Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 2/8 İlkİlk 123456 ... SonSon
72 sonuçtan 11 ile 20 arası

  1. #11
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Analizi - Sekizinci Söz

    On dokuzuncu cümle:

    "Kuyunun duvarında göğermiş olan o ağacın iki kökü var" O.M.

    "
    Kuyunun duvarında yeşermiş olan o ağacın iki kökü vardı"
    S.M.

    Bu cümlede de anlaşılmayan bir kelime yok. Buna rağmen 2 değişiklik yapılmış.

    1. Herkesin malumu olan "göğermiş" "yeşermiş" olarak değiştirilmiş.

    2. Cümlenin sonundaki "var" "vardı" şeklinde değiştirilmiş. "Vardı" geçmişte olan bir hadiseyi anımsatırken, orjinalindeki "var" ifadesi, hikayeyi şu anda cereyan eden bir hadise gibi ifade etmektedir. Zaten başından beri de orjinali bu minval üzere gitmektedir. Okuyan kişiyi hikayenin içinde gibi hissettiren ifadeler kullanılmıştır. Tahrif edilmiş metinde ise Birinci Söz de yaptıkları gibi, hikayeyi ve temsili, masal gibi anlatma çabası göze görünüyor.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  2. #12
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Analizi - Sekizinci Söz


    Yirminci cümle:

    "İki fare, biri beyaz, biri siyah, o iki köke musallat olup kesiyorlar" O.M.

    "
    Biri beyaz biri siyah iki fare o köklere musallat olmuş, onları kemiriyordu" S.M.



    Bu cümlede de anlaşılmayan tek bir kelime yok.

    1. "İki fare, biri beyaz, biri siyah" terkibi, "biri beyaz biri siyah iki fare" şeklinde ters çevrilmek suretiyle değiştirilmiş. Tahrife bir misal daha..

    2. "O iki köke musallat olup" "o köklere musallat olmuş" şeklinde değiştirilmiş. Tahrife bir misal daha..

    3. "Kesiyorlar" "onları kemiriyordu" şeklinde değiştirilmiş. Tahrife bir misal daha.. Hem "kesmek" le "kemirmek" nasıl aynı şey olur ? Hem orjinalinde kullanılan zaman farklı, hem de mana farklı..Yapılan tahrife isim bulmak gerçekten zor..
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  3. #13
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Analizi - Sekizinci Söz

    Yirmi birinci cümle:

    "Yukarıya baktı, gördü ki, arslan, nöbetçi gibi kuyunun başında bekliyor" O.M.

    "
    Adam yukarıya baktı, gördü ki, aslan bir nöbetçi gibi kuyunun başında duruyor" S.M.



    Bu cümlede de anlaşılmayan tek bir kelime dahi olmadığını belirtelim.

    1. Cümlenin başına orjinalinde olmayan bir "adam" ilavesi konmuş. Paragrafın başında zaten "adam" olduğu yazılı, ayrıca belirtmenin nasıl bir hikmeti olabilir ?

    2. Dikkat ettiğimde "arslan" ın şu ana kadar geçtiği iki yerde de "aslan" olarak geçtiğini görüyorum. Üstad "arslan" demişse "arslan" dır.

    3. Yine "nöbetçi gibi kuyunun başında" terkibinin başına, orjinalinde olmayan "bir" ilavesi yapılmış. Tahrifin bir misali daha. Biz bu değişikliklerin gereksizliğini, mantıksızlığını defalarca izah ettik. Mantıklı diyenlerde buyursunlar bu işin mantığını izah etsinler..

    4. Cümlenin sonundaki "bekliyor" "duruyor" şeklinde çevrilmiş. Allah bu kadar basit şeyleri anlamıyacak zavallılara, yahut onları anlamamakla itham eden zavallı cahillere akıl fikir versin..
    Yazar : Risale Forum
    Konu Huseyni tarafından (21-07-2013 Saat 13:58 ) değiştirilmiştir.

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  4. #14
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Analizi - Sekizinci Söz

    Yirmi ikinci cümle:

    "Aşağıya baktı, gördü ki, dehşetli bir ejderha, içindedir" O.M.

