Sayfa 2/3 İlkİlk 123 SonSon
28 sonuçtan 11 ile 20 arası

  1. #11
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.654
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2243 + 185940


    Cevap: Risale-i Nur Külliyatının Fihristi

    MUHAKEMAT

    TAHİYYATVE SALÂVAT . . .
    Cenab-ı Hakka hamd ve Resulullaha (a.s.m.) salâvat ile birlikte eserin yazılış sebep ve faydaları izah edilir. Ayrıca, müstebitlere ve cehalete karşı İslâmın mutlak galibiyetini engelleyen sebep ve maniler sayılır.

    MUKADDEME. . .
    Muhakemat’ın muhtevası ve tertip şekli izah edilir.

    Unsuru’l-Hakikat
    BİRİNCİ MAKALE . . .
    Kısa ve sathî nazar ile bakanların fark edemediği Kur’ân ve imana dair bazı hakikatlerin parlaklığını aklî, mantıkî ve ilmî delillerle gözler önüne seren harika bir bölümdür.

    BİRİNCİ MUKADDEME . . .
    Kur’ân’ın dört aslî maksadı sayılarak, bunlardan ayrı maksatlar olan kâinatla ilgili bahislerin zikrediliş sebep ve hikmetleri açıklanır.

    İKİNCİ MUKADDEME . . .
    Kâinata konulan tekemmül kanunu gereğince, insanda da gelişme ve inkişaf meylinin bulunduğu, bu terakkî meylinin fikir alış verişi ve fikirlerin birbiri üzerine ilâvesiyle geliştiği, bunun da maddî ilimlerin gelişimiyle olduğu izah edilir. Ayrıca maddî ve manevî ilimler arasındaki farklar ortaya konularak, Kur’ân’ın her meselesine maddî ilimlerin gözlüğü ile bakmanın yanlış olduğu güzel bir şekilde ispat edilir.

    ÜÇÜNCÜ MUKADDEME. . .
    Zamanla İsrailiyat ve Yunan felsefesinin bazı İslâmî ilimlerin içine nasıl girdiği,bunların din süsüyle görünerek ve dinin malı gibi gösterilerek fikirleri nasıl karıştırdığı gayet güzel tahlil ve izah edilir.

    DÖRDÜNCÜ MUKADDEME . . .
    Şöhretin,insanın malı olmayan şeyi insana nasıl mal ettiği; bu yüzden de ne gibi hurafe kapıları açıldığı etraflıca izah edilir.

    BEŞİNCİ MUKADDEME . . .
    Mecaz ve teşbihlerin, zamanla ilmin elinden cehlin eline geçtikçe nasıl hakikate dönüştüğü ;bunun da hurafelere nasıl kapı açtığı; böylece kısa nazarla Kur’ân ve İslâmın hakikatlerine bakanların ondaki parlaklığı göremediklerinden,yanlış bir biçimde hücum ettikleri beyan edilir.

    ALTINCI MUKADDEME . . .
    Tefsirde geçen her bir meselenin ve bilginin tefsirden olması lâzım gelmediği;bir tefsir kitabında, tefsir veya ayetin asıl manasından başka, sair ilimlere ait bazı meselelerin de olabileceği; tefsirdeki sair ilimlere ait bilgilerin yanlış olmasının,ayetin veya tefsirin yanlışlığına delil sayılamayacağı, “Bir sanatta mahir olan zat, başka sanatta âmî olabilir,” “Bir şahıs çok fenlerde meleke sahibi ve mütehassıs olamaz,” “Umuma el atmak, umumu terk etmek demektir” gibi kaidelerin ışığında gayet güzel izah edilir.

    YEDİNCİ MUKADDEME . . .
    İnsanların kötü huylarından olan tezeyyüt, mücazefe ve mübalâğa’nın ne gibi zararlara sebep olduğu açıklanır.

    SEKİZİNCİ MUKADDEME . . .
    Bu Mukaddeme, her kemali mahveden ye’si öldürür ve her bir saadetin mayesi olan ümidi hayatlandırır. Ayrıca geçmiş zaman insanları ile zaman-ı hal ve istikbal insanlarının mukayesesi yapılır. Geçmişte bizi geri bırakan kötü hasletlerin, hakikati araştırma meyli sayesinde tedavi edilmesi sebebiyle, istikbalde hakikat-i İslâmiyenin hükümferma olacağı müjdesi verilir.

    DOKUZUNCU MUKADDEME . . .
    Yaratılışta güzellik, hak ve hayrın asıl, çirkinlik ve şerrin ise tebeî ve şerrin hakka galibiyetinin geçici olduğu; bu yüzden, netice itibarıyla gelecekte hakkın galip olacağı ve âlemi hakikat-i İslâmiyenin aydınlatacağı izah ve ispat edilir.

    ONUNCUMU KADDEME. . .
    Söz sahibinin, söylediği sözünde muaheze edilip edilemeyeceği noktaların neler olduğu; hadis-i şerifte de belirtildiği gibi, her ayetin bir zahirî, bir de Bâtınî manasının olduğu izah edilir.

    ONBİRİNCİ MUKADDEME. . .
    Bir söz veya cümlede muhtelif manaların olabileceği, bu manaların her birinin doğru olabileceği, ancak yalnız o manayı doğru kabul etmenin yanlış olduğu izah edilir.

    ONİKİNCİ MUKADDEME. . .
    Sadece dış görünüşe göre hareket eden zahirperestleri aldatan noktaların neler olduğu, ülfet ve mübalâğanın ne gibi zararlı neticeler doğurduğu gayet güzel beyan edilir.

    BİRİNCİ MESELE. . .
    Dünyanın yuvarlak olduğunu ispat ile Kur’ân ve hadiste buna dair hükümlerin bulunduğu izah edilir.

    İKİNCİ MESELE. . .
    “Arz öküz ve balık üzerindedir” şeklinde rivayet edilen hadisin tahkiki yapılarak,ihtiva ettiği manalar gayet manidar bir şekilde izah edilir.

    ÜÇÜNCÜ MESELE. . .
    Kaf Dağı hakkında olup, bu hususta ileri sürülen görüş ve tenkitlerin tahkiki yapılır.

    DÖRDÜNCÜ MESELE. . .
    Ye’cüc ve Me’cüc ile Sedd-i Zülkarneyn hakkında güzel izahlar yapılır.

    BEŞİNCİ MESELE. . .
    “Cehennem nerededir?” sualinin güzel bir cevabıdır.

    ALTINCI MESELE. . .
    Kur’ân’ın irşat mesleğinin taşıdığı özellikler ve müfessirlere bu noktada düşen vazifeler gayet güzel izah edilir.

    YEDİNCİ MESELE . . .
    Bazıların zahir manalarına bakarak tenkit ettikleri birtakım ayetlerin hakikî manalarının ne olduğu harika bir şekilde izah edilir.

    SEKİZİNCİ MESELE . . .
    İmkânat ve vukuatın karıştırılmasının nelere yol açtığı ve ehl-i zahiri ulûm-u âdiyedeb ile tereddüte sevk eden hususlar izah edilir.

    Unsuru’l-Belâgat
    İKİNCİ MAKALE . . .
    Kur’ân’ın ifadelerindeki mu’cizeliğin tezahürü olan belâgat ile alâkalı birkaç meseleyi beyan eder.

    Birinci Mesele . . .
    Acemlerin ve sair Arap olmayanların Arapçanın belâgatıyla meşgul olmaya başlamalarından sonra, mananın nazmı yerine lâfzın nazmını tercih ederek, Kur’ân’ınbelâgatının kaynağını nasıl karmaşık hale getirdikleri izah edilir. Ayrıca, lâfız, üslûp, teşbih, hayal ve kafiye gibi unsurların bir sözde ne kadar yer
    alması lâzım geldiği anlatılır.

    İkinci Mesele . . .
    Bir sözün canlılık ve hareket kazanmasının nasıl mümkün olacağı izah edilir.
    İfadede kullanılan hayalin az da olsa bir hakikat payının olması gerektiği anlatılır.

    Üçüncü Mesele . . .
    Bir manayı herkesin kendi sanat ve mesleğine uygun üslûplar ile ifade etmesinin sırrı izah edilir. Üslûbun ne olduğu ve mertebeleri anlatılır.

    Dördüncü Mesele . . .
    Bir kelâmı meydana getiren harf ve kelimelerin, o sözün umumî maksadına yönelmiş olup yardım etmesi için nasıl tanzim edilmesi gerektiği anlatılır.

    Beşinci Mesele . . .
    Bir kelâmın telvih, telmih ve manaları ile üslûbundaki işaretlerin insanın kalbini, hayalini ve diğer duygularını nasıl heyecana getirip coşturduğu anlatılır.

    Altıncı Mesele . . .
    Bir kelâmın meyvelerinin, muhtelif tabakalarda ve farklı suretlerde teşekkül eden manalar olduğu ifade edilir. Ve bir kelâmın meyvedar olması için, bir memurun hükümetişinde kendi kabiliyetine göre vazife alması gibi, kelâm içinde manalarının nasıl tanzim edilmesi lâzım geldiği izah edilir.

    Yedinci Mesele . . .
    Beyanın felsefesi, diğer bir tabirle “hayat kaynağı”nın ne olduğu ve bunun belâgata nasıl tesir ettiği izah edilir. Eğer bu husus nazara alınmaz ise, beyanın dinleyene hayretten başka bir fayda vermeyeceği ifade edilir.

    Sekizinci Mesele . . .
    Beyan ilmindeki manaların tesiriyle bir tek kelimenin nasıl pek çok farklı manalar ifade ettiği anlatılır.
    Dokuzuncu Mesele . . .
    Bir kelâmı en yüksek belâgat derecesine çıkaran dört husus gayet ilmî ve yüksek bir ifade ile izah edilir.

    Onuncu Mesele . . .
    Bir kelâmın selîs ve akıcı olması için hangi hususiyetlere sahip olması lâzım geldiği anlatılır.

    On Birinci Mesele . . .
    Kelâmın dört başı mamur ve hiçbir itiraza mahal kalmayacak şekilde selâmetli ve sıhhatli olması için dikkat edilmesi icap eden hususlar anlatılır.

    On İkinci Mesele . . .
    Kelâmın tam kıvamında ve mutedil olması için, kelâmın kayıtlarına nasıl bir nizam vermek icap ettiği izah edilir. Ayrıca, üslûbun çeşitleri, hususiyetleri ve nerelerde kullanılacağı anlatılır. Belâgatın mühim iki noktasına işaret edildikten sonra,bir şeyin âlimi olmak ile sanatkârı olmak arasındaki ince farkın izahıyla mevzu bitirilir.

    Unsuru’l-Akîde

    ÜÇÜNCÜ MAKALE . . .
    İslâmın akidelerinin diğer İslâm âlimlerinin eserlerde teferruatıyla izah ve ifade edilmesi münasebetiyle, burada bu akîdelerin bazı hususlarını vuzuha kavuşturan
    üçdört unsuru hakkında açıklamalar yapılır.

    MUKADDEME. . . .
    Kur’ân’ın dört asıl maksadının tevhit, nübüvvet, haşir ve adalet akîdeleri olduğunu beyan eder.

    Birinci Maksat . . .
    Cenab-ı Hakkın varlığını ve birliğini ispat eden delillerin kâinattaki zerrelerden kat kat fazla olduğu halde neden herkesin aklıyla göremediği hususu izah edilir.

    İnsan aklının birçok noktadan Yaratıcıyı unutması mümkün olduğu halde, fıtrat ve vicdanın “nokta-i istinat” ve “nokta-i istimdat” sebebiyle Sâniini unutmadığına işaret edilir.

    Kemalâtın mükemmel noktası olan Yaratıcının bilinmesi ve tanınması makamına çıkaracak dört merdivenin olduğu tenbih edilip, bunlardan dördüncüsü olan Kur’ânî miracın iki çeşit delili izah edilir.

    Kur’ânî delillerden birincisi olan “inayet delili”nin, kâinattaki mükemmel nizam ve hikmeti nazara vererek Yaratıcının kast ve hikmetini ispat edip, tesadüf vehmini ortadan kaldırdığı anlatılır.

    Kur’ânî delillerin ikincisi olan “ihtira delili”nin ise, mahlûkatın her nev’ine ve her ferdine, o nevi ve o fert ile alâkalı hususî eserleri netice veren mükemmel kabiliyetler ile o kabiliyetlere münasip bir vücut verilmesinin her şeyde Yaratıcının birlik mührünü vurduğu izah edilir.

    Ayrıca tabiat, tabiat kanunları, maddenin ezeliyeti gibi birtakım hususlar gayet güzel izah edilerek, mutasavvışarın ve maddiyyunların mesleklerinin mukayesesi ile kelime-i şahadetin birinci unsuru hakkındaki açıklamalar bitirilir.

    İkinci Maksat . . .

    MUKADDEME. . .
    Nübüvvet akîdesinin ispat ve izahı ile beraber, Peygamber Efendimizin (a.s.m.)Cenab-ı Hakkın vücud ve vahdetine delil oluşu anlatılır. Nübüvvet akîdesinin çekirdeği “nübüvvet-i mutlaka,” yani peygamberlik müessesesi, esası ise“nübüvvet-i Muhammediye,” yani Hazret-i Muhammed’in (a.s.m.) peygamberliği olduğu ifade edilerek, evvelâ nübüvvet-i mutlakanın ispatı ve insanlık için neden zarurî olduğu, sonra da Peygamberimizin (a.s.m.) doğruluğu izah ve ispat edilir.

    MUKADDEME. . .
    Nübüvvet akîdesinin kübrası olan nübüvvet-i Muhammed’in (a.s.m.) sıdkına ve peygamber oluşuna delil olan bazı hususların “Beş Meslek” halinde ispat olunacağı beyan edilir.

    BİRİNCİ MESLEK . . .
    Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) güzel ahlâk ve seciyelerinin onun nübüvvetine nasıl delil olduğu izah edilir.

    İKİNCİ MESLEK . . .
    Peygamberimizin(a.s.m.) ümmîliği ile beraber, geçmiş peygamberlerin bütün hallerini ve sırlarını izah etmesiyle, bütün zekâ sahiplerinin nazar-ı dikkatlerini çekecek şekilde çekinmeden ve sonsuz bir cesaretle söylemesi, önceki semavî kitapların birleştikleri noktaların doğrulayıcısı, ihtilâf noktalarının ise musahhihi olarak bütün peygamber kıssalarını zikretmesinin, onun sıdk ve nübüvvetini nasıl ispat ettiğini izah eder.

    ÜÇÜNCÜ MESLEK . . .
    Resulullah’ın(a.s.m.) zaman-ı haldeki, yani Asr-ı Saadetteki icraatının, onun nübüvvetinin hakkaniyetine nasıl delil olduğu izah edilir.

    DÖRDÜNCÜ MESLEK . . .
    İstikbalin, yani Asr-ı Saadetten günümüze kadar geçen ve bundan sonra gelecek olan zamanın Resulullah’ın (a.s.m.) doğruluk ve haklılığına nasıl delil olduğu Dört Nükte halinde beyan edilen küllî kaidelerle izah ve ispat edilir.

    BEŞİNCİ MESLEK . . .
    Resulullah’ın(a.s.m.) mu’cizeleri hakkında mühim bir ölçü zikredilerek, bu ölçü dahilinde altı nevi mu’cize sıralanır. fiakk-ı Kamer mu’cizesine yöneltilen bir itiraza gayet güzel ve ikna edici cevap verilir.

    Üçüncü Maksat . . .
    Kur’ân’ın dört maksadından biri olan haşr-i cismanî, yani öldükten sonra dirilme akîdesinin izah ve ispatı yapılır.

    BİRİNCİ MAKSAT . . .
    Haşr-i cismanî hakkındaki deliller on bir madde halinde özetlenir.

    İKİNCİ MAKSAT . . .
    Muhakemat’ın telifinden otuz sene sonra telif edilen Dokuzuncu Şua ve Onuncu Sözün iki zeyli olup, oradan alınarak buraya da derç edilmiştir.

