Sayfa 4/5 İlkİlk 12345 SonSon
42 sonuçtan 31 ile 40 arası

  1. #31
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar Mesajlar
    12
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 44 + 10

    Cevap: 'milletimin imanını selamette görürsem'

    Alıntı TaLHa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Size bir soruda benden gelsin bakalım. Madem İslamın kaynaklarından olan ayet ve hadis haricindekileri yok sayıyorsunuz mesela icma ve kıyası ve Peygamber Efendimiz a.s.v dan sonraki bütün alim ve evliyaların düşünceleri size göre bir kaynak değil öyle ise Hanefi Mezhebinde olmanızı neye bağlıyorsunuz?

    İslamın kaynaklarından birinin yok sayılmasının fıkıhdaki yeri nedir?

    Eğer islamın diğer kaynaklarını da kabul ediyorsanız Gerek Ebu Bekir r.a. sıddıkiyetini gerek ise bu duanın manasını daha iyi anlayacaksınız. Çünkü yukarıda arkadaşlarımızın ifade ettikleri islamın diğer kaynaklarına girdiğinden ve sizde bu hususta gözünüzü kapatmış kulağınızı tıkamış olduğunuzdan size ne anlatsak boş. Öncelikle sizin islamın müteşekkil oldukları kaynakları öğrenmeniz gerekmekte.

    İslamın kaynakları olan ayet ve hadis haricindeki icma ve kıyası yok saymış değilim ,Peygamber Efendimizin(s.a.v)den sonraki alim ve evliyaların düşüncelerinide yok saymadım.Bir önceki yazımda Peygamber Efendimizin(s.a.v)sünnetinde olan ,ayet ve hadislerle çelişmeyen her alim örneğimdir,kaynağımdır demiştim ayrıca icma ile ittifak sağlanmış kıyasla kabul görmüş bir konunun ayet ve hadise ters düşme durumu olmayacağından(Allah'ın izniyle) onları zikretmedim ama bundan icmayı kıyası yok saydığım anlamı çıkmamalı.Bu benim haddime değil.Bir çok alimin ittifak ettiği bir konuda tersini söylemek bana düşmez onu yapan bir çok prof. var zaten.Peki siz bu sözün icma ve kıyasla İslam'a uygun olduğunu nasıl çıkarmış bulunuyorsunuz?Benim yok saydığımı iddia ettiğiniz kaynakları yok saymadığımı ve ortaya koymanız halinde kabulum olduğunu bildiririm.



    Ebu Bekir (r.a) atfen söylediğiniz:
    "Cehennemde vücûdum o kadar büyüsün ki, ehl-i imana yer kalmasın." sözü birçok yerde isnadı ve sağlam bir kaynağı olmadığı söyleniyor ,biz avamında kafası iyice karıştı kime nasıl inanacaksın bilemiyoruz.Ayet ve hadisleri kafama göre ahirine ve evveline bakmadan kullandığımı iddia etmiş ve tenkitte bulunmuştunuz ama neyapalım ayetten ve hadislerin sahih olanlarından daha sağlam hangi kaynak olabilir .Allah-u Teala'da bize akıl fikir vermiş olduğundan dolayı Allah'ın sözüne bakarak kendi içimde bir sonuca vardım.
    Apaçık Kitab'a andolsun ki biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık.Zuhrüf Süresi 2-3
    Tabi Arapça bilmediğimden dolayı alimlerin yapmış oldukları meallere ve tefsirlere bakarak(hataları varsa Allah onlarıda onlara uyanlarıda affetsin)karar verdim.


    "Sizi alev saçan ateşe karşı uyardım. Ona, hakkı yalanlayan ve ondan yüz çeviren şakilerden başkası girmez. Malını verip temizlenen, en müttakî olan kimse ise, o ateşten uzaklaştırılacaktır. Onun malını vermesi ise, yanındaki başkasına ait bir nimete karşılık olmak üzere değil, fakat yüce Rabbinin rızasını kazanmak içindir. Ve elbette o rızaya erecektir."Leyl Süresi 14-21
    Elmalılı, bu ayetlerin Hz. Ebu Bekir (r.a.) hakkında nazil olduğunu belirtir . Suyutî, Leyl suresi 17. ve 18. ayetlerin icmaen Ebu Bekir Sıddık hakkında indiğini söyler.

