Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 1/5 12345 SonSon
46 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.903
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2612 + 209808


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Sadeleştirme Analizi - Birinci Söz

    Bismillahirrahmanirrahim.

    Bu konu altında, Ufuk Yayınlarının orjinal metinleri değiştirip, Risale-i Nur Külliyatı'ndan "Sözler" ismiyle piyasaya sürdüğü kitabtan Birinci Söz'de yapılan bariz hataları ortaya koymaya çalışacağım. Sa'y bizden, tevfik Allah'tan.

    Öncelikle kapaktan başlıyoruz.

    Kapak aynen şu şekilde (font büyüklüklerini de orantılı yapmaya çalışayım)


    Bilgi
    Risale-i Nur Külliyatı'ndan

    Sözler

    Bediüzzaman Said Nursi



    Sadeleştiren ve Yayına Hazırlayan
    Adnan Kayıhan-İlhan Atılgan




    • Görüldüğü gibi bir kitapçıya gittiğinizde ve "Sözler" isimli eseri aradığınızda, kullanılan font büyüklüklerinden dolayı, "Sadeleştirmiş Sözler" aldığınızı farkettiğinizde artık çok geç olabilir. Çünkü ilk bakışta sanki orjinalmiş görüntüsü uyandırıyor. Rengine aşina olanlar böyle bir sorunu muhtemelen yaşamazlar, ancak renginden bihaber olanlar, dediğim duruma düşebilirler.




    • İkinci husus, Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, bir talebesine, gençlerin anlaması için, Risaleler üzerinde bazı tasarruflar yapmakta ısrarlı olunca, kitabtaki "Bediüzzaman Said Nursi" ismini silip, kendi ismini yazmasını söylüyor. Hal böyle iken kapağın göbeğine kocaman "Sözler" ve altına da "Bediüzzaman Said Nursi" yazıp, en altına da küçük harflerle "Sadeleştiren ve Yayına Hazırlayan - Adnan Kayıhan-İlhan Atılgan" yazmak, daha kitaba girmeden kuralları çiğnemek ve altüst etmektir. Çünkü biz biliyoruz ki Üstad Hazretleri böyle bir eser yazmadı ve hayatta olsaydı, muhtemelen böyle bir faaliyet karşısında, sesini duyurabildiği yere kadar, eserin kendisine ait olmadığını ilan edecekti.

    Benzer Konular
    Sadeleştirme Analizi 8. Söz'e birnumune
    Sadeleştirme Analizi 8. Söz'e birnumune Tahrif Edilmiş Sözler (sf. 54) •“Bir kutsi hadiste Cenab-ı Hak اَنَا عِنْدَ ظَنِّ عَبْ
    Sadeleştirme Analizi 5. Söz
    Sadeleştirme Analizi 5. Söz Bu sözün analizine başlamadan önce sadeleştirme maskesi altında yapılmak istenilen tahribatın bir kolu olan uyduruk kelimeleri kullanmak hastalığının ne denli dozunun arttırıldığını bu sözden itibaren görmeye başlayacağı
    Sadeleştirme Analizi - 4. Söz
    Sadeleştirme Analizi - 4. Söz 4. Sözün analizine geçmeden önce birkaç hatırlatmayı lüzumlu gördük. Öncelikle bu söz gayet sade bir üslubla yazılmış olup, bir çocuk dahi bu metni okuyunca veya duyunca anlayabiliyor. Böyle olduğu halde lüzumsuz yere ka
    Sadeleştirme Analizi - 2. Söz
    Sadeleştirme Analizi - 2. Söz Orijinal metin: İmanda ne kadar büyük bir saadet ve ni’met ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu anlamak istersen; şu temsilî hikayeciğe bak, dinle: Sadeleştirilmiş metin: İmanda ne kadar büyük bir sa
    Sadeleştirme Analizi - Üçüncü Söz
    Sadeleştirme Analizi - Üçüncü Söz 3. Söz’ün orijinal metni ile sadeleştirilmiş metni arasındaki farkları hep birlikte mütalaa edelim inşallah. Orijinal metin: “İbadet, ne büyük bir ticaret ve saadet; fısk ve sefahet, ne büyük bir hasâret
    Yazar : Risale Forum
    Konu Huseyni tarafından (03-06-2013 Saat 19:27 ) değiştirilmiştir.