    Dokuzuncu Şua . . .
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  2. #12
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.654
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2243 + 185940


    Cevap: Risale-i Nur Külliyatının Fihristi

    BARLA LÂHİKASI

    LÂHİKA MEKTUPLARININ TAKDİMİYEDİNCİ RİSALE OLAN YEDİNCİ MESELE
    Tahdis-i nimet suretinde birkaç sırr-ı inayeti izhar eden “yedi sebep”i beyan eder.MAHREM BİR SUALE CEVAPTIR
    Risale-inur’daki sözlerin kuvvetine dair suale cevap verir.
    MUKADDEME
    Hulûsi bey ve sabri efendinin mektuplarının risale-i nur içine dahil edilmesinin sebepleri

    MEKTUPLAR(SIRA NO)

    YİRMİ YEDİNCİ MEKTUB VE ZEYİLLERİ(hulûsi bey ve sabri efendinin risaletü’n-nur’da yazılan mektupları hakkında).
    1.Kur’ân hakikatlerini risale-i nur göstermiştir, üstadımız buna vesile olmuştur.
    2.Risale-i nur kur’ân eczanesinden verilen ilâçtır
    3.Risale-i nur hizmetinde bulunmak kur’ân hesabına bir hizmetkârlıktır
    4.Zaman iman ıkurtarmak zamanıdır
    5.Risale-i nur’un, nur ism-i aziminin tecellisi olduğu
    6.Risale-i nur’un kıymetini anlamak için insan olmak yeterlidir
    7.Bizler kur’ân hizmetinde âciz hizmetkârınız bulunuyoruz
    8.Her geçen gün dünyanın fena ve fâni yüzü bütün açıklığı ile gözükmektedir
    9.Sözler yanında yazılan yazılar sözler’e nazaran çok sönük kalır
    10.Sözler’le zulmetten nura, girdaptan selâmete, felâketten saadete çıkmak
    11.Hulûsi bey ve fethi beyin on dokuzuncu mektubu birlikte okuduktan sonra hissedilenler
    12.Bu sözler altın ile yazılsa lâyık iken nakıs hattımla istinsah ettim
    13.Sözler’le nur yolunu irşat etmek
    14.Lafzî bir üstadı kaybettimse de, manevî müteaddit mürşitleri buldum diye kendimi tebşir ettim
    15.Sözler vasıtasıyla daima sohbet-i maneviyede bulunuyoruz
    16.Risale-i nur manevî bir güneş gibidir
    17.Her işimde allah’a dayandığım için ümitsizliğe düşmüyorum
    18.Nurlar ayak altında kalamazlar acımak
    20.Mübarek nurlu pencerelere koşuyorum
    21.Nurların komşuluğundan, âyinedarlığından hissemend olarak nisbî bir parlaklık arz edebilecektir
    22.Bu eserler bütün sınışara ve cemaatlere daima mazhar-ı takdir oluyor
    23.Abdurrahman’ın vefatından iki ay önce yazdığı mektup
    24.Onuncu söz onun hakkında bir mürşid-i hakikî hükmüne geçmiştirYİRMİ YEDİNCİ MEKTUBUN ZEYLİ VE İKİNCİ KISIM
    25.Risale-i nur’un insanlar üzerinde bıraktığı etki
    26.Bu gibi kıymettar eserleri işittikten sonra görmek iştiyakı gittikçe artıyor
    27.Yirmi dokuzuncu sözden nasihat almak
    28.Müşrik ve münkirleri mağlûp eden otuzuncu sözden nasihat almaya muvaffak oldum
    29.Sözlerle beraber olmaktan duyulan memnuniyet
    30.Sözler hazık bir doktordur
    31.Nur fabrikasından her nevi teçhizatı almanın farz olduğunu bilmek
    32.Her bir kelimesi elmas mahzeni olan nurlar hakkında
    33. Sözlerdeki güzel üslûp ve gayelere duyulan hayranlık
    34.Yirminci mektup hakkında hissedilenler
    35.Birinci sözün ne kadar manidar olduğunu insan olan hisseder
    36.Sözleri okurken mücevher definesinde olduğunu hissetmek
    37.On dokuzuncu mektubu yazarken olanlar
    38.Bütün zararlı şahıslara karşı ilân edilen manevî cihattaki başarı
    39.Altın yaldızla yazılması gereken bu eserdeki başarı
    40.Yirmi İkinci bahr-i hakaiki inayet-i İlâhiye ile istinsaha muvaffak oldum
    41.Risale-i nur’u okumak ve ondan faydalanmak çok büyük bir nimettir
    42.Bu eser tahsil olunmuş ilmin üzerindedir
    43.Yirmi beşinci söz kur’ân’ı çok güzel tarif eder
    44.Risale-i nur’dan nasihat almak
    45.Otuz üçüncü sözün kalpleri tedavi etmesi
    46.Otuz üçüncü mektubun üç penceresinden ayrı ayrı lemean eden nurânî ziyalar
    47.Umarım cenab-ı kibriyadan ki, karin bulunduğu nevvar sözlerin nur veziyalarından müstefit ve ziyadar ola
    48.Ümit ve iman gibi pek âli sermayemiz var
    49.Risalâtü’l-envar her biri ayrı ayrı mevzularda, hadd ü hesaba gelmeyen müşkülleri halleder
    50.Risalelerinizin her biri birer deryayı azîmdir
    51.Sözleriniz mürşidâne ve çok yüksek olduğundan, gayet dikkatli ve tahlil ederek okumak icap ediyor
    52.Bu eserler bize cennetten gönderilen meyvelerdir
    53.Acz ve fakrdaki lezzet, şefkat ve tefekkürdeki ulviyet, hakikaten hiçbir şeyle kabil-i kıyas değilmiş
    İKİNCİ ZEYL
    54.Bu eserler başlı başına ayrı ayrı birer fatihtir
    55.Nurların hazinedarı olan sözler dahi, hakaik-ı eşyada en ufacık zerreleri bile görmekve göstermek hassasına haizdir
    56.Bu güzel ve yüksek sözler’i birden bire kavramak herkese müyesser olamayacağı için affımı rica ediyorum
    57.Risalelerin güzelliğine, yüksekliğine ve lâtişiğine hayrette kaldım.
    58.Nur bahçesinin nurlu meyvelerinden iki tanesini daha koparmaya muvaffak oldum
    59.Bu gün o yüksek kitabın ikmaline muvaffak oldum
    60.Bu eser tarik-ı hakikati arayanlara bir refik-i hayat olsun
    61.O muhteşem temsillerinizi defalarca okumak istiyorum
    62.Mezarıma kadar dinî akidelerinizin esiri ve kurbanıyım
    63.Bu fakir-i pür taksir kardeşinizde üstadın bazı hasletlerinden denizde katre nispetinde vardır.
    64.Risale-i nur deryasındaki lezzet ve saadetin dünyada hiç emsalini görmedim
    65.İ’caz-ı kur’ân’ın yüksekliği hakkında ne yazsam azdır
    66.Kalp ve gönlüme âciz kalemim ve kalbim tercüman olamıyor
    67.Yirmi yedinci mektup bir meclis-i nuranîdir
    YİRMİ YEDİNCİ MEKTUBUN ÜÇÜNCÜ ZEYLİ
    68.Nur risalelerine çok müştak ve onların mütalâasından intibaha düşen bir doktora yazılan mektuptur
    69.Nurların şu mu’ciznüma kerametlerini, ancak ve ancak
    Mir’at-ı muhammediye (a.s.m) ile müşahedeedebiliriz
    70.Bazen nurları düşünüp, hakikaten pek çok hakaik ve hikmetleri ihtiva ettiklerini görüyordum
    71.Yirmi yedinci söz, müslümanları say u gayretin ve bu ulvî dinin hizmetine teşvik ediyor
    72.On yedinci söz ki, mefhumu, namütenahi yükselen hakikatlerdir
    73.Risale-i ahmediye berahinini yazarken, çok defalar kalemimi elimden bırakıp, o asr-ı saadetin anlarının tahassürüyle, hicranıyla yandım
    74.Küçük sözler kısa oldukları halde mefhumları büyük. Büyük hisler ve ulvî fikir bahşediyor.
    75.Hiç mümkün mü ki, karşımda billûrî sular akıtan ulu pınarın suyundan kanakanaiçmek için acele etmeyeyim
    76.Bizi maddî ve manevî tenvir eden, yükselten ve erişilmez feyizlere müstağrak kılan risaleler.
    77.Hüsrev’in sözler’i yazmaya başladığı zaman yazdığı mektuptur
    78.Okuduğum her söz, neşr ettiğiniz o ulvî hakikatler için âciz lisanım tavsif ve takdirden âciz kalıyor
    79.Çiçekleri görmek için baharı beklemek zarureti vardır; biz de onu şiddetle ve sabırsızlıkla intizar etmekteyiz
    80.Ruhum sizinle yaşadığı hâlde, cismen uzak bulunduğumuzdan ağlıyorum
    81.Her risaleden ruhum ayrı ayrı gıdasını alıyor
    82.Üstadımın fikirlerine haddim olmayarak yine üstadımdan aldığım kuvvet ve cesaretle iştirak ediyorum
    83.Kur’ân’ın bir ma’kesi olan yazdığın bu risaleler, senin ne kadar büyük bir üstat olduğunu kabul ve teslime kâfidir
    84.Muhterem üstadım! Vaziyetimden çok memnunum. Artık emr-i âlîleri mucibince hiçbir şey düşünmüyorum
    85.Envar-ı imaniyeye muhtaç ümmet-i muhammed’i medyun-ı şükran eylemiştir
    86.Nur deryasının askerleri beyninde, bir nevi müsabaka vazifesini gördü
    87.Ne zaman nurlardan bir risale görsem, bu gibi veyahut daha ziyade bir zevk-i hakikî ve sürur-i namütenahi görüyorum
    88.Biz ölmüştük, lehülhamd bize hayat bahşedildi. Gücenmeye, hiçbir vakit hakkımız yok. Vazifemiz olan duaya devam ve teşekkür borçluyuz
    89.Hatem-i i’caz, hizmet-i kur’ân’daki kıymettar kardeşlerimi tanıttırdı
    90.Binbaşı asım beyin risaletü’n-nur sözleri hakkında temsil ettiği bir fıkradır
    91.Mübarek sözlerinizde öyle kudsî feyizler var ki, talebenizin elinden tutuyor
    92.Bu dünya mü’mine zindandır derler. İşte neşrine, izharına, beyanına vasıta olduğunuz nurlar, bize bu karanlık dünyamızı aydınlattı
    93.Nur deryasının nuranî talebeleri de, nerede olursa olsun hepsi birgayede
    94.Son neşrettiğiniz söz, fakirde çok derin ve tesir ve intibalar bıraktı
    95.Üstadımın hadim olduğu çığırı takip ile hizmet etmek emelinde isem de, yalnız ettiğim hizmet kâfi değildir
    96.Kardeşlerimin,risaletü’n-nur ve mektubatü’n-nura gösterdikleri âteşin muhabbetle, kalbi iştiyaklarını gösteren kalemleri beni de heyecana düşürmüştü
    97.Şimdiye kadar böyle hakikatler hiç bir eserde görünmemiş ve işitilmemiştir
    98.Yirmi dokuzuncu mektubun sekizinci remzini din kardeşlerimle birlikte okuduk
    99.Neşirbuyurulan işbu risaledeki tevafukat, şimdiye kadar emsali namesbuk bir sırrına koymuş
    100.Bu nur risalelerinin her birisi, birbirinden nurlu; hele i’caz-ı kur’ân, nurun âlâ nur.
    101.Ahmed galib’in sözler hakkında bir fıkrasıdır
    102.Ahmed galib’in sözler hakkında arabî fıkrasıdır
    103.Coşan deryanın ka’rından, sahil-i beyana baha takdir edilemeyen cevahir geliyordu
    104.Kur’ân-ı mu’cizül beyan’ın müfessir ve mümessili olan nur deryası.
    105.Ondan daha güzel ve ondan daha parlak ve onlardan daha nurlu, hiçbir şey olamaz
    106.Risalenin dinsizleri iskâta kâfi geleceğine hepimiz kanaat ve iman getirdik
    107.Ümmet-i muhammedin kulüb-i mecruhalarını kur’ân-ı mu’cizü’l-beyân’ın âb-ı hayatıyla ihya buyuruyorsunuz
    108.O sözlerin kıymetini tariften âcizim. Ne kadar yazsam, o eserlerin kıymetinden binde bir nebzesini gösteremez
    109.Nisan yağmuruna şiddetli bir alâka ile ihtiyaç gösteren balıklar gibi, benim de bu risaleye ihtiyacım şiddetli
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  3. #13
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.654
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2243 + 185940


    Cevap: Risale-i Nur Külliyatının Fihristi

    YİRMİ YEDİNCİ MEKTUBUN ÜÇÜNCÜ KISMI VE ÜÇÜNCÜ ZEYLİN NİHAYETİ
    110.Bütün dünya kur’ân’ın beyan ve esrarından manen sizi dinliyor, inşaallah her vakit dinleyecek
    111.Yirmi dokuzuncu mektubun yedinci kısmıdır. Bunu yedi işaretle beyan eder.
    112.Nazirsiz şuleleriyle asr-ı hâzırı ihya ve tenvir eden ve istikbalin krokisini bihakkın tanzim eden tahkim eden nurlar, ilelebet payidar olsun
    113.Üstadımız bize söylemekte, hiç bir şeyden çekinmediğini biliyoruz. İşte bu hâl bize kâfidir
    114.Korku denilen mevhum kuvvet, talebelerinizin hak uğrunda gösterdikleri cesaretten korkmaktadır
    115.Nasuhizade mehmed, söyledi heman bu sırları. Hazine-i kur’ân’ın bir miftahıdır,hazret-i üstad
    116.Ben öldüğümde sizi arkamda vâris bırakarak ferah ile kedersiz kabrime girmek rahmet-i İlâhiyeden ümit ederim
    117.Hafız ali’nin bir fıkrasıdır ki, küçük bir meselede, “gücendin mi?” diye istifsar münasebetiyle yazılmıştır
    118.Bu nurlu eserler hem okşamak, hem korkutmak gibi iki zıt tesiri haizdir
    119.Sizler benim için çok ehemmiyetlisiniz. “sıddık-ı vefiy bu zamanda yoktur,”diyenlere karşı sizleri gösteriyorum
    120.Hayat,vahdet ve ittihadın neticesidir. İmtizaçkârâne ittihat gittiği vakit, manevî hayat da gider
    121.Üstadımın duası gibi çok büyük kuvvetlerle hâsıl olduğuna, ben değil, bu hale şahit,karyemizin ekserîsi iman edip tasdik ediyorlar
    122.İki haftadır bu kıymettar risaleyi okuyor ve elimizden bırakamıyoruz
    123.Bu kudsî hizmete iştirak eden zevatı bilmek bana en büyük müjde oluyor
    124.Asım beyin fıkrasıdır. Telvihat-ı tis’a münasebetiyle yazmış
    125.Kur’ân-ı hakîmin envarını ne kadar okursam okuyayım, def-i cu’ edemiyorum
    126.Aldığımız manevî feyzi, benim gibi yoksul bir talebenizin kalp ve kaleminin haddi değildir ki, tarif etsin
    127.Aziz üstadım! Fiu hicrana ve firaka, muvakkat olduğu için tahammül ediyorum.
    Ayrılığımız her ne kadar muvakkat olsa, yine beni müteessir ediyor
    128.Bu mektubun mühim bir hususiyeti var. O da, tarik-ı velâyet ser levhasını taşıyan ve çok ehemmiyetli bir mevzuu ihtiva etmesidir
    129.Üstadı,yıldırım gibi seri hatvelerle ilerlerken, hiç olmazsa karınca yürüyüşü takip edeyim,irtibat kesilmesin
    130.Bu risale, kat’î bir varlıkla ümmete necat kapılarını açıyor
    131.Kardeşlerim,bu zamanda dalâlet ve gaşete karşı pek çok manevî kuvvete mhtacız
    132.Kuleönlü sarı bıçak mustafa hulûsi’nin, on fıkra yerine geçecek tek birinci fıkrasıdır
    133.Nadire-i cihan, hadim-i kur’ân said nursî (r.A.) hakkında hissiyatımdan binden birini beyan ediyorum
    134.Her işaretin nihayetinde o işaretteki hakaik, birkaç ensep ve âlâ kelime ile ifade edilmiştir ki, bundan daha kuvvetli beyan olamaz
    135.Bu kıymettar risale, kendi kendini lâyık olduğu bir tarzda beyan ediyor
    136.Dereli hafız ahmet efendinin çok manidar rüyalı bir fıkrasıdır
    137.Fihristelerin telifi çok musîb ve hayırlı, hem hadsiz hakikatlere anahtar olmuştur
    138.Bulunduğumuz asrın yaralarından, manevî doktora muhtaç bir gencin fıkrasıdır
    139.Ey kardeşlerim,istifade edelim, bu risalelerden istifade etmeyenler ne kadar akılsızdırlar
    140.Üstadımızın hakkımızda ne kadar şefkatli olduğunu anladık. O teessüratımız sürura kalboldu
    141.Bütün söz ve mektubatın birer mürşid-i kâmil vazifesini gördüklerine dair hatıra gelen mektuptur
    142.Şamlı Hafız Tevfik’in risale-i nur’un hakkaniyetine dair yazdığı istihracî bir fıkrasıdır
    143.Risale-inur’un Isparta’ya ne derece rahmet olduğuna delâlet eden bir tevafuk-u acibe
    144.Isparta’dakikardeşlerimizin fıkrasındaki davayı ispat eden kuvvetli iki delili gösteriyor
    145.Feyyaz-ı mutlak’ın kelâmı olan kur’ân-ı mu’cizü’l-beyâna hadim ol ki, o elmas kılıcı elinde tutasın
    MEKTUBAT’INÜÇÜNCÜ KISMI
    146.Her kapının içerisinde bulunan kapılar ve pencerelerden bakarak, gördüğü hakikatler karşısında hayran oluyor
    147.“Zararın neresinden dönersen kârdır” ders-i ikazını vererek, hamden sümmehamden, zulümat vadisinden çıkararak şahika-i nura yetiştirmişti
    148.Osman Nuri’nin bir fıkrasıdır
    149.Bu ser-i âlî, bütün ehl-i iman ve zîşuura, menba-ı hakikîsi olan kur’ân-ı hakîm gibi, nurları ile âb-ı hayat serpiyor
    150.Kalplerimiz serâpa sürur ile doluyor. Rabb-i kerîm’imize karşı taşımakta olduğumuz muhabbetimiz tezayüt ediyor
    151.Bu risaleleri okudukça ruhum güller gibi açılıyor, hayat-ı fâniyeden gelen âlâm ve meşakkati, kaldırıp atıyor
    152.Ehl-i iman için mucib-i teessür şeyler, kendisini ıslah-ı hâle irca etmek üzere
    153.Kur’ânî elmas müdaafalar, o kabîl emraz-ı nefsaniyeyi çabuk çürütüyor
    154.Bu işareti yazarken, vücut âlemine seyahate çıktım. İşarattaki noktalar bir müfettiş hükmüne geçti
    155.Bu defa rüyada fahr-i âlem (a.S.M.) efendimiz hazretlerini gördüm
    156.Bazı cümleler oluyor ki, namazdan evvel ve sonra fakirhaneye gelen ihvana müteaddit defalar okuyup feyizleniyoruz
    157.İstifadem pek çok, siz üstadımın manevî feyizlerini her vakit risalelerden alıyorum
    158.Hafız Ali’nin dersini ne tarzda anladığını gösteren bir fıkrasıdır
    159.O zat şahsımı görmemiş. Risaleleri gördüğünden haddimden pek çok fazla olan sena ve medhi, risalelere ve esrar-ı kur’ân’a ait olduğu için kabul ettim
    160.Ahmed Hüsrev’in otuz birinci mektubun, on dördüncü lem’asının, ikinci makamı münasebetiyle yazdığı fıkradır
    161.Sözlerinizin her satırı, bir kitap teşkil edecek kadar şümullü ve manidardır. İstenildiği kadar izah olunabilecektir
    162.Risale-i nur eczaları gibi feyiz ve marifet güneşlerinin haberlerini işittik çeruhum güller gibi açılıyor, huzur ve ibtihace müstağrak oluyor
    163.Osman Nuri’nin bir fıkrasıdır
    164.Bu rüya bana çok zevk vermekle beraber, dua ve himmetlerinin hizbü’l-kur’ân üzerinde,her zaman mevcut bulunduğuna daha ziyade yakîn hâsıl ettirdi
    165.Risalelerin derece-i kıymetlerini ve bahşettiği feyzi ve fevzi arz etmek, lisan ve kalemin fersah fersah iktidarının fevkindedir
    166.Umum risalelerin her parçasına ihtiyacımız olduğu gibi, her parçayı da birden görmeye şiddetle ihtiyaç varmış
    167.Kardeşim abdülmecid’in fıkrasıdır. Hulûsi beye yazdığı mektuptandır
    168.Sözlerin ve mektubatın ve pencerelerin fihristesi hakkında re’fet beyin bir fıkrasıdır
    169.Hulûsi beyin Eğridir’de bir kardeşimize gönderdiği mektuptandır
    170.Eğridir müftüsüne son ihtar. Hakkı efendinin hatırı için lâyık olduğu şiddeti bırakıp gayet mülâyim bir surette ihtar edildi
    171.Ehl-i bid’anın şiddetli hücumuna maruz kalan süleyman hakkındadır
    172.Bu nuranî mektup hakkındaki, muhtasar tahassüsatımı âcizâne arzettim
    173.Nurlar hey’etini umum ehl-i hak ve hakikat manevî elektrik âyinelerine hedef etmişlerdir
    174.Bu hakikatler gösterilen dokuz-on delil ile ispat edildikten sonra, bu risale-i şerife ile ilân ediliyordu.
    175.Zat-ı âlileri gibi bir üstadı bulduğumuzdan, zaman ne olursa olsun bizi me’yus etmiyor
    176.Eserler birbirini takiben neşrolundukça, kıymetleri de mebsuten tezayüt etmektedir.Bize cennet hayatı yaşatmaktadır
    177.Bu zamanın kör ve sağırları, dünyanın en azgın firavun ve nemrutları da olsa, yine korkacakları ve ağız açamayacakları bedihîdir.
    178.İstidadımın fevkinde şöyle bir kaç beyit kalbime ve kalemime geldi. Müşfik üstadımın aşarına istinaden yazıyorum
    179.Kalemi kerametli mesut’un ehemmiyetli bir rüyasıdır
    180.Risale-i nur’a karşı hissiyatımı dilim ile ifade edeyim. Fakat inşaallah sadâkatte ve muhabbette ve irtibat-ı ruhîde kardeşlerime yetişmeye çalışacağım
    181.Kur’ânî bahçede her zaman başka renkte, başka letafette, başka tesirdeki hakikî cennet çiçekleri açılıyor
    182.Bir an evvel hâlık’ına ulaşmak isteyen ruhumda, azîm bir galeyan hissediyorum
    183.Hakiki Said’den bir muhabbetnâme aldım ki, o da üstadım efendimin mektubudur
    184.Ne zaman ki, tahribat ve istibdat haddini aştı. Uçurum kendini gösteriyor.
    185.Kalbim derin bir ihtiyaç ve iştiyak içinde, şu mübarek günlerde, üstadımın ziyaretini arzu ediyor
    186.Yine eskisi gibi ahiret kardeşlerimizin, sizi ziyaret etmekten mahrum olmadıklarından memnun oldum
    187.Ehl-i gaşet gülerken, ehl-i ilhad nefsî müştehiyatları arkasından koşarken, biz ne acı hayatla karşılaşıyoruz.
    188.Dün eğirdir’e gittim. Hûlusî beyin ihlâslı ve sadâkatli mektubunu getirdim
    189.Sizin tatlı sözlerinizi yazmaya başladığım anda ruhumda bir ferahlık hissediyorum
    190.Aydın’da doktor Şevket’in fıkrasıdır. Nuranî ve çok kıymettar eserlerinizi okuduk
    191.Hulûsi beyin suallerine verilen cevaplara ait cihan değer kıymetli, nurlu,feyizli sözlerinizi iki gün evvel aldım
    192.Ben başka memlekette dünyaya gelmişim. Fakat cenab-ı hak beni bu memleketin evlâdına hizmet kâr etmiş
    193.Bizim yaralarımıza deva olacak semavî eczane-i kudsiyeden ilâçları bize gösteriyor ve istimal ediyorsunuz
    194.Galip beyin keramat-ı gavsiye münasebetiyle yazdığı farisî fıkrasının tercümesi
    195.Otuz birinci mektubun dördüncü lem’ası olan (minhacü’s-sünne) çok kıymettar ve emsali bulunmayan bir risale-i şerifedir.
    196.Muhyiddin-i Arabî’nin meşrebini izah edip, noksaniyetini beyan eden nurlu beyanatınızdan çok istifade ettim
    197.Onurları yazdıkça kalemim ve kalbim gayet şirin ve ruhanî bir sevinç hissediyorum
    198.Risale-i şerifeler hakikat fışkıran, nurlar saçan bir feyizdir
    199.Mesleğinize ve neşrettiğiniz risale-i nur’a karşı, hissiyatımı dilimle beyan edemiyorum
    200.Risalelerde umumiyetle bir kitle-i i’caz ve şems-i sermedînin sönmez bir ziya-yı hakikati görünüyor
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  4. #14
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.654
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2243 + 185940


    Cevap: Risale-i Nur Külliyatının Fihristi

    BARLA LÂHİKASI Devamı


    201.Zaten şu zamanın pek şiddetli zülûmatını yırtacak, zındıkanın pek fevkinde bir nur-u lâyezalî, cenab-ı hakkın rahmetinden ümit edilirdi
    202.Esasen emel ve gayelerimiz birdir
    203.Sözler ve mektubat namındaki nur eserlerle ehl-i imanı irşada çalışıyor
    204.Üstadım,beka-yı ruh ve haşir hakkında cenab-ı hak tarafından bize o hakaika giden yolu göstermiş
    205.Sözlerin hakikatini firavunlar ve nemrutlar anlasalardı iman ederlerdi, dedim ve size çok dua ettim
    206.Yirmi beşinci söz, İ’caz-ı kur’ân’ı çok parlak bir tarzda ispat eder
    207.Haber almışım ki, arabî olarak eski huruf ile matbaa-i evkafta tab edilmek izni varmış.
    208.Siz sabah ve akşam duamda dâhilsiniz. Siz dahi beni duanızda dâhil ediniz
    209.Ümit ediyorum ki, cenab-ı hak kabul etse, tevfik verse, yazılanlar dalâlet bulutlarını dağıtmaya kâfîdirler
    210.Kader-i İlâhî beni bu yerlere göndermesi, sizleri şu vazife-i kudsiye de uyandırmak içinmiş
    211.Şu hastalığın sırrı, insanlardan istiğnaya dair sana yazdığım mektubun kerametidir
    212.Kitapların parçaları ve hediyelerin nevileri birbirine tevafuk ediyor. Öyle ise her bir nevi, bir nevi kitaba işareti var,münasebeti var
    213.Hulûsî beyin sorularına cevap olarak yazılmış bir fıkradır
    214.Mesleğimizde firak yok. Sen nerede bulunsan, şu kardeşin ile ellerinizdeki sözler vasıtasıyla sohbet edebilirsin
    215.Şimdi yüz tabakalık fıtrî bir sarayın, en yukarı menzilinde bulunuyorum. Sende manen burada hazır ol. Bir parça sohbet edip konuşacağız
    216.Mektubat’tan sekizinci mektubu başı ve İkinci mesele-i mühimmedeki sualin cevabına bir zeyildir
    217.Hulûsî’nin ikinci sualinin cevabına bir zeyildir
    218.Yirmi İkinci mektubun hatimesindeki bahse bir zeyildir
    219.Benimle görüşen veya görüşmek arzu eden dostlara bir düsturdur ki uzakta bulunan bir kısım kardeşlere yazılmıştır
    220.Mesail-i müteferrika (altı mesele hâlinde bazı suallere cevap verirve bazıkonuları açıklar
    221.Dişlerin kaplanması hakkındaki suale cevaptır
    222.Şu sözler bittecrübe yazılmasıyla, umum kardeşlerimizi ikaz ediyor
    223.Sözlere başlamadan evvel gördüğün mübarek rüya çok güzeldir, hem hakikatlidir
    224.Maşaallah yirminci mektubun kıymetini güzel anlamışsınız ve güzel de yazmışsınız
    225.Buramazan-ı fierif’te size âlem-i nurdan bahisler açmak arzuları var idi. Maalesef, bir hâdise zulmet âleminden bahsetmeye beni mecbur ediyor.
    226.Nurun eskiden beri hiç sarsılmayan muhlis bir kahramanı elbette dünyanın geçici, kıymetsiz, fânî vaziyetleri karşısında telâş etmez, mağlup olmaz, inşaallah
    227.İnayet-i rabbaniye devam ediyor. Maişet cihetinde kanaat ve iktisat beni ihtiyaçtan kurtarıyor
    228.Maddî rütbenizden çok yüksek manevî rütbeniz iktizasıyla ayrı ayrı yerlere gönderiliyorsun
    229.Size cemaziyel âhir ayında vuku bulan bir hâdise-i semaviye münasebetiyle bir mesele beyan edeceğim
    230.Kenzü’l-arş’ın üç nüktesinde yazılan tevafukat, küsuratın değişmesiyle değişmezler
    231.Yeni yeni meyveler ve fâkihelerle tegaddi suretiyle takviye-i ezhara, hem dedef’-icû sureti ile ıztıraplarımızı teskine vasıta oluyorsunuz
    232.Yirmi altıncı ve onuncu cüzleri ve kur’ân-ı kerîm’in tamamen yazılmasından mütevellit sürurlarımı ifade eden, şu arizamı takdim ediyorum
    233.Kalbimde galeyan eden manalar çoktur. Lâkin her nedense, lisan hissiyatımın tercümanı olamıyor
    234.Sû-i ihtiyarımızla bozmazsak, bu himayet ve sahabet elbette devam edecektir, kat’î kanaat ve imanındayım
    235.Mu’cizat-ı ahmediyeyi yaldızla yazan doktor abdülbaki beyin fıkrasıdır
    236.Ehl-i dünyanın üstadımız hakkında asılsız üç vehimleri münasebetiyle bir kardeşimizin ettiği sualine karşı cevaptır
    237.Bu esma-i mübarekenin vird edilmesine müsaade ve ne surette devam iktiza ettiğine emrinizi istirham ederim
    238.Manevî yaralarınıza ilâç ararsanız risale-i nur’da vardır
    239.Şu zaman çöken zulmet ve gaşet perdelerini sözleriniz yırtıyorlar, parçalayıp o zulmeti ve gaşeti dağıtıyorlar
    240.Bugünlerde af var dediler, üstad İstanbul’a gidiyor. Bu nurlu ve kıymetli risalelerin sahibi bizden uzaklaşmasına gönül razı olmuyor
    241.Onuncu sözün hurufatındaki sır hiç kimsenin sun’ ve ihtiyarıyla olmadığını herkes tasdik ettiği için daha ehemmiyetli göründü
    242.Onuncu söze nazar-ı dikkat-i ammeyi celp etmek için ihtiyarsız olarak onunla meşgul edildim ve baktım
    243.Saadet-i uhreviyemin, sizin duanızla olacağı teskin edilmiştir ve duanıza muhtacım
    244.Cinnî şeytandan ders alan insan şeytanları, dünyevî meşgaleleri ile seni çember içine alıp, nurlara hizmetini tahdit etmek için, sezdirmeyerek perde altında çalışmışlar
    245.Geçmiş ömrü israf ettik, zayi ettik. Çok mübarek zatlar, ahbaplar kaybettik, yalnız kaldım
    246.Sözlerdeki o nevi tevafukat, o dereceye gelmiş ki, dikkat edenlere kat’î kanaat verir ki, beşerin düşünüşü değil ve ihtiyarı ile de olmamıştır
    247.En muannit münkirden, tâ en halis bir mü’mine kadar herkes, her hakikatten hissesini alabilir
    248.Her bir saat hastalıklı ömrü, bir gün ibadet hükmündedir. Şu zamanda hayatın en iyi sureti böyledir
    249.Yirmi dokuzuncu mektubun dördüncü kısmı doğrudan doğruya i’caz-ı kur’ân’ın bir âyinesidir ve çok da mühimdir
    250.Bu birbiri içinde üç nevi mahlûkatın ömürleri, saatin içindeki dakika, saniye, saatleri sayan çarkların nispeti gibidir
    251.Madem sana verilen hayat ve hayatın levazımatı temlik değil, ibahadır.Elbette ibahanın düsturuyla hareket etmek lazımdır
    252.Sözler namındaki, envar-ı kur’âniye ise, en mühim ibadet olan ibadeti tefekkürîye nev’indendir
    253.Bu defaki mektubun çok güzeldir. Arkadaşlarının fıkraları içinde “yirmi yedinci mektup” içine derç edeceğim
    254.Biliniz ki, iki sene evvel mabeynimizde hararetli bir uhuvvet başladı.
    Sonra bazı arızalarla ileri gitmedi. Müjde, şimdi ileri gidiyor
    255.Müşkilât çoğaldıkça, ehl-i himmet fütur değil, gayret ve sebatını ziyadeleştirir. İnşaallah siz de öyle metin ve sebatkârlardansınız
    256.Siz beni bulduğunuzdan bir şükretseniz, ben sizi bulduğuma bin şükrediyorum
    257.Bu defa istinsah ettiğiniz risaleler çok güzel olmuştur. Senin gayret ve samimiyet ve ciddîyetini bana gösterdiler ve re’fet tembel değildir, ispat ettiler
    258.O hatta ihtiyacımı sizin gibi kalem kahramanlarının muavenetleri temin ediyor
    259.Şimdi mevsim değişmiş; huruftan ziyade, hakaike ihtiyaç var
    260.Mu’cizat-ı ahmediye risalesi olan on dokuzuncu mektup ile mu’cizat-ı kur’âniye risalesi olan yirmi beşinci sözün tevafuklu olarak çoğaltılması
    261.Bu kur’ânî risaleler, sair risaleler gibi tefekküh nev’inden değil ki,usanç versin. Belki tegaddidir
    262.Bu ahir zaman çok çalkalanıyor, bu fitne-i ahir zaman acip şeyler doğuracağını ihsas ediyor
    263.Bir şeyi çok muhtelif eşyaya çevirmek ve birçok muhtelif eşyayı da bir tek şey yapmak, ancak hâlik-ı küll-i fiey’e mahsustur
    264.Hulûsî, abdurrahman’ın yerine çendan geçmiş. Şu yazı müşabeheti bana müjde ediyorki, bir abdurrahman re’fet’ten çıkacak
    265.Sizler çokların medar-ı intibahı oldunuz ve hüsn-i misal oldunuz
    266.Senin çok antika iki mu’cize-i kudret, müzahanemi tezyin etti
    267.Her risalede herkesin hissesi var, fakat herkes her şeyini bilmek lâzım değildir
    268.Küçük bir âlem olan insanda kuvve-i hayaliye olduğu gibi, büyük bir insan olan âlemde dahi, bir âlem-i misal var ki, o vazifeyi görüyor
    269.Senin bende bir üstadın, bir kardeşin, bir dostun var. Üstadını her risale içinde görüp görüşürsün
    270.Kâinat, nazar-ı kur’ânî ile bütün mevcudatı huruftur; mana-i harfiyle başkasının manasını ifade ediyorlar
    271.Senin faik zekân ve dikkatin, sorduğun suallerin çoğuna cevap verebildiği için, muhtasar cevap veriyorum,gücenme
    272.Onlara cevap vermek lâzım geliyor; çünkü böyle meselelerde onlara dinsizler ilişiyor
    273.İki ramazan içinde bir kefaret kâfidir. Müteaddit vakıalara bir kefaret kifayet eder. Çünkü tedahül var
    274.Hüsrev, üstadının kendi hakkında hiddetini zannedip, bir meseleye dair, müteessiren yazdığı mektubundan bir fıkradır
    275.Daha binler ihsan-ı İlâhî ve rahmet-i sübhanî olsa, yazılsa, ihtiyaç görünüyor
    276.Benim ihtiyacım olmadığından ve kaideme muhalif olduğundan, kabul edemedim
    277.Isparta’ya nakl-i mekân, hem tulûat-ı kalbiyeyi, hem sizinle muhabereye bir derece fütur verdi
    278.Mesleğimizin bir medar-ı şevki ve zevki olan tevafuk letaifinden üç-dört numune
    279.Isparta cumhuriyet müdde-i umumîliğine yazılan bir mektuptur Bundan sonraki kısım hazret-i üstadın kastamonu ve emirdağ hayatında iken yazılan ve el yazma nüshalarda bizzat kendileri tarafından barla lâhikası’nın sonuna derç edilen mektuplardır.
    280.Risale-i nur’un faal bir şakirdi olan, ahmet nazif çelebi’nin bir istihracıdır ve bir fıkrasıdır
    281.Bayram münasebetiyle kabul edilmeyen bir hediye için yazılmıştır
    282.Sehil ve muvaffakiyetime hayırlı dualarınızı rica ederim
    283.Maddî ve manevî borcumuz olan hizmetleri ifadan kendimizi çekmek, hissizlik ve bigânelik fıtratımızda ve yaratılışımızda yoktur ki, kalalım
    284.Hakaik-ı âliye-i imaniyeyi tamamıyla risale-i nur ihata etmiş, başka yerlerde arama ya lüzum yok
    285.Türlü türlü evhamın açtıkları menfezlerden, rahnedar kalan ruhumu tamam ve muvafık buldum
    286.İrşadat-ı aliyenize muhtaç bulunduğumu arz ederim
    287.Küçük hüsrev mehmet feyzi’nin bir fıkrasıdır
    288.Sizin bayramınızı ve nurlarla ciddî iştigalinizi ve daima birinciliği nur dersinde ve sadâkatinde muhafaza etmenizi, bütün ruh-i canımla tebrik ederim
    289.Siracünnur perde altında daha ziyade tenvir edecek diye bir işaret-i gaybiye telâkki ediyoruz
    290.Lillâhilhamd, nurların her tarafta fütuhatları var. En ehemmiyetli yerlere sizin gibi kahramanlar gönderiliyor
    291.Cenab-ı hakkın inayeti devam ediyor. Hem de dünya madem geçer, meraka değmiyor
    292.Kasr-ı namazda ne esas alınmalı? Zahmet olmadığı hâlde tayyare ve tirende namaz kasredilir mi?
    293.Bu hâdise dahi, Abdurrahman hâdisesi gibi bir hüccettir ki, bize şimdiki tarz-ı hayat yaramaz
    294.ONUNCU LEM’A (ŞEFKATTOKATLARI RİSALESİ)
    Kur’ân hizmetinde bulunan nur talebelerinin sehiv hatalarına mukabil yedikleri şefkat tokatlarını anlatır
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  5. #15
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.654
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2243 + 185940


    Cevap: Risale-i Nur Külliyatının Fihristi

    KASTAMONU LÂHİKASI

    SıraNo
    1.Ehl-i hakikatin sohbetine zaman mekân mani olmaz
    2.Zaman cemaat zamanıdır
    3.Nur hizmetinde inayet-i İlâhiye, sabır ve ihtiyat etmek
    4.Risale-i Nur’un kitapları birbirine tercih edilmez
    5.Risale-i Nur Kur’ân’ın bir mu'cize-i manevîsidir
    6.Birden hatıra gelen dört mesele ve zelzele hakkında bir sual
    7.Musibetlere karşı sabır içinde metanetle mukabele etmek
    8.Her derdin kudsî dermanı, kadere iman ve kazaya rıza
    9.Hüsnü zan, makam ve teveccühü Risale-i Nur namına kabul
    10.Risale-i Nur’a ait bir ikram ve inayet-i İlâhiye
    11.Şirke düşen ve âlem-i İslâma zulmeden Avrupa’nın yediği tokat
    12.Manevî hastalıklar Risale-i Nur’un Kur’ânî ilaçları ile tedavi edilir
    13.İki mesele: Nur Talebeleri imanla kabre girmesi, Osmanlının Birinci Dünya Savaşında yenilmesinin hikmeti
    14.Bu zamanda ihlâslı sadâkat, livechillâh uhuvvet ve fîsebilillâh muavenet lâzımdır
    15.Talebeleri kaldıkça Üstadın ölüme dostâne bakması
    16.Bu zamanda en lüzumlu, en ehemmiyetli, en birinci vazife iman kurtarmaktır
    17.Risale-i Nur’un kerametlerinden bir-iki numune
    18.Risale-i Nur Talebesi kime denir?
    19.Manevî bir ihtarla yazılan iki ince mesele
    20.Nur’un neşrine çalışan talebeleri Üstadın tebriki
    21.Ahir zamandan haber veren mühim bir hadis
    22.Risale-i Nur’la alâkalı İbrahim Suresi
    23.Risale-i Nur’un iman ve tevhid için büyük tahşidatı
    24.Risale-i Nur’un ehl-i dünya dinsizlerine verdiği dehşet
    25.Üç husus: Hizmette sadâkat, gayret, sebat, metanet; Ayetü’l-Kübra’nın tebyizindeki tevafuk ve ehl-i dünyanın evhamı .
    26.Risale-i Nur’da zeyiller ve yazılışındaki tevafuklar
    27.Zaman iman kurtarmak zamanı olup, Beşinci Şua herkesin imanını tashih edip imanını kurtarıyor .
    28.Risale-i Nur hizmetinde bazı talebelerin kabiliyetleri
    29.Tahribat-ı maneviye karşısında Risale-i Nur’un mu’cizâne mukavemeti
    30.Geniş siyasî daireleri merakla takip, küçük dairelerdeki önemli vazifelere zarar verir
    31.Risale-i Nur’un maddî-manevî keramet ve bereketleri
    32.Ahir zamana işaret eden hadisin ahirindeki tevafuk-i cifrîde olan küçük hata
    33.Risale-i Nur’lardaki tevafukatta bir inayet-i hassa ve iltifat-ı Rahmanî vardır
    34.Risale-i Nur’lardaki tevafukat, medar-ı teşvik olan hakikat yemişleridir
    35.Vahdaniyet-i İlâhiyeyi cin ve inse ispat eden birincisi Kur’ân’dan sonra, bu zamanda ikinci üçüncü derecede Risale-i Nur’dur
    36.Ahir zamanda bir adam binler adam kadar günah işleyebilir mi?
    37.Nur ve Gül Fabrikalarının Risale-i Nur’a hizmetleri
    38.Kur’ân hıfzıyla beraber Risale-i Nur’la hizmet de elzemdir
    39.Ashab-ı Güzinin şahsiyet-i maneviyesinin küçük mikyastaki temsilcisi olan sıddıklar, mücahitler ve fedakâr kahramanlar cemaati .
    40.Şefkat yüzünden esasat-ı İslâmiyenin haricindeki bid’at ve dalâlet yollarına sapanları çeviren bir hakikat
    41.Eski Said dönemi eserlerinde hükmeden iki mühim esas
    42.Eski Said’in eserleri görenlere faydalı, fakat bir parça mahremdir
    43.Risale-i Nur hakaik-i İslâmiyeye dair ihtiyaçlara kâfidir
    44.Risale-i Nur ve şakirtlerine işaret eden ayetler
    45.Risale-i Nur iman kurtarır; tarikat ve şeyhlik ise velâyet kazandırır
    46.Mu’cizat-ı Ahmediye ile Mu’cizat-ı Kur'âniye risaleleri
    47.Risale-i Nur Kur’ân’ın bir mu’cize-i manevîsidir
    48.Sırr-ı İnnâ A'taynâ’nın hem dar, hem geniş dairedeki işaretleri
    49.Sırr-ı İnnâ A’taynâ fâş edilmemeli, kimlere verilmeli
    50.Biz hizmetle mükellefiz, neticeler ve muvaffakıyet Cenab-ı Hakkaaittir
    51.Nur Talebelerinin Üstatlarına muhabbetteki ölçüleri
    52.Nurları yazanlara dua
    53.Beklenen mühim zat ve üç önemli mesele: iman, hayat, şeriat
    54.Ramazanda Kur’ân hatmetmek
    55.Gavs-ı Azamın fıkrası ve başa gelen sıkıntılar
    56.Risale-i Nur dairesine sıdk ve ihlâs ile girenlerin kazançları
    57.Risale-i Nur mesleğindeki en mühim bir esas şefkattir
    58.Bu zamanın günahlarına karşı korunmakta iştirak-i a’mal-i uhreviyeden istifade için takva, sadâkat ve hizmette çalışmak gerektir
    59.Her bir müttaki şakirt, kardeşleri adedince dillerle ibadet edip istiğfar eder .
    60.Üstadın halis talebelerin duası neticesinde şifa bulması
    61.Üstadın hastalığı ve bir doktorla muhaveresi
    62.Üstat hiç kimseden hediye kabul etmeme kaidesini şahs-ı manevînin bozulmaması için bozar
    63.Nurların yazılarak çoğaltılmasındaki fedakârâne çalışmalar
    64.İki ince mesele: Namaz tesbihatı ve hayat-ı dünyeviyeyi bilerek hayat-ı uhreviyeye tercih etmek
    65.Madem Allah var; her şey var
    66.Musibetzedeye yardımcı, hüzün ve keder sahiplerine halâskâr, hastalara şifa kaynağı olan sure: İnşirah Suresi
    67.Tevafuklu Kur’ân’ın hazırlanış ve yazılışı
    68.Hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı uhreviyeye tercih meselesine tetimme
    69.Haşir Risalesi olan Onuncu Sözün tanzim ve tertibi
    70.Musibet-i semaviye masumlar hakkında bir nevi şehadet hükmüne geçer
    71.Gaybî esrarı açacak tevafukat, hakaik-ı İslâmiye mesleğine zarar verir
    72.Risale-i Nur’a hizmet edenler Kur’ân’ın manevî terfisiyle karşılaşır
    73.Rüya-i sadıka kader-i İlâhînin her şeyi ihata ettiğine birhüccet-i kàtıadır
    74.Isparta’da Risale-i Nur tesvidinde çalışan mübarek heyetlerin hizmeti
    75.Risale-i Nur hakaik-ı imaniyeyi bu zamanda en birinci maksat yapar
    76.Risale-i Nur’un muhtelif hizmetinde gayret gösteren Nur Talebeleri
    77.Masumlar, Mübarekler ve Ümmîler heyetlerinin yazdığı risalelerin fütuhatı
    78.Risale-i Nur sadık ve sebatkâr talebelerine çok büyük kârlar sağlar
    79.Ahir zamanda kadınların samimî dinlerine ve kuvvetli itikatlarına tabi olun
    80.Ayet-i Nur’un işareti: Risale-i Nur bu asrın parlak bir güneşidir
    81.Risale-i Nur’a ve talebelerine hücum zamanında demir gibi sebat gerek
    82.Her türlü makam ve övgü ifadesi Risale-i Nur şakirtlerinin samimî tesanütlerindens üzülen bir şahs-ı manevîye aittir
    83.Hizbü’l-Ekberü’l-Kur’ân ve Hizbü’l-Ekber-i Nuriye’nin tab edilmesi
    84.Risale-i Nur’un ziyade tevessüü ehl-i dünyayı düşündürüyor;ihtiyat lâzım
    85.Risale-i Nur afat-ı semaviyenin def ve ref’ine vesiledir
    86.Harama nazar unutkanlık verir; bu dünya dârü’l-hizmettir, dârü’l-ücret değil
    87.Risale-i Nur bir yerde tevakkuf etse de, başka yerlerdeki fütuhatı o tevakkufun yerini tutar. / Kur’ân hizmeti bize siyaseti yasak etmiş
    88.Risale-i Nur’a hizmet sünnet-i seniyenin ihyasına medardır
    89.Habbe, Katre, Şemme, Hubab, Şule,Zühre, İşaratü’l-İ'caz, Talikat, Kızıl İcaz Risale-i Nur’un birer parçasıdır
    90.Açlık musibetinin en önemli sebebi kürfran-ı nimet ve şükürsüzlüktür
    91.Risale-i Nur’un telifi ihtiyarımız dairesinde değildir
    92.Hizbü’l-Ekber veVirdü’l-Azam’ın İstanbul’da neşre hazırlanması
    93.Bu zaman ehl-i hakikat için şahsiyet ve enaniyet zamanı değil; zaman cemaat zamanıdır
    94.Risale-i Nur dairesi sarsılmaz bir sadâkat ve kırılmaz bir metanet ister
    95.Kahraman Tahir’in özellikleri
    96.Risale-i Nur emniyet-i umumiyeyi temin ettiği gibi, dinin şan, şöhret, makam gibi şahsî menfaatlere alet edilmesini de engeller
    97.Nur Talebelerinin beraati bütün ehl-i imanı sevindirir mahiyettedir.
    98.Risale-i Nur’dan uzaklaştırmak için Nur Talebelerine memuriyet ve iş bulmak tekli şerde bulunmak
    99.Takva ve amel-i salihin zamanımızda ehemmiyeti
    100.Ne olursa olsun dünya boğuşmalarına bakmamak mesleğimizin esasıdır
    101.Tesanüt, Nur Talebelerinin gerçek kuvvetidir
    102.Lemaat risalesinin ehemmiyeti ve Mu’cizat-ı Kur’âniye sonuna ilâvesi
    103.Risale-i Nur kendi kendine yayılıyor
    104.Sünnet-i seniyeye ittiba gençler noktasında çok önemlidir
    105.Gençlerin hayat ve gençlik hevesatından gelen tehlikelerden korunması
    106.Risale-i Nur’a itiraza bir cevap: İttifaktaki fevkalâde kuvveti ehl-i hak zayi ederek mağlûp oluyor; ehl-i dalâlet ise ittifak ederek o fevkalâde kuvvetle galip geliyor
    LEMAAT’TAN
    Fatiha’nın ahirinde işaret olunan üç yolun beyanı
    Hakikî bütün elem dalâlette, bütün lezzet imandadır
    İcaz ile beyan, i'caz-ı Kurân
    Ulaşmaz dest-i edeb-i garb-ı heves bâr-ı hevakâr-ı dehadar
    De’b-i ebed-müddet Kur’ân-ı ziya bar-ı şifakâr-ı hüdâdar
    Tevhidin iki bürhan-ı muazzamı ve Sure-i İhlâs’ın bir nükte-i i'cazı
    107.Nur Talebeleri sırr-ı ihlâs, tesanüt ve iştirak-i a'mal-i uhreviye düsturu ile, Leyle-iKadir sırrıyla kazanılan ömr-i manevîyi elde eder
    108.Virdü’l-Azam-ı Kur’ânî’nin basılması
    109.Said yanında başka kitapları bulundurmuyor, demek onları beğenmiyor ithamına verilen cevap
    110.Riyaya dair yazılan Üç Nokta
    111.Risale-i Nur’a işaret eden Otuz Üçüncü Ayetin bir zeyli ve lâhikası
    112.Cenab-ı Hak Risale-i Nur ve şakirtlerinin şahs-ı manevisine tecdit vazifesi yaptırmıştır
    113.Risale-i Nur Talebeleri hakkındaki gıybete bakan ayet-i kerime
    114.Risale-i Nur’un başına gelen hadiselerde bir dest-i inayet bir vech-i rahmet vardır
    115.Risale-i Nur ferdiyet makamının mazharıdır
    116.Risale-i Nur’un intişarına engel olanlara karşı inayet-i İlâhiye
    117.Erkân-ı İslâmiye ve hakikat-i İslâmiye esasları birbirinden farklıdır
    118.Risale-i Nur’a hizmet, derecesine göre kalp, beden, dimağ ve maişette inkişaf, inbisat, ferahlık ve bereket verir
    119.Risale-i Nur Şakirtleri tam bir metanet, tesanüt ve dikkate muhtaçtırlar
    120.Risale-i Nur tarikat değil, hakikattir; Kur’ân’ın bir i’caz-ı manevîsidir
    121.Manevî hasaretlerden kurtulmanın çare-i yegânesi iman ve amel-i salihtir
    122.Hasaret-i azîmeye karşı 200 sene kadar bir taife-i azîme iman ve amel-i salih ile mücahede edecek
    123.Cenab-ı Hak Isparta’yı bir Medresetüzzehra yaptı
    124.Dünya boğuşmalarına merakla bakmak ve takip zararlıdır
    125.Risale-i Nur’un eski ve yeni huruf ile el ve makinede yazılması
    126.Risale-i Nur’un meseleleri ilim, fikir, niyet ve kastî bir istekle olmuyor; ekseriyetle sünuhat, zuhurat ve ihtarat ile oluyor
    127.Zahirî muvaffakıyetsizlik çok defa hakkımızda bir inayet perdesi olmuş
    128.Sikke-i Tasdik-i Gaybî risalesi için tembih ve ihtar
    129.Bizim mesleğimizde sohbet-i sûriye ehemmiyeti azdır
    130.İnsan için gerçek teselli, yardım ve dayanak noktasını veren Kur’an’ın esasatını bu zamanda en parlak ve kuvvetli veren Risale-i Nur’dur
    131.Risale-i Nur’a çalışanlara hüsn-i maişet ve bereket, engel olanlara ise tokatlar gelir
    132.Gavs-ı Azam’ın da müjdesi ile Üstadımız inayet ve teshile mazhardır
    133.Rahmet-i İlâhiyeden ileri şefkat olunmaz / Felek ve zamandan şikâyetten Sani-i Zülcelâl’e itiraz çıkmaz mı?
    134.Tevafukat, Risale-i Nur’un ciddî hakikatleri arasındaki tatlı meyvelerdir
    135.Yeni ve eski huruşa Risale-i Nur neşri hakkında
    136.Tesanüt ve ittihadı muhafaza etmek; tenkit etmemek ve kusura bakmamak Nur Talebelerine elzemdir
    137.Fil Suresi tevafukatının işaretleri
    138.Risale-i Nur’un Zülfikarı olan Hizbü’l-Ekber-i Nurî’nin yazılması
    139.Tefekkür mesleği Hizbü’l-Ekber-i Nuriye ile daimî bir surete girdi
    140.Risale-i Nur’un hizmet ettiği hakaik-ı imaniye her şeyin fevkındedir
    141.Dünya ile alâka sebat ve ihlâs-ı etemmi zedeler
    142.Risale-i Nur baştan başa kâinatı nurlandırıyor; ehl-i gaşet ve ehl-i dalâletin altında saklanmak istedikleri perdeleri yırtıyor
    143.Kendi kusurunu görmek, nefis ve enaniyeti bırakmak gerektir
    144.Nur Talebeleri aralarındaki tesünüdü bozmamaya çok dikkat etmeli
    145.Risale-i Nur her şartta fütuhatına devam ediyor
    146.Isparta Medresetüzzehra-i Ekber ve Medrese-i Nuriye-i Kübradır
    147.İhtilâf-ı meşrebinizden, zayıf damarlarınızdan ve derd-i maişet zaruretinden istifade ile ehl-i dalâlet size birbirinizi tenkit ettirmesin
    148.Risale-i Nur’a hizmet eden tuğyanlardan kurtulur
    149.Risale-i Nur dünya siyasetine, hatta dünyaya dahi alet edilemez
    150.Risale-i Nur siyasî cereyanlarla müşterek görünmemek için ziyade ihtiyat ve tevakkufa muhtaç olmuştur
    151.Risale-i Nur’un mesleği müspet hareket etmektir, mübareze değil
    152.Bu acip zamanda, binler esbab-ı fesat ve ifsat içinde vahdet ve ittifakı muhafaza etmek gerekir
    153.Mektubat risalesinin ekseriyeti Hulûsi Beyin suallerine cevaptır
    154.Isparta ve Kastamonu’daki şakirtlerin varlığı ümmîliğe mukabil gelen bir inayetin göstergesidir
    155.Mesleğimizde ihlâs-ı tammeden sonra en büyük esas sebat ve metanettir
    156.Risale-i Nur’a kuvvetli pek çok mecmua çıkabilir
    157.Risale-i Nur Talebelerinin bekâr kalmaklığının sebepleri
    158.Nur Talebelerinin dünya meşgaleleri içinde fedakârâne gayretleri bir inayet-i hassedir
    159.Hastalıkla ubudiyetin muzaaf sevabı vardır
    160.Risale-i Nur’un mesleği, vazifeyi yapmak, Cenab-ı Hakkın vazifesine karışmamaktır
    161.Üstadın hastalanmasının faydalı neticelerinden üçü
    162.Medar-ı ibret ve hayret bir hâdise
    163.Risale-i Nur dünya işlerine alet olmaz ve siper edilemez
    164.Her şeyde ve musibetlerde iki sebep vardır
    165.Nur Talebelerinin nazırını dünyaya çevirmek için taarruzlar olabilir
    166.Mu’cizat-ı Ahmediye,Yirmi Dokuzuncu Söz ve İşaratü’l-İ’caz risalelerinin bir kerameti
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  6. #16
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.654
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2243 + 185940


