ESASAT-I ŞERİATI ESAS TUTMAK

1- «Makamât-ı enbiya ve eâzım-ı evliyanın ma­ka­mâtının bazı gölgeleri ve zılleri var. Ehl-i sülûk on­lara gi­rer, kendini o evliya-yı azîmeden daha azîm gö­rür, belki enbiyadan ileri geçtiğini zanne­der, vartaya düşer.
Fakat bu geçmiş umum vartalardan zarar görme­mek için, usul-ü imaniyeyi ve esâsât-ı şeriatı da­ima reh­ber ve esas tutmak ve meşhudunu ve zevkini onlara karşı muhalefetinde it­ham etmekledir.» (Mektubat sh: 455)

2- «Şeytanın evvelki desiselerine karşı mü’minin ta­hassun­gâhı, muhakkıkîn-i asfiyanın düsturla­rıyla hudut­ları ta­ayyün eden hakaik-i imaniye ve muhkemât-ı Kur’âniyedir.» (Lem’alar sh: 75)

3- «Ey ehl-i hak ve ehl-i hidayet! Şeytan-ı ins ve cinn­înin mez­kûr desiselerinden kurtulmak çaresi: Ehl-i Sünnet ve Cemaat olan ehl-i hak mezhebini karargâh yap ve Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın muhkemat kale­sine gir ve Sünnet-i Seniyyeyi rehber yap, selâ­meti bul.» (Lem’alar sh: 78)

4- «Ey şeytanın desiselerine müptelâ olan biçare in­san! Hayat-ı diniye, hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtima­iyenin selâmetini dilersen ve sıhhat-i fikir ve istika­met-i nazar ve selâmet-i kalb is­tersen, muhkemât‑ı Kur’âniyenin mizan­larıyla ve Sünnet-i Seniyyenin terazileriyle a’mâl ve hâ­tırâtını tart. Ve Kur’ân’ı ve Sünnet-i Seniyyeyi daima reh­ber yap. Ve Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm de, Cenâb-ı Hakka ilticada bulun.» (Lem’alar sh: 89)

5- «Bu hale giriftar olanlar, mizan-ı şeriatı elde tut­mak ve usulüddin ulemasının düstur­la­rını kendine ölçü itti­haz etmek ve İmam-ı Gazâlî ve İmam-ı Rabbanî gibi mu­hakkıkîn-i evliyanın talimatlarını rehber etmek ge­rektir. Ve daima nefsini itham etmektir.» (Mektubat sh: 447)

6- «Ruh-u beşerde pek çok istidat ve kabiliyetlerin tohumlarını ekmiştir. Fakat o istidatların terbiyesini ve neticesini, cüz-ü ihtiyar­înin eline vermiştir. O cüz-ü ihti­yarînin yuları da, şeriatın, yani delâil-i nakliyenin eline verilmiştir.» (İşarat-ül İ’caz sh: 173)

7-Evet, «Mâlikinin izni olmaksızın Onun mül­küne el uzatma. Binaenaleyh, gafletle, kendi hesabına bir iş yaptı­ğın zaman, had­dini tecavüz etme. Eğer Mâlikin hesabına olursa, istediğin şeyi al ve yap—fakat izin ve meşiet ve emri dairesinde olmak şar­tıyla. İzin ve meşîetini de şe­riatından öğrenir­sin.» (Mesnevi-i Nuriye sh: 82)

8- «Hâdisât-ı zamaniye bahanesiyle Vehhâbîlik ve Melâmîliğin bir nev’ine zemin ihzar etmek tarzında, bazı ruhsat-ı şer’iyeyi perde yapıp eserler yazılmış. Risaletü’n-Nur, gerçi umuma teşmil suretiyle de­ğil, fakat herhalde hakikat-i İslâmiyenin içinde cereyan edip gelen esas-ı velâyet ve esas-ı takvâ ve esas-ı azimet ve esâsât-ı Sünnet‑i Seniye gibi ince, fakat ehemmiyetli esasları muhafaza etmek bir vazife-i asliyesidir. Sevk-i zaruretle, hâdisâtın fetva­larıyla onlar terk edilmez.» (Kastamonu Lâhikası sh: 77)