Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
7 sonuçtan 1 ile 7 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Nereden Yer
    denizli
    Mesajlar Mesajlar
    512
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 153 + 9496


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Risale-i Nur Sadeleşmeli mi?

    Hemen her konuda araştırma konusu olmuş, yeri geldiğinde tartışma konusu da olmuş Risale-i Nur’un çokça söz edilen ve ele alınan bir konusu da üslup ve dilidir. Bu tartışmalarda ağırlık, Risale-i Nur dilinin sadeleşmesinin gerekip gerekmediğiyle ilgilidir.
    Risale-i Nur’un sadeleşmesi gerektiğini ifade edenlerin dayanaklarını üç noktada toplamak mümkündür.

    1-Edebî ve tarihî bir metin olan Risâle-i Nur günümüzde yaşayan dile yabancı olduğundan, anlaşılması zor bir metindir. Sadeleştirilmelidir.
    2-Risâle-i Nur’un geniş halk kitleleri tarafından anlaşılabilmesi için, sade Türkçe ile yeniden ele alınması gerekir.
    3-Risâle-i Nur imanî meseleleri nazara verdiğinden, imanî meselelerin önemine binaen sadeleştirmek gerekir.

    Bir eser hakkında belli bir yargıda bulunmadan önce, eserin mahiyeti hakkında bilgi edinmek esastır. Eğer eserin mahiyeti tam olarak anlaşılabilir ve anlatılabilirse, sonradan ifâde edilecek düşünceler sağlıklı olacaktır. Bu yüzden önce “Risale-i Nur nedir? Nasıl bir eserdir?” sorularını cevaplamak gerekir? Risâle-i Nur; müellifinin ifadesiyle, “Doğrudan doğruya Kur’an’ın feyzinden mülhemdir ve sema-i Kur’anîden ve ayatının nücumundan, yıldızlarından iniyor, nüzul ediyor.(Nursi, 1994: 86)” Burada Cemil Meriç’in, “Her eser, kendi dili ile doğar. Risale-i Nur’un dili Kur’anî ve İslâmî bir lisandır. Risale-i Nurları anlamaya çalışmak, ancak bize nasip olabilecek en büyük mükâfattır.(Şahiner, 1990: 17). ” sözünü belirtmek gerekir ve Bediüzzaman’ın Risâle-i Nur hakkındaki görüşü ile birleştirildiğinde, Risâle-i Nur’un, zamanın eserlerinden farklı olduğu ortaya çıkmaktadır.

    Risale-i Nur’un, iman ilmini vermesi ve öğretmesi gerçeğinden hareketle, tarihselliği ve bu nedenle eskimişliği görüşü hükümsüz kalmaktadır. Zira, nasıl ki Kur’an çağlarüstü ve zamanı aşan bir dil kullanmışsa, Vehbî ilim sonucu, Kur’an-ı Kerim’den ilhamen yazılan Risâle-i Nur’un da çağlarüstü olması gerekir. Bundan dolayı da Risale-i Nur üslubunun günümüz Türkçe'sine göre farklı ve biraz da ağır olması tabiidir.Ancak bu farklılık veyahut ağırlık eskimişlikle ilgili değil, Risâle-i Nur’un tarihsellikten bağımsız konular olan imanî konuları ele almasından kaynaklanır. Çünkü bir ilim sahası olan imanî konuların kendilerine ait kavramları vardır. Çünkü bir ilim sahası olan imanî konuların kendilerine ait kavramları vardır. Allah'ı idrak etmenin yolu da bunları bilmekten geçer. yapılan araştırmalara göre, Risâle-i Nur vasıtasıyla Allah’ın 217 esmasından bahsedilmesi ve onların idrak edilmesi(Bkz. Risale-i Nur’da Esma-i Hüsna, Yeni Asya Neşriyat ), bu kavramların öğretiminin Risale-i Nur’da ne kadar önemli bir yekün tuttuğunu göstermesi açısından öenmlidir.

