ziynetleri, ışıkları, ziyaları, san’atları, hayatları, rabıtaları hükmünde olan hikmet,inâyet, rahmet, cemâl, nizam, mizan, ziynet gibi meşhud hakikatler, hiçbir cihetle inkâr edilmez. Madem bu sıfatların, fiillerin inkârı mümkün değildir. Elbette o sıfatların mevsufu ve o fiillerin fâili ve o ziyaların güneşi olan Zât-ı Vâcibü’l-Vücud,Hakîm, Kerîm, Rahîm, Cemîl, Hakem, Adl dahi hiçbir cihetle inkâr edilmez ve inkârı kabil olmaz. Ve elbette o sıfatların ve o fiillerin medar-ı zuhurları, belki medar-ı kemâlleri, belki medar-ı tahakkukları olan rehber-i ekber, muallim-i ekmel ve dellâl-ı âzam ve tılsım-ı kâinatın keşşafı ve âyine-i Samedânî ve Habib-i Rahmânî olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın risaleti hiçbir cihetle inkâr edilmez. Âlem-i hakikatin ve hakikat-i kâinatın ziyaları gibi, bunun risaleti dahi, kâinatın en parlak bir ziyasıdır.


عَلَيْهِ وَعَلٰۤى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ الصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ اْلاَيَّامِ وَذَرَّاتِ اْلاَنَامِ 1

سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
2





Not
Dipnot-1 Günlerin âşireleri ve mahlûkatın zerreleri sayısınca ona ve âl ve ashabına salât ve selâm olsun.

Dipnot-2 “Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” Bakara Sûresi, 2:32.




Adl: sonsuz adalet sahibi olan Allah Aleyhissalâtü Vesselâm: Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun
Cemîl: bütün güzelliklerin kaynağı ve sonsuz güzellik sahibi Allah Habib-i Rahmânî: sonsuz şefkat ve merhamet sahibi olan Allah’ın sevgili kulu; Hz. Muhammed (a.s.m.)
Hakem: her bir varlık hakkında hikmetle küllî (genel) hüküm veren Hakîm: her işini hikmetle ve belli bir sebeple yapan Allah
Kerîm: sonsuz cömertlik ve ikram sahibi Allah Rahîm: rahmeti herşeyi kuşatan her bir varlığa ayrı ayrı şefkatini gösteren Allah
Zât-ı Vâcibü’l-Vücud: varlığı zorunlu olan, var olmak için hiçbir sebebe ihtiyacı bulunmayan Zât, Allah cemâl: güzellik
cihet: taraf, yön dellâl-ı âzam: en büyük duyurucu, ilân edici
fâil: işi yapan hakikat: gerçek
hikmet: fayda, gaye inkâr etme: yok sayma, reddetme
inâyet: Allah’tan gelen yardım, ihsan, iyilik kabil: mümkün, olabilir
keşşaf: keşfedici, açığa çıkarıcı kâinat: evren
medar-ı kemal: mükemmellik sebebi medar-ı tahakkuk: gerçekleşme sebebi
medar-ı zuhur: görünme sebebi mevsuf: belli bir sıfatı taşıyan
meşhud: görünen mizan: ölçü, denge
muallim-i ekmel: en mükemmel öğretmen nizam: düzen
rabıta: bağ rahmet: İlâhî şefkat, merhamet
rehber-i ekber: en büyük rehber risalet: elçilik, peygamberlik
tılsım-ı kâinat: evrenin ve yaratılan tüm varlıkların içinde gizli olduğu sır, gizem ziya: ışık
ziynet: süs âlem-i hakikat: gerçekler dünyası
âyine-i Samedânî: herşeyin kendisine muhtaç olduğu halde, hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah’ın isim ve sıfatlarını yansıtan ayna