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  2. #2
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.903
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2612 + 209808


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    fahris tarafından yazılmıştır..

    Alıntı fahris Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Çevremde Risale-i Nurların adını bilen bazı kişilere bu yapılanı sorduğumda cevaben; yapılması olması gereken birşeydi şahsen ben anlamıyorum diye okumuyordum. Yine peki sadeleştirilmiş yayınlar çıkalı bir yıl oldu madem olması gerekirdi neden almadın diye sorduğumda, vaktim yokki alıp okumaya diye cevap verildiği çok olmuştur.

    Akabinde kendilerine vaktiniz olmadığı için Risale-i Nurları okumadığınız için anlamamış değilmisiniz dediğimde haklısın ömrü hayatımızda bir iki defa birkaç dakikalığına bir göz gezdirdim diye cevap verildiğide çoktur.

    Akabinde yazarı Bediüzzaman Said Nursinin bu mesele için kesinlikle müsaade etmediğini söylememe binaen evet o zaman yapılan büyük bir hatadır denilmekte.

    Ustad Bediüzzaman Said Nursi dahi bu eserler üzerinde dersler verdiğinde çok malumata girmemekte ve tafsilatla uğraşmamakta Risale-i Nur eserlerindeki meselelerinde çok tafsilata girilmemesi hakikati dağıtacağını bildirmekte. Bir eserin müellifi dahi bunu beyan ediyorsa bir başkası nasıl buna cüret edebilir. Yani hem Allah'a inanacak hemde bunun büyük bir vebal olduğundan korkmayacak.

    Çok açık ve net bu yaşıma kadar öğrendiğimle şunu söyleyebilirim ki; yapılan bu iş iman hakikatlerini neşrine çalışmak değil bilakis imansızlığa ve küfre kapı aralamaktır. Nasılki meyvelerin kabuğunu soymanızla bozulmaya başlıyor ve zamanla lezzeti gidip hatta bir zehire dönüyorsa Risale-i Nur eserlerindeki manaların kabuklarını soymakta imanı arttırmayacağı gibi küfre dahi götürmesi muhtemeldir. Ve Allaha muhabbetiniz varsa Allahtan korkun:




    Tebbet süresini hususen namazlarda defalarca okumamıza rağmen sadece Ebu leheb için indirildiğini düşünmek ve ona göre hareket etmek cehalletin en büyüğü değilmidir? Allahtan korkun ve azab size yaklaşmadan yaptıklarınızdan geri dönün..
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  3. #3
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.903
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2612 + 209808


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Orjinal metin:


    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
    وَبِهِ نَسْـتَعِينُ
    - اَلْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعٰالَمِينَ وَالصَّلٰوةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰى سَيِّدِناَ مُحَمَّدٍ وَعَلٰۤى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ
    1

    Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için, askerlik temsilâtıyla, sekiz hikâyeciklerle bir kaç hakikati nefsimle beraber dinle. Çünkü ben nefsimi herkesten ziyade nasihate muhtaç görüyorum. Vaktiyle sekiz âyetten istifade ettiğim Sekiz Sözü biraz uzunca nefsime demiştim. Şimdi kısaca ve avam lisanıyla nefsime diyeceğim. Kim isterse beraber dinlesin.



    Sadeleştirilmiş metin:


    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
    وَبِهِ نَسْـتَعِينُ
    - اَلْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعٰالَمِينَ وَالصَّلٰوةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰى سَيِّدِناَ مُحَمَّدٍ وَعَلٰۤى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ
    1


    Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için askerlik temsilleriyle sekiz hikâyeciği ve birkaç hakikati nefsimle beraber dinle. Çünkü ben, nefsimi nasihate herkesten daha muhtaç görüyorum. Vaktiyle sekiz ayetten istifade ederek sekiz "söz"ü, nefsime biraz uzunca söylemiştim. Şimdi kısaca ve herkesin anlayacağı bir dille anlatacağım. Kim isterse beraber dinlesin.

    Orjinal metin: Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için, askerlik temsilâtıyla, sekiz hikâyeciklerle bir kaç hakikati nefsimle beraber dinle.

    Sadeleştirilmiş metin: Sen bir asker olduğun için askerlik temsilleriyle sekiz hikâyeciği ve birkaç hakikati nefsimle beraber dinle.


    • Noktalama işaretleri hem okuyucuya kolaylıktır, hem de bazen bir virgül, cümlenin anlamını değiştirir. Bu cümlede iki tane virgülün kaybolduğunu görüyoruz. Sadeleştirme kolaylık olsun diye yapılır, bu ise okuyucunun işini zorlaştırmaktır.



    • Burada değiştirilen kelimelere göz atalım. "askerlik temsilâtıyla" "askerlik temsilleriyle" değiştirilmiş. Temsili bildikten sonra sonundaki "at" ekini okuyucu bilmese de, meseleyi anlamaktan uzak değildir. Kelimenin çoğul ya da tekil kullanılması okuyucunun kafasındaki manayı çok fazla değiştirmez, velev değiştirse zarar da vermez. Bir temsil anlamakla, daha çok temsil anlamak çok önemli birşey değil. Ki okumada ilerledikçe, temsillerden bahsedildiğini anlıyacaktır ilk sekiz söz içerisinde..



    • İkinci değiştirilen kısım: "sekiz hikâyeciklerle bir kaç hakikati" "sekiz hikâyeciği ve birkaç hakikati" Görüldüğü üzere Üstadın "hikayecikleri" hangi hikmete binaendir bilinmez, "hikayecik" olup kaybolmuş. Bu cümleyi orjinalinden anlamayacak akıllı bir tek insan var mıdır ? (Türkçe bilenleri kastediyorum.) Ve "hikayecikleri" "hikayecik" yapmakla maksat hasıl olmuş mudur ? Bu apaçık bir bozmak değil midir ?



    Orjinal metin:
    Çünkü ben nefsimi herkesten ziyade nasihate muhtaç görüyorum. Vaktiyle sekiz âyetten istifade ettiğim Sekiz Sözü biraz uzunca nefsime demiştim. Şimdi kısaca ve avam lisanıyla nefsime diyeceğim. Kim isterse beraber dinlesin.

    Sadeleştirilmiş metin: Çünkü ben, nefsimi nasihate herkesten daha muhtaç görüyorum. Vaktiyle sekiz ayetten istifade ederek sekiz "söz"ü, nefsime biraz uzunca söylemiştim. Şimdi kısaca ve herkesin anlayacağı bir dille anlatacağım. Kim isterse beraber dinlesin.


    • "Çünkü ben, nefsimi nasihate herkesten daha muhtaç görüyorum." bu cümlede fazladan bir virgül var. Değiştirilen kısımlar: "nefsimi herkesten ziyade nasihate muhtaç görüyorum." "nefsimi nasihate herkesten daha muhtaç görüyorum." hangisi daha anlaşılır ve okuması hoş, insaf sahiplerine bırakıyorum. Sırf "ziyade" yi "daha" diye çevirmek için, bir cümle bu kadar bozulur mu ? Hem "ziyade" kelimesini bilmeyen kaç kişi vardır bu ülkede ? "Şundan ziyade bu", "bundan ziyade şu" "bu daha ziyade" gibi sözler hiç mi kullanılmıyor bu memlekette ? Çıkın sokaktaki insanlara sorun, "ziyade" ne demektir diye. Merak ediyorum bilmeyen çıkacak mıdır ? Hem de "ziyade" kelimesinin karşılığı "daha" mıdır ?



    • Değiştirilen kısım: Vaktiyle sekiz âyetten istifade ettiğim Sekiz Sözü biraz uzunca nefsime demiştim. "Vaktiyle sekiz ayetten istifade ederek sekiz "söz"ü, nefsime biraz uzunca söylemiştim." "istifade ettiğim" "istifade ederek" olarak değiştirilmiş. "Sekiz Sözü" "sekiz "söz"ü," olarak değiştirilmiş ki hem virgülü fazla gereksiz, hem de söz ü tırnak içine almak gereksiz. Bunu yapmakla nasıl sadeleştirme oluyor hayret doğrusu. "biraz uzunca nefsime demiştim." "nefsime biraz uzunca söylemiştim." şeklinde değiştirilmiş. Şimdi bu cümledeki değiştirilen kısımlara bir bakın. Orjinalini sadece ters düz etmekten başka birşey var mı ? Bir cümleyi tersine çevirmek onun manalarının kolay anlaşılmasını mı sağlıyor ? "demiştim." "söylemiştim." olduğunda daha mı anlaşılır hale geliyor ? "Demiştim" in manasını bilmeyen ve bu sözü kullanmayan bir tane bile akıllı insan var mıdır şu memlekette ?



    • Değiştirilen kısım: "Şimdi kısaca ve avam lisanıyla nefsime diyeceğim. Kim isterse beraber dinlesin." "Şimdi kısaca ve herkesin anlayacağı bir dille anlatacağım. Kim isterse beraber dinlesin." "avam lisanıyla nefsime diyeceğim." "herkesin anlayacağı bir dille anlatacağım." a dönüşmüş. İki cümle arasında zerre kadar bir irtibat yok. Çünkü Üstad "nefsime diyeceğim" diyor. Tahrifatı yapanlar ise "bir dille anlatacağım" diyor. Yani birincisinde muhatap nefis iken, ikincisinde muhatap maalesef belli değil. Hem Üstad "diyeceğim." diyor. "anlatacağım." nerden çıktı ? "diyeceğim" i "anlatacağım"a çevrimenin ne gereği var ve "demek"le "anlatmak" aynı şey mi ?
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  4. #4
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.903
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2612 + 209808


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    kenz-i mahfi tarafından yazılmıştır..

    Alıntı kenz-i mahfi Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Bu eserlerin yazılalı 80 yılı geçti. Madem böyle bir ihtiyaç vardı şimdiye kadar bu zevatlar niye yapmadılar da bu milleti mahrum bıraktılar, sorabilir miyim? Yoksa millet birden bire mi anlamaz oldu? Elbette ki öyle değil.

    Gelin şöyle bir değerlendirmeye göz atalım. İşin özü şu ki, bu zatlar yani sadeleştirmeyi yapan enaniyetli yıldız böcekleri, üstadın talebelerinin yani neşir hizmetini onlara emanet ettiği varis talebelerinin vefat etmelerini bekleyemediler. Onlar da biliyorlar ki sadeleştirmeye üstadın izninin olmadığını... ama ne yazıktır ki enaniyetten aldıkları bir his ile kendi mahsulatlarının "satılmasını" istedikleri için ve üstadın varis talebelerinin vefat etmelerini daha fazla bekleyemedikleri için işin doğrusu biraz acele ettiler. Çünkü biliyorlardı ki üstadın varis talebeleri buna karşı çıkacak. Onun için üstadın varis talebelerine sormadılar...... sorma ihtiyacını hissetmediler.

    Peki madem ki bu eserler anlaşılmıyordu, 70-80 sene neyi beklediler, niye beklediler, niye bu işe soyunmadılar da şimdi eserler bu kadar intişar etmişken, insanların risalelere karşı teveccühleri artmışken, "Anlaşılmıyor" diye ortalığa çıkıp bu işe giriştiler?

    Evvela bu işi yapanlar bu sorulara cevap versinler, sonra eğer vicdanları varsa, bu menhus işten vazgeçerler. Ama şu bir gerçek ki, enaniyetlerinden dolayı hiç bir uyarıyı dinlemeyenler, zamanın sillesini yiyeceklerinde şüphe yoktur.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  5. #5
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.903
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2612 + 209808


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    kenz-i mahfi tarafından yazılmıştır..

    Alıntı kenz-i mahfi Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    "nefsimi herkesten ziyade nasihate muhtaç görüyorum."

    cümlesi

    "nefsimi nasihate herkesten daha muhtaç görüyorum" cümlesiyle sadeleştirilmiş.

    Şimdi orijinal metinde anlaşılmayan hangi kelime var?

    "Ziyade" kelimesinin karşılığı Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünde "çok, daha çok, daha fazla" olarak geçtiği gibi, Osmanlıca Sözlükte "artan, fazla kalan, çok bol, fazladan" gibi manalara gelmektedir. Kelimenin kökü Arapça "artmak" fiilinden gelmektedir. "Ziyade" kelimesinin sadece "daha" diye bir karşılığını sözlükte bulamadım. Yani anlayacağınız gibi "ziyade" kelimesinin "daha" diye bir karşılığı yoktur. "Ziyade" kelimesinin içeriğinde "ihtiyaç var" buna karşılık "artan bir ihtiyaç var" demektir. Yani burada fazla ihtiyaçtan bahsedilmiyor, artan bir ihtiyaçtan bahsediliyor. Bunu anlayamıyor musunuz?

    Hem orijinal metinin okunuşu kulağa hoş geldiği halde, sadeleştirilmiş metinde öyle bir akıcılık olmadığını da farketmiş olacaksınız. Akıclığı giderildiği gibi, manası da daha zorlaştırılmıştır.

    Dediğimiz gibi orijinal cümlede anlaşılmayan hiç bir kelime olmadığı halde, "Anlaşılmıyor" diyen kişiye, neyin anlaşılmadığını sormak isterim?

    İlginçtir ki "ziyade" kelimesini millet bilmiyor ama "nasihat" ve "muhtaç" kelimesini biliyor. Peki neden bunları da sadeleştirmediniz? Yoksa bu kelimelerin karşılığı yok mu? Yani "ziyade" kelimesini değiştirmeyince bu cümle anlaşılmıyor mu veya şöyle diyelim "ziyade" kelimesini karşılığı olmayan "daha" kelimesiyle sadeleştirince metin anlaşılır mı oldu?

    Ne kadar maskara olduğunuzun farkında mısınız? Yoksa Gülhane Parkında mısınız?
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  6. #6
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.903
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2612 + 209808


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Henüz Birinci Söz'e girmiş bulunmuyoruz. Ve kapaktan Birinci Söz'e kadar bulduğumuz hataların hepsi birkaç satırda. Koca bir kitapta nasıl hatalar olabileceğini düşünün artık..

    Şimdi Birinci Söz'e geçmeden önce,
    özet mahiyetinde yapılan hataları paylaşayım.

    Bilgi
    Risale-i Nur Külliyatı'ndan

    Sözler

    Bediüzzaman Said Nursi



    Sadeleştiren ve Yayına Hazırlayan
    Adnan Kayıhan-İlhan Atılgan



    • Eserin sahibi Bediüzzaman Said Nursi olmadığından, ve bilhassa vurgulanması gereken kısım küçük harflerle, müellifinin istemediği yazıların ise büyük harflerle kapakta yazılması, müşteriyi aldatmaya yönelik hareket olarak ve aynı zamanda müellif-i muhtereme bir saygısızlık, hürmetsizlik olarak değerlendirilebilir.



    • "askerlik temsilâtıyla" "askerlik temsilleriyle" ile değiştirilmiş. (gereksiz bir değişiklik)



    • "sekiz hikâyeciklerle bir kaç hakikati" "sekiz hikâyeciği ve birkaç hakikati" ile değiştirilmiş. (Hem gereksiz hem hatalı değişiklik.)



    • "nefsimi herkesten ziyade nasihate muhtaç görüyorum." "nefsimi nasihate herkesten daha muhtaç görüyorum." ile değiştirilmiş. (Hem anlamı bozan, hem gereksiz, hem de cümlenin letafetini bozan bir değişiklik.)



    • "Vaktiyle sekiz âyetten istifade ettiğim Sekiz Sözübiraz uzunca nefsime demiştim." "Vaktiyle sekiz ayetten istifade ederek sekiz "söz"ü, nefsime biraz uzunca söylemiştim." