Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 2/2 İlkİlk 12
13 sonuçtan 11 ile 13 arası

  1. #11
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.223
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61880


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Ek Bölümler - Sayfa 322

    müntehası ve en büyük maksatları, hakaik-i imaniyenin inkişafıdır. Ve bir mesele-i imaniyenin kat’iyetle vuzuhu, bin kerametlerden ve keşfiyatlardan daha iyidir”; ve Âyetü’l-Kübrâ’nın en âhirdeki ve Lâhikadan alınan o mektubun parçası ve tamamının beyanatı cevap olduğu gibi, Meyve Risalesi’nin tekrarat-ı Kur’âniye hakkında Onuncu Meselesi, tevhid ve iman rükünleri hakkında tekrarlı ve kesretli tahşidat-ı Kur’âniyenin hikmeti, aynen bitamamiha onun hakikî tefsîri olan Risale-i Nur’da cereyan etmesi de cevaptır.

    Hem, iman-ı tahkikî ve taklidî ve icmâlî ve tafsilî ve imanın bütün tehacümata vevesveseler ve şüphelere karşı dayanıp sarsılmamasını beyan eden Risale-i Nur parçalarının izahatı, büyük ruhlu Küçük Ali’nin mektubuna öyle bir cevaptır ki, bize hiçbir ihtiyaç bırakmıyor.

    İkinci cihet: İman, yalnız icmâlî ve taklîdî bir tasdike münhasır değil; bir çekirdekten, tâ büyük hurma ağacına kadar ve eldeki aynada görünen misalî güneşten tâ deniz yüzündeki aksine, tâ güneşe kadar mertebeleri ve inkişafları olduğu gibi; imanın o derece kesretli hakikatleri var ki, bin bir esmâ-i İlâhiye ve sair erkân-ı imaniyenin kâinat hakikatleriyle alâkadar çok hakikatleri var ki, “Bütün ilimlerin ve mârifetlerin ve kemâlât-ı insaniyenin en büyüğü imandır ve iman-ı tahkikîden gelen tafsilli ve burhanlı mârifet-i kudsiyedir” diye ehl-i hakikat ittifak etmişler.

    Evet, iman-ı taklidî, çabuk şüphelere mağlûp olur. Ondan çok kuvvetli ve çok




    Küçük Ali: (bk. bilgiler) Meyve Risalesi: On Birinci Şuâ
    akis: yansıma alâkadar: alâkalı, ilgili
    beyan eden: açıklayan, izah eden beyanat: açıklamalar
    bitamamiha: tamamen, bütünüyle burhan: kuvvetli delil, kanıt
    cereyan etme: meydana gelme cihet: yön
    ehl-i hakikat: doğru ve hak yolda olan kimseler; iman hakikatlerini bizzat araştırıp delilleriyle bilenler erkân-ı imaniye: imanın rükünleri, esasları
    esmâ-i İlâhiye: Allah’ın isimleri hakaik-i imaniye: iman hakikatleri, esasları
    hakikat: doğru, gerçek hakikî: asıl, gerçek
    hikmet: sebep, sır, gaye icmâlî: ayrıntısız, özetle
    iman-ı icmâlî: imanın ve İslâm’ın esaslarını tek tek araştırıp tetkik etmeden iman etme iman-ı tafsilî: imanın ve İslâm’ın esaslarını tek tek araştırıp tetkik ederek iman etme
    iman-ı tahkikî: sarsılmaz iman, inandığı şeylerin aslını ve esasını delilleriyle bilerek inanma iman-ı taklidî: araştırmaksızın, taklide dayanan iman
    inkişaf: açılma, gelişme ittifak etme: birleşme, fikir birliğine varma
    izahat: açıklamalar kat’iyetle: kesinlikle
    kemâlât-ı insaniye: insanın mükemmel özellikleri, üstün yetenekleri keramet: Allah’ın bir ikramı olarak Onun sevgili kullarında görülen olağanüstü hâl ve hareket
    kesretli: çok sayıda keşfiyat: keşifler, mânevî âlemlerde bazı olayları ve hakikatleri görme
    kâinat: evren lâhika: ek, ilâve; Bediüzzaman ve talebelerinin mektuplarından oluşan kitaplar
    maksat: amaç, gaye mağlûp: yenik
    mertebe: derece mesele-i imaniye: imana dair mesele
    misalî: görüntüden ibaret olan mârifet: bilgi, tanıma
    mârifet-i kudsiye: kutsal marifet, kutsal bilgi münhasır: mahsus, ait
    müntehâ: en son nokta rükün: esas, şart
    sair: diğer, başka tafsil: ayrıntı
    tahşidat-ı Kur’âniye: Kur’ân’ın tahşidatı; Kur’ânın bazı konular üzerinde yaptığı vurgulamalar taklîdî: araştırmaksızın, taklide dayanan
    tasdik: doğrulama, onaylama tefsîr: Kur’ân’ı mânâ bakımından açıklayan, yorumlayan kitap
    tehacümat: hücum etmeler, saldırılar tekrarat-ı Kur’âniye: Kur’ân’daki tekrarlar
    tevhid: birleme, Allah’ı bir olarak bilme ve inanma vesvese: şüphe, kuruntu
    vuzuh: açıklık Âyetü’l-Kübrâ: en büyük delil anlamına gelen, Risale-i Nur’da Yedinci Şua adlı eser
    âhir: son
    Yazar : Risale Forum

  2. #12
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.223
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61880


    Ek Bölümler - Sayfa 323

    geniş olan iman-ı tahkikîde pek çok meratip var. O meratiplerden ilmelyakîn mertebesi, çok burhanlarının kuvvetleriyle binler şüphelere karşı dayanır. Halbuki taklidî iman bir şüpheye karşı bazan mağlûp olur.

    Hem iman-ı tahkikînin bir mertebesi de aynelyakîn derecesidir ki, pek çok mertebeleri var. Belki esmâ-i İlâhiye adedince tezahür dereceleri var. Bütün kâinatı bir Kur’ân gibi okuyabilecek derecesine gelir.

    Hem bir mertebesi de hakkalyakîndir. Onun da çok mertebeleri var. Böyle imanlı zatlara şübehat orduları hücum da etse bir halt edemez. Ve ulemâ-i ilm-i kelâmın binler cilt kitapları, akla ve mantığa istinaden telif edilip, yalnız o mârifet-i imaniyeninburhanlı ve aklî bir yolunu göstermişler. Ve ehl-i hakikatin yüzer kitapları keşfe, zevke istinaden o mârifet-i imaniyeyi daha başka bir cihette izhar etmişler. Fakat, Kur’ân’ın mucizekâr cadde-i kübrâsı, gösterdiği hakaik‑i imaniye ve mârifet-i kudsiye, o ulemâ ve evliyanın pek çok fevkinde bir kuvvet ve yüksekliktedir.

    İşte, Risale-i Nur bu cami ve küllî ve yüksek mârifet caddesini tefsir edip, bin seneden beri Kur’ân aleyhine ve İslâmiyet ve insaniyet zararına ve adem âlemleri hesabına tahribatçı küllî cereyanlara karşı Kur’ân ve iman namına mukabele ediyor,müdafaa ediyor. Elbette hadsiz tahşidata ihtiyacı vardır ki, o hadsiz düşmanlara karşı dayanıp ehl-i imanın imanını muhafazasına Kur’ân nuruyla vesile olsun.

    Hadîs-i şerifte vardır ki: “Bir adam seninle imana gelmesi, sana sahra dolusu kırmızı koyunlardan daha hayırlıdır.”1 “Bazan bir saat tefekkür, bir sene ibadetten


    Not
    Dipnot-1 Buhari, Cihad: 102, 143; Müslim, Fadâilü’s-Sahâbe: 34; Dârimî, İlim: 10; el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr: 6:359, hadis no: 9606.




    adem: yokluk aklî: akla uygun
    aynelyakîn: gözle görür derecesinde kesin bilgi sahibi olma burhan: kuvvetli delil, kanıt
    cadde-i kübrâ: büyük ve geniş cadde cami: kapsamlı, birçok şeyi içine alan
    cereyan: akım, hareket cihet: yön, taraf
    ehl-i hakikat: doğru ve hak yolda olan kimseler; iman hakikatlerini bizzat araştırıp delilleriyle bilenler ehl-i iman: Allah’a inananlar, mü’minler
    esmâ-i İlâhiye: Allah’ın isimleri evliya: veliler, Allah dostları
    fevkinde: üstünde hadsiz: sayısız, sınırsız
    hadîs-i şerif: Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübarek söz, fiil ve hareketi veya onun onayladığı başkasına ait söz, iş veya davranış hakaik-i imaniye: iman hakikatleri, esasları
    hakkalyakîn: bizzat yaşamak suretiyle, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin bilme hücum: saldırı
    ilmelyakîn: ilmî ve sağlam delillere dayanarak, kuşkuya yer bırakmayacak derecede kesin bilme iman-ı tahkikî: sarsılmaz iman, inandığı şeylerin aslını ve esasını delilleriyle bilerek inanma
    insaniyet: insanlık istinaden: dayanarak
    izhar etme: açığa çıkarma, gösterme keşif: kalb gözüyle görme, mânevî âlemlere ait bazı olayları ve hakikatleri görme
    kâinat: evren küllî: genel, geniş, kapsamlı
    mağlûp olmak: yenilmek meratip: mertebeler, dereceler
    muhafaza: koruma mukabele etme: karşılık verme
    mu’cizekâr: mu’cizeli mârifet: bilgi, tanıma
    mârifet-i imaniye: imanî bilgi mârifet-i kudsiye: kutsal marifet, kutsal bilgi
    müdafaa etme: savunma namına: adına
    sahra: ova, meydan tahribatçı: tahrip edenler, yıkıp bozanlar
    tahşidat: öneminden dolayı bir şeyin üzerinde fazla durma, yığınak yapma taklidî iman: araştırmaksızın, taklide dayanan iman
    tefekkür: Allah’ı tanımayı sonuç verecek şekilde varlıklar üzerinde düşünme tefsir etme: açıklama, yorumlama
    telif etmek: yazmak, kaleme almak tezahür: belirme, görünme
    ulemâ: âlimler; bilgili olanlar ulemâ-i ilm-i kelâm: kelâm ilmi âlimleri
    vesile: sebep, aracı şübehat: şüpheler, tereddütler

    Yazar : Risale Forum

  3. #13
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.223
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61880


    Ek Bölümler - Sayfa 324

    daha hayırlı olur.”1 Hattâ Nakşîlerin hafî zikre verdiği büyük ehemmiyet, bu nevi tefekküre yetişmek içindir.Umum kardeşlerime birer birer selâm ve dua ediyoruz.


    اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى 2
    Kardeşiniz Said Nursî







    Not
    Dipnot-1 El-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:310; Gazâlî, İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn, 4:409 (Kitâbu’t-Tefekkür); el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 1:78.

    Dipnot-2 Bâkî olan sadece Odur.





    Nakşî: Nakşî Tariketine bağlı olan Said Nursî: (bk. bilgiler – Bediüzzaman Said Nursî)
    hafî: gizli nevi: tür, çeşit
    tefekkür: düşünme umum: bütün
    zikir: Allah’ı anma
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222