    "
    Aşağıya baktı, gördü ki, dehşetli bir ejderha bekliyor"
    S.M.



    Bu cümlede anlaşılmayan tek bir kelime dahi yok. Özellikle anlaşılmayan kelimenin olmadığı cümlelerdeki değişiklikler, sadeleştirmenin iyi niyetle yapıldığı yalanını daha net ortaya çıkarıyor. Çünkü anlaşılan bir cümle üzerinde, anlaşılsın diye ikinci bir icraata girişmek mantık dışıdır. Demek ki mesele Risale-i Nur'ların daha iyi anlaşılmasını sağlamak değildir. Bu sadece sinsice bir yalandan ibarettir. Bunun misallerini defalarca gösterdik ve göstermeye de devam edeceğiz inşaallah.


    Burada "içindedir" "bekliyor" şeklinde değiştirilmiş. Ejderhanın kuyunun içinde olması ile beklemesi aynı şey midir ? Hem bunun değiştirilmesinde ne maslahat vardır ? Hem müellifine ilham edilmeyen bir kelime tahrifçilere mi ilham edilmiş ?
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  5. #15
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Analizi - Sekizinci Söz

    Yirmi üçüncü ve yirmi dördüncü cümle:

    "Başını kaldırmış,
    otuz arşın yukarıdaki ayağına takarrüp etmiş. Ağzı kuyu ağzı gibi geniştir."
    O.M.

    "Ağzı, kuyu ağzı gibi geniş olan o ejderha başını kaldırmış, adamın otuz arşın yukarıdaki ayağına yaklaşmıştı." S.M.



    İlk cümlede anlaşılmayan iki kısım var. Bunlardan biri "arşın" diğeri ise "takarrüp". Bunlardan "arşın" kelimesinin dipnotta manası verilmiş. Geriye sadece "takarrüp" kaldığı halde, bu kelimenin manasından başka daha akıl almayacak birçok değişiklikler yapılmış.

    1. İki cümle tek cümle haline getirilerek uzatılmış. Bu "Yayıncı Notu" nda söyledikleri uzun cümlelerin, rahat anlaşılsın diye kısaltıldığı sözlerine muhalif bir durumdur.

    2. Cümle ters düz edilmiş, tahrif edilmiş.

    3. "Takarrüp etmiş" fiili, "yaklaşmıştı" şeklinde çevrilmiş. Kelime manası doğru olsa da, zaman olarak yanlış ifade edilmiş.

    4. "Ağzı kuyu ağzı gibi geniştir" cümlesi müstakil bir cümle iken, tahrif edilmiş metinde bir önceki cümle ile birleştirilip, cümlenin başına konulmuş. Ve sondaki "geniştir", cümlenin yapısının bozulması gereği, "geniş olan" şeklini almış. Yalan söyleyenin, yalan söylediğinin anlaşılmaması için, başka yalanlara sığınması gibi, burda da yapılan keyfi değişiklikler, tahrifçileri başka değişiklikler de yapmaya mecbur bırakmıştır. Tahrifin bariz emsallerinden biri daha..

    5. Yine orjinalinde olmayan "o ejderha" ilavesi yapılmış. Zaten bir önceki cümleden başını kaldıranın ve ayağına yaklaşanın ejderha olduğu anlaşılıyor. Tahrifin bir misali daha..

    6. Yine orjinalinde olmayan "adamın" ilavesi yapılmış. Önceki cümlelerden ejderhanın "adamın" ayağına yaklaştığını anlıyoruz. Tahrifçiler okuyucularını balık hafızalı sanıyorlar muhtemelen ki, böyle ilaveleri lüzumlu görüyorlar.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  6. #16
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Analizi - Sekizinci Söz

    Yirmi beşinci cümle:

    "Kuyunun duvarına baktı, gördü ki, ısırıcı muzır haşarat,etrafını sarmışlar"

    "
    Sonra adam kuyunun duvarına baktı, gördü ki etrafını ısırıcı, zararlı böcekler sarmış"


    Cümle içinde anlaşılmayan bir kelime, bu dile en yabancı olan biri için, belki "muzır" kelimesi olabilir. Hatta o dahi cümle içinde çok kolay anlaşılabilen bir kelimedir. Şu ana kadar gösterdiğimiz cümlelerden çoğunluğu kolay anlaşılan cümlelerdir. O halde yapılan değişiklikler iyi niyetle yapılmış değişiklikler değildir.

