Sayfa 1/2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Nereden Yer
    Bursa
    Mesajlar Mesajlar
    2.151
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 300 + 15969


    Ve yere de (bakmadılar mı?)

    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]


    Ağaç, çiçek ve otların muhtelif tohumlarından bir kabza al.

    O muhtelif ve birbirine muhalif tohumların cinsleri birbirinden ayrı, nevileri birbirinden başka olan çiçek ve ağaç ve otların sandukçaları hükmünde olan o kabzayı, karanlıkta ve karanlık ve basit ve câmid bir toprak içinde defnet, serp. Sonra, mizansız ve eşyayı fark etmeyen ve nereye yüzünü çevirsen oraya giden basit suyla sula.

    Sonra, senevî haşrin meydanı olan bahar mevsiminde gel, bak.

    İsrâfilvâri melek-i ra'd, baharda, nefh-i sur nev'inden yağmura bağırması, yeraltında defnedilen çekirdeklere nefh-i ruhla müjdelemesi zamanına dikkat et ki, o nihayet derece karışık ve karışmış ve birbirine benzeyen o tohumcuklar, ism-i Hafîzin tecellîsi altında, kemâl-i imtisalle, hatasız olarak, Fâtır-ı Hakîmden gelen evâmir-i tekviniyeyi imtisal ediyorlar. Ve öyle tevfik-i hareket ediyorlar ki, onların o hareketlerinde bir şuur, bir basiret, bir kast, bir irade, bir ilim, bir kemal, bir hikmet parladığı görünüyor. Çünkü, görüyorsun ki, o birbirine benzeyen tohumcuklar, birbirinden temayüz ediyor, ayrılıyor.

    Meselâ bu tohumcuk bir incir ağacı oldu, Fâtır-ı Hakîmin nimetlerini başlarımız üstünde neşre başladı. Serpiyor, dallarının elleriyle bizlere uzatıyor. İşte bu, ona sureten benzeyen bu iki tohumcuk ise, gün âşıkı namındaki çiçekle, hercai menekşe gibi çiçekleri verdi. Bizler için süslendi. Yüzümüze gülüyorlar, kendilerini bizlere sevdiriyorlar.

    Daha buradaki bir kısım tohumcuklar, bu güzel meyveleri verdi. Ve sümbül ve ağaç oldular. Güzel tad ve koku ve şekilleriyle iştahımızı açıp, kendi nefislerine bizim nefislerimizi davet ediyorlar. Ve kendilerini müşterilerine feda ediyorlar. Tâ nebâtî hayat mertebesinden, hayvânî hayat mertebesine terakki etsinler.

    Ve hâkezâ, kıyas et. Öyle bir surette o tohumcuklar inkişaf ettiler ki, o tek kabza, muhtelif ağaçlarla ve mütenevvi çiçeklerle dolu bir bahçe hükmüne geçti. İçinde hiçbir galat, kusur yok.

    sırrını gösterir.

    Benzer Konular
    Üstlerindeki göğe hiç bakmadılar mı ki, onun hiçbir çatlağı yoktur!
    Üstlerindeki göğe hiç bakmadılar mı ki, onun hiçbir çatlağı yoktur! https://www.risalehaber.com/d/news/229045.jpg Üstlerindeki göğe hiç bakmadılar mı ki, onun hiçbir çatlağı yoktur! Ayet meali Devami...
    Kalplerin Yere Batırılması
    Kalplerin Yere Batırılması Kalplerin Yere Batırılması Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavminin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve alt üst edilen şehirlerin haberi gelmedi mi? Peygamberleri on
    Üstlerindeki göğe hiç bakmadılar mı ki, onu nasıl binâ etmişiz
    Üstlerindeki göğe hiç bakmadılar mı ki, onu nasıl binâ etmişiz Üstlerindeki göğe hiç bakmadılar mı ki, onu nasıl binâ etmişiz Günün Ayet meali... Devami...
    8 metreden yere çakıldı: 3 ölü
    8 metreden yere çakıldı: 3 ölü meydana gelen trafik kazasında 3 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. Devami...
    Bir Yere Kadar Önemlidir
    Bir Yere Kadar Önemlidir Evlilikte tahsil farkı bir yere kadar önemlidir.şu şekilde bayanın erkekten tahsilinin yüksek olması sakıncalıdır.bayan ne kadar hissettirmek istemesede erkek bunun ezikliğini hissedebilir.zaten dinimizde de bazı yönlerd
    Yazar : Risale Forum
    Şimdi hayatının saadet içindeki Kemâli ise: Senin hayatının âyinesinde temessül eden Şems-i Ezelî'nin envârını hissedip sevmektir. Zîşuur olarak Ona şevk göstermektir.Onun muhabbetiyle kendinden geçmektir. Kalbin göz bebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir.