    Yemin olsun ki, o muhakkak hoşnut olacaktır. kelimesinin başındaki yemin veya başlangıç için; olayın gelecekte gerçekleşeceğini bildirmek içindir. "hoşnut olacak" fiilinin fail zamiri, "takvalı kişi"yi de "Rabb"i de gösterebilir. Çokları bu zamirin "takvalı kişi"nin yerini tuttuğunu daha açık görmüşler, "o takvalı kişi Rabb'inden hoşnut olacak" demişlerdir ki, Rabb'inin aradığı rızasını bulup razı oluncaya kadar nimet ve ihsanına erecektir demek olur. İmam Razî, bu zamirin "Rab" kelimesinin yerini tutmasının daha yakın ve daha beliğ olduğunu, çünkü kul için yüce Allah'ın rızasının kulun kendi rızasından daha mükemmel olduğunu söylemiştir ki, Rabb'i de ondan razı olacak, rızasına erdirip onu razı ettiği kullarından kılacaktır. Yüce Rabb'inin rızasını arayan o en takvalı kul da daha önce Rabb'inden razı olduğu gibi aradığı rızaya erip aynı zamanda kendisinden de razı olunan bir kul olarak vasfı gerçekleşecektir demek olur. "Allah'ın rızası hepsinden büyüktür. İşte asıl büyük kurtuluş da budur." (Tevbe, 9/72)
    Hakim, sahih diye Amir b. Abdillah b. Zübeyr'den, babasından rivayet etmiş, demiştir ki: Ebu Kuhafe, oğlu Hz. Ebubekir'e: Görüyorum ki, birtakım zayıf köleleri azat edip duruyorsun. Madem ki bunu yaptın, bari kuvvet olacak ve önünde duracak birtakım yiğit adamlar azat etseydin." demişti. O da: Babacığım, "Ben ancak murat ettiğimi istiyorum." dedi. Bunun üzerine "Malını Allah yolunda verip takva yolunu tutana gelince..." âyetinden "Onda hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur." âyetine kadar olan âyetler indi.
    İbnü Cerir der ki: Hakkında eser bulunanların en sahihi şudur: Demişlerdir ki: Bu Ebubekir (r.a.) azat ettiklerini azat etmesi sebebiyle onun hakkında indi. Bana Muhammed b. İbrahim Enmati anlattı. Ona da Harun b. Maruf, Bişr b. Seri, Mus'ab b. Sabit ve Amir b. Abdillah kanalıyla gelmiş. Amir demiş ki: Bana babamın anlattığına göre, âyeti Hz. Ebubekir es-Sıddık hakkında indi.
    Bana Abdu'l-A'lâ anlattı. Ona da Ma'mer'den rivayet ederek Sevr anlatmış. Ma'mer demiş ki: Bana Saîd, Katade'den naklederek şöyle haber verdi: âyeti Ebubekir es-Sıddık (r.a.) hakkında indi. Bazı insanları kendilerinden ne bir karşılık ne de teşekkür beklemeden azat etmişti. Bunlar altı yahut yedi kişi kadar idi ki Bilal ve Amir b. Füheyre bunlardandı.
    İbnü Ebi Hatim, Ebu'ş-Şeyh ve İbn Asakir İbnü Mes'ud'un şöyle rivayet ettiğini tesbit etmişlerdir: Hz. Ebubekir Bilal'i, Ümeyy b. Halef'ten bir hırka ile dörtyüz dirheme satın alıp azat etti. Yüce Allah da âyetlerini indirdi. Allah onlardan, onlar da Allah'tan razı oldu.

    Ebu Bekir(r.a)'ın ateşten uzak kalacağı ayetle sabit olmuş olmuyormu?
    Diyeceksiniz bu bir dua idi ve Allah-u Teala bu duayı kabul etmedi peki Ebu Bekir(r.a) cehenneme kimlerin ne sebeplerle gireceği ayetle sabitken neden cehenneme girmek için dua etmiştir?Açık saklı herşeyi bilen Allah-u Teala Ebu Bekir(r.a) kulununda kalbini bilirken ve Ebu Bekir(r.a)ında Rabbinin onun kalbini bileceğini bilirken kalbinden geçenle dilinden dökülen farklı olmayacaktır.

    SİZLERİ SEVİYOR VE ALLAH'A EMANET OLUN DİYORUM.
    Yazar : Risale Forum

  2. #32
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.060
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210278

    Cevap: 'milletimin imanını selamette görürsem'

    Ya çok kurnazsınız ya da anlama sorununuz var. Daha önce sorduğum sorularında birçoğu askıda kalmış durumda. İşinize gelen kısma ve konuyu istediğiniz yöne çekerek cevap veriyorsunuz. Ya da ben yanlış görüyorum. Her ne ise bahsini ettiğimiz sözün sahibi şimdiye kadar çok kişilerin hidayetine vesile oldu. Sebep olan yapan gibidir bilirsiniz. Bugün milyonlarca insan başta Efendimiz aleyhissalatü vesselama ve ona günde 5 vakit dua ediyorlar bu hakikatleri bize tanıttığı için. Siz Üstad hakkında tasalanmayın, Allah cc. o kadar duadan birini kabul etse yine yeter. Sizde bunun gibi elinize birşey geçmeyecek meseleleri tartışarak vaktinizi boşa geçirmeyin. İyi şeyler yapın ki sizin de duacılarınız olsun. Amacınız bir söz yüzünden bir alimi karalamak ise boşa çabalıyorsunuz, tükürmekle deniz bulanmaz. Yok derdiniz sözün hikmetini anlamaksa daha önce de defalarca söylediğim gibi söz sahibini mes'ul eden bir durum ve kimse bu konuda taklide mecbur değil, hem de bunu yapması uygun olmaz diye cevaplar verilmiş.

    Selametle.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  3. #33
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.060
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210278

    Cevap: 'milletimin imanını selamette görürsem'


    Size ısrarla es geçtiğiniz kısımlar konusunda yardımcı olayım. Buyrun.

    Alıntı HuSeYni Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hayatının bütününü esas alıp siz söyleyin o halde Üstad Hazretlerinin cehennem diye bağırdığı bir lisan-ı hali mi vardı ? Ömrünü ayetlere muhalefet ederek mi geçirdi ? Ve bugünkü şakirtleri cehennem peşinde mi mesailerini harcıyorlar ? Cüz'i bir kısmını değil bütünü alarak deyin ki şu hadislere, ayetlere muhalif bir ömür yaşadı.