    Cevap: Risale-i Nur Külliyatının Fihristi

    EMİRDAĞ LÂHİKASI 1.BÖLÜM
    TAKDİM
    Bu lâhika mektupları-ki Yirmi Yedinci Mektuptur-Risâle-iNur’un ilk telifi ile başlayıp devam ede gelmiştir.
    1.Eğer bu adamın dünya iştihâsı ve siyasete meyli olsaydı, hiç imkânı
    2.
    Benim derslerim, bilâistisnâ, bütün hükûmetin ve adliyenin eline geçmiş; bir gün cezayı mûcip bir madde bulunmamış
    3.
    Ehl-i îmânı dalâlet-i mutlakadan, lüzum olsa, dünyevî hayat gibi,uhrevî hayatımı da fedâ etmek bir saadet bilirim
    4.
    Ankara Ehl-i Vukûfunun ittifakla verdikleri raporun sûretidir
    5.
    Denizli Mahkemesi ittifakla verdiği karar sûretidir
    6
    .Kendi kendime bir hasbihaldir
    7.
    Adliye Vekiliyle ve Risâle-i Nur’la alâkadar mahkemelerin hâkimleriyle bir hasb-i haldir
    8.
    Beni merak etmeyiniz. Ben her zahmette bir eser-irahmet ve bir lem’a-i inâyet gördüğümden,sıkılmıyorum
    9.
    Bu vatanın belâlardan muhâfazası için Risâle-i Nur bir katî vesiledir
    10.Şehit merhumun berzahta okumasıyla mesrurâne meşgul olduğu
    11.Sizin gayet mübarek ve Cennet meyveleri gibi şirin hediyelerinizi ve Denizli cihetindeki beşâretinizi aldım
    12.
    Yirmi seneden beri sabredip sükût eden bir mazlumun şekvâsını dinlemenizi istiyorum
    13.
    Heyet-i Vekîleye ve Milletvekilleri Riyâsetine cüz’î fakat ehemmiyetli bir mâruzâtımdır
    14.
    Bana hizmet eden küçücük bir Risâle-i Nur Talebesinin çoklar namına sorduğu suâline cevaptır
    15.
    Beni bu sekizinci defada ki zehirlendirmeleri dahi yine akîm kaldığını size beşâret veriyorum
    16.
    Hazret-i Risaletin bir derece, bir cihette âlem-i şahadette teşrifinin umum kâinatça ve bütün asırlarda naar-ı ehemmiyette ve rahmeten lil alemin olduğunu ispat etti
    17.
    Onlar şahsımla meşgul olmaları Risâle-i Nur’un bir derece serbestiyetine ve intişârına fâidedir
    18.
    Hem mânevi, hem maddî birkaç cihette sorulan bir suâle mecburiyet tahtında bir cevaptır
    19.
    “Tevâfukla bu kerâmet nasıl katî sabit oluyor?” diye kardeşlerimizden birinin suâline küçük cevaptır
    20.
    Risâle-i Nur’un fıtraten ve zamanın vaziyetine göre talebesi olacak, başta masum çocuklardır
    21.
    Bir suale mecburî cevabın tetimmesidir
    22
    .Denizli tüccarı aslı Burdurlu Hâfız Mustafa’ya hitaptır
    23.
    Bu hizmetimizin neticesi olan Risâle-i Nur’un serbestiyetini değil yalnız biz ve bu Anadolu ve âlem-i İslâm alkışlıyor, taktir ediyor
    24.
    Ben Cenâb-ı Hakka şükrediyorum ki, nefsimi kendime beğendirmemiş ve kusurlarımı kendime bildirmiş
    25.
    Demek Meyve Risalesi, Asâ-yı Mûsaâ gibi, çok firavunları susturur,mağlûp eder
    26.
    Âyetü’l-Kübrâ’nın matbu nüshaları perde altında çok hizmetleri görmüşler
    27.
    Ankara ehl-i vukufu Risâle-i Nur’a ait kerâmetleri ve işaret-i gaybiyeleri inkâr edememişler
    28.
    Sizi eski talebelerim ve arkadaşlarım ve kardeşim ve biraderzâdem Abdülmecid ve Abdurrahman’lar bildiğimden, bu mahrem sırrı size açtım
    29.
    Ben kendim, bütün hayatımın harika kısmını, evvelce Gavs-ı Âzamın bir silsile-i kerameti telâkki ediyordum; şimdi Risâle-i Nur’un bir silsile-i kerameti olduğu tebeyyün etti
    30.
    İnsanın fıtratındaki merak, insaniyet damarıyla sizin, farz ve lâzım vazifeniz zararına o hâdise, o geniş boğuşmalara sevk ediyor
    31
    .Bir iki sene zarfında Denizli kahramanları, yirmi sene kadar Risâle-i Nur’a hizmet ettiklerinden, biz Risâle-i Nur şakirtleri ebede kadar onların bu İyiliklerini unutmayız
    32.
    İkramı izhar mektubun tetimmesi
    33.
    Şimdi bir halimi size beyan etmek lâzım geliyor tâ başka sebepler sizi müteessir etmesin
    34.
    Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife, imanını kurtarmaktır,başkaların imanına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır.
    35.
    Risâle-i Nur, sair ilimler gibi okunmamalı. Çünkü ondaki imân-ı tahkikî başka ilimlere ve maarişere benzemez
    36.
    Yedi seneden beri ateş püsküren zâlim beşerin hali,bugün daha çok ızdıraplı bir hale girmiş bulunuyor
    37.
    Risâle-i Nur’un mesleği, tarîkat değil, hakikattir, Sahâbe mesleğinin bir cilvesidir
    38.Âyetü’l-Kübra, güneş gibi iman nurlarını ruhlara telkin edebilir
    39.
    Risâle-i Nur’da müteferrikan parçaları bulunmalarına binaen gayet muhtasar konuşacağım
    40.
    Benim çok kusurlu şahsıma, hüsn-ü zan ile verdiğiniz makamlar cihetinde değil, belki vazife, hizmete bakıp o noktada bakmalısınız
    41.
    Bu zamanda ehl-i îman öyle bir hakîkate muhtaçtırlar ki, kâinata hiçbir şeye âlet ve tâbî ve basamak olamaz ve hiçbir garaz ve maksat onu kirletemez
    42.
    Ankara’da bulunan Emniyet-i Umumiye Müdürü Beye bir mektup
    43
    .Afyon Emniyet Müdürlüğüne bir mektup
    44.
    Risâle-i Nur Şakirtlerinden Ali Efendi, münâfıklar hakkında bir âyet-i kerîmeyi soruyor. Kısaca bir iki cümle beyân ediyorum.
    45.
    Geçen hâdise-i ihânetten merak etmeyiniz. O hâdise söndü, plânları akîm kaldı
    46.
    Risâle-i Nur, parlak ve kuvvetli hakîkatleriyle serbestiyetini kazanmış ve düşmanlarını bir cihette mağlûp etmiş
    47.
    Tam metânet ve tesânüd ve sarsılmamak ve telâş etmemek lazımdır
    48.
    Camide az görüştük; lüzumlu bâzı şeyler söyleyeceğim, hâtırında kalsın
    49.
    Sizin bu defa neşeli, güzel mektuplarınızı, Risâle-i Nur’un serbestiyeti ve matbaa kapısıyla intişârı hakkında beni çok mesrûr eyledi
    50.
    Yirmi Yedinci Mektubun Lâhikasının Zeyli
    51.
    Eğer dünyayı istese ve dileseydi, kendisine sunulan hediye ve behiyeleri, zekât ve sadakaları ve bu teberrû ve terekeleri alsaydı,bugün milyoner olurdu
    52.
    Risâle-i Nur’un, îmânî hakikatlerine gösterdiği hüccetler, hiçbir cihette vesveselere meydan vermiyor
    53
    .Mânen mâruz kaldığım iki şıklı bir suâlin cevabıdır
    54.
    Cenâb-ı Hakka şükrediyorum ki, böyle hâlis, muhlis ve başkalara hüsn-ü misâl olan sâdık şâkirtleri Risâle-i Nur’a vermiş
    55.
    Ektikleri tohumlar, onlar çalışmasalar da, onların bedeline mahsûlat yapıyor
    56
    .Siz hiç müteessir olmayınız. Benim bu vaziyetim,Risâle-i Nur Şâkirlerinin fütûhâtlarına bir vesîledir
    57.
    Bayram tebriklerine âit çok mektupları aldım.Her birine cevap vermeye vaktim,hâlim müsaade etmiyor
    58.
    Risâle-i Nur’un şahs-ı mânevîsi yerine bana haddimden çok ziyâde makam vermiş. Üstadını kendi parlak âyinesinde çok parlak görmüş.
    59.
    Risâle-i Nur, nurdan bir ibrişimdir ki, kâînat ve kâinattaki mevcudâtın tesbihâtları onda dizilmiş
    60.
    Halil İbrahim’in (r.h.) bir şiiridir
    61.
    Zekâi’nin bir şiiridir
    62.
    Risâle-i Nur’a, daha vatana, idareye zararı dokunmamak bahanesiyle tecavüz edilmez; daha kimseyi o bahane ile inandıramazlar.
    63.
    “İhlâs” ve mektupların sûretlerinin hafiyeler tarafından alınması, sizi müteessir etmesin
    64.
    Afyon Emniyet Müdürlüğüne yazılan bir mektuptur
    65.
    İstanbul’da hadiseyi gören Risale-i Nur talebelerinin mektubundan bir parçadır
    66.
    Yangın hakkında Üstadımızın yazdığı hakikate kat’î kanaatimiz geldi; gözümüzle gördük
    67.
    Risâle-i Nur yalvarmaz; onlar yalvarmalı ve aramalı.Ve kıymetini takdir edip müşteri olduktan sonra onların yardımını kabul eder
    68.
    Risâle-i Nur’un hıfz ve neşrine ve sahâbet ve himâyetine çalışmak için hayat isterdim. Fakat hadsiz şükür olsun ki, bir bîçare Said yerinde çok genç Said’ler o vazifeyi yapıyorlar
    69.
    Birkaç aydan beri aleyhime çevrilen desiseleri meydana çıktı. Hıfz-ı İlâhî ile o musibet, yirmiden bire indi
    70.
    Siz, hem bu zamandaki vehhamlıları, hem mesleğimizin muktezası olan mahviyet ve ihlâs ve terk-i enaniyet noktalarını nazara alınız.
    71.
    Hasan Feyzi’nin (Rahmetullahi Aleyh) bir şiiridir
    72.
    Gayet ehemmiyetli bir meseleyi-bundan evvel size icmâlen beyân ettiğim meseleyi-tekrar size söylememe kuvvetli, mânevî bir ihtar aldım.
    73.
    Risâle-i Nur’a, daha vatana, idareye zararı dokunmak bahanesiyle tecavüz edilmez
    74.
    Şimdi tam tahakkuk etti ki, resmen bana ihanet ve hakaret etmek, onunla, teveccüh-ü âmmeyi hakkımda kırmak için gizli bir tedbir kurulmuş
    75.
    Afyon Emniyet Müdürlüğüne yazılan bir mektuptur
    76.
    Risâle-i Nur medreseden çıkmış, ilim içinde hakikate yol açmış
    77.
    Siz sinek kanadı kadar zararı olmayanı bırakınız;kartallar, belki ejderhalar gibi zararlara bakınız
    78.
    Size kat’î haber veriyorum ki, hakkımızda veRisâle-i Nur hizmetinde, inayet-i Rabbaniye ve tevfikat-ı Samedaniye devam ediyor.
    79.
    Dünya fânidir; binler sene yaşamak olsa, bâki olan hayat-ı uhreviyenin yanında,hiç-ender-hiç mesabesindedir
    80.
    Üstadın vasiyetnamesidir
    81.
    Kat’iyen biliniz ki, duanız, onların ağır ve işkenceli zulümlerini, benim hakkımda inayetkâr, maslahattar merhametlere çevirmesine sebep olduğuna kat’iyyen şüphem kalmadı
    82.
    Bu defa, sizin beş altı mübarek mektuplarınıza yanlız bir tek müşevveş mektupla cevap vermemden gücenmeyiniz
    83.
    Eğer benim elimden gelseydi, hayatımdan ve sıhhatimden size memnuniyetle verirdim
    84.
    Çok mânidar ve kuvvetli bir tevafuk ve şâkirtlerin sadakatlerine delil, bir zahir kerâmet-i Nuriyeyi beyan etmeme bir ihtar aldım
    85.
    Siz müteessir olmayınız. Hem merak etmeyiniz. Yalnız dua ile bana yardımediniz.Isparta tam bir Medresetü’z-Zehra ve Câmiül’Ezher olacağını ve olmaya başladığını,kahraman talebelerinin bu ağır şerait altında sarsılmadan faaliyetleri ispat ediyor
    87
    .Dâhiliye Vekili ile hasb-i halden bir parçadır
    88.
    Benim vaziyetim ve verilen sıkıntılar altı vecihle kanunsuz olmasından, ileride mes’uliyetten kurtarmak için insafsız ve kanunsuz beni tâzip edenler, kendilerine bir bahane, bir vesile arıyorlar
    89.
    Siz, meşveretle ne lazımsa yaparsınız. Fakat ihtiyatla, telaşsız velveleye vermemek lazım
    90.
    Ben, Hülâsatü’l-Hülâsayı okuduğum zaman, koca kâinat, nazarımda bir halka-izikir oluyor
    91.
    Halimin müaadesizliği için müteaddit mektuplarınıza bir tek perişan mektubumla cevap vermediğimden gücenmeyiniz
    92.
    Onlar, bu mecmuayı yazmakla feylesofları susturan,imana getiren kuvvetli bir ders-i imanîyi en evvel kendi kendine tam okuyorlar,manevi bir hazine kazanıyorlar
    93.
    Bazan bir harfin ve bir noktanın yanlışı, kıymetli bir mânâyı zâyi eder.
    94
    .Ben, hayalen çok defa eski zamana ve Kastamonu’daki ve Barla’daki mâlûm yerlere ve seyrangâhlara şevkle gidiyorum.Oralarda oturup ağlıyorum.O enîslerimi hayalen görüyorum
    95.
    Demek Risâle-i Nur’a ve şâkirtlerine umûmî bir taarruz yoktur, belki yalnız bana ve elimdeki Nurlara
    96.
    Risâle-i Nur, binlerle benim bedelime konuşuyor, küfr-ü irtidadı kırıyor, anarşiliği bozuyor
    97.
    Dahiliye Vekili Hilmi Uran Beye merhum Salih Yeşil tarafından yazılan mektubun sureti
    98.
    Kırk gündür yatakta sizinle meşgulüm. Hayal ve mesuuma nazaran, huzurunuzun, muhtel olduğuna zâhibim
    99.Ben her sıkıntıya karşı tahammüle karar vermişim.Hem ben iyiliği o reislerden beklemiyorum. Amerikalı ehemmiyetli âlim bütün Risâle-i Nur’u istese ve neşrine sözverse, sizin meşveretinizle bir mükemmel takım ona vereceğiz.
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  7. #17
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.654
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2243 + 185940