    1. Cümlenin başına orjinalinde olmayan "sonra adam" terkibi konmuş. Okuyucusunu balık hafızalı olmakla itham eden bir vakıa daha..Aynı zamanda keyfi tahrif ve tahribin bir misali daha..

    2. Cümlenin ikinci kısmı daha önce de benzerlerine sık rastladığımız ters-düz edilmek suretiyle bozulmuş. Bir tahrif ve tahrib misali daha..

    3. "Haşarat" ın manası "böcekler" olarak verilmiş. Bu kelimenin manası "zararlı ve zehirli böcekler" dir. Tahrif edilmiş metindeki "zararlı" "muzır" ın karşılığı olarak verilmiştir. Eğer bu kelimenin manası olarak verilmişse, bu kez orjinalindeki "muzır" kelimesi cümleden kaldırılmıştır. Hem manaya kısmen etki eden hem de keyfi bir tahrib ve tahrif misali daha..

    4. Manayı bozmasa da sondaki "sarmışlar" "sarmış" şeklinde çevrilmiş. Zaten bu işi sadece manayı bozmak için yapmadıkları da belli. Maksat bu güzide eserlerin her cümlesinde ya da kelimesinde keyfi tasarruf yapıp, ondaki tesiri kırmak, güzellikleri ortadan kaldırmak, hissiyatı tahrik eden unsurları yok etmek. Tahrif edilmiş metnin ikinci defa ele alınıp okunacak bir cazibesi yoktur. Orjinalindeki bütün cazibe, bu çakma metinlerde tamamen yok edilmiştir. Orjinali ile kıyas edildiğinde ,zerre kadar üslupta güzellik, belagat, cezalet, halavet yoktur.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  7. #17
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Analizi - Sekizinci Söz

    Yirmi altıncı cümle:

    "Ağacın başına baktı, gördü ki, bir incir ağacıdır" O.M.

    "
    Ağacın başına bakınca onun bir incir ağacı olduğunu fark etti" S.M.

    Cümlede anlaşılmayan bir kelime olmadığı herkesin malumudur. Buna rağmen, ne kadar cahilane, ne kadar hainane ve ne kadar rezilane değişiklikler yaptıklarına bir bakın.

    1. Cümlenin yapısı tamamen bozulmuş ve hatta manası dahi kısmen bozulmuştur. Cümleye orjinalinde olmayan bir "onun" ilavesi konmuş. Bunu ağaca işaret etmek için koymuşar muhtemelen. Zaten cümlenin başı "ağacın" diye başlıyor, böyle saçma ikinci bir kelime koymaya ne lüzum vardır ?

    2. Cümlenin yapısının bozulmasıyla birlikte, kelimelerdeki değişiklikleri de beraberinde getirmiştir. Tafsilata lüzum yok.

    3. "Gördü ki" "fark etti" olarak çevrilmiş. Görmekle farketmenin aynı şey olduğunu kim iddia edebilir ? Mesela birşeyi farketmek için sesini duymak, ya da ona dokunmak kafi gelebilir. Yani görmeden de bir şey farkedilebilir. Oysa orjinal cümlede görmek, bakmanın neticesidir. Yani ağacın başına bakmış, incir ağacı olduğunu görmüş; farketmiş değil. Hem görmeyi anlamayan okuyucu kardeşim, farketmeyi nasıl anlayacaktır ? Bu tahrifçilerin okuyucularına bir hakaretidir ve sadeleştirme adı altında yaptıkları ihanetin, cinayetin, cehaletin, rezaletin adıdır.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  8. #18
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Analizi - Sekizinci Söz

    Yirmi yedinci cümle:

    "Fakat, harika olarak, muhtelif çok ağaçların meyveleri, cevizden nara kadar, başında yemişleri var" O.M.

    "Fakat alışılmadık bir şekilde, o ağacın dallarında cevizden nara kadar pek çok çeşit meyve vardı"
    S.M.

    Orjinal cümlede anlaşılmaması çok düşük bir ihtimal olan sadece ve sadece "muhtelif" kelimesi vardır. O halde baştan sonra değişen bu cümle tamamen bir tahrifin, tahribin, ihanetin, cinayetin ve kastın neticesidir. Bu cümlede öyle değişiklikler yapılmış ki, işin içinden çıkılır gibi değil. Hangi kelime hangi kelimenin karşılığı o dahi belli olmuyor. Böyle bir saçmalığa sadeleştirme adını vermek bile, sadeleştirmeye hakarettir.

    1. "Fakat, harika olarak" "fakat alışılmadık bir şekilde" şeklinde değiştirilmiş. Tahrif ve tahribata bir misal daha..Aynı zamanda hedef kitleyi "harika" yı anlamayacak kadar, cahil olmakla itham.

    2. "Muhtelif çok ağaçların meyveleri" terkibinin karşılığını bulamadım. Cümle o kadar karıştırılmış ki, bu terkibin manası olarak neresi verilmiş belli değil. Bir ihtimal "pek çok çeşit meyve" olarak verilmiş. Eğer o değilse "o ağacın dallarında" olarak verilmiş. Eğer ikinci ihtimalse, bu kez orjinalindeki "başında yemişleri" kısmı tamamen kaldırılmış. Hem hangisi olursa olsun, orjinal terkibin manasını vermekten uzaktır. "muhtelif çok ağaçların meyveleri" "çeşitli çok ağaçların meyveleri" demektir. Tahrif edilmiş metinde böyle bir terkibi gören var mı ?

    3. "Başında yemişleri var" terkibinin manası "başında meyveleri var" dır. Tahrif edilmiş metinde böyle bir terkib var mı ?

    4. Sondaki "var" "vardı" şeklinde değiştirilmiş. Bu zaten klasik bir vaka tahrifçiler için. Onlarca misalini daha önce gördük.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  9. #19
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    735
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 113 + 6465


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Analizi - Sekizinci Söz

    On üçüncü cümle:

    "İşte bu adam, dereden tepeden aşıp, git gide ta hâli bir sahrâya girdi" O.M.

    "İşte bu adam, dereler tepeler aşıp gide gide ıssız bir ovaya vardı" S.M.


    Burada "tâ" edatı çıkarılmıştır. Bu mesele gerçekten mühimdir. Çünkü bu edat Farsça olup zaman ve mekanca mesafeyi ifade etmek için kullanılır. Bu Söz'de 2 defa çıkarılmış, bir yerde bu kelimenin karşılığı olmayan "sonra" kelimesi ile değiştirilmiş, 3. ve 6. Söz'lerde de çıkarılmıştır. Yapılan bu işin sadeleştirme ile alakası olmayıp, doğrudan doğruya eseri tahrip etmeye yönelik bir harekettir. Yapılan bu iş büyük bir cinayettir.

    "hâli bir sahra" ifadesinde "sahra" kelimesinin burada ovadan daha ziyade çöl manasında olduğu anlaşılıyor.
    Yazar : Risale Forum

  10. #20
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    735
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 113 + 6465


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Analizi - Sekizinci Söz

    Yirmi birinci cümle:

    "Yukarıya baktı, gördü ki, arslan, nöbetçi gibi kuyunun başında bekliyor" O.M.

    "Adam yukarıya baktı, gördü ki, aslan bir nöbetçi gibi kuyunun başında duruyor" S.M.

    "Nöbet" kelimesi için "beklemek" kelimesi yani "nöbet beklemek" daha uygun olduğu halde sadeleştirilmiş metinde "nöbet durmak" manası verilmiştir. Bu ise hem alışılmadık hem de kulağa hoş gelmeyen bir ifadedir. Zaten metinde anlaşılmayan tek bir kelime yok. öyle ise yapılan her değişiklik sadeleştirme olmayıp, tahribattır.
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222