Biri,
Mazi ve müstakbel ile alâkadar olmasıdır. Hayvan bu iki zamanı bihakkın düşünecek bir idrake mâlik değildir.

İkincisi,
Gerek enfüsî, gerek âfâkî, yani dâhilî ve haricî şeylere taalluk eden idraki, küllî ve umumîdir.

Üçüncüsü,
İnşaata lâzım olan mukaddemeleri keşf ve tertib etmektir. Meselâ: Bir evin yapılması için lâzım olan taş, ağaç, çimento misillü lüzumlu mukaddemeleri ihzar ve tertib etmek gibi.

Binaenaleyh insanın en evvel ve en büyük vazifesi, tesbih ve tahmiddir. Evvelâ mazi, hal ve istikbal zamanlarında görmüş veya görecek nimetler lisanıyla, sonra nefsinde veya haricinde görmekte olduğu in'amlar lisanıyla, sonra mahlukatın yapmakta oldukları tesbihatı şehadet ve müşahede lisanıyla Sâni'i hamd ü sena etmektir.


Mesnevi-i Nuriye



Mazi: Geçmiş, geçmiş zaman.
Müstakbel: Gelecek, gelecek zaman.
Alâkadar: Alakalı, ilgili.
Bihakkın: Hakkıyla.
İdrake: Anlayışa.
Mâlik: Sahip. Mülk sahibi, mal sahibi.
Enfüsî: İnsanın manevi yapısıyla ilgili, insanın manevi donanımlarıyla ilgili.
Âfâkî: Dıştaki varlıklarla ilgili, kainat ve içindekilerle ilgili.
Dâhilî: İçe ait, içle ilgili.
Haricî: Harice ait, dışla ilgili, yaratılmış olmakla ilgili.
Taalluk: Alakalı olma, ilgili olma, alakalanma, ilgilenme.
İdraki: Anlayışı.
Küllî: Kapsamlı genel, bütünün özelliğini taşıyan parçalardan meydana gelen.
Umumî: Umumla alakalı, herkesle ilgili, genel.
Mukaddeme: Başlangıç, giriş, önsöz.
Keşf: Açmak, ortaya çıkarmak, gizli gerçekleri açığa çıkarma, bilinmeyeni bulma.
Misillü: Gibi, benzeri.
İhzar: Hazırlama, hazır etme, huzura(yanına) getirme.
Binaenaleyh: Bundan dolayı.
Tesbih: Allah`ın zâtında, sıfatında ve fiillerinde bütün noksanlardan uzak olduğunu ifâde etmek.
Tahmid: Allah`a hamd etme, övme. ‘Elhamdülillah’ demek, şükretmek.
Evvelâ: İlk önce, birinci olarak.
Nimet: İyilik, ihsan, lütuf. *Rızık, yiyecek.
Nefs: (Nefis) Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zatı olan, kendisi. * Göz. * Şehvet ve gadabın mebdei olan kuvve-i nefsaniye. Fıtri meyil, bedenin hissi istekleri. * Ruh, hayat, asıl. * Maya. * Hamiyet.(Evet, nefsini beğenen ve nefsine itimad eden bedbahttır. Nefsinin ayıbını gören, bahtiyardır. M.)
İn'am: Nimetlendirme.
Mahlukat: Mahluklar, yaratılmış varlıklar.
Şehadet: Şahitlik, tanıklık. *Şehitlik.
Müşahede: Görme, seyretme, gözle görme.
Sâni'i: Sanatkar yaratıcıyı.
Hamd ü sena: Hamd ve sena eden, şükretme ve övme.