    Eğer bir sözü bize ters geliyorsa Üstad hazretlerinin şu tavsiye buyurduğu gibi mihenge vurabiliriz. Altın çıktıysa alır, bakır çıktıysa sahibine iade edebiliriz. Kendi hesabımızın içinden çıktıkta Onun hesabının derdine mi düştük ?


    Kendinize sarfedilen sözleri hazmedemezken daha ilk mesajınızda Üstad Hazretlerinin sözü hakkında neden böbürlenme ve büyüklük taslamadan bahsettiniz ? Sadece bu cümle onun kibirli olduğuna delil olabilir mi ? Kur'an-ın hangi ayetinde ya da hangi hadiste bir alim hakkında böyle söz etmeye cevaz veriyor ? Bunu da geçelim, inançsız insanlarda bile sevilmeye layık olan sıfatlar bulunabilir. Hal böyle iken hayatı ortada olan bir insanın bir sözü, sizi onun hakkında nasıl bir şüpheye düşürüyor ? İlk mesajlarınızda sözylemiştiniz onun hakkında şüpheye düştüğünüzü. Bu nasıl hüsnü zan mapavri kardeş ?

    Bu sözün taklit edilmemesi gerektiği daha ilk başlarda yazılmışken, sahibini mes'ul eder denmişken, bunun üzerine ayet ve hadisle ispat istemek çok mu önemli bir durum ? Cehennemi istiyorum diye bir ayet ve hadis zaten olamaz, o halde ne yapmamız gerekiyor, sonuç olarak neye hükmedeceğiz, amaç ne ? Ben şimdi bu sözü söyleyen alim olamaz mı demeliyim ? Aradığınız cevap bu mu ? Alim olduğuna kanaatiniz varsa, bu tür sözleri yüzünden hüsn-ü zan etmeniz gerekmez miydi ? Ve ilk mesajınızdaki böbürlenme gibi ithamları kullanmamanız gerekmez miydi ?

    Hz. Ebubekirin radıyallahu anh. sözünü ise görmezden geliyorsunuz kaynağı dahi verilmişken. O söylememiş bile olsa bu sözü Üstadın söylemesi ne sizi, ne de beni mes'ul eder. Bu söz hakkında su-i zan etmekle de dine hizmet etmiş olmazsınız. Söz sahibi masumsa -ki bizce fazlasıyla masumdur- vebal altına girmiş olursunuz.

    Alimlere uymak, onları rehber edinmek, onlardan faydalanmak hakkında istediğiniz kadar ayet, hadis bulabilirim. Bir damla koca bir denizi kirletmeye yetmez. Sizin de bu sözden yola çıkarak sanki bütün külliyat bundan ibaretmiş gibi hava vermenizle, menfi sonuçlar olacak değildir biiznillah.
    Alıntı TaLHa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Size bir soruda benden gelsin bakalım. Madem İslamın kaynaklarından olan ayet ve hadis haricindekileri yok sayıyorsunuz mesela icma ve kıyası ve Peygamber Efendimiz a.s.v dan sonraki bütün alim ve evliyaların düşünceleri size göre bir kaynak değil öyle ise Hanefi Mezhebinde olmanızı neye bağlıyorsunuz?

    İslamın kaynaklarından birinin yok sayılmasının fıkıhdaki yeri nedir?
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  4. #34
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar Mesajlar
    12
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 44 + 10

    Cevap: 'milletimin imanını selamette görürsem'

    Cevaben yazdığınız:
    Ya çok kurnazsınız ya da anlama sorununuz var. Daha önce sorduğum sorularında birçoğu askıda kalmış durumda. İşinize gelen kısma ve konuyu istediğiniz yöne çekerek cevap veriyorsunuz. Ya da ben yanlış görüyorum. Her ne ise bahsini ettiğimiz sözün sahibi şimdiye kadar çok kişilerin hidayetine vesile oldu. Sebep olan yapan gibidir bilirsiniz. Bugün milyonlarca insan başta Efendimiz aleyhissalatü vesselama ve onagünde 5 vakit dua ediyorlar bu hakikatleri bize tanıttığı için. Siz Üstad hakkında tasalanmayın, Allah cc. o kadar duadan birini kabul etse yine yeter. Sizde bunun gibi elinize birşey geçmeyecek meseleleri tartışarak vaktinizi boşa geçirmeyin. İyi şeyler yapın ki sizin de duacılarınız olsun. Amacınız bir söz yüzünden bir alimi karalamak ise boşa çabalıyorsunuz, tükürmekle deniz bulanmaz. Yok derdiniz sözün hikmetini anlamaksa daha önce de defalarca söylediğim gibi söz sahibini mes'ul eden bir durum ve kimse bu konuda taklide mecbur değil, hem de bunu yapması uygun olmaz diye cevaplar verilmiş.



    Sayın Huseyni Beyefendi :
    Ne çok kurnazım ne de anlama sorunlarım var,soruların askıda kalmış olmasına gelince bu konuda sizin elinize kimse su dökemez.İşime gelen kısmı ve konuyu istediğim yöne çekerek cevap vermeye gelince bunu örneklendirmenizi isteyeceğim,namazdan bahsediyordukda ben zekat mevzuuna mı geçmişim?Her neyse çokda önemli değil.
    Sizin sorulara verdiğiniz cevaplar;


    -Üstad şimdiye kadar bir çok kişinin hidayetine vesile oldu,
    -sebep olan yapan gibidir,
    -milyonlarca insan ona beş vakit dua ediyor ,
    -bunlardan biri kabul olsa üstada yeter ,
    -koca bi külliyatı bir söz ile karalayamazsın,
    -deniz tükürmeylen bulanmaz,
    -üstümüze gelindikçe dahada güçleniyoruz,
    -islam alimleri insanlara bir anne şefkatiyle yaklaşır,
    -hasta tabibden ilaç ister tabib uygunsa verir değilse vermez,
    -duada inkar,tenkit yok buda islama uygunluğunu gösterir,
    -Aşk yanmak ister yanmadan aşık olunmaz aşık olan maşuklarına helal gelmesini istemez.
    -Bu sözü söyleyen Kainatın En Değerli Varlığının Dostu...
    -bu sözü düşüneceğinize; " bu sözü demesine sebeb olan insanların halini düşünün !.
    -Allah sevmediği kulunu da sevdirmez kimseye...
    -Onlar insansa biz neyiz diye düşünmekteyim sadece !...
    -cevabül ahmakül sükut. ...
    -Değerli vaktimi size cevab bularak geçirecek kadar zeki değilim !!...
    -bır cumleyle yola cıkarak bır cılelı hayatın sırf lıllah ıcın gecerılmıs bır omrun karalamasını yapıyorsunuz

    -Alimlerin evliyaların söylediği bütün sözlerin hadiste karşılığı mı var ?
    -Ki Üstadın bir koca külliyattan sadece bir sözünü ortaya koyup, bütün hayatını, hizmetini ve bugünkü meyvelerini çürütmeye çalışmak, ilim edinmek değil, insafsızlıktan ibarettir.
    -Kendi hesabımızın içinden çıktıkta Onun hesabının derdine mi düştük ?
    -"Bu gibi sözler belli bir makam ve mevkiinin sözleri olduğu için herkesin böyle sözleri taklit etmesi uygun olmaz."
    -İçinde bir iki kelamı zihnimiz almıyorsa ona da vardır bi hikmeti der, almamız gereken derslerle meşgul oluruz.
    -O zaman ayeti kerime ile sabit olan bir zatın hakikatliğinde neden bu kadar açık arıyorsunuz?

    -Dünyanın kaç üniversitesinde ;Risale-i Nurlar kitaplarda kaynak ve okul kitapları olarak okutulurken
    -Kur'an-ın hangi ayetinde ya da hangi hadiste bir alim hakkında böyle söz etmeye cevaz veriyor ?
    -Cehennemi istiyorum diye bir ayet ve hadis zaten olamaz,
    -Alimlere uymak, onları rehber edinmek, onlardan faydalanmak hakkında istediğiniz kadar ayet, hadis bulabilirim.


    Yukarıda yazdıklarım bu ana kadar cevaben yazdığınız yazılardan sorulara cevap olacak nitelikte olanlarından bir kısmı..


    Talha'dan alıntı:
    Çünkü yukarıda arkadaşlarımızın ifade ettikleri islamın diğer kaynaklarına girdiğinden ve sizde bu hususta gözünüzü kapatmış kulağınızı tıkamış olduğunuzdan size ne anlatsak boş. Öncelikle sizin islamın müteşekkil oldukları kaynakları öğrenmeniz gerekmekte.


    Şimdi ben soruyorum yukarıda sizin yazılardan alıntıladığım cevap olarak yazdıklarınız aşağıdaki İslam'ın kaynaklarından hangisine girmektedir.?
    A-Ayet
    B-Sünnet
    C-İcma
    D-Kıyas

    Diyeceksiniz ki bizim cevaplarımız bu kadarmıydı? gene istediğin yerini almışsın istediğin yöne çekiyorsun.Yok ..yok.. öyle değil! onu dedirtmem kimseye yazıyorum diğerlerinide.


    Bu söz Hz. Ebu Bekir'e isnad edilmektedir. Hz. Ebu Bekir:

    "Cehennemde vücudum büyüsün tâ ehli imana yer kalmasın" demiştir.

    Bu söz "Cihar-ı Yar-ı Güzin, Şemseddin-i Sivasi sh. 25" de geçmektedir.

    Bu sözü teyid eden yani Hazreti Ebu Bekirin sıddıkiyetinin azami sadakat nümunesi olan sözünün hakikatini teyid eden bazı hadisi şerifler vardır.

    Bunlar:

    "Ümmetime karşı en merhametli Ebu Bekirdir."

    "Eğer Ebu Bekir'in imanı alemlerin imanıyla müvazene edilse yine de Ebu Bekir'in imanı racih gelecektir."

    Kaynaklar: El Fethur Rabbani Şerhi Müsnedi Ahmed 1/52, Müsnedi Ahmed 3/186,281, Müsnedi Ebu Davud - Tayalisi hadis no: 2096.

    Bu sözde haşa isyan değil belki imanın verdiği kemalat vardır. Nitekim bir çok islam büyüğünün bu anlamda sözleri vardır.







    Ebu Bekir (r.a) atfen söylediğiniz bu sözün gerçekliği hakkında İslam dünyasında bir ittifak varmıdır yoksa ciddi itirazlar mevcutmudur?Bu sözü desteklemek için verdiğiniz hadisleri nasıl yorumlayıp Cehennemde vücudum büyüsün tâ ehli imana yer kalmasın" sözüne dayanak yaptınız?


    Peki Peygamber Efendimizin(s.a.v) şu hadisleri hakkında ne düşünürsünüz?




    “Biriniz namazda tahiyyâtı bitirdiği zaman, dört şeyden Allah’a sığınarak şöyle desin: 'Allâhümme innî eûzü bike min azâbi cehennem ve min azâbi’l-kabr ve min fitneti’l-mahyâ ve’l-memât ve min şerri fitneti’l-mesîhi’d-deccâl' (meali) :

    Allah'ım, cehennem azâbından ve kabir azâbından, hayat ve ölüm fitnesinden, deccâlin fitnesine uğramaktan sana sığınırım
    (Müslim, Mesâcid 128-134; Ebû Dâvûd, Salât 149, 179; Nesâî, Sehv 64)


    (Namazı bitiren kimse, hiç konuşmadan “Allahümme ecirnî min-en-nâr ve edhılnil Cennete” demezse melekler, “Yazık şuna, Cehennemden korunmasını istemekten âciz kaldı”, Cennet de, “Yazık şuna Cenneti istemekten âciz oldu” der.) [Taberani

    (Allah’ım, senden Cenneti ve ona yaklaştıracak her türlü söz ve işi diliyor, Cehennemden ve ona yaklaştıracak her türlü söz ve davranıştan sana sığınıyorum.) [İbni Mace]

    (Allah’ım, her günahtan selâmeti, her iyiliği kazanmayı, Cennete girmeyi ve Cehennemden kurtulmayı nasip et!) [Hâkim]



    Bir önceki yazımda Ebu Bekir(r.a)'ın ayetle sabit ateşten uzak olabileceğini aktarmıştım.
    Elmalılı, bu ayetlerin Hz. Ebu Bekir (r.a.) hakkında nazil olduğunu belirtir . Suyutî, Leyl suresi 17. ve 18. ayetlerin icmaen Ebu Bekir Sıddık hakkında indiğini söyler.(Elmalılı tefsiri Leyl Süresi)


    Bir diğer cevabınızsa:,
    Üstad Hazretlerinin bu sözü söylemesi onun imanının kemalini gösterir. Cehennemin ateşini o derece görür gibi hissediyor ve ilmen biliyor ki, milletinin oraya girmesine gönlü razı olmuyor. ben bundan onun Kur'ana muhalif olduğunu değil, bizlere imanımızı muhafaza edecek amellleri işlemek için teşvik ediyor diye anlıyorum. Maksat cehennemi istemek değil, imanın kıymetinden haberdar etmek. Maksat cehennemi arzulamak olsa idi, bir ömür Allahın razı olacağı hizmetlerde çileli bir ömrü olmazdı.


    Aynen söylediğiniz gibi “bizlere imanımızı muhafaza edecek amellleri işlemek için teşvik ediyor diye anlıyorum. “ siz öyle anlıyorsunuz.Ama sizin öyle anlıyor olmanız benimde öyle anlamama delil olamaz.Ayrıca çileli bir ömür yaşamakda bu konuyla ilgili olarak delil olamaz.


    Bir diğer cevabınızsa:
    Burada söz edilen mesele ayet veya hadis değil, bu bir duadır, yakarıştır, arzudur. bu duanın islama uygunluğunu soruyorsunuz,


    Bu tür sözler söz sahibini mes'ul eder. Bugün insanlar Üstadımız ne kadar fedakarane bu sözü söylemiş dese de ben de böyle yapmalıyım diye bir sonuç çıkaramaz.


    Yok derdiniz sözün hikmetini anlamaksa daha önce de defalarca söylediğim gibi söz sahibini mes'ul eden bir durum ve kimse bu konuda taklide mecbur değil, hem de bunu yapması uygun olmaz diye cevaplar verilmiş.


    Duada neler istenir:


    Kişi,duâda Allâhü Teâlâ"dan isteklerinin en mühimini,günah ve kusurlarının affedilmesini ve afiyetini istemelidir.Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Rabbinden, dünya ve âhirette af ve âfiyet iste.Onlar verildiği zaman felâh bulur;muradına -Allah"ın rızasına erersin." buyurmuşlardır.
    Ebûbekr el Verrâk" a(r.h) âfiyet nedir? diye sordular. O da şöyle cevap verdi; "Kulun, kelime-i şehâdet söyleyerek imân ile ölmesi,Allâh "ın evliyâları zümresinde diriltilmesi, sırat köprüsünü selâmetle geçmesi ve sonra da cennete girmesidir. İşte âfiyet budur."
    Âfiyet on şeydir.Beşi dünyadadır. Bunlar
    ; İlim,amel,ihlâs,şükür ve kazâya razı olmak. Beşi de âhirettedir;Yüzün ak olması,terâzi(de sevabların) ağır gelmesi,hesâbın kolay olması, cehennemden kurtulmak ve cennete girmektir.
    Allahü Teâla" ya lafzı az, manası çok olan ve içinde dünyâ ve âhiretin hayırlarını toplayan cümlelerle duâ etmelidir.
    Rabbenâ âtina fi"d-dünyâ haseneten ve fi"l-âhireti haseneten vegınâ azâbe"n-nâr"gibi.
    Enes (r.a.)Peygamber efendimiz" in(s.a.v.) en çok bununla du ettiğini rivayet etmiştir. Çünkü bu duâ bütün hayırları içine alır. Sanki bununla duâ eden, dünyâ ve ahiretteki iyilik ve güzelliklerin tamamını istemiş olur.

    ALINTI: RİSALEFORUM.COM
    http://www.risaleforum.com/dualar/31693-duada-neler-istenir.html


    Gördüğünüz gibi duada neler isteneceğini sizlerin ağzından dinledik.Bu bir duadır ,yakarıştır diyorsunuz ya peki insan neden böyle bir dua etme gereksinimi duyar.Böyle bir dua etmenin cemaati müslime ne faydası olacakda bu dua onların imanını nasıl kuvvetlendirecek.Bu sebepten diyorumki bu sözler kibir taşıyor.Ayrıca sözün sıradan müslümanlar tarafından taklit edilmesinide uygun görmüyorsunuz ,bu sizce bir tezat oluşturmuyormu?Allah-u Teala alçak halettekiler ve yüksek halettekiler diyerek müminler
    arasında bir ayrım yapmışmıdır?Peki Peygamber Efendimizin(s.a.v)söylediği ama müslümanlara söylemeyin dediği bir duası,sözü varmıdır?yada daha sonra alimlerin ittifak ettiği böyle bir durum sözkonusumudur?

    Bu sözü söyleyen alim olamaz demenizi beklemiyorum aslına bakarsanız ben sizden hiçbirşey beklemiyorum.Ama sadece Peygamberlerin hatasız olacağı gerçeği varken insanın hataya
    düşebileceğini neden kabul edemiyor ve devamlı üstadın yaptığı hizmetlerden bahsediyorsunuz?Devamlı olarak bana bir söz üzerinden bir alimi ve eserlerini karalama içinde bulunduğumu tekrarlıyorsunuz ki; ben böyle bir çabada olmadığımı yaptığı hizmetleri yok saymadığımı belirtmeme rağmen.Eminimki sizler namazında,niyazında,dürüst,Allah korkusu ,Peygamber sevgisi olan insanlarsınız,belki çoğunuz şu anki bu durumunuzu üstada borçlusunuz.Benim bunlarla bir sıkıntım olamaz ki ben üstadı ve eserlerini bir söz üzerinden karalamaya çalışayım..
    .“Evet bu hakikatle beraber insan; kusurdan nisyandan hali değil. Benim bilmediğim çok kusurlarım var, belki de fikrim karışmış risale-i nurlarda bazı hatalar olmuş.” (Şualar-15 Şua -588 )
    Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru






    Risale-i nur Nasıl Bir Tefsirdir?

    TaLHa Nickli Üyeden Alıntı
    risale-i nurun amacı nedir ?

    5- Risale-i nur Kuranın aynasıdır. Bir mucize durumundadır. (sönmez risalesi)
    6- Risale-i nura karşı konulamaz ve onunla boy ölçüşülemez. (sönmez risalesi)
    7- Ölüm hakikatının muammasını yalnızca Risale-i nur çözmüştür. (meyve risalesi)
    26- Risale-i nura karşı konulamaz. Onunla kimse başa çıkamaz. O sönmez ve söndürülemez. O üfledikçe parlayan bir nurdur. (sönmez risalesi)
    38- Risale-i nuru okumak ve yazmak, alim olmak için yeterlidir. Başka bir şey istemez. (meyve risalesi)
    http://www.risaleforum.net/bediuzzaman-said-nursi-ve-risale-i-nur-cemaati/risale-i-nur-ve-nur-cemaati/20582-risale-i-nur-nasil-bir-tefsirdir.html

    Risale-i nurda hatalar olmuş olabileceğini üstad kendisi dile getirmiştir.Daha sağlam bir kaynak bulamadığım için yukarıdaki Risale-i nur nasıl bir tefsirdir isimli yazıyı sizin sitenizdeki bir forum sayfasından aldım,Talha(site yöneticisi)bizzat kendi sormuş ve SaYa(forum yöneticisi )cevap olarak
    yukarıdaki sadece bir kısmını aldığım metni yazmıştır.Akabinde itiraz ve tekzip edilmediği ve üzerinden 3 yıl gibi bir zaman geçtiği için tarafınızdan doğru kabul edildiğini varsayarak alıntıladım.


    Bu metindeki sözlerin üstadın olduğunu kabul ettiğimizde ortada ciddi bir tezatın olduğu aşikardır.Hangisi doğru acaba? hata olmuş olabileceği yazarı tarafından beyan edilen bir esermi yoksa yukarda anlatılan esermi?






    Cevaben yazdığınız:
    Sizde bunun gibi elinize birşey geçmeyecek meseleleri tartışarak vaktinizi boşa geçirmeyin.




    Sitenizde risalelere ve üstada gelen itirazlara cevap diye bir bölüm açmış ve bu bölümde “milletimin imanını selamette görürsem”diye bir başlık açan siz olduğunuza göre bunu sizlere sormak lazım ,madem buna ihtiyaç yok neden vaktinizi boşa harcıyorsunuz diye.




    TaLHa Nickli Üyeden Alıntı
    Size bir soruda benden gelsin bakalım. Madem İslamın kaynaklarından olan ayet ve hadis haricindekileri yok sayıyorsunuz mesela icma ve kıyası ve Peygamber Efendimiz a.s.v dan sonraki bütün alim ve evliyaların düşünceleri size göre bir kaynak değil öyle ise Hanefi Mezhebinde olmanızı neye bağlıyorsunuz?

    İslamın kaynaklarından birinin yok sayılmasının fıkıhdaki yeri nedir?



    Bu soruya bir önceki yazıda cevap verdiğimi düşünüyorum aynı soruları tekrar cevaplamaktanda yoruldum .Bir daha yazmaya uğraşmayayım :


    İslamın kaynakları olan ayet ve hadis haricindeki icma ve kıyası yok saymış değilim ,Peygamber Efendimizin(s.a.v)den sonraki alim ve evliyaların düşüncelerinide yok saymadım.Bir önceki yazımda Peygamber Efendimizin(s.a.v) sünnetinde olan ,ayet ve hadislerle çelişmeyen her alim örneğimdir,kaynağımdır demiştim ayrıca icma ile ittifak sağlanmış kıyasla kabul görmüş bir konunun ayet ve hadise ters düşme durumu olmayacağından (Allah'ın izniyle) onları zikretmedim ama bundan icmayı kıyası yok saydığım anlamı çıkmamalı.

    Hanefi mezhebinde olmamı neye bağladığımı anlamışsınızdır İnşallah..İslami kaynaklardan birini yok saymadığıma göre fıkıhtaki yeri ve yaptırımı beni içine almıyor.


    İnşallah bu son yazımda ısrarla cevap vermekten kaçındığımı iddia
    ettiğiniz sorularınıza cevap verebilmişimdir.
    Yazar : Risale Forum

  5. #35
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2011
    Nereden Yer
    misafirhane'de
    Mesajlar Mesajlar
    150
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 61 + 880

    Cevap: 'milletimin imanını selamette görürsem'

    konuyu açan kardeşim bu konu tamamen kapatılabiliyor mu..? eğer öyle ise kaldırmanı talep edeceğim..yeter artık bu ne böyle bu başlık altında herkes birbirine cevap yetiştirme telaşına girmiş.. bana sıkıntı çöktü artık burda.. !!

    -herkes benim dediğim doğru derse nasıl bir sonuca varacağız anlamıyorum.. bu konuya cevap veren kardeşlerde artık başka şeylerle ilgilensinler başka konular okusunlar.. lüften.. !!
    Yazar : Risale Forum
    Sen, ey riyakâr nefsim! “Dine hizmet ettim” diye gururlanma.

    اِنَّ اللهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ

    sırrınca, müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o recül-ü fâcir bilmelisin. Hizmetini, ubûdiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farize-i hilkat ve netice-i san’at bil, ucüb ve riyadan kurtul..

  6. #36
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.060
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210278

    Cevap: 'milletimin imanını selamette görürsem'

    Bu cevaplar benim sorularımın cevabı değil mapavri kardeş. Bir kere kendinizle çelişiyorsunuz. Hem diyorsunuz ki ben karalama derdinde değilim, hem de onca açıklama yapılmışken ısrarla aynı sözün ayete hadise dayandırılmasını bekliyorsunuz. İslami kaynakları yok saymıyorum diyorsunuz, hem de İslam alimi olan Bediüzzaman Said Nursi hazretlerini bir sözüyle güya çürütme derdindesiniz. Böyle bir gayeniz yoksa bu sözün üzerinde bu kadar ısrarla durmanızı neye bağlayacağız anlatır mısınız ? Alimlere ve evliyalardan istifade etmekle ilgili birçok hadis ve ayet bulabileceğimi ilk mesajlarımda belirtmiştim, Said Nursi de bir alim değil mi ? Bu sözü İslama zıt görünse dahi bu bizlerin ondan istifadesine mani olabilir mi ? Bir alim hakkında kibirli diyebilmeyi hangi ayete ve hadise dayandırıyorsunuz ? Onların hakkında bu tür sözler etmeye sürekli kaynak gösterdiğiniz ayet ve hadisler cevaz veriyor mu ? Forumda itirazlar bölümü var tabiki, bunda sorun yok elbette. Risale-i Nurlarda Üstad hazretleri de sorgulanabilir ancak baştan beri Müslüman olduğunu, hanefi mezhebine dahil olduğunu söyleyen bir kişiye bir alim hakkında böyle ithamlarda bulunmak yakışıyor mu ?


    Kab-ı kavseyn kardeşim konu ortada kalsın ki kim ne yapmaya çalışıyor ayan beyan görünsün inşallah.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  7. #37
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2008
    Nereden Yer
    Kocaeli
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 476 + 31300

    Cevap: 'milletimin imanını selamette görürsem'

    Alıntı mapavri78 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Haklısınız sevgili kardeşim tabiki bir insanı tanıyıp etmeden onu karalamak,kötülemek gıybet olur,bundan Allah'a sığınırım.Değerli kardeşim benim yazdıklarımıda üstadın yapmış olduğu hizmetlere kesinlikle bir karalama söz konusu değildir,varsa gösteriniz özür dileyeyim.Benim yazdığım ne varsa bu söz üzerine söylenmiş sözlerdir.Yoksa yapmış olduğunu söylediğiniz hizmetler hakkında tek kelime etmedim.


    Bır alıme kıbırlı demek daha vahım bır durum,buyrun manı olmıyalım ozur dıleyın ıstersenız!!!
    Inanın kı kardesım takıldıgınız cumleyi curutmekle elınıze gececek olan nedır onu anlıyamadım, eger arzu edersenız bırakalım alımlere boy olcusmeyı de kendı ahıretımızın derdıne duselım..!!!

    Dua ıle..