    Cevap: Risale-i Nur Külliyatının Fihristi

    101Gariptir ki, en ziyade lehime çalışması lazım olan bazı vazifedarlar, istimal ve istihdam edildi. Nurcular, çok dikkatli ve temkinde bulunmaları lazımdır
    102.
    Risâle-i Nur, dünyada her cereyanın fevkinde bulunması ve umumun malı olması cihetiyle, bir tarafa tâbi ve dahil olmaz
    103.
    Barla’da bulunduğum zaman bütün yazanların tashihatını ve telif hizmetini yapmamda tahakkuk eden büyük inayet ve harika muvaffakiyet, aynen Hüsrev’de yardımcılarında nümunesi var
    104
    .Benden, sergüzeşte-i hayatıma ait sorduğum maddelere gayet kısa ve mücmel işaret edilecek
    105.
    Göklerdeki büyük melâikeler, o dua sahibini gördükçe kürsilerinden inip ona pek büyük bir tevazu ile hürmet ederler
    106.
    Neden herkesten ziyade medreseden çıkanlar Risâle-i Nur’a sarılmaları lâzımken,en ziyade çekinen, onlardan resmî vazifeyi alanlardır?
    107.
    Şan ü şeref ve hodfüruşluk ve kendine güvenmek ve şahsıma beğendirmekten ürküyorum kaçıyorum ve şahsıma karşı medihlerden hoşlanmıyorum.
    108.
    Bu şuhur-u mübarekede, Nurcuların şirket-imâneviyesine inşaallah pek çok kudsî servet girecek
    109.
    Nurun hizmeti, hem maişet, hem rahat-ı kalbe bereketleriyle yardım ettiği gibi, ibadet-i tefekkürî nev’inden olması cihetiyle, mübarek ayların sevaplarına büyük yardımı olur
    110.
    İnşaallah, yine Nurlar, Nurcuların, lâyık elleriyle kalemleri gibi tab’ ve neşredilecek; yabani ve lâyık olmayanlara muhtaç olmayacak
    111.
    Risâle-i Nur, bu millete her gün ekmek gibi lâzımdır
    112.
    Mâdem şimdi her tarafta Nurlara kuvvetli ve kesretli eller sahip çıkıyorlar ve tam muhafaza ve neşrine çalışıyorlar, elbette ben bir parça istirahat etsem tembellik olmaz.
    113.
    Bu sene, Berat Gecesi, Nurcular hakkında çok bereketli ve kerâmetli olduğuna bir emaresini hayretle gördük
    114.
    Feyzi ve Emin’in Üstadlarının Kastamonu’daki hayatımın tarihçesini, hüsn-ü zanla haddimden çok fazla senâlarını tebdil etmeyerek kabulümün sebebi
    115.
    Risâle-i Nur bir vesile-i def-i belâdır; tâtile uğradıkça, belâ fırsat bulup gelir.
    116.
    Emirdağ zabıtasıyla bir hasbihaldir
    117
    .Eğer Nurun buradaki küçücük medresesinin kapısını kırsaydılar,elbette tokat ciddî olacaktı, yalnız ihtar için olmayacaktı
    118.
    Bir aydan beri burada hiç yağmur gelmiyordu ve kalbimiz dahi mâlum taarruzdan Nurculara gelen füturdan ağlıyordu
    119
    .İnebolu kahramanlarının tebrik ve mektuplarında iki tevafuk ve iki kuşun garip ziyaretleri çok mânidardır
    120.
    Senin yazdığın kesretli risâleler, senin bedeline Nurların neşrine hizmet ederler
    121.
    Bugünlerde rahatsızlık için Evrad-ı Bahaiyeyi ezber değil, kitaba bakarak okudum
    122
    .Isparta’nın acip yangınında musibet zedelerin elemlerine ben cidden iştirak ediyorum
    123.
    Senin şimdi vazife-i resmiye çocuklara Kur’ân-ı Azîmüşşânı okutmanı bütün ruh u canımla tebrik ediyorum
    124.
    Benim yanıma çok defa gelen bu hemşilerimin mâsum evlâtları, Nur şâkirtlerinden mâsumlar dairesinde dahildirler ve çok defa hatırlıyorum
    125.
    Şimdiye kadar hiçbir zaman ve tarih göstermiyorki, Risâle-i Nur gibi, pek çok taifelere ve mesleklere hücum eden, bu derece, pek az ve hafif tenkitle kurtulmuş olsun
    126.
    Sekiz yüz sayfayı bin beş yüz nüshaya ve bir milyon sayfalara çıkaran o makine, elbette gayptan imdadımıza gelmiş Nurcu ve bin kalemli bir kâtiptir.
    127.
    Ben ehl-i siyasetin her nevi tâziplerine karşı Hasbünallâhi veni’melvekîl deyip sabır ve tahammüle karar vermişim
    128.
    Nurda şefkat esas olmasından, hanımlar o cihette ileridir ve Nurlara ciddî yapışıyorlar
    129.
    Hiç merak etmeyiniz.Yalnız duanızı almak için şimdilik şiddetli ve suikast eseri olarak evvelce size yazdığım gibi hastalığımı beyan ediyorum
    130.
    Nur şâkirtleri, hiç siyasete karışmadılar, hiçbir partiye girmediler. Çünkü iman,mâl-ı umumîdir
    131.
    Yirmi Beşinci Söz ve Yirmi Birinci Söz’deki ayetler hakkında
    132.
    Risâle-i Nur ekser eczalarında mizanlarla ve kuvvetli ve burhanlı muvazenelerle,felsefenin yoldan çıkmış bu kısmına ilişiyor, tokatlıyor; müstakim, menfaattar felsefeye ilişmiyor
    133.
    Dünya malları kaide-i şahsiyeme girmediği ve muavenetleri kendime kabul etmediğim için, bu işteki maslahatı bilemiyorum
    134.
    Rumuzat-ı Semaniye hakkında yazılmış mektuptur
    135.
    Salâhaddin’in Câmiül’-Ezherle Medresetü’z-Zehranın münasebetini temine çalışmasını ruh u canımızla tebrik ediyoruz
    136.
    Nur Risâlelerinin Medresetü’z-Zehrâsı, Câmiü’l-Ezherin şefkatine çok muhtaç bir mahdumudur, bir talebesidir, şiddetli düşmanların hücumuna hedef olmuş bir şâkirdidir.
    137.
    Kanaat-i kat’iyem geldi ki, Hasan Feyzi, aynen şehit Hafız Ali (rahmetullahialeyh) gibi, benim musîbetimin kısm-ı âzamını kendine alıp mânevî bir fedakârlık eylemiş
    138.
    Bu hayalî hakikate binâen, hakikaten Nurların ışığıyla nurânî gördüğümüz berzaha gitmek, bana değil ağır gelmek, belki bir iştiyak verdi.
    139.
    Denizli gibi kahramanlar ocağından çok Hasan Feyzi ruhunda Nurlara sahip ve nâşir çıkaracak
    140.
    O bir cihette, ölmemiş; belki vazifesini acele bitirmiş, âlem-i berzaha istirahat için gitmiş, terhis edilmiş.
    141.
    Risâle-i Nur’u yazmanın dünyevî ve uhrevî pek çok faydalarından, Risâle-i Nur’da beyan edilen ve şâkirtlerin tecrübeleriyle tasdik edilen yalnız birkaç tanesini beyan ediyoruz
    142.
    Makineyle çıkan mecmuaların başında yazılacak fıkra
    143.
    Zülfikar’ın makineyle hitama yaklaşması, Nurcular,belki bütün memleket için bir saadettir
    144.
    Biz, imanı kurtarmak ve Kur’ân’a hizmet için,Mekke’de olsam da buraya gelmek lâzımdı. Çünkü, en ziyade burada ihtiyaç var
    145.
    İnşaallah Zülfikâr’a verdiği herbir banknota mukabil, bir kâr görecek, binler hayırlara medar olacak
    146
    .Cenab-ı Erhamürrâhimînden tazarru ve niyaz eylerimki, Risâle-iNur’a ve Üstadımıza bu Hasan Feyzi’nin acısını unutturacak daha çok Hasan Feyzi’ler buyursun
    147.
    Bu sıkıntılı zamanda nefsim sabırsızlıkla beni tâciz ederken, bu fıkra onu tam susturdu,şükrettirdi
    148.
    Evvelen, garip bir münâzara-i nefsiyemi, bana mahsus iken, berâ-yı mâlûmât size yazmak hatırıma geldi
    149.
    Şimdi bu mektubunuzdan anlaşıldı ki, onun hâlisâne kudsî hizmetinin bir kerâmeti olarak vefâtını ihsâs ediyordu
    150.
    Kâinatta hiçbir zîşuur, kâinatın bütün eczâsı kadar şâhitleri bulunan Hâlık-ı Zülcelâli inkâr edemez
    151.
    Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat, Sahâbeler zamanındaki fitnelerden bahis açmayı menetmişler
    152.
    Şimalden gelen küfr-ü mutlak cerayanını durduracak, yalnız Risâle-i Nur’dur. Siyaset,diplomatlık, bu vazifeyi göremez
    153.
    Haricî ve büyük bir düşmanın hücumu zamanında, dahilî küçük düşmanlıkları bırakmak elzemdir
    154.
    Hazret-i Peygamberin (a.s.m.) yanında gördüğün adamda, Nur ve Risâle-i Nur şakirtlerinin şahs-ı mânevîsidir
    155.
    Vazifemizi yapıp, vazife-i İlâhiyeye karışmamak gerektir diye, hem bana, hem sizin bedelinize tesellî buldum
    156.
    Bana nisbeten genç, faal bir kardeşim, benden sonra, kardeşlerim gibi vazife-i Nuriyemi yapıyorlar diye kemâl-i istirahat-i kalple ecelimi beklerim.
    157.
    Marangoz Ahmed’in ve medresenin üstadı olan merhum Hacı Hâfız’ın kerâmetli ve fâtına dair
    158.
    Risâle-i Nur’a çok hizmet eden kahramanlar hakkında
    159.
    Ekseriyet değil, belki yalnız fevkâlade bir cesaret ve gayret taşıyan bir kısım hocalar Nurlar dairesine girip, girmeyenleri de bir derece affettirdiler.
    160.
    Has şâkirtlerin mabeynindeki tesanüd-ü hakikînin verdiği kuvvet,benim gibi bir biçarenin sizce fevkalâde zannedilen fedakârlığından geri kalmayacaktır inşaallah
    161.
    Ben Isparta’yı toprağıyla, taşıyla, bütün ahalisiyle mübarek gördüğümden, oradaki hükûmete, hususan zabıtasına ciddî dost nazarıyla bakıyorum.
    162.
    Refet Beyin mübarek mâsumunun dokuz yaşında iken Risâle-i Nur’dan Birinci Sözü yazması hakkında
    163.
    Eski dahiliye vekili, şimdi parti kâtib-i umumisi Hilmi Beye yazılan mektup
    164.
    Dahiliye vekili ile hasbihalden bir parçadır
    165.
    Üstadımızın yanına ehemmiyetli iki miralay, bir de ehemmiyetli meb’us Üstadın yanına geldiler
    166.
    Beşerin bu asırda Kur’ân’a şiddet-i ihtiyacını hissetmesi ve bil fiiil kabul etmesi büyük bir hâdise-i Kur’âniyedir
    167.
    Risâle-i Nur, müşterileri aramaz; müşteriler onu aramalı yalvarmalı.
    168.
    Nur hakikatlerini ve hakâik-i imâniyeyi mâsumâne, müştakâne dinlemeleri için onları ve üstadlarını ve peder ve vâlidelerini tebrikediyoruz
    169.
    Onun uzun mektubunu, hastalığımdan, tashih ve ıslah ve tâdil edemedim. Hakkımda pek ziyade senâlarını ya kaldırmak, ya tâdil etmek lâzımdır
    170.
    Maddi ve mânevi bir sual münasebetiyle hatıra gelen bir cevaptır
    171
    .Risâle-i Nur’un serbest intişarıyla belâların ref’i ve ona ilişmek ve susturulmakla belâların gelmesi sabit olmuş, hatta mahkemede ispat edilmiş
    172.
    Bu tokatlardan pürşer beşer, şirkten şükre girmezse ve Kur’ân’a tarziye vermezse,melâike elleriyle de ahcar-ı semâviye başlarına yağacığını bu sûre bir mânâ-i işârî ile tehdit ediyor
    173.
    Hem şuhûr-u selâse, hem üç ay mühim mecmuaların çıkmasına kadar bütün dünya saltanatı verilse de bakmamaya mecbur oldum
    174.
    Merak etmeyiniz, inâyet-i Rabbâniye devamdadır. Bu yeni taarruzları, inşaallah akîm kalacak, hem Nurun fütuhâtına yardım edecek.
    175.
    İmânı kuvvetli bir zâbıta veya adliye memurunun, on adam kadar millete fâidesi olabilir
    176.
    Risâle-i Nur’un yüksek hakîkati, dünyanın hiçbir menfaatine tenezzül edip âlet olmadığı
    177
    .Zülfikâr ve Asâ-yı Mûsâ’nın fütuhhatları
    178.
    Bilumum Diyanet müntesipleri, eserleri takdirle karşıladılar
    179.
    Bu şâşaalı baharın çiçeklerini temâşâ etmek için araba ile bir iki saat geziyorum
    180.
    Aziz, mâsum evlâtlarım, Kur’ân’ı öğrenmek için ders almaya çalışıyorsunuz. Sizin bildiğiniz yeni harfte noksanlar olduğu için,mümkün oldukça yeni harften okunmamak lâzım gelir
    181.İki cihette mânevî hizmetlerinize ve duâlarınıza ve benim yerimde yapamadığım mânevî kazançlarınızın imdadıma gelmesine şiddetle ihtiyacım var
    182.
    Ravza-i Mutahharra civarındaki mübarek heyet-i ulemâya takdim edilen Asâ-yı Mûsâ ve Zülfikar risâlesidir
    183
    .Medresetü’z-Zehranın maddî tesisine çok mâniler bulunduğundan, şimdilik Nur şâkirtlerinin heyet-i mecmuasının dairesinden ibarettir.
    184.
    Dünyanın mahiyeti anlaşıldıktan sonra, elbette hayat-ı ebediyeden başka beşeriyetin o inkisar-ı hayal yarasını tedavi edecektir
    185.
    Ehl-i imanın vahdetine çok zarar veren siyasî cereyanlar Alevîlerin fıtrî fedakârlıklarından istifade edip kendilerine alet etmemek için Nur dairesine çekmek büyük maslahattır
    186.
    Mübarek kalemleriyle yazdıkları tebriklerini, umum Safranbolu veEşâni medrese-i Nuriyesi namına bu Ramazan’ın bir firdevsî teberrükü hesabına kabul ettik
    187.
    Siracü’n-Nur’un sıhhatli, mükemmel, güzel çıkması,Medresetü’z-Zehranın gayet ehemmiyetli bir yeni dersidir ki, geniş daire-i Nuriyede merakla okunacaktir, inşaallah
    188.
    Hem gizli düşmanlarım, hem nefsim, şeytanın telkiniyle zayıf damarımı arıyorlar ki, beni onunla yakalayıp Nurlara tam ihlâs ile hizmetime zarar gelsin
    189.
    Eski Said’in sergüzeşte-i hayatından harika üç vakıa, şimdi tahakkuk etmiş ki, ileride çıkacak Risâle-i Nur’un kerâmeti imiş
    190.
    Bu memleket ve millet ve hükûmet, bu eserlere şiddetle muhtaçtır
    191.
    Eski medreselerde beş on seneye mukabil, inşaallah Nur medreseleri, beş on haftada aynı neticeyi temin edecek ve yirmi senedir ediyor
    192.
    Nurların galebesiyle ve mânevî fütuhâtıyla müsâdere edilen kitaplarınızı Ankara’nın emriyle size iade etmeleri büyük bir fâ’l-i hayırdır.
    193.
    Nurların muârızları, her cihetle mağlup olduktan sonra, zahiren bize hoş görünmeyen ve hakikaten Nurlara menfaatli bir plan takip ediyorlar.
    194.“Bizler Nur dairesindeyiz; bizi bırakma, gitme” gibi bir mana var hissettim
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  8. #18
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.654
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2243 + 185940


    Cevap: Risale-i Nur Külliyatının Fihristi

    HÜVE NÜKTESİ
    195.
    Gençliği dalâlet ve sefâhet uçurumuna düşmekten kurtaran imânî meseleleri misâllerle izah eder
    196.
    Şimdiye kadar hiçbir eserin böyle ağır şerâit altında bu derece tesirli intişârını tarih göstermiyor
    197.
    Risâle-i Nur’un mesleğindeki sırr-ı ihlâs; imân, Kur’ân hakikatlerinden başka hiçbir şeye âlet tabi olmadığı
    198.
    Risâle-i Nur gizlenmiyor ve başka kitaplara benzemiyor ve temellük edilmiyor.Nerede bulunursa bulunsun, ben Nurdan gelmişim der
    199.
    Nurların inkişâfı ve fütuhâtı gittikçe ziyadeleşiyor, resmî adamların çoklarını içine alıyor
    200.
    Mu’cizâtlı Kur’ân hakkında
    201
    .Sikke-i Gaybiye’nin fiatı olarak Rehber’in âşirlerinden parasını verdim, aldım,size gönderiyorum
    202
    .Leyâli-i aşerenizi tebrikle beraber, size Nurun iki kerâmetini beyân ediyoruz
    203.
    Hem dahilde, hem hariçte Nurun fütuhâtı devam ediyor
    204.
    Lüzumsuz, geçici, günahlı zevklerin âkıbeti elemler, teessüşer olmasından, istemiyorum
    205.
    Nurun mesleğinde hiçbir cihette benlik ve şahsiyet ve şahsî makamlar arzu etmek ve şan, şeref kazanmak olmaz
    206
    .Ecnebide çok Bismarck’lar ve Mirster Carlyle’lar çıkacaklar ve emareleri de var diye Nurculara bir bayram hediyesi olarak takdim ediyoruz ve Bismarck’ın fıkrasını leffen gönderiyoruz
    207.
    Üç mühim Nur merkezinde üç berber tam birbirine benzer bir tarzda Nura büyük hizmetleri, hem her birisi çocuklarıyla Nurlara çalışmaları, beni mesrur eyledi
    208
    .Aynen iade edilen bazı risâlelerin eski huruşateksirini bir suç sayıp ceza vermek, adliyeleri cidden alâkadar edip adâlet şerefini kırıyor
    209.
    Nurun hakikî şâkirtlerine Nur kâfidir. Onlar da kanaat etmeli, başka şere şereve maddî menfaatlere gözünü dikmesin
    210.
    Âhirde kat’iyen mukabelesiz hediyeler beni hastalandırdığı, çok tecrübelerle pekkat’îleşti
    211
    .Üstat erzak ve elbiselerini satıp parısını göndermesi ve Dârü’l-Hikmetten aldığı parayı Lem’alar mecmuasının fiyatı olarak göndermesi.
    212.
    Risâle-i Nur’un, Haremeyni Şerifeynce makbuliyetine bir alâmet.
    213.
    Bir habbeyi, evham yüzünde çok kubbeler yaptıklarını öğrendik
    214
    .Kanunca ifademi almak lâzımken ifademi almadılar.Ben de ifademi şimdi adliyenin şahs-ı mânevîsine ve Dahiliye Vekiline berâ-yı malûmat beyan ediyorum
    215.
    Cenab-ı Hakka hadsiz şükür olsun ki, bu yeni taarruzda ve çok geniş ve çok evhamlı taarruz, yüzde bire indi
    216.
    Sizin muvaffakiyetinizi ve sebatınızı ve Yirmi Dokuzuncu Sözün elişer kerâmetini muhafazasıyla mumlu kâğıtlara yazılmasını ve çalışmanızı fütur gelmemesini ruh u canımızla tebrik ediyoruz
    217.
    Reisicumhura gönderilen istinadın zeylidir ki,mecbur oldum yazmaya
    218.
    Ankara Valisi Nevzat Bey, cebren kıyafetime ilişmek istedi; hem muvaffak olamadı, hem kendi kendini intihar etmekle tokadını yedi.
    219.
    Adliyenen şahs-ı manevisine ve dahiliye vekiline bera-yı malumat takdim edilen ve Emirdağ’ındaki istintakta verdiğim ifadenin hâşiye ve lâhikasıdır
    220.Eğirdir’de Asâ-yı Mûsâ’yı müsadere eden ve mahkemeye veren adam kendisi iki sene hapis cezasıyla tokat yedi
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  9. #19
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.654
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2243 + 185940


    Cevap: Risale-i Nur Külliyatının Fihristi

    EMİRDAĞ LÂHİKASI 2.BÖLÜM
    221.Herbinize derecesine nispeten eski zaman üstadlarının icazet almaya lâyık olan talebelerine icazet-i ilmiyeyi verdikleri misilli icazet veriyorum.
    AFYONHAPSİNDEN SONRA EMİRDAĞINDAN YAZILAN MEKTUPLAR
    222.Meselemizde hiçbir tarihte ilm-i hakikate ve hakaik-i imaniyeye karşı bu derece garazkârâne, gaddarane tecavüz olmamış
    223.Sizlere, gönderdiğiniz Nur eczalarının hediyesine bin barekâllah, mâşallah deriz
    224.Sungur Ankara’da ikenÜstadımıza yazdığı mektubun suretidir
    225.Yirmi Dokuzuncu Mektubun İkinci Makamının en baş sayfasındaki, sual ve cevaptan sonra şu nükte yazılacak
    226.Madem Nur risâleleri medrese malıdır. Siz de medreselerin hem esası, hem başları, hem şâkirtlerisiniz
    227.Diyanet Reisi Nurdan bir takımı musırrâne istedi.Üstat da şiddetli hastalığı içinde tashih edip-şimdilik bitmek üzedir –Diyanet Reisinden onun mânevî fiyatı olarak üç madde istemiş
    228.Hâfız Mustafa, aynen Hâfız Ali gibi vazifesini bitirdi, âlem-i nurave ve berzaha,Hâfız Ali ve Hasan Feyzî gibi kardeşlerimizin yanına gitti
    229.Size şahsıma ait birkaç meseleyi beyan etmek kalbime ihtar edildi
    230.Bu havalide Miraç gecesinden bir gün evvel ve bir gün sonra müstesna bir surette rahmetin yağması işarettir ki, bu vatanda bir umumî rahmet tecellî edecek, inşaallah
    231.Celâl Bayar’a yazılan kısa bir yazı
    232.Reisi Cumhur Celâl Bayar ve Heyet-i Vükelâsına yazılmış bir mektup
    233.Komünistlerin zındıklar kısmı, habbeyi kubbe yapıp bahanelerle Nurların serbestiyetine mâni olmaya çalışıyorlar
    234.Halk Fırkası iktidar partisi iken Üstadımıza yapılan eşedd-i zulüm ile yüzer kanunsuz işkencelerinden birinci nümûnesi
    235.Benim son hayatımı Isparta havâlisinde geçirmek büyük bir arzumdur
    236.Medresetü’z-Zehrâ erkânları, benim şahsımın da hakiki vekilimdirler. Bana,şahsıma gelen mektuplara, onlar benim bedelime cevap versinler
    237.Hak ve hakikatin nâşiri olan Sebilürreşad’a halenHalk Partisi nâmına yapılan yüz cihetle kanunsuz bir muameleyi arz ediyoruz
    238.Hakiki adâlet ve hürriyet için çalışan zâtlara birkaç nokta beyân ediyorum
    239.Ehemmiyetli bir hakikat ve Demokratlarla Üniversite Nurcularının bir hasbihalidir
    240.Risâle-i Nur bu zamanda kâfidir. On sene medresede okuyanlar, Risâle-i Nur’la bir senede aynı istifadeyi ettiklerine şahit, binler ehl-i ilim var
    241.Bin mâşallah; Sözler mecmuasındaki yanlışlar yok gibidir
    242.Biz müşahedatımızla kat’î bir kanaatteyiz ki,Risâle-i Nur’a ilhadve zındıka nâmına ilişildiği zaman, umumî bir musîbet geliyor.
    243.Büyük mecmualarımızın imhasına sakın, sakın meydan verilmeyecektir. Ne pahasına olursa olsun kurtarılacaktır
    244.Çok ehemmiyetli ve mahrem bir işi haber veriyoruz
    245.Devlet Bakanlığına yazılan bir mektup
    246.Büyük Doğu’nun yirmi dokuzuncu sayısında; “Lozan’ın İçyüzü” diye yazılan makaleden
    247.Baştan başa zulmetli, kararmış olan Ankara şimdi pek çok değişmiş ve gittikçe değişmekte
    248.Benim nâmıma gelen mektuplara Medresetü’z- Zehra erkânları münasip tarzda benim bedelime cevap vermelerini onlara havale ediyorum
    249.Nurculara ehemmiyetli bir müjde
    250.Nur Risâlelerinin ve Nurcuların siyasetle alâkaları yok
    251.Benim bütün elemlerime ve hastalıklarıma ilâç,Medresetü’z- Zehranın faaliyetinden ve muvaffakiyetinden ileri geliyor
    252.Medresetü’z-Zehra erkânlarına ehemmiyetli bir meseleyi havale ediyorum
    253.En büyük müjde ve Risâle-i Nur’un tam serbestiyetine bir mukaddeme olarak,çok ziyade beşaretine sevindik
    254.Cenâb-ı Hakka hadsiz şükrolsun, mahkemede üç sene hapsedilen Asâ-yı Mûsâ risâlesinden ve Sikke-i Gaybiye risâlesinden beş nüshayı kemâl-i sürur ile aldık
    255.İnşaallah, kırk senedir takip ettiğimiz mühim bir maksadımız,vatan ve milletin menfaati için yapmaya mecbur olduk
    256.Bu Muallim Osman, Ceylân’ın hapis arkadaşıdır.Ondan tam ders almış. İkinci bir Ceylân olmak kabiliyeti var
    257.Mahkeme-i Kübrâ’ya şekvâ ve müdafatın bir hâşiyesidir
    258.Bazı zatların mektuplarını berâ-yı malûmat size gönderdim
    259.Cenâb-ı Hak, senin kudsî niyet ve ihlâsınla en mühim genç Said’leri senin etrafında toplatmış
    260.Hüsrev’in kalemiyle yazılan Kur’ân’ı fotoğrafa tabetmek ihtimali hatırımıza
    261.Başta Hüsrev olarak o erkânların hiçbir hareketini tenkit etmemek ve kemâl-i ihlâs ve samimiyetle onlara tensanüt ve tam kardeş olmak lazımdır
    262.Gösteriyor ki, bu Lemeat, Risâle-i Nur’un bir müjdecisi vefihristesi ve bir fidanlık nümunesidir
    263.Risâle-i Nur’un hakikat-i Kur’âniyeye dair verdikleri haberlerini zamanın tasdik etmeleri
    264.Nurcuları yirmi seneden beri tâzip eden ve hapislere sokan bedbahtlardan bazılar,her günde biraya bize verdikleri sıkıntılar kadar mânevî azap çekiyorlar
    265.İhtiyar kadınlara ehemmiyetli bir müjde ve bekâr mücerret kalmak isteyen genç kızlara bir ihtar
    266.Hapsin latif bir hâtırası
    267.“Risâle-i Nur imhâ edilmez” diye yazılan ayn-ı hakikat parçayı Başbakan, Adliye Bakanına ev adresleriyle yine diğer bakanlarında resmî adreslerine gönderdik
    268.Mahkeme-i kübrâya şekvâ ve müdâfaâtın bir hâşiyesi olan parçanın hulâsasıdır
    269.Sizin Nurun neşrindeki muvaffakıyetinizi âlem-i İslâm tebrik edip alkışlayacak
    270.Risâle-i Nur’un mühim bir hakikatinden siz fıtraten bir ders aldınız. Yine o hakikatı nazar-ı dikkatle alınız
    271.Onlar birer Said olarak benim bedelime sizi ziyaret ve tebrik edip sâir şeylerimide size beyân etsinler
    272.Üstadımızın tebrik telgrafına Reisicumhur Celâl Bayar’ın telgrafa verdiği cevaptır
    273.Sözler mecmuasının on beş tanesini Ankara’ya gönderdim. Çok fayda vermiş
    274.Yeni hükûmet yavaş yavaş anlıyor ki, hakiki kuvvet Ku’ân’dadır
    275.Nur mecmualarıma benim bedelime sahip ve vâris olsunlar ve Arabîye tercümeye çalışsınlar
    276.Ankara içinde küçük bir medrese-i Nuriye manasında,küçük Said’ler ve Nurun fedakârları her gece birisi bir mecmuayı okur,ötekiler ders alır gibi dinliyorlar
    277.Hakikaten Eşâni ve Safranbolu, aynen Isparta’nın kahramanları gibi Nurlara mütemadiyen çalışıyorlar
    278.Müdafaatın bir hâşiyesidir
    279.Papalık Makam-ı Âlîsinden gelen bir mektup
    280.Hizmet-i imaniye içinde en büyük kuvveti nurcular buldular
    281.Seyyid Salih’in mektubundan bir parçadır
    282.Bura için merak edecek hiçbir şey kalmadı. 5Mart’taki merak 18Nisan’da ferah buldu. Polis dairesi, Nur dairesi oldu
    283.Bu sene Mısır radyosu Perşembe gecesi Miraçtan çok bahsetmesinden,hem Perşembe ve hem de Cuma gecesi Miraç yaptım
    284.Hüve Nüktesinin bir gün evvel Medresetü’z-Zehranın erkânlarına bir ders nevinden söylediğim çok noktalarından yalnız üç noktasını sizlere beyan ediyorum
    285.Dindar ve hamiyetkâr ve vatanperver milletvekillerine şunu arz ediyorum.
    286.Çekirdek gibi, medrese ilimlerine bir ağaç ihsan edilecek ve o ağacın hizmetinde bulunana karşı pek çok rakipleri ve muarızları bulunacak
    287.Nur Risâleleri ve talebeleri, hıfz ve inâyet-i İlâhiyeye mazhardırlar.
    288.Bu zamanda hocalardan, hattâ sofîlerden ziyade zabıta efradı ehl-i takvâ olup kebâirden kendilerini muhafaza ve ferâizi yapmasını vazifeleri iktiza ediyor
    289.Üstadımızın çok evvel yazmış olduğu zîrdeki mektubu, şahsî nüfuz temin ve dini siyasete âlet etmek ithamlarına tam bir cevap olduğundan, kararnameye ilhak edilmiştir
    290.Sizce münâsip ise, Başvekile ve dindar mebuslara verilmek üzere,ihtara binâen yazdırılmış gayet ehemmiyetli bir hakikattir
    291.Hazret-i Üstadın Emirdağ’ında Santral Sabrî, Sıddık Süleyman’a Arabî İşârâtü’l-İ’câz’dan verdiği derstir
    292.İfadetü’l-Meram ve kısa bir tercümesi
    293.İfadetü’l-Meram ve tercümesinin bir hulâsası
    294.Çok defa mânevî, hem çok cihetlerden ehemmiyetli iki suallerine mahrem cevap vermeye mecbur oldum
    295.Demokratların bir kısm-ı mühimmi Nurların serbestiyetine taraftar çıkmalarını bütün ruh-u canımızla tebrik ediyoruz
    296.Emirdağ’ının mânidar bir hâtırası
    297.Herbir adam eğer hanesinde dört beş çoluk çocuğu bulunsa kendi hanesini bir küçük medrese-i Nuriyeye çevirsin
    298.Bu mektupta bir ince meseleyi meşveret sûretiyle reyinizi almak için gönderdik
    299.Mahkemelerin tehirinde hayır var. Şimdiye kadar Nura ve Nurculara verilen zahmetler, rahmetlere dönmesi gösteriyor ki, bu tehirde de hayırlar var
    300.Üstadımız notalar hükmünde söyledi bizde kaleme aldık
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  10. #20
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.654
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2243 + 185940


