Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2012
    Mesajlar Mesajlar
    1.109
    Blog Blog Girişleri
    40
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 119 + 4530


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Risale-i Nur'u sadeleştirmeden önce de tahrif etmişlerdi!

    Risale-i Nur'u sadeleştirmeden önce de tahrif etmişlerdi!

    Risale-i Nurlarla ilgili araştırma kitaplarıyla bilinen İttihad Yayınları'nın Genel Müdürü Mesut Zeybek konuştu


    Nur talebelerince önemli başvuru kaynakları arasında gösterilen İttihad Yayınları'nın Genel Müdürü Mesut Zeybek, kendisinin Hz. İsa olduğu yönündeki iddiaları yalanlamadığı için 40 yıl önce yollarını ayırdığı Gülen'le ilgili çarpıcı bilgiler verdi.

    Yeni Şafak'a konuyan Zeybek, 1974 yılında birebir görüştüğü Gülen'in Hz İsa olduğuna ilişkin iddiaları yalanlamadığını söyledi. Risalelerde Mehdi'nin İman, Hayat ve Şeriat olarak üç vazifesi olduğundan bahsedildiğine dikkat çeken Zeybek, 'Yayınladıkları eserlerde bu bahsi kaldırdılar. Çünkü Risalelerde Mehdi'nin bir kişi değil bir şahsı manevi olduğu yazar. Üstad o Şahs-ı Manevi Risale-i Nur'dur diyor. Burayı çıkarmışlar. Çünkü şahs-ı manevi olursa kendi hocalarına bir şey kalmayacak' şeklinde konuştu.

    Gülen ile tanışıklığınız nereden?

    İzmir'de İmam Hatip'te okudum. Fethullah Hoca 1967-68'lerde Kestane Pazarı'nda vaaz verirdi. Orada tanıştık. Kestane pazarı Camii'ne 50 metre mesafede dükkanımız vardı. İzmir'de 1971 muhtırasının ardından Nurculuk davasında ileri gelenleri topladılar ben de mahkemeleri takip etmek için gittim. Orada Nurcuları daha yakından tanıdım. Mahkemeler devam ederken Nur talebeleriyle tanıştım ve derslerine gitmeye başladım. Sonraki dönemde ben de 5-6 ay hapis yattım. Gülen'in Nurlarla ilgisi olmadığını o dönemde öğrendim ilk.

    Ama Gülen Nurcu olarak biliniyor?

    Gülen cemaati Risaleleri ilk kez 2007'de bastı. Önce Emirdağ, Barla ve Kastamonu lahikalarını işlerine gelmeyen kısımları ayıklayarak bastılar. Daha sonra Risaleleri sadeleştirme adı altında komple bastılar. Gülen, Üstad'ın varisi değil, izinleri de yok basmaya. Ama asıl cinayet tahrifatta. Biz sadeleştirme değil Sahteleştirme diye reddiyeler yazdık. Mesela enteresandır Üstadın 2. Dünya Harbi'nde Komünizm'in azgınlığına karşı Hıristiyanlara ve dinsizlere karşı olan mücadelesini kendi politikalarına uymadığı için çıkardılar. İsa (a.s) ile ilgil kısımları da Fethullah Hocayı İsa (a.s) gibi gördükleri için çıkardılar.

    'İsa (as) gibi mi görüyorlar?

    Yakınındakileri Gülen'in Hz. İsa olduğuna inandırmışlar. Kendisi ben Hz İsa'yım demiyor ama yanındakilere İsa (a.s)nın nasıl geleceğini 40 yıl önce 'Bir gün valizle İzmir'e çıkar gelir' sözleri ile anlatmış. 'Hoca da elinde valizle geldi tamam budur' demişler. Hoca da Hz.İsa değilim demiyor. Ben İsa'yım (as) da demiyor ama bütün adresler ona çıkıyor.

    Bu konuyu Gülen ile konuştunuz mu?

    Bu konu İzmir esnafı abiler arasında konuşulunca hocanın kulağına gitmiş. Hoca rahatsız olmuş. 'Siz niye ulu orta konuşuyorsunuz' demiş. Bu konu üzerinde bir toplantı yapıldı. Bize de bunu yaydığımız gerekçesiyle kızdı. Biz de 'yanında kalan adamlar bunu yayıyor, sen kızacaksan bize değil onlara kız' dedik. Bu lafımız üzerine kontrolünü kaybetti 'Mehdi'yi de İsa'yı da ben bilirim. Ne zaman nereye geleceğini ben bilirim' dedi ve sinirlendi.

    Bunun akabinde irtibatınız nasıl oldu?

    Bana karşı tavır koydu ve ilk kopuşumuz bu şekilde oldu. Beni severdi aslında. İzmir Çarşısı'nda karşılaştığımızda benimle konuşmamak için yüzünü gazeteyle kapattığını hiç unutmuyorum. Buna rağmen ben selam verdim almadı. O günden sonra da açıktan tavır koydu.

    Siz bunları dile getirdiğiniz için bir yaptırıma maruz kaldınız mı
    ?

    Oldu tabi. 1995'teki füruat ifadesine karşı çıktığımız için baskı yaparak kitap satışımızı kestirdiler. Eserlerimizin satılmasını engellediler. Hoca Türkiye'deyken Altunizade'den buraya 5 kişilik ekip gönderdi. Tehdit aldık. Hekimoğlu İsmail'e Zaman'da aleyhimizde yazdırdılar ki kendisi bizi sever ama yine de yazdı. Biz düzeltme yazdık fakat çıkmadı. Allah'a havale ettik.

    Hekimoğlu ile görüşmediniz mi bunu?

    Hekimoğlu o zaman bize 'bunları siz tek bir cins olarak görmeyin' demişti. 'Bunların içi karışık, 3'e ayrılmış bunlar. En altta Nur talebeleri var, halk ile muhatap olan hizmetin hamallığını yapan kesim onlar. Bir de Mollalar var direk hocaya bağlı, ne Risaleleri dinlerler ne başkasını, direk hocayı dinlerler. Bir de derin yapı var. Esas karar mekanizmasında bunlar var. Aradaki Mollalar üst yapıyla hoca arasında irtibatı sağlıyor' demişti. Mollalar diye bahsettiği kişiler, İzmir'den tanıdığımız kişiler. Abdullah Aymaz, İsmail Büyükçelebi, İlhan İşbilen gibi isimler.

    95'teki reddiyeler hangi konulardaydı?
    Bizim Gülen ile irtibatımız tekrar 95'te yayınladığımız reddiye broşürü ile oldu. Gülen 95'te Sabah ve Hürriyet'te yayınlanan ve 11 gün süren Nuriye Akman röportajında Risalelere aykırı pek çok beyanatta bulundu. Bunun üzerine Risale'ye dokunan kısımlarla ilgili reddiye kaleme aldık. Bunların başında 'Başörtüsü fürüattır' ifadesi geliyordu vardı. Çünkü Risalelerde Kastamonu Lahikası 262. sayfada, 'Risalenin ehemmiyetli bir esası olan tesettür...' diyor Üstad. Yani füruat değil esastan görüyor. Üstad 1935 yılında Eskişehir'deki 11 aylık ilk mahkumiyetini tesettür risalesinden almış ve asla geri adım atmamıştır. Yine Büyük Doğu'dan alıntıları da Risalelerden ayıkladılar

    Onları niçin çıkardılar?

    Üstad 52'de İstanbul'a geldiğinde Necip Fazıl ziyaret ediyor. 'Seni hizmetlerin nedeniyle 20 yıllık talebeliğime kabul ediyorum' diyor. Hatıralarda geçiyor bu. Şahitleri var. 'Büyük Doğu gibi İslam mücahitleri' ibaresini kullanıyor. Necip Fazıl merhumun Büyük Doğu'daki günlük bir yazıyı bile kıymetli bulmuş ve Risale-i Nur'a koymuş. Fethullah Hoca grubu 2007 yılında ilk yayınladıkları eserde Büyük Doğu kısmını çıkardılar çünkü Lozan'a dokunuyordu.

    Yayıncılık dünyasında baskı var mıydı?

    Kitap piyasasından çok insanın ekmeğine mani oldular. Bir yayınevi Osmanlıca eserleriyle meşhur, diğeri ilmi eserlerde, birisi Cevşen filan satıyor. Dini muhtevalı yayıncılık konusunda tabii bir görev bölümü yapılmış gibiydi. Şimdi bunların hepsini Gülen grubu üretiyor, dağıtıyor, satıyor. Kendi tekellerine aldılar. 20 senedir kitap piyasası böyle. Timaş gibi tamamen kendilerine bağlı olanlar ayakta kalabildi. Küçük dağıtımları bile engellediler. Kimseye hak tanımıyorlar.

    ÜSTAD'IN VARİSİYLE GÖRÜŞMEYİ KABUL ETMEDİ

    Üstad'ın talebeleri ne düşünüyor?


    Bediüzzaman'ın varisi 6 taneydi Mustafa Sungur abi vefat ettikten 5 tane kaldı. Vefat etmeden önce 6'sı Sungur Abi'nin evinde bir araya gelip Gülen'in Risalelerle ilgili tahrifatlarına reddiye yazdılar. Risale-i Nurların sadeleştirilmesiyle alakalı ortaklaşa bir metin kaleme aldılar. Said Özdemir abiyi ABD'de hocayla görüşmek için görevlendirdiler. Fakat kabul etmedi. Zaman Gazetesi'nin eski sahibi Alaaddin Kaya ile istediler randevuyu. 'O mevzu için geleceklerse gelmesin' demiş. Sene 2012'de oldu bu.

    Risalelerde Mehdiyet konusu nasıl işleniyor?

    Mehdi'nin 3 vazifesi İman Hayat Şeriat şeklinde anlatılır. Mehdi'nin bir şahsı manevi olduğu yazar. Üstad o Şahs-ı Manevi Risale-i Nur'dur diyor. Burayı çıkarmışlar. Çünkü şahs-ı manevi olursa kendi hocalarına bir şey kalmayacak.

    17 Aralık'ı nasıl değerlendirdiniz?

    17 Aralık sonrasında Gülen ile ilgili ortaya çıkan gerçeklerin hepsini çok önceden biliyorduk. En ufak bir şüphemiz bile yoktu. Allah Teala 'imhal eder ihmal etmez' yani mehil, süre verir ama işte bugün hesabını görüyor. Normalde birbiriyle hiç anlaşamayan görüşmeyen Nur grupları bile bu noktada müttefikler. İçlerinde Gülen hareketini tasvip eden yok. Sadece karşılıklarının şiddeti değişiyor. Üstad, devlet içinde örgütlenmeye asla sıcak bakmadı. Çünkü bu millet devletin kendisidir.

    Biz izleniyorduk o kamp yapıyordu

    İzmir'deki faaliyetlerini hatırlıyor musunuz?


    İzmir şu anda bile CHP'nin kalesi hükmünde. Gülen, İzmir'in Buca ilçesinde kamp yapıyordu. Sene 1974. Muhtıradan, Nurcuların hapsedilmesinden hemen sonra. Hatta öyle ki biz Risale dersine giderken otobüse biniyorduk ön tarafa yanaşıyorduk, arkamızdan 2 sivil polis biniyordu. Böyle bir ortamda İzmir Buca'da 200 talebeyle gayri resmi kamp yapıyor ve kimse karışmıyor. Tesbihatları açıkta yapıyorlar. Yani biz takip ediliyoruz, kaçarak, gizlenerek ev sohbetine gidiyoruz. Din düşmanı bir İçişleri Bakanı'nın döneminde aynı anda 4-5 yerde nasıl kamp yapabiliyordu? Hatta dönemin Cumhuriyet gazetelerine bakılabilir. Bu kamplar nedir diye haberler bile yapılmıştı ama bir şey olmadı.