    Yazar : Risale Forum
    إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّـا إِلَيْهِ رَاجِعونَ


  8. #38
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2011
    Nereden Yer
    misafirhane'de
    Mesajlar Mesajlar
    150
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 61 + 880

    Cevap: 'milletimin imanını selamette görürsem'

    Alıntı HuSeYni Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Kab-ı kavseyn kardeşim konu ortada kalsın ki kim ne yapmaya çalışıyor ayan beyan görünsün inşallah.
    -tamam inşaallah abi.. ama bu kardeş biz ne dersek İNAD etmekten ve LAF yetiştirmekten vazgeçmeyecek.. kendi doğrularını savunmaktan dur olmayacak.. zaten şu vakte kadar da yaptığı o..
    Yazar : Risale Forum
    Sen, ey riyakâr nefsim! “Dine hizmet ettim” diye gururlanma.

    اِنَّ اللهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ

    sırrınca, müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o recül-ü fâcir bilmelisin. Hizmetini, ubûdiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farize-i hilkat ve netice-i san’at bil, ucüb ve riyadan kurtul..

  9. #39
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.235
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61900

    Cevap: 'milletimin imanını selamette görürsem'

    Hazreti mapavri78 öğrenmeye başladınız. Maşallah .. ayet ve hadisden başkasını tanımam diyerek ilk mesajı göndermiş ve orada bir Allah dostuna böbürlenme demiştiniz. Asıl böbürlenen kim? Ve madem icma ve kıyası ve bununla beraber ehli sünnet vel cemaat itikadi ve imani mezhep imamları ile sahabe-i kiram, alim ve evliya ve asifyaları kabul etmekle bu sözünde ayet ve hadisi şerife muhalif olmadığını kabul etmiş olduğunuzu anlamanız için sizi daha mı sıkıştırmamız gerekiyor?

    Sizin söyledikleriniz haktır. Ancak hata yapıyorsunuz kendinizi bütün ayet ve hadisleri bilen elini ateşin içine koyan bir alim olarak ayetlere icma kıyas yapıyorsunuz. Çünkü bu sözde Allaha iman ederseniz kimse cehenneme girmeyecek denilmiyor. Bu sözde şart var ve arzu var ve aşk var mutluluğun derecesini ifade etme var. Ama siz inatla bu sözde cehennemi inkar var kimse girmeyecek deniliyor gibi olmayan bir manayı varmış gibi gösteriyorsunuz. Çünkü ayet ve hadislere uzanıyor icma ve kıyas yapıyorsunuz.

    Eğer bu sözlerimide anlamadıysanız kendiniz çalıp kendiniz söylemeden evvel icma ve kıyasın şartlarına bakınız ve kimlerin yapabileceğini araştırınız. Bu hususta özetle şu hadise ibret verici : Adamın birine sormuşlar niye namaz kılmıyorsun adam demiş Kur'anda namaz kılmayın deniliyor. Adama demişler peki öncesinden ne deniliyor. Adam demiş ben hafızmıyım. Hem mana çıkarmaya çalışacaksın hem de hafız değilim diyeceksin bune lahana turşusu!

    Yapmaya çalıştığınız meseleye gelince İlmi zamanın alimleri tarafından saygı ve sevgi ile kabul edilmiş ve sünneti seniyyeye ittibası tevatur derecesinde aktarılmış ve hayatı ortada olan bir zatın o daracık aklınıza sığmayan eserlerini okumadan sadece sağda solda duyduğun bir sözü ile verip veriştirdiniz. Sizin bu davranışınız yahudi ve hristiyanların ve kafirlerin bir kaç ayet ve hadisi ele alıp müslümanlar ile muhaverelerine benzememekte mi? Ayeti Kerimede ve Hadisi Şeriflerde onlara benzemeyin denilmiyor mu? Hatta imanın test edilmesini yasaklamıyor mu?

    Şimdi bu konuyu okuyan kişi sizin gösterdiğiniz üç beş ayete bakarak sizin hakikatten bahseden ilim sahibi biri olduğunuzumu düşünecek yoksa kulak dolma müslüman olduğunuzu mu düşünecek?
    Yazar : Risale Forum
    ..Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz..

    ..dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.
    .

    Ustad Bediüzzaman Said Nursi (M.S. 1876-....)



  10. #40
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar Mesajlar
    12
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 44 + 10

    Cevap: 'milletimin imanını selamette görürsem'

    Herşeyin en doğrusunu ALLAH (C.C.)bilir.


    Ne mezhepsizliğim ne ahmaklığım ne hadsizliğim ne kafamın karışmışlığı ne kahinliğim ne edepsizliğim ne anlamama problemim nede yahudiye hristiyana benzemişliğim kaldı.Önemlide değil aslında bana isnat ettikleriniz.Bu tartışmayı daha fazla sürdürmenin ne size ne bana bir yararı olmayacağı için çok geç olmadan kendi namıma sonlandırıyorum.
    Herşeyi sizin bildiğinizi sizinle mücadele edemeyeceğimi ilmimin sizin seviyenizde olmadığını aslada olamayacağını elinize su dökemeyeceğimi belirterek bu tartışmadan çekiliyorum.Korkuyorum hemde öyle çok korkuyorumki Rabbimin razı olmayacağı beni ağır vebal altına sokacak sözler söylemekten.Söylediysem eğer Rabbimin mağfiretine sığınıyorum.Gazanız mübarek hayırlı olsun. Selametle
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 4/5 İlkİlk 12345 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •