Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 2/2 İlkİlk 12
12 sonuçtan 11 ile 12 arası

  1. #11
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    735
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 113 + 6465


    Cevap: Sadeleştirme Analizi 5. Söz

    Orijinal metin: İşte ey tenbel nefsim! O dalgalı meydan-ı harb, bu dağdağalı dünya hayatıdır. O taburlara taksim edilen ordu ise, cemiyet-i beşeriyyedir. Ve o tabur ise, şu asrın Cemaat-i İslamiyyesidir. O iki nefer ise, biri: Feraiz-i diniyyesini bilen ve işleyen ve kebairi terk ve günahları işlememek için nefis ve şeytanla mücahede eden müttaki müslümandır.

    Sadeleştirilmiş metin: İşte ey tembel nefsim! O dalgalı harp meydanı, bu gürültülü ve sıkıntılı dünya hayatıdır. Taburlara taksim edilen ordu, bütün insanlıktır. O tabur ise bu asrın İslam cemaatidir. O iki askerden biri, dinin farzlarını bilen ve yerine getiren, büyük günahları terk edip günah işlememek için nefsine ve şeytana karşı savaşan takva sahibi müslümandır.

    1. “meydan-ı harb” terkibi “harp meydanı” olarak değiştirilmiştir. Bu ise bir sadeleştirme olmayıp sadece kelimelerin yerini değiştirmektir. Aslında buna hiç ihtiyaç yoktur. Çünkü Risale-i Nur’a muhatap olanların en çok karşılaşacakları şeylerden birisi terkiplerin çokluğudur. Terkiplerin ne manaya geldiklerini de rahatlıkla öğreneceklerdir.
    2. Önceki cümlelerde “harb” kelimesini “hizmet” olarak değiştirenler burada herhangi bir değişikliğe gitmemişlerdir. Öncelikle yapılan bu iş bir tezattır. Sonra bir önceki cümlelerde “harb” kelimesinin anlaşılamayacağını farz edenler burada anlaşılacağını farzetmişlerdir. Bu ise sadeleştiricilerin kendi içlerinde düştükleri tezatlardan birisidir.
    3. “dağdağalı” kelimesi “gürültülü ve sıkıntılı” olarak değiştirilmiştir. Nisbeten doğru bir değiştirmedir.
    4. “O taburlara taksim edilen ordu ise, cemiyet-i beşeriyedir.” Cümlesindeki “O” kelimesi çıkarılmıştır. Aciptir ki sadeleştiriciler işlerine gelen kelimeyi çevirmekle beraber bir kısım kelimeleri ise aynen bırakmışlardır. Bu ise bir tezattır. Yani hangi kelimelerin anlaşıldığı, hangi kelimelerin anlaşılmadığının ölçüsünün ne olduğunu merak ettik doğrusu. Burada çok az kullanılan “taksim” kelimesini milletin bildiği farz edilmiştir. Bu ise bir tezattır.
    5. “Cemiyet-i beşeriyye” terkibi “bütün insanlık” olarak değiştirilmiştir.
    6. “Ve” bağlacı kaldırılmıştır. Görünüşte basit bir değişiklik gibi görülse de, bir önceki cümle ile olan bağın koparıldığını düşündüğümüzde yapılan işin o kadar küçük olmadığını anlamaktayız. Bunun gibi pek çok yerde bağlaçların kaldırılarak cümleler arasındaki münasebet koparılmaktadır. Bu ise büyük bir zulümdür.
    7. “şu” kelimesi “bu” ile değiştirilmiştir. Bu ise bir sadeleştirme olmayıp doğrudan doğruya tahrip ve müellifi bir hürmetsizliktir.
    8. “O iki nefer ise, biri” cümlesi “o iki askerden biri” olarak değiştirilmiştir. Burada yapılan bütün değişikliklerin sadeleştirmeyle olan en ufak bir alakasını göremiyoruz. Zira yapılan değişiklik ile mananın anlaşılmasına en ufak bir katkı yapılmamıştır.
    9. “feraiz-i diniye” terkibi “dini farzlarını” olarak sadece kelimelerin yerlerini değiştirerek yapılan bir tahriptir. Bu şekildeki tahripler had safhada olup, mananın anlaşılmasına en küçük katkısı dahi olmayıp, okuyucuları ahmak yerine koymak demektir.
    10. “işleyen” kelimesi “yerine getiren” olarak değiştirilmiştir. Dediğimiz gibi bu da sadeleştirme olmayıp, bilinen bir kelimeyi yine bilinen bir kelime ile değiştirmektir.
    11. “kebairi” kelimesi “büyük günahları” olarak doğru bir değiştirme yapılmıştır.
    12. “günahları” kelimesi çoğul olduğu halde değiştirilen metinde “günah” olarak tekil yapılmıştır. Yapılan bu işin sadeleştirmeyle olan alakasını bu işi yapanlara sormak lazımdır.
    13. “nefis ve şeytanla mücahede eden” ibaresi “nefsine ve şeytana karşı savaşan” olarak değiştirilmiştir. Öncelikle “cihad” kelimesi yerine hatalı olarak “hizmet” kelimesini koyup, bir yerde bu kelimeyi çıkarıp burada “savaşmak” olarak yine yanlış bir mana vermek tahrip değil midir? Zira “mücadehe” kelimesi “cihad etmek” demektir. Cihad ise sadece savaşmak manasına gelmez. Burada yine sinsi ve sistemli bir tahrip yapılmıştır. İlk bakışta sadeleştirilmiş metin doğru gibi gözükürken, “mücadehe eden” kelimesini hatalı olarak “savaşan” şeklinde değiştirmişlerdir. “Mücahede” kelimesi “cihad eden” demektir. Cihat ise her zaman savaşmak manasına gelmez. Çünkü bu kelime “cehd” kökünden gelip “azim, gayret, fedakarlık, takat, güç ve kuvvetini sarfetmek, insanın nefsine hakim olması” gibi manalara gelmektedir.

    Orijinal metin Diğeri: Rezzak-ı Hakiki’yi ittiham etmek derecesinde derd-i maişete dalıp, feraizi terk ve maişet yolunda rastgelen günahları işleyen fâsık-ı hasirdir.
    Sadeleştirilmiş metin: Diğeri ise rızkın gerçek sahibi Cenab-ı Hakk’ı itham etmek derecesinde geçim derdine düşüp farz ibadetlerini terk eden ve tuttuğu yolda rastgele günahları işleyen, zarar içindeki isyankârdır.

    1.“Rezzak-ı Hakiki” terkibini anlamayacaklar diye “rızkın gerçek sahibi” olarak sadeleştirenler, devam eden cümlelerde geçen “Rezzak” kelimesini aynen bırakmışlardır.
    2. “ittiham” kelimesi “itham” ile değiştirilmiştir. Aynı şekilde “ittiham” kelimesini anlamayanların “itham” kelimesini anlayabilecekleri kabul edilmiştir. Bu ise tam manasıyla gülünç bir durumdur.
    3. “derd-i maişet” terkibini “geçim derdi” olarak değiştirenler bir sonraki “maişet” kelimesini “tuttuğu yol” olarak değiştirmişlerdir. Bu ise bir tezattır.
    4. “rastgelen” kelimesi “rastgele” olarak değiştirilmiştir. Bu iki kelime arasında fark vardır. “Rastgelen” kelimesi “kendisinin rastladığı” manasına geldiği halde, “rastgele” kelimesi herhangi bir manasına gelmektedir. Görüldüğü üzere tahribatçıların yaptığı basit bir hata dahi manayı katletmiştir. Buna eğer hala sadeleştirme denilecekse buyrun diyebilirsiniz…
    5. “fasık” kelimesi “büyük günahları işleyen, günahkâr” olduğu halde burada “isyankâr” olarak sadeleştirilmek suretiyle mana değiştirilmiştir. Aslında “fasık” kelimesinin manası metin içinde verilmiştir. Az bir dikkat ile bu husus rahatlıkla anlaşılabilir.
    Yazar : Risale Forum

  2. #12
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    735
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 113 + 6465


    Cevap: Sadeleştirme Analizi 5. Söz

    Orijinal metin: Ve o talim ve talimat ise, (başta namaz) ibadettir. Ve o harb ise; nefis ve heva, cin ve ins şeytanlarına karşı mücahede edip günahlardan ve ahlâk-ı rezileden kalb ve ruhunu helâket-i ebediyyeden kurtarmaktır.
    Sadeleştirilmiş metin: O eğitim, başta namaz olmak üzere, ibadetlerdir. O harp ise nefse ve heveslere, cin ve insan şeytanlara karşı savaşıp kalbini ve ruhunu günahlardan, kötü ahlaktan ve ebediyen mahvolmaktan kurtarmaktır.
    1.Baştaki “ve” bağlacı atılmıştır.
    2.Yine “talim” kelimesi yerine uyduruk bir kelime olan “eğitim” kelimesi kullanılmıştır.
    3.Orijinal metindeki “talimat” kelimesi kaldırılmıştır.
    4.Orijinal metinde “ibadet” kelimesi tekil olduğu halde sadeleştirilmiş metinde çoğul yapılmıştır.
    5. Orijinal metinde olmayan “olmak üzere” kelimesi eklenmiştir.
    6. Önceki cümlelerde “harb” kelimesini “hizmet” olarak sadeleştirenler burada aynen bırakmışlardır. Bu ise bir tezattır.
    7. Sadeleştirilmiş metindeki “insan şeytanlara” ifadesi düşüktür.
    8. Orijinal metindeki cümle yapısı bozulmuştur.
    9. “helaket-i ebediye” terkibi “ebediyen mahvolmak” olarak değiştirilmiştir. “helak” kelimesini anlamayanların “mahv” kelimesi anlamaları beklenmiştir.

    Orijinal metin: Ve o iki vazife ise, birisi: Hayâtı verip beslemektir. Diğeri, hayatı verene ve besleyene perestiş edip yalvarmaktır. Ona tevekkül edip emniyet etmektir.
    Sadeleştirilmiş metin: Ve hikayedeki iki vazifeden biri, hayatı verip insanı beslemek, diğeri ise hayatı verene ve kendisini besleyene kulluk edip yalvarmak O’na tevekkül edip güvenmektir.
    Öncelikle orijinal metinde anlaşılmayan tek bir kelime dahi yoktur. Öyle ise burada yapılan her değişiklik sadeleştirme olmayıp, doğrudan doğruya tahriptir.
    1. “ve o iki vazife ise, birisi:” ifadesi “ve hikayedeki iki vazifeden biri” olarak değiştirilmiştir. Yapılan bu değişikliklerin sadeleştirmeyle en ufak bir alakası dahi yoktur. Çünkü yapılan değişiklik mananın anlaşılmasına katkı sağlamamıştır.
    2. Orijinal metinde olmayan “hikaye” kelimesini sokuşturmuşlardır.
    “Hayatı verip beslemektir” ifadesi kısırlaştırılıp araya “insanı” kelimesi eklenmek suretiyle daraltılmıştır. Halbuki hayattan kasıt, bütün hayatlardır.
    3. Orijinal metinde olmayan “ise” kelimesi konulmuştur.
    4. Orijinal metinde olmayan “kendisini” eklenmiştir.
    5. “perestiş edip” kelimesi “kulluk edip” olarak değiştirilmiştir. “perestiş etmek” kelimesinin manası “tapar derecesinde sevmek” demek olup, kulluk diye bir karşılığı yoktur. Buradaki manası “kulluk” değildir.
    6. “emniyet” kelimesi “güven” ile değiştirilmiştir. Buradaki emniyet kelimesi önceki cümlelerde geçen “itimad” kelimesinin karşılığıdır.
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222