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Nereden Yer
    KONYA
    Mesajlar Mesajlar
    68
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 56 + 570


    Cevap: Ve yere de (bakmadılar mı?)

    allahrazı olsun
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Nereden Yer
    Bursa
    Mesajlar Mesajlar
    2.151
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 300 + 15969


    Cevap: Ve yere de (bakmadılar mı?)

    Meselâ, yumurtaların envaında ve nutfelerin aksâmında ve çekirdeklerin esnâfında ve tohumların ecnâsında kaderin ayrı ayrı yazdığı evâmir-i tekviniye cihetiyle, ayrı ayrı makam ve nur sahibi oluyorlar. Ve o madde itibâriyle mahiyetleri Haşiye bir hükmünde olan o maddeler, hadsiz muhtelif mevcudâta menşe' oluyorlar, ayrı ayrı makam ve nur sahibi oluyorlar.

    Haşiye:
    Evet, bütün onlar dört unsurdan mürekkebdir. Müvellidü'l-mâ, müvellidü'l-humuza, azot, karbon gibi maddelerden teşkil olunuyorlar. Maddece bir sayılabilirler; farkları yalnız kaderin mânevî yazısındadır.
    Yazar : Risale Forum
    Şimdi hayatının saadet içindeki Kemâli ise: Senin hayatının âyinesinde temessül eden Şems-i Ezelî'nin envârını hissedip sevmektir. Zîşuur olarak Ona şevk göstermektir.Onun muhabbetiyle kendinden geçmektir. Kalbin göz bebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir.

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Nereden Yer
    KONYA
    Mesajlar Mesajlar
    68
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 56 + 570


    Cevap: Ve yere de (bakmadılar mı?)

    allahrazı olsun paylaşımınız için
    Yazar : Risale Forum

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Nereden Yer
    Bursa
    Mesajlar Mesajlar
    2.151
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 300 + 15969


    Cevap: Ve yere de (bakmadılar mı?)

    Amin,Allah sizden de razı olsun
    Yazar : Risale Forum
    Şimdi hayatının saadet içindeki Kemâli ise: Senin hayatının âyinesinde temessül eden Şems-i Ezelî'nin envârını hissedip sevmektir. Zîşuur olarak Ona şevk göstermektir.Onun muhabbetiyle kendinden geçmektir. Kalbin göz bebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir.

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Nereden Yer
    Bursa
    Mesajlar Mesajlar
    2.151
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 300 + 15969


    Cevap: Ve yere de (bakmadılar mı?)

    İ'lem eyyühe'l-aziz! Çekirdek ağaç olmazdan evvel, yumurta kuş olmazdan evvel, habbe başak vermezden evvel binlerce imkan ve ihtimaller içerisinde ve binlerce suret ve şekillere girmek kabiliyetinde iken, o eğri büğrü ihtimaller, yollar içinden çekilip doğru ve müstakim müntec bir şekle, bir vaziyete sevk edilmelerinden anlaşılır ki, o tohumlar, evvelce de Allamü'l-Guyübun terbiye, tedvir, tedbiri altında imişler.Sanki o tohumların herbirisi, kudret kitaplarından istinsah edilmiş küçük bir tezkeredir. Yahut bir fihristedir, ilm-i ezeliden alınmıştır. Yahut kader kitaplarından yazılmış bazı düsturlardır.
    Yazar : Risale Forum
    Şimdi hayatının saadet içindeki Kemâli ise: Senin hayatının âyinesinde temessül eden Şems-i Ezelî'nin envârını hissedip sevmektir. Zîşuur olarak Ona şevk göstermektir.Onun muhabbetiyle kendinden geçmektir. Kalbin göz bebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir.

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Nereden Yer
    Bursa
    Mesajlar Mesajlar
    2.151
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 300 + 15969


    Cevap: Ve yere de (bakmadılar mı?)

    İ'lem eyyühe'l-aziz! Kur'an-ı Mucizü'l-Beyan büyük bir ölçüde tekrar ettiği ihya-yı arz ve toprak unsuruna nazar-ı dikkati celb ettiğinden, kalbime şöyle bir feyiz damlamıştır ki:

    Arz, alemin kalbi olduğu gibi, toprak unsuru da arzın kalbidir. Ve tevazu, mahviyet gibi maksuda isal eden yolların en yakını da topraktır. Belki toprak, en yüksek semavattan Halık-ı Semavata daha yakın bir yoldur. Zira, kainatta tecelli-i rububiyet ve faaliyet-i kudrete ve makarr-ı hilafete ve Hayy-u Kayyüm isimlerinin cilvelerine en uygun, topraktır. Nasıl ki arş-ı rahmet su üzerindedir; arş-ı hayat ve ihya da toprak üstündedir. Toprak, tecelliyat ve cilvelere en yüksek bir aynadır.

