik ve Haricîlik fikri kısmen girdiği gibi, siyaset meftunları ve bir kısım mülhidler, Hazret-i Ali’yi (r.a.) tenkit ediyorlar. Hâşâ, siyaseti bilmediğinden hilâfete tam liyakat göstermemiş, idare edememiş diyorlar. İşte bunların bu haksız ithamlarından, Alevîler Ehl-i Sünnete karşı küsmek vaziyetini alıyorlar. Halbuki, Ehl-i Sünnetin düsturları ve esas-ı mezhepleri, bu fikirleri iktiza etmiyor, belki aksini ispat ediyorlar. Haricîlerin ve mülhidlerin


    Not

    Dipnot-1 bk. er-Râzî, İ’tikâdâtü Firâki’l-Müslimîn ve’l-Müşrikîn: 1:60, 61: İbni Teymiyye, Minhâcü’s-Sünne: 6:320.

    Dipnot-2 bk. Ahmed bin Abdullah et-Taberî, er-Riyadu’n-Nâdıra: 1:245, Zehâiru’l-Ukbâ: 1:92.

    Dipnot-3 bk. İbni Ebi’l-Hadîd, Şerhu Nehci’l-Belâğa, 1:130-132.

    Dipnot-4 bk. el-Beyhâkî, Şuabü’l-Îmân: 3:402, 5:261; el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ: 1:470.




    <TABLE border=0 cellSpacing=2 cellPadding=0><TBODY><TR><TD>Alevî: (bk. bilgiler – Alevîlik)</TD><TD>Ehl-i Sünnet/Ehl-i Sünnet ve Cemaat: (bk. bilgiler) </TD></TR><TR><TD>Esedullah: Allah’ın arslanı; Hz. Ali’nin (r.a.) bir lâkabı</TD><TD>Haricî: (bk. bilgiler - Haricîler)</TD></TR><TR><TD>Hazret-i Ali: [bk. bilgiler – Ali (r.a.)]</TD><TD>Hazret-i Sıddık: [bk. bilgiler – Ebû Bekir (r.a.)]</TD></TR><TR><TD>Hazret-i Ömer: [bk. bilgiler – Ömer (r.a.)]</TD><TD>Hulefâ-i Râşidîn: ilk dört halife [bk. bilgiler; ḫ-l-f; r-ş-d)]</TD></TR><TR><TD>Vahhâbî: (bk. bilgiler – Vehhâbîlik)</TD><TD>cihet: yön, taraf</TD></TR><TR><TD>düstur: kural</TD><TD>ehl-i hak: doğru ve hak yolda olan kimseler</TD></TR><TR><TD>elhasıl: kısaca, özetle</TD><TD>esas-ı mezhep: mezhebin temeli</TD></TR><TR><TD>fevkalâde: olağanüstü</TD><TD>hadd-i vasat: orta çizgi, orta yol</TD></TR><TR><TD>hakperestlik: sadece doğruyu savunma</TD><TD>harika-i şecaat: yiğitlik ve yüreklilikte benzersiz olma</TD></TR><TR><TD>havf: korku </TD><TD>hazret: saygıdeğer (saygı maksadıyla kullanılan bir ifadedir)</TD></TR><TR><TD>hilâfet: halifelik, Peygamberimizin vekili olarak din ve dünya işlerinden sorumlu olan makam</TD><TD>hâşâ: asla</TD></TR><TR><TD>ifrat: bir şeyde aşırıya gitme</TD><TD>iktiza etme: gerektirme</TD></TR><TR><TD>isnad etmek: dayandırmak</TD><TD>istikamet: doğruluk</TD></TR><TR><TD>itham etme: suçlama</TD><TD>kahraman-ı İslâm: İslâm kahramanı</TD></TR><TR><TD>liyakat: lâyık olma</TD><TD>maatteessüf: ne yazık ki</TD></TR><TR><TD>meftun: düşkün</TD><TD>mezhep: dinde tutulan yol</TD></TR><TR><TD>muttasıf: belirgin bir özelliğe sahip</TD><TD>mülhid: dinsiz</TD></TR><TR><TD>mümâşât etme: bir kimsenin fikrine katılıyormuş gibi görünme</TD><TD>riyâkâr: iki yüzlü</TD></TR><TR><TD>riyâkârlık: iki yüzlülük</TD><TD>râcih: üstün olan, tercih edilen</TD></TR><TR><TD>sû-i ahlâk: kötü ahlâk</TD><TD>sıddık: çok doğru, çok bağlı</TD></TR><TR><TD>takiyye etme: birinin mensup olduğu mezhep ve inancını gizlemesi</TD><TD>tasannukârâne: yapmacık bir şekilde davranma</TD></TR><TR><TD>tebaiyet: tabi olma, uyma</TD><TD>teberrî etme: uzaklaşma, sakınma</TD></TR><TR><TD>tefrit: bir şeye aşırı seviyede ilgisiz kalma</TD><TD>tenkis etme: değerini indirme</TD></TR><TR><TD>ziyade: çok, fazla</TD><TD>zât: şahıs</TD></TR><TR><TD>ıstılah: tabir, terim, kavram</TD><TD>Şîa: (bk. bilgiler)</TD></TR><TR><TD>Şîa-i Hilâfet: (bk. bilgiler – Şia)</TD><TD>şecaat: yiğitlik, cesurluk</TD></TR></TBODY></TABLE>
    <TABLE role=presentation cellSpacing=0 cellPadding=0><TBODY role=presentation><TR role=presentation></TR></TBODY></TABLE>