    Benzer Konular
    ifadesi var ki; kesinlikle tahrif olmuştur. Üstad tahrif edilen yerden niye almış ola
    ifadesi var ki; kesinlikle tahrif olmuştur. Üstad tahrif edilen yerden niye almış ola Devami...
    Risale-i Nur Tahrif Edildi Yalanı
    Risale-i Nur Tahrif Edildi Yalanı Risale Haber'den Abdurrahman Iraz'ın verdiği bilgiye göre, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınevlerine verdiği Risale-i Nur izninde tahrifat yapıldığı iddiaları Bediüzzaman Hazretlerinin talebeleri tarafından yalanlandı.
    Risale-i Nur'u sadeleştirmeden önce de tahrif etmişlerdi
    Risale-i Nur'u sadeleştirmeden önce de tahrif etmişlerdi Risale-i Nur'u sadeleştirmeden önce de tahrif etmişlerdi Nurlarla ilgili araştırma kitaplarıyla bilinen İttihad Yayınları'nın Genel Müdürü Mesut Zeybek konuştu
    Risale-i Nur'u tahrif edenlere..
    Risale-i Nur'u tahrif edenlere.. Bismillahirrahmanirrahim. Sadeleştirme hezeyanına malesef ki bir ikincisinin eklenmesi gündemde. Ne var ki bu işi yapanlar gerek Üstad Hazretleri'nin Risale-i Nurdaki beyanlarını, gerekse varislerinin, hayattaki taleb
    Risale-i Nur'u sadeleştirmeden anlama yolu
    Risale-i Nur'u sadeleştirmeden anlama yolu Bütün bu başlıkları uzun soluklu müzakere etmemiz gerekir. Ama itirazım kendime. Suçlu benim. Bir risale okuyucusu olarak Devami...
    Yazar : Risale Forum
    Cenab-ı Hak bizi ve sizi
    Tarîk-ı Hak'ta, Hizmet-i Kur'aniyede
    Sebat ve Metaneti versin!

    âmîn.

    Barla Lahikası ( 330 )

  2. #2
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.056
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210288


    Cevap: Risale-i Nur'u sadeleştirmeden önce de tahrif etmişlerdi!

    Alıntı yozgati Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Ama Gülen Nurcu olarak biliniyor?
    Halen de öyle bilenler hiçte az değil. İnsanlar az çok nurcu olduğumuzu biliyor ve bu olaylardan sonra bizi de malum konularla itham edenler, hakkımızda suizan edenler oluyor. Ancak sorduklarında bu farkı izah edebiliyoruz.

    Daha öncesinde de sohbetlere çağırdığımız kişiler bu işi gazete ve dergi için yaptığımızı söyleyerek eleştiriyorlardı yahut öyle zannettikleri için uzak duranlar oluyordu.

    Bu ismi o kadar kendilerine yakıştırmışlar ki, hakikate çok kalın bir perde olacak dereceye gelmişler. Neden ben "nurcuyum, risaleinur okuyorum" dediğimde zamanımın büyük kısmını, nurları anlatmaktan ziyade, gazete dergi safsatalarına cevab vermek ve hocaefendi hakkındaki meseleleri izah etmek durumunda kalıyorum ? Bu hizmet midir hizmete mani olmak mıdır, hocaefendi cemaati mensupları cevablasın ? Bu vebal değil midir ?
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2012
    Mesajlar Mesajlar
    1.109
    Blog Blog Girişleri
    40
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 119 + 4530


    Cevap: Risale-i Nur'u sadeleştirmeden önce de tahrif etmişlerdi!

    Alıntı Huseyni Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    ben "nurcuyum, risaleinur okuyorum" dediğimde zamanımın büyük kısmını, nurları anlatmaktan ziyade, gazete dergi safsatalarına cevab vermek ve hocaefendi hakkındaki meseleleri izah etmek durumunda kalıyorum ? Bu hizmet midir hizmete mani olmak mıdır, hocaefendi cemaati mensupları cevablasın ? Bu vebal değil midir ?
    Elcevab: Elindeki kitabların mahiyetini bilmez, anlaşılmaz, muğlak, sıkıcı, kesbi eser veya içeri sızan ajanların telkinleri neticesinde nurları anlatmaktan ziyade, gazete dergi safsatalarına cevab vermek ve GÜLEN hakkındaki meseleleri izah etmek durumunda kalıyor ve BU ÜLKEDE DİNSİZLİĞİ YAYAN BİR PATİ CHP VE IRKÇILIK'I ESAS ALMIŞ MHP PEŞİNE DÜŞÜP ONLRA KAPI KAPI DOLANIP OY İSTEMEK MECBURİYETİNDEKALIYOR.

    Bu vebalin ta kendisidir.
    Yazar : Risale Forum
    Cenab-ı Hak bizi ve sizi
    Tarîk-ı Hak'ta, Hizmet-i Kur'aniyede
    Sebat ve Metaneti versin!

    âmîn.

    Barla Lahikası ( 330 )

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222