    Evet, kesif birşeyin aynası ne kadar latif olursa, o nisbette suretini vazıh gösterir. Ve nurani ve latif birşeyin de aynası ne kadar kesif olursa, o nisbette esmanın cilvelerini cilalı gösterir. Mesela, hava aynasında, yalnız şemsin zayıf bir ziyası görünür. Su aynasında şems ziyasıyla görünürse de elvan-ı seb'ası görünmüyor. Fakat toprak aynası, çiçeklerinin renkleriyle, şemsin ziyasındaki yedi rengi de gösterir. olan Hadis-i şerif, bu sırra işareten şehadet eder. Eyleyse, arkadaş, topraktan ve toprağa inkılap etmekten, kabirden ve kabre girip yatmaktan tevahhuş etme!

    "Kulun Rabbine en yakın olduğu an, onun secde halidir." el-Münavi, Feyzü'l-Kadir, 2:68, hadis no:1348; el-Beyhaki, es-Sünenü'l-Kübra, 2:110.
    Yazar : Risale Forum
    Şimdi hayatının saadet içindeki Kemâli ise: Senin hayatının âyinesinde temessül eden Şems-i Ezelî'nin envârını hissedip sevmektir. Zîşuur olarak Ona şevk göstermektir.Onun muhabbetiyle kendinden geçmektir. Kalbin göz bebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir.

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Nereden Yer
    Bursa
    Mesajlar Mesajlar
    2.151
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 300 + 15969


    Cevap: Ve yere de (bakmadılar mı?)

    Ayniyet,misliyet

    Allah kainatta yüz binlerce tür yaratmıştır.Bu türlerin nesillerini idame ettirmek için tohumlara irsiyet kanunu ile bir önceki neslin soyunu program şeklinde depolamıştır. Ekseri olarak türlerin genetik yapıları aynı ile muhafaza edilir. Nasıl bizim atamız olan Adem (as) ın temel insani programı şimdiki insanlara irsiyet ile intikal etti ise, aynı şekilde diğer türlerin de temel programları irsiyet ile şimdiki türlere intikal ediyor. Buna misliyet denir. Diğer bir tabir ile ne aynısı ne de gayrısıdır .Yani bir önceki neslin temel özelliklerini aynı ile alıp hususi özellikleri ile de bir önceki nesilden de farklı olma halidir. Ne aynısı derken, farklılığı anlarız. Ne de gayrısı derken, temel programlamadaki benzerliği anlarız. Mesela bir elmanın babası hükmünde olan bir nesil, önceki elma ile olan müthiş benzeşmesi; ne gayrısı manası ile ifade ediliyor, ne de aynısı derken de, elmanın bir önceki elma ile tıpa tıp aynı olmadığına işaret olunuyor. Bu farklılık bitki türlerinde pek fark edilmediği için, misliyet ile tabir ediliyor.

    Bir de intikal etmeyen kişiye ve şahsa özel program vardır.Bu, insanlar da çok belirgin olduğu için, her bir insan, diğer insanlardan farklı bir şahsiyete sahiptir. Bu noktada ayniyet olarak bir intikal söz konusu değildir. Şayet aynı ile intikal olmuş olsa idi, bütün insanlar bir birinin aynı olup farklı şahsiyet ve kimlikler olmazdı. O zaman hepimiz hazreti Adem (as) in kopyalarından ibaret olurduk. Aynı şekilde mutlak manada ayniyet, yani bir birinin aynı olma hali diğer türlerde de yoktur. Bu mevsimde yediğimiz bir elma, bir önceki ya da bir sonrakinin tıpa tıp aynısı değildir. Ayniyet, bir şeyin başka bir şeyle tıpa tıp aynı olması halidir misliyet ise temelde aynı olmakla beraber hususiyette yani şahsiyette farklı olma halidir.

    Allah bu türleri her dönemde yeniden inşa ettiği ve eskisini, yenisi ile tazelendirdiği için, haşrin nümuneleri hükmüne geçiyorlar. Allah, bir çeşit, ölümden sonra dirilme hakikatinin provasını her dönemde nazarlarımıza sergiliyor.