    Hemen belirtelim ki, Risâle-i Nur’da Esma-i Hüsna salt kavramsal bir bazda verilmemekte, metin içinde temsil ve telkin metoduyla anlaşılır kılınmaktadır. Bu durum, Risâle-i Nur’un hemen her yerinde mevcuttur. Bunun dışında Risâle-i Nur, dinî ya da din dışı konuları içeren dönemin kitaplarına kıyasla sade bir üsluba sahiptir. Bundan da öte, Risâle-i Nur’da anlamı akıcı ve anlaşılır kılan bir iç lügatçe de mevcuttur. Mesela, “… O sultana Halîl ve dost ol!.. O rahmetin kuvvetidir ki, zîşuurun nazarlarını celb eder, kendine çeker…” gibi altı çizili örnekler, genelde aynı anlama sahiptir. Risale-i Nur’un hemen hemen her yerinde var olan bu tarz kullanımlar, avamdan âlim insanlara kadar herkesin anlayabileceği bir dilin varlığını gösterir. (Demirci, makale, 2000:71)

    Elbette Risale-i Nur üslubu sadece Türkçe’ye has bir üslup değil. Çünkü Risâle-i Nur, 20. Asır ve sonrasına İslam medeniyetinin sunumunu yapma misyonuyla ortaya konmuş bir eserdir ve İslam medeniyetinin temelinde de başta Arapça, sonra Farsça ve Türkçe vardır. Dolayısıyla Arapça, Farsça ve Türkçe’nin karışımından oluşan bir üslubun kullanımı da kaçınılmazdır. Böyle olduğuna delillerden bir tanesi, “… zahiren mevt inhilaldir, ademdir, tefessühtür, hayatın sönmesidir.” cümlesinde aynı anlama gelen Arapça, Farsça ve Türkçe kelimelerin birlikte kullanılmasıdır.Aynı şekilde, “Ey insan! Fenâya, ademe hiçliğe, zulümata, nisyana, çürümeye, dağılmaya, ve kesrette boğulmaya gittiğinizi tevehhüm edip düşünmeyiniz. Siz fenâya değil, bekâya gidiyorsunuz. Ademe değil, vücud-u dâimîye sevk olunuyorsunuz. Zulümata değil, âlem-i nûra gidiyorsunuz. Sahip ve Mâlik-i Hakikinin tarafına gidiyorsunuz…” gibi, Risâle-i Nur’un hemen her yerinde mevcut ifadeler üç dile mensup insanların ortak medeniyetini, ki bu İslam medeniyetidir, nazara verir.

    Bu cümleleri okuyan herhangi bir okuyucu, mutlaka hissesini alacak ve anlatılanın ne olduğunu kavrayacaktır. Kur’an-ı Kerim’i okuyan bir çoban ve bir âlim seviyesine göre hissesini nasıl alıyorsa, Risâle-i Nur’u okuyan her kesim de seviyesine göre hissesini alacaktır. Eğer bu gözetilmez de tek yönlülüğü ifade eden sadeleştirme yapılırsa, Risâle-i Nur evrensel hitap olma özelliğini kaybedecektir. Dolayısıyla bu bağlamda sadeleştirmenin sağlıksızlığı göze çarpmaktadır.

