6 sonuçtan 1 ile 6 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2015
    Mesajlar Mesajlar
    378
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 32 + 160


    Nefs-i emmareme bir sille-i te'dib.

    ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
    ﻟﺎَ ﺗَﺤْﺴَﺒَﻦَّ ﺍﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻳَﻔْﺮَﺣُﻮﻥَ ﺑِﻤَٓﺎ ﺍَﺗَﻮْﺍ ﻭَﻳُﺤِﺒُّﻮﻥَ ﺍَﻥْ ﻳُﺤْﻤَﺪُﻭﺍ ﺑِﻤَﺎ ﻟَﻢْ ﻳَﻔْﻌَﻠُﻮﺍ ﻓَﻠﺎَ ﺗَﺤْﺴَﺒَﻨَّﻬُﻢْ ﺑِﻤَﻔَﺎﺯَﺓٍ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌَﺬَﺍﺏِ ﻭَﻟَﻬُﻢْ ﻋَﺬَﺍﺏٌ ﺍَﻟِﻴﻢٌ
    Yaptıkları kötülüklerle sevinen ve yapmadıkları hayırla övülmekten hoşlanan kimseleri, sakın azabdan kurtulurlar zannetme. Onlar için pek acı bir azab vardır. (Al-i İmrân Sûresi: 188.)

    Nefs-i emmareme bir sille-i te'dib:
    Ey fahre meftun, şöhrete mübtela, medhe düşkün, hodbinlikte bîhemta sersem nefsim! Eğer binler meyve veren incirin menşei olan küçücük bir çekirdeği ve yüz salkım ona takılan üzümün siyah kurucuk çubuğu; bütün o meyveleri, o salkımları kendi hünerleri olduğu ve onlardan istifade edenler o çubuğa, o çekirdeğe medih ve hürmet etmek lâzım olduğu, hak bir dava ise; senin dahi sana yüklenen nimetler için fahre, gurura belki bir hakkın var. Halbuki sen, daim zemme müstehaksın. Zira o çekirdek ve o çubuk gibi değilsin. Senin bir cüz'-i ihtiyarın bulunmakla, o nimetlerin kıymetlerini fahrin ile tenkis ediyorsun, gururunla tahrib ediyorsun ve küfranınla ibtal ediyorsun ve temellükle gasbediyorsun. Senin vazifen fahr değil, şükürdür. Sana lâyık olan şöhret değil, tevazudur, hacalettir. Senin hakkın medih değil istiğfardır, nedamettir. Senin kemalin hodbinlik değil, hüdabinliktedir.
    Nefs-i emmare: Kötü istek ve düşünceleri uyandırıp yapmaya kuvvetli şekilde zorlayan nefis.
    Sille-i te'dib: Terbiye edici tokat.
    Fahr: Övünme, şeref duyma.
    Meftun: Aşık, tutkun.
    Hodbin: Kendini düşünen, bencil.
    Bîhemta: Eşsiz, benzeri ve dengi olmayan.
    Menşei: Kaynağı.
    Cüz'-i ihtiyar: Dilediği gibi hareket edebilme iradesi.
    Tenkis: Noksanlaştırma, azaltma.
    Küfran: Nankörlük.
    Temellük: Kendine mal etme, sahiplenme.
    Hacalet: Utanma, utanç.
    Nedamet: Pişmanlık.

    Evet sen benim cismimde, âlemdeki tabiata benzersin. İkiniz, hayrı kabul etmek, şerre merci olmak için yaratılmışsınız. Yani fâil ve masdar değilsiniz, belki münfail ve mahalsiniz. Yalnız bir tesiriniz var: O da hayr-ı mutlaktan gelen hayrı, güzel bir surette kabul etmemenizden şerre sebeb olmanızdır. Hem siz birer perde yaratılmışsınız. Tâ güzelliği görülmeyen zahirî çirkinlikler size isnad edilip, Zât-ı Mukaddese-i İlahiyenin tenzihine vesile olasınız. Halbuki bütün bütün vazife-i fıtratınıza zıd bir suret giymişsiniz. Kabiliyetsizliğinizden hayrı şerre kalbettiğiniz halde, Hâlıkınızla güya iştirak edersiniz. Demek nefisperest, tabiatperest gayet ahmak, gayet zalimdir.
    Fâil: İş yapan.
    Münfail: Etkilenen, etkiyle hareketlenen.
    Hayr-ı mutlak: Mutlak hayır, tam ve sınırsız iyilik.
    Zahirî: Görünüşte olan, görünen, dış görünüşle ilgili.
    İsnad: Dayandırılma, mal etme.
    Zât-ı Mukaddes: Mukaddes zat, kutsal ve kusursuz olan Allah (cc).
    Tenzih: Suç ve noksanlıklardan uzak sayma, her türlü eksikliklerden ve kusurlardan uzak tutma.
    Vazife-i fıtrat: Yaratılıştaki görev.
    Hâlık: Yaratıcı Allah (cc), yoktan en güzel şekilde yaratan Allah(cc).
    Nefisperest: Nefsine taparcasına düşkün.

    Hem deme ki: "Ben mazharım. Güzele mazhar ise, güzelleşir." Zira, temessül etmediğinden mazhar değil, memer olursun.
    Mazhar: Sahip olma, ulaşma, kazanma, nail olma, erişme.
    Temessül: Yansıyarak görünür duruma gelme.
    Memer: Geçit.

    Hem deme ki: "Halk içinde ben intihab edildim. Bu meyveler benim ile gösteriliyor. Demek bir meziyetim var." Hâyır, hâşâ! Belki herkesten evvel sana verildi; çünki herkesten ziyade sen müflis ve muhtaç ve müteellim olduğundan en evvel senin eline verildi.
    {(Haşiye): Hakikaten ben de bu münazarada Yeni Said, nefsini bu derece ilzam ve iskât etmesini çok beğendim ve "Bin Bârekâllah" dedim.}

    İntihab: Seçme.
    Müflis: İflas etmiş, elindekileri batırmış.
    Müteellim: Acı çeken, acı duyan.
    İlzam: Susturmak, söz ve fikirde galip gelme. İltizam ettirmek.
    Bârekâllah: "Allah (cc) mübarek etsin, "'hayırlı ve bereketli olsun'" manasında bir dua."


    Said Nursi

    Benzer Konular
    Said Nursi gazeteden uyardı: İbret alalım ikinci bir sille yemeyelim
    Said Nursi gazeteden uyardı: İbret alalım ikinci bir sille yemeyelim https://www.risalehaber.com/d/news/245824.jpg Said Nursi gazeteden uyardı: İbret alalım ikinci bir sille yemeyelim Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin gazetelerde yer alan yazı ve mektuplarını yayınlamaya devam ediyor
    Meleklerin nefs-i amellerinde bir zevk-i mahsusalarının bulunmasını ve nefs-i ibadetl
    Meleklerin nefs-i amellerinde bir zevk-i mahsusalarının bulunmasını ve nefs-i ibadetl Devami...
    Bediüzzaman gibi sille yiyecek ama ülkeyi terketmeyeceksin
    Bediüzzaman gibi sille yiyecek ama ülkeyi terketmeyeceksin Bediüzzaman gibi sille yiyecek ama ülkeyi terketmeyeceksin gibi sille yiyecek ama ülkeyi terketmeyeceksin Devamı İçin Tıklayınız... Devami...
    Semavi Sille
    Semavi Sille Risale-i Nur Kur Devami...
    'Adnan Menderes'i Sille Tokat Dövdüler'
    'Adnan Menderes'i Sille Tokat Dövdüler' 27 Mayıs döneminin canlı tanığı Eskioğlu, Menderes'e yapılan zulümü anlattı. Devami...
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 344 + 2712


    Cevap: Nefs-i emmareme bir sille-i te'dib.

    Asıl mahiyetin kusur, naks, fakr, aczden yoğrulmuştur ki zulmet, karanlığın derecesi nisbetinde nurun parlaklığını gösterdiği gibi zıddiyet itibarıyla sen, onlarla Fâtır-ı Zülcelal’in kemal, cemal, kudret ve rahmetine âyinedarlık ediyorsun. Sözler
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 344 + 2712


    Cevap: Nefs-i emmareme bir sille-i te'dib.

    Nefis, kendini serbest ve müstakil ve bizzat mevcud bilir. Ondan bir nevi rububiyet dava eder. Mabud’una karşı adâvetkârane bir isyanı taşır. Sözler
    Yazar : Risale Forum

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 344 + 2712


    Cevap: Nefs-i emmareme bir sille-i te'dib.

    Ey nefs-i emmare! Kat’iyen bil ki senin hususi amma pek geniş bir dünyan vardır ki âmâl, ümit, taallukat, ihtiyacat üzerine bina edilmiştir. En büyük temel taşı ve tek direği, senin vücudun ve senin hayatındır. Halbuki o direk kurtludur. O temel taşı da çürüktür. Hülâsa esastan fâsid ve zayıftır. Daima harap olmaya hazırdır. Mesnevi-î Nuriye
    Yazar : Risale Forum

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 344 + 2712


    Cevap: Nefs-i emmareme bir sille-i te'dib.

    Nefs-i emmare tahrip ve şer cihetinde nihayetsiz cinayet işleyebilir, fakat icad ve hayırda iktidarı pek azdır ve cüz’îdir. Evet, bir haneyi bir günde harap eder, yüz günde yapamaz. Sözler
    Yazar : Risale Forum

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 344 + 2712


    Cevap: Nefs-i emmareme bir sille-i te'dib.

    Herkeste nefs-i emmare bulunur. Bazı da hissiyat-ı nefsiye damarlara ilişir. Bir derece hükmünü; kalp, akıl ve ruhun rağmına olarak icra eder. Lemalar
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222