    Yazar : Risale Forum

  2. #12
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 516 + 37852


    Cevap: Dördüncü Lem'a - Sayfa 58

    tarafından gelen böyle fikirlerle Ehl-i Sünnet mahkûm olamaz. Belki Ehl-i Sünnet, Alevîlerden ziyade Hazret-i Ali’nin (r.a.) taraftarıdırlar. Bütün hutbelerinde, dualarında Hazret-i Ali’yi (r.a.) lâyık olduğu senâ ile zikrediyorlar. Hususan, ekseriyet-i mutlaka ile Ehl-i Sünnet ve Cemaat mezhebinde olan evliya ve asfiya, onu mürşid ve Şah-ı Velâyet biliyorlar.1 Alevîler, hem Alevîlerin, hem Ehl-i Sünnetin adâvetine istihkak kesb eden Haricîleri ve mülhidleri bırakıp ehl-i hakka karşı cephe almamalıdırlar. Hattâ bir kısım Alevîler, Ehl-i Sünnetin inadına sünneti terk ediyorlar. Her ne ise, bu meselede fazla söyledik; çünkü ulemanın beyninde ziyade medar-ı bahs olmuştur.

    Ey ehl-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat! Ve ey Âl-i Beytin muhabbetini meslek ittihaz eden Alevîler! Çabuk bu mânâsız ve hakikatsiz, haksız, zararlı olan nizâı aranızdan kaldırınız. Yoksa, şimdiki kuvvetli bir surette hükmeyleyen zındıka cereyanı, birinizi diğeri aleyhinde âlet edip, ezmesinde istimal edecek. Bunu mağlûp ettikten sonra, o âleti de kıracak. Siz ehl-i tevhid olduğunuzdan, uhuvveti ve ittihadı emreden yüzer esaslı rabıta-i kudsiye mâbeyninizde varken, iftirakı iktiza eden cüz’î meseleleri bırakmak elzemdir.





    İkinci Makam

    فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِىَ اللهُ لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ 2
    Âyetinin ikinci hakikatine dair olacak.HAŞİYE-1



    Not
    Dipnot-1 bk. İmam-ı Rabbânî, el-Mektûbât: 1:134 (251. Mektup).

    Dipnot-2 “Eğer senden yüz çevirecek olurlarsa de ki: Allah bana yeter. Ondan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce Arşın Rabbi de Odur.” Tevbe Sûresi, 9:129.

    Haşiye-1 Bu ikinci Makam, On Birinci Lem’a olarak telif edilmiştir.




    <TABLE border=0 cellSpacing=2 cellPadding=0><TBODY><TR><TD>Alevî: (bk. bilgiler – Alevîlik)</TD><TD>Ehl-i Sünnet/Ehl-i Sünnet ve Cemaat: (bk. bilgiler) </TD></TR><TR><TD>Hazret-i Ali: [bk. bilgiler – Ali (r.a.)]</TD><TD>adâvet: düşmanlık</TD></TR><TR><TD>aleyhinde: karşısında</TD><TD>asfiya: Hz. Peygamberin yolundan giden ilim ve takvâ sahibi büyük zâtlar</TD></TR><TR><TD>cereyan: akım</TD><TD>cüz’î: ferdî, küçük</TD></TR><TR><TD>ehl-i hak: doğru ve hak yolda olan kimseler</TD><TD>ehl-i tevhid: Allah’ın birliğine inanan kimseler</TD></TR><TR><TD>ekseriyet-i mutlaka: büyük çoğunluk</TD><TD>elzem: çok gerekli</TD></TR><TR><TD>evliya: Allah dostları</TD><TD>hakikat: doğru gerçek</TD></TR><TR><TD>haşiye: dipnot</TD><TD>hususan: özellikle</TD></TR><TR><TD>hutbe: İlâhi emirleri hatırlatan konuşma ve dualar</TD><TD>iftirak: ayrılık</TD></TR><TR><TD>iktiza eden: gerektiren</TD><TD>istihkak: hak etme</TD></TR><TR><TD>istimal etme: kullanma</TD><TD>ittihad: birlik, birleşme</TD></TR><TR><TD>ittihaz etme: kabullenme, edinme</TD><TD>kesb eden: kazanan</TD></TR><TR><TD>makam: derece, yer</TD><TD>mağlûp etme: yenme</TD></TR><TR><TD>medar-ı bahs: söz konusu</TD><TD>mezhep: dinde tutulan yol</TD></TR><TR><TD>mâbeyn: iki şeyin arası</TD><TD>mülhid: dinsiz, inkâr eden</TD></TR><TR><TD>mürşid: doğru yol gösteren</TD><TD>nizâ: anlaşmazlık, çekişme</TD></TR><TR><TD>rabıta-i kudsiye: mukaddes bağ</TD><TD>senâ: övgü</TD></TR><TR><TD>suret: şekil</TD><TD>sünnet: Peygamberimizin söz, fiil ve hareketlerine dayanan yüce prensipler</TD></TR><TR><TD>uhuvvet: kardeşlik</TD><TD>ulema: âlimler</TD></TR><TR><TD>zikir: anmak, hatırlatmak</TD><TD>zındık: dinsiz</TD></TR><TR><TD>Âl-i Beyt: Hz. Peygamberin (a.s.m.) ev halkı</TD><TD>âlet: araç, vasıta</TD></TR><TR><TD>âyet: Kur’ân’ın her bir cümlesi</TD><TD>Şah-ı Velâyet: velilerin şahı; Hz. Ali</TD></TR></TBODY></TABLE>
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222