    Öte yandan, “Risâle-i Nur imanî meseleleri nazara verdiğinden, imanî meselelerin önemine binaen sadeleştirmek gerekir.” fikrine de katılmak mümkün değil. Çünkü Risâle-i Nur’da imanî meseleler işlenirken öyle bir üslup kullanılıyor ki, aklın yanında diğer his ve latifeler de hissesini almaktadır. Nitekim, bunu müellifi, “Risâle-i Nur’un gıda ve taam hükmündeki hakikatlerinden hem akıl, hem kalb, hem ruh, hem nefis, hem his hisselerini alabilirler(Nursi, 1994: 279).” Şeklinde ifade etmiştir. Bundan da öte, şimdiye kadar belirttiğimiz düşünceler gösteriyor ki, Risâle-i Nur’un sadeleşmesi demek, Şerif Mardin’in belirttiği, “19. Yüzyılın elektrik ve termodinamiği ile ilgili konuşma tarzı, yani kavramlaştırma tarzı Risâle-i Nur’un diline girmiştir. Said Nursî dinamizm ifade eden bir dil kullanmıştır.(Şahiner, 1990: 24).” özelliğinin kaybolması demektir.
    Hâsıl-ı kelâm, âliminden çobanına kadar Risâle-i Nur’u okuyan herkes seviyesine göre mutlaka hissesini alır. Ve her ne kadar zâhiren Risale-i Nur’un üslubu ağır gibi görünse de okuyucunun, iman ilmini kavramak için biraz çaba göstermesi gerektiğini idrak etmesi gerek. Nitekim Bediüzzaman da, “Risale-i Nur, sâir ilimler ve kitaplar gibi okunmamalı. Çünkü ondaki iman-ı tahkikî ilimleri, başka ilimlere ve maariflere benzemez. Akıldan başka çok letaif-i insaniyenin kut(rızık) ve nurlarıdır. (Nursî 1994: 55)” demekle, bunun altını çizmektedir. İşte bu gerçekten harketle, sonuçta Risale-i Nur’dan nasıl faydalanılması gerektiği hususunda, sarf edilen şu görüşlere de katılmamak mümkün değil: “Risale-i Nur, yirminci asrın Müslümanlarını ve bütün insanları koyu fikir karanlıklarından ve müdhiş dalalet yollarından kurtarmak için müellifin kendi ihtiyarıyla değil, bir ihsan-ı ilahî olarak yazılmış olan ilhamî bir eserdir. İşte insan üzerindeki tesiri pek büyük olan böyle bir eseri devamlı olarak, teenni (ihtiyatlı ve akıllıca düşünmek) ile ve lügatların manalarını öğrenerek, dikkatle okuyabilseniz, geceli gündüzlü çalışan birçok Nur talebeleri gibi siz de büyük bir huzur ve saadete kavuşursunuz (Nursî, 1995: 175).”

    Kaynaklar:
    1.Bediüzzaman Said Nursî, Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Yeni Asya Neşriyat, 1994
    2.Necmettin Şahiner, Nurculuk nedir?, Yeni Asya Yay., İstanbul 1990
    3.Süleyman Kösmene, Risâle-i Nur’da Esma-i Hüsna, Yeni Asya Neşriyat, İst. 2004
    4.Senai Demirci, Risâle-i Nur’un Etrafından Risâle-i Nur’un İçine, Köprü Dergisi, Bahar 2000
    5.Bediüzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayatı, Yeni Asya Neşriyat, 1994
    6.Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lahikası -1, Yeni Asya Neşriyat, 1994
    7.Bediüzzaman Said Nursî, Yeni Asya Neşriyat, 1994, Ekim İstanbul s.175 Nurun İlk Kapısı

    Hatip Fidan - Genç Yaklaşım Dergisi Nisan 2006
    __________________

    Benzer Konular
    Risale-i Nurun Tahrifat İddialarına Bediüzzamanın Talebelerinden Cevap Risale-i Nur
    Risale-i Nurun Tahrifat İddialarına Bediüzzamanın Talebelerinden Cevap Risale-i Nur Risale-i Nurun Tahrifat İddialarına Bediüzzamanın Talebelerinden Cevap Risale-i Nur Aziz Sıddık Kardeşlerim, Mübarek Ramazan-ı Şerifinizi bütün ruh u canımızla tebrik ediyoruz. Cenab-ı Hak bu Ramazan-ı Şerifin Le
    "Risale-i Nur'dan meded istediler. Ben de Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsi namına
    "Risale-i Nur'dan meded istediler. Ben de Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsi namına Devami...
    Video - Risale-i Nurları Sadeleştirmek İsteyenlerin Dikkatine - Risale Forum
    Video - Risale-i Nurları Sadeleştirmek İsteyenlerin Dikkatine - Risale Forum Risale-i Nurları Sadeleştirmek İsteyenlerin Dikkatine - Risale Forum (izlemek ve yorum yazmak icin tiklayiniz) Risale-i Nurları Sadeleştirmek İsteyenlerin Dikka
    Risâle-i Nur’un Husûsiyetleri Risâle-i Nur îmânî meseleleri aklî ve ilmî delill
    Risâle-i Nur’un Husûsiyetleri Risâle-i Nur îmânî meseleleri aklî ve ilmî delill Risâle-i Nur’un Husûsiyetleri Risâle-i Nur îmânî meseleleri aklî ve ilmî delillerle de ispat eder Müceddid-i Elf-i Sânî İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Fârukî ders verirken diyordu: "Bütün tarîkarların en mühim ne
    Risale-i Nur ve bahtiyar Alman milleti 20 Ekim 2010 / 00:01 Günün Risale-i
    Risale-i Nur ve bahtiyar Alman milleti 20 Ekim 2010 / 00:01 Günün Risale-i Risale-i Nur ve bahtiyar Alman milleti 20 Ekim 2010 / 00:01 Günün Risale-i Nur dersi... Bismillahirrahmanirrahim Risâle-i Nur, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimizin nûrânî meşrebi
    Yazar : Risale Forum
    Hani " Özlüyorum." demiştin de ashabın: " Anam babam sana kurban olsun ey Allah'ın Resulü, neyi özlüyorsun?" diye sormuştu. Sen de: " Âhir zaman kardeşlerimi özlüyorum." demiştin. İşte sana âhir zamandan sesleniyoruz ya Resulullah. Tek özlemimiz ve ümidimiz senin bu hitabınnın muhatabı olabilmektir

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Nereden Yer
    denizli
    Mesajlar Mesajlar
    512
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 153 + 9496


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Sadeleşmeli mi?

    Arapça'da 62.000 kelimenin Türkçe karşılığı yoktur. Siz isteseniz de tam tercüme yapamazsınız. Mesela Rububiyet, Uluhiyet..., gibi. Bu kelimelerin karşılğı yoktur. Arapça'dan tercüme kesinlikle orjinal olmaz ve mana bozulur. En az verim de maalesef Türkçe tercümede olmaktadır. Risaleleri anlamak için sadece dilde ısrar etmemelidir. Biraz sabır, azıcık gayret ve dikkat inşallah hedefe ulaştırır.
    Kitap sadeleştirme speküle bir meseledir, mevzudur. Tercüme edilen eserler bir bakıma incil akibeti gibidir. Her sadeleştirmede bir çok tavizler verilir. Ve açılan kapı kapanamaz.

    Risaleler okyanus gibidir... Bazı yerleri sahil kıyısı gibidir. Bazı yerleri 25-30 metre gibidir, -ihtisas ister. Bazı yerler vardır ki bir kaç yüz metredir ve kalp ve ruhun derece-i hayatına çıkmayan orada yüzemez. Bazı yerler bir kaç bin metre derinlikteki yerlere benzerler. Kalbi nefsine, cesedi midesine galebe edemeyenler oralarda yüzemezler. En büyük transatlantikler dahi Guamm çukurundaki merkezkaç kuvveti riskini göze almazlar. Bazı yerler Allah'ın kainata va'zettiği mizana ayna olarak Everest tepesinin zıddı. Guamm çukuru gibi derindir ki (11.000m.) orada yüzmek için Vekil-i Müceddit-i Elf-i Salis-i Aşr olmak; öyle bir dalgıç olmak lazımdır.
    Yazar : Risale Forum
    Hani " Özlüyorum." demiştin de ashabın: " Anam babam sana kurban olsun ey Allah'ın Resulü, neyi özlüyorsun?" diye sormuştu. Sen de: " Âhir zaman kardeşlerimi özlüyorum." demiştin. İşte sana âhir zamandan sesleniyoruz ya Resulullah. Tek özlemimiz ve ümidimiz senin bu hitabınnın muhatabı olabilmektir

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar Mesajlar
    1.164
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 380 + 29327


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Sadeleşmeli mi?

    Allah razı olsun şifa kardeş.
    Risale-i Nurlar sadeleştirilse diye kafa yoracaklarına en güzel şekilde nasıl istifade ederize kafa yormak gerekir.
    Bunun da bence okullarda çocuklara haftada en az 1-2 ders şeklinde işlenerek kelime ezberletilerek aşılacağından eminim.
    İnşaallah bir gün bu ülkede okullarda Risale-i Nurlar ders kitaplarıyla beraber çocuklarımıza okutulur.
    Yazar : Risale Forum
    *****
    Günahımı bildikçe acizliğimi biliyorum.
    Acizliğimi bildikçe kendimi biliyorum.
    Kendimi bildikçe Rabbimi biliyorum.

    *****

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    diyar-ı muhA(M)MED
    Mesajlar Mesajlar
    497
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 123 + 6778


    Cevap: Risale-i Nur Sadeleşmeli mi?

    bu tür söylemleri dile getirilen belki de risaleyi hiç okumayanlarıdır...zira okuyanlar zaten bunu bilerek ve severek okuyorlardır teferruata takılmazlar öğrenmek birşeyler anlamak için çaba harcarlar...sadeleşsin veya dilimize çevrilsin diyenler risaleyi okumayıpta işin kolayına kaçmak isteyenlerdir...onlar emimi ki sadeleşse ya da dilimize çevrilse dahi okumayacaklardır..
    Yazar : Risale Forum
    Biz istiyorduk ki o yerde zayıflatılanlara lutfedelim, onları önderler yapalım, onları (MUSTAZAFLARI) diğerlerinin yerine mirasçı kılalım.

    KASAS SÜRESİ:5

  5. #5
    kenz-i mahfi çevrimdışı Sorumlu
    Sorumlu
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    812
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 129 + 6635


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Sadeleşmeli mi?

    bizi en çok rahatsız eden husus Risale-i Nur için "anlaşılmıyor" veya "anlamıyoruz" sözleridir. Gerçi "anlaşılmıyor" sözünü serrişte edip yaymaya çalışanlar aslında perde altında zındıklardır. Üstad "herkes onun dilini anlıyor" diyor. Başka ne diyelim..

    Anlamıyoruz diyenler muhtemelen okumayanlardır, çünkü kanaatimiz gelmiş ki okuyanlardan en azından düzenli okuyanlardan böyle "anlamıyoruz" kelimesi ağızlarından dökülmüyor,
    Yazar : Risale Forum

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar Mesajlar
    14
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 31 + 140


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Sadeleşmeli mi?

    Kardeshler risalei nuru sadeleshtirelim diyenlerin ekserisi risale nur oxumayanlardir...koyun sütü kendi yavrusuna verir kenardakini isirir diye bi söz var...risale nur sadakat ister,teslimiyyet ister yoksa anlashilamaz...hem bu dushunceli insanlarin(yani sadelestirelim diyenlerin) ekserisi sozler lemalar yani bi kacini okuyorlar kulliyatdaki sualar isharatul icaz,kastamonu lahikasi ve s. Kitaplarina önem vermiyorlar bunun icin hizmet düsturlarindan cahil,hizmet suuru kendi aklina göre mizanlamak isteyenlerdir...yahu kulliyatin tamami her mektubu bile önemli ishte bunlara ehemiyet vermeyenlere risalenur nasil süt versin nasil?
    Yazar : Risale Forum

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar Mesajlar
    14
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 31 + 140


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Sadeleşmeli mi?

    Cenabi Hak xalis nur talebe olmayi nasib etsin Vallahi elimizde böyle nimet varken balin icindeyiz bunu deyerlendirmek de devamli okumakdir...devamli risale nur okumayanin hizmet hizmet demesi bogazdan yukari olur...
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222