    Cevap: Risale-i Nur Külliyatının Fihristi

    301.Elli beş sene bir gaye-i hayalim ve hayatımın bir neticesi olan Medresetü’z-Zehranın mânevi hakikatini siz, Medresetü’z-Zehra erkânları tamamıyla gösteriyorsunuz
    302.Eski Said’in matbu eserlerinden birisi elime geçti.Merak ve dikkatle baktım. Bu fıkra hatıra geldi

    303.Medresetü’z-Zehra erkânlarının arzularıyla verilen bir dersin bir hulâsasını sizlere de söylemeyi münâsip gördük
    304.Sirâcü’n-Nur başındaki münâcâtı okudum. Ülfet ve âdet ve yeknesaklık perdeleri altında çok harika hakikatler gizleniyor gördüm
    305.Nur âleminin bir anahtarının bir hâşiyesi
    306.Zülfikar Mu’cizât-ı Ahmediye’yi tashih için açtım.Birden şu satırlar nazarıma ilişti
    307.Nurların parlak fütuhatına bir derece mümanaat fikriyle, gizli dinsizler bir kısım resmî memurları alet ederek keyfî kanunlarla ilişiyorlar
    308.“Dinî hissiyatı siyasete âlet ediyorum” diye ithamlarına karşı deriz.
    309.1952’de İstanbul’da görülen Gençlik Rehberi mahkemesine, ehl-i vukufa cevaben verilen itiraznamedir
    310.On beş sene evvel Rehberin başında yazıldığı gibi,bazı gençler kendilerinin hayat-ı dünyeviye ve uhreviyesini muhafaza için yanıma geldiler. Ben de onlara lillâh için o Rehber dersini verdim
    311.Bu arîzamı Nurla alâkadar ve hac refiklerimden Karakoçanlı Hacı Sabri kardeşimle takdim ediyorum
    312.Terbiye-i mâneviyenizin âsârını her vakit bize ihsâs eden Rahîmimene kadar şükretsem azdır
    313.Gördüğünüz meziyetler benim değil, Risâle-i Nur’undur. O da Kur’ân-ı Hakîmin bir hakikatininin bir tefsiridir
    314.Risâle-i Nur her şeyin hakikatini beyan etmiş, başka izahata ihtiyaç bırakmamış
    315.Mahkeme reisine yazılan bir mektuptur
    316.Kur’ân’ın Arabî bir tefsiri ve Risâle-i Nur’un Arabî Mesnevî-Şerifi olan ve Zülfikâr büyüklüğünde ve altınla yazılmaya layık bir mecmua dahi inşaallah teksir edilecek
    317.Bu mektup Samsun’da Büyük Cihad gazetesinde intişar etmiştir.Müfterilerin tahrikâtıyla Samsun’da muhakeme açılmasına sebep olmuştur. Muhakeme beraatle neticelenmiştir
    318.Bu vatanda şimdilik dört parti var. Biri Halk Partisi, biri Demoktart Parti, biri Millet, diğeri İttihadı İslâmdır
    319.Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî, Samsun’da münteşir Büyük Cihad gazetesinde neşrolup orada muhakemesi görülen müdafayı İstanbul mahkemesinde okumuş ve mahkeme beraatle nihayet bulmuş
    320.Bağdat’ta çıkan ed-Difa gazetesinin muharriri İsa Abdülkadir’in Arabî makalesinin tercümesi
    321.Bağdat’ta çıkan, ehemmiyetli, siyasî bir ceride olan ed-Difa gazetesinin muharriri İsa Abdülkadir diyor ki
    322.Risâle-i Nur’un vatana, millete ve İslâmiyete büyük hizmetini kabul ve takdir eden Başvekil Adnan Menderes’e Üstadın yazdığı mektup.
    323.Adnan Menderes’e gönderilmek niyetiyle evvelce yazılan içtimaî hayatımıza ait bir hakikatin hâşiyesini takdimediyoruz
    324.Büyük Cihad gibi hâlisâne dine hizmet eden o cerideye ve onun sahip ve muharrirlerine din namına minnettâr oldum ve “Allah razı olsun” dedim.
    325.Samsun’dan gelen tebliğnâmeye karşı kısaca cevabımı Samsun Heyet-i Hâkimesine takdim ediyorum
    326.Gayet ehemmiyetli bir hâdise, bir istida ve bir şekvâdır
    327.Birinin hatasıyla başkası, hatta kardeşi de olsa mes’ul olamaz
    328.Ankara’da bir kadeşimizden Asâ-yı Mûsâ ve Gençlik Rehberini bahane ederek umum Nur Risâlelerini almak için gelmişler
    329.Heyet-i Vekileye ve Tevfik İleri’ye arz ediyoruz
    330.Doğu Üniversitesi hakkında tahrifçi bir gazeteye cevaptır
    331.Mahkememizin tehiriyle işlerin Ankara Mahkemesine havale edilmesinde çok fayda var
    332.Üstadın ziyaretçilere dair bir mektubu
    333.Hem madem Risâle-i Nur’un mesleği hıllettir. Ve Urfa ise, İbrahim Halilullah’ın bir menzilidir. İnşaallah hıllet-i İbrahimiye parlayacaktır.
    334.Urfa taşıyla, toprağıyla mübarektir
    335.Bu maddî ve mânevî iki dehşetli hastalık içerisinde şefkat hissiyle bütün zîhatların elemleri hatıra geldi
    336.Benimle görüşmek isteyen azîz kardeşlerime beyan ediyorum
    337.Üstadımız Şarkî Anadolu’da Câmiü’l-Ezhere muvafık Medresetü’z-Zehra namıyla bir İslâm Üniversitesi kurulması için çalışmış ve bunun kat’î lüzumunu daima ileri sürmüştür
    338.Yazıları beş vecihle iftira ve yalan olduğunu gördüğüm bir gazeteyi bana okudular.Böyle iftiraların hem Isparta’ya hem neşredenlere büyük zararı var
    339.Üstadımızın köylerde dolaştığına dair çıkarılan uydurma habere karşı bir cevaptır
    340.Nur talebeleri âsâyişçidirler. Âsâyişi muhafaza ettiklerinin delil-i kat’îsi şudur
    341.Denizin o dehşeti içinde kemâl-i şevkle o mübarek denizi kabul ediyordum
    342.İmân hizmetinde ihlâs-ı etemle, anarşîliği durdurmakla, âsâyişi muhafaza etmekle sabır ve tahammül gerektir. Ben de bunun için rahatımı, haysiyetimi feda ediyorum
    343.Üstadımızın vasiyetnâmesi
    344.Menderes’in Konya nutkuna dair açıklaması
    345.Madem Isparta benim hakikî bir memleketimdir. Ben ruh u canımla bu hakikî memleketime ve insanlarına hayır kazandırmak istiyorum.
    346.Üstadımız izzet-i ilmiyeyi muhafaza için eski zamandan beri en büyük reislere tenezzül etmedi
    347.Üstadımızın Afyon mahkeme heyetine görderdiği yazının suretdir
    348.Nur talebelerinin Adnan Menderes’e yazdıkları mektup
    349.Demokratlara büyük bir hakikatıihtar
    350.Yirmiüç mahkeme demişler ki: “Suç bulamıyoruz
    351.Ankara’da dindar Ahrarların kongresinde beni Diyanet Riyaseti dairesinde bir vazife ile tavzif etmeyi hararetle istemelerine
    352.İmânın dünyada bir nevî Cennet lezzetini benim hayatımda temin ettiğine dâir
    353.Üstadımızı ziyarete gelip de görüşemeyenlerin ve biz görüştürmeden gidenlerin hatırları kırılmamak için, Üstadımızın gizli harika bir ahvâl-i ruhiyesini beyan etmeye mecbur olduk
    354.Üstat Bediüzzaman Said Nursi üçüncü Eğitim Tümeni Camiine harç koydu
    355.Üstadımız Said Nursi’de billahsa son zamanlarda bir hal vâki olmuş ki, kimse ile konuşmuyor
    356.Hüseyin Avni ve Tahsin Tola ile bir hasbihaldir
    357.Vasiyetnâmenin bir zeylidir
    358.Bazı gazetelerde çıkan yalanlar hakkındaki bir tekzibi berâ-i mâlûmât gönderiyoruz
    359.“Mahkeme-i Kübrâya Şekvâ”ya bir haşiyecik olarak beyan ediyorum
    360.Reis-i Cumhura ve Başvekile yazılan bir mektuptur
    361.Hem benim ruhuma geldi ki: Senin binler, belki yüz binler bedeline ders verecek konuşacaklar var
    362.Berâ-yı malûmat hem resmî zatlara, hem dostlara mühim bir hakikati beyan ediyoruz
    363.Aleyhimizde olan Cumhuriyet gazetesi müdafaamı çok yanlış ve gayet fena bir tarzda tağyir etmiş
    364.Bu mektup aynı zamanda telgrafa veya mektupla Üstadımızın leyle-i Beratlarını tebrik eden kardeşlerimize cevaptır
    365.Umum dostlarıma ve Nur kardeşlerime bu vasiyeti ilân ediyorum
    366.Ecel muayyen olmadığı için, benim, şiddetli hastalığım her vakit gelebilir diye,evvelce yazdığım vasiyetnâmelerimi te’yiden bu vasiyetnâme de şiddetli,dahilî bir hastalığımda ihtar edildi
    367.Tevâfukatın bir nev’î de Lâfza-i Celâl’de görülen zâhir tevâfukattır. İşte, mu’cizatlı Kur’ân’ımız bu tevâfukatı gösteriyor
    368.Ankara’ya bu defa geldiğimin mühim bir sebebi, İslâmiyete ciddî taraftar Dahiliye Vekili Namık Gedik’i görmek ve İslâmiyetin kahramanı olan Adnan Beye ve Tevfik İleri gibi mühim zâtlara bir hakikati söylemektir.
    369.Gayet şiddetli hasta Üstadımıza mühim, resmî bir zâttan bir mektup geldi. Diyorki
    370.Müdde-i umumîler hakkında Üstadımızın garip bir hâlet-i ruhiyesini beyân etmek zamanı geldi
    371.Bediüzzaman Said Nursi’nin gazeteler bir mektubu
    372.Umum Nur talebelerine Üstat Bediüzzaman’ın vefatından önce vermiş olduğu en son derstir
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

Sayfa 2/3 İlkİlk 123 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

102, 103, 104, 105, 106, 108, 111, 112, 113, 115, 117, 118, 119, 120, 121, 124, 125, 126, 127, 128, 130, 131, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 151, 152, 153, 154, 155, 157, 159, 160, 161, 162, 163, 271, açacak, acip, acizane, adedince, adıyla, aldatan, âlemleri, altıncı söz, alınmış, amerikalı, andan, araf, arz, atmak, aya, aynen, azamı, bahisleri, bakıyorum, basamak, başındaki, bertaraf, berzahta, beşinci söz, biliniz, binaen, birdir, birinci söz, birlik, bitirmiş, bozulması, buldum, bulunmak, buna, bundan, bütün, bıraktığı, çalışıyor, çalışıyorlar, camide, cesaret, cevaben, çoklar, çoktur, cumhura, cümleyi, çıkarılan, dadır, dediler, demişler, derece, derstir, değişmekte, değişmesiyle, dikkatle, doktora, dördüncü söz, düğü, düşmanı, dış, edenleri, ediyorlar, elimizden, elzemdir, emareleri, emirdağ, engeller, esasa, etmekteyiz, etmeme, etmemesi, etsem, ettiklerini, ettiğimiz, eşlerini, eşsiz, farklar, fazileti, ferah, fikirleri, fütur, fıtraten, gayret, gelmiş, getirip, gitmiş, gitti, görmeye, görüyorum, gözümüzle, güzelliği, gıybetin, hakaiki, hakikat, hakikatine, hakikatten, hakkaniyeti, hâli, halka, hallerini, harbi, hasletlerin, hayalen, hayrette, hazretlerini, haşir, haşirde, hidayetin, hissediyorum, hissettim, hitaben, hizmete, hücum, huyları, hıfzıyla, ibarettir, icadı, ihanet, ihata, ihyası, ikincisi, ilân, imaniyeyi, imdat, inancı, istemeye, itiraza, izale, işaret, iştiyak, kabre, kadınları, kafaya, kahramanlarının, kalacak, kalbimde, kalsı, kanunları, kardeşi, kardeşlere, kardeşleri, kardeşlerimin, kardeşlerimizi, kendilerini, kesretli, kimsede, korunması, kötülüklerin, koyan, küfr, küfrü, kuvvetle, kısmı, kıymetini, kıymetsiz, lâfza, lâhikasından, lâkin, libası, lozan, lüzumu, makalesini, manen, manevî, marangoz, mağlup, mecbur, mecmuası, medrese, mektubudur, mektubundan, meselede, meseledir, meselelere, meselesine, meseleyi, meydanı, milleti, muazzam, mücahede, mücazefe, mucib, muhterem, mukayese, mükellefiz, mümkü, müş, nihayet, nüfuz, numunesi, nutku, okursam, olduk, olduğuna, olduğundan, olmadığı, olmaktan, olmayanı, olmayı, omuzuna, onlardan, oradan, oralarda, ortaklığı, parçalar, payidar, paylaşı, pencerelerden, peygamberlere, pınarı, rahmeten, risale-i, risale-i nur, risaledeki, risalesinde, risalesini, risaleti, sakı, sayan, seâdeti, sekiz, semaniye, seniye, servet, sevindirir, sizlere, söylemektir, sözlerinin, süfyan, suhuf, sığı, sığınmak, taarruz, takdim, takdirde, tamamıyla, taziye, tecavüz, tefsirini, telvih, tevhit, tokat, tokmak, tutar, ubudiyeti, uhrevî, uhreviyede, ümitsizlik, umum, unutması, varlığının, vazifeler, verdiği, veyahut, yanlışlar, yapması, yapıyorlar, yarası, yardımı, yayı, yazdığı, yazılan, yazıldığı, yaşadığı, yunan, yıkıyor, yıldızlara, ışık, zahmet, zamanla, zelzele, zira, zulmet, şahsî, şahsiyet, şartları, şeye, şeytandan, şeytanları, şeytanı, şirk, şirke, şöhret

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222