    Nasıl ki baba, temel genetik kodlarını oğluna sperm yolu ile intikal ettiriyorsa, aynı şekilde bir meyve ağacı da temel genetik kodlarını ve yaşamının özetini yavrusu hükmünde olan çekirdeğine aktarıyor. Çekirdeği büyültsek ağaç olur, ağacı dürüp büksek çekirdek olur. İşte her bir çekirdek o ağacın sonraki dönemlerde neslini devam ettiren yavrusu hükmündedir. Aynı çekirdek ağaç oluyor, o da neslini kendinden doğan çekirdeğe devrediyor ve nesil bu şekil devam edip gidiyor. Dede, baba ve oğul arasındaki irsiyet ilişkisi gibi düşünmek lazım. Aynı mana ve kural diğer türlerde de caridir.

    Misliyetteki bilinmez incelik ve hikmet, Allah’ın mutlak ilmindeki sınırsız hikmet ve inceliklere bakar. İnsanın ilmi ve zihni, mahdut olmasından, Allah’ın her icraatının arkasındaki sınırsız hikmet ve gayeleri ihata ile bilemez. Üstat, burada, Allah’ın ilmine raci olan hikmetlere atıf yapıyor.
    Yazar : Risale Forum
    Şimdi hayatının saadet içindeki Kemâli ise: Senin hayatının âyinesinde temessül eden Şems-i Ezelî'nin envârını hissedip sevmektir. Zîşuur olarak Ona şevk göstermektir.Onun muhabbetiyle kendinden geçmektir. Kalbin göz bebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir.

  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Nereden Yer
    Bursa
    Mesajlar Mesajlar
    2.151
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 300 + 15969


    Cevap: Ve yere de (bakmadılar mı?)

    Birinci Hakikat: "Fettâhiyet" hakikatıdır.

    Yani Fettâh isminin tecellîsiyle, basit bir maddeden ayrı ayrı, çeşit çeşit, hadsiz muntazam suretlerin, beraber, her tarafta, bir anda, bir fiil ile açılmasıdır.

    Evet, nasıl ki umum kâinatın bağistanında ayrı ayrı hadsiz mevcudatı, çiçekler misilli, Fettâh ismiyle her birisine münasip bir tarz-ı muntazam ve bir şahsiyet-i mümtâze kudret-i fâtıra açmış, vermiş. Aynen öyle de, fakat daha mu'cizâtlı olarak, zemin bahçesinde dört yüz bin enva-ı zîhayata dahi, her birisine gayet san'atlı ve hikmetli bir suret-i mevzune ve müzeyyene ve mümtâze vermiş.
    Yazar : Risale Forum
    Şimdi hayatının saadet içindeki Kemâli ise: Senin hayatının âyinesinde temessül eden Şems-i Ezelî'nin envârını hissedip sevmektir. Zîşuur olarak Ona şevk göstermektir.Onun muhabbetiyle kendinden geçmektir. Kalbin göz bebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir.

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar Mesajlar
    14
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 51 + 180


    Cevap: Ve yere de (bakmadılar mı?)


    Arz bahçesini sanatının sergisi,mahlukatın mahşeri,kudretinin mazharı,hikmetinin medarı,rahmetinin çiçekdarlığı,cennetinin tarlası,mahlukatının akış mahalli,mevcudatının resm-i geçit yeri ve sanat eserlerinin ölçülüp bekaya döküldüğü bir yer yapan Zat bütün noksan sıfatlardan münezzehtir.

    Binaenaleyh,müzeyyen hayvanlar,nakışlı kuşlar,meyvedar ağaçlar,çiçekli bitkiler,O'nun ilminin mu'cizeleri,sanatının harikaları,cömertliğinin hediyeleri ve lütfunun bürhanları,birliğinin delilleri,hikmetinin incelikleri,rahmetinin şahitleridir.

    Süslü meyveler verecek diye çiçeklerin tebessümü,seher meltemlerinde kuşların sanatla ötüşmesi,yağmurun güllerin yanakları üzerine nağmeli şıpıltılarla serpişmesi,çiçeklerin süslenmesi meyvelerin bu bahçelerde kendilerinin insanların nazar-ı dikkatine arz etmesi,bütün varlıklar ve insanlarda validelerin küçük yavruları üzerine şefkat ve merhametle titremeleri,bir Vedud'un ve Rahman'ın cin ve insanlara,ruh ve hayvanlara,melek ve ruhanilere Kendini sevdirmesi,bir Hannan'ın merhametini izhar etmesi,bir Mennan'ın şefkatini göstermesinin ifadesidir .
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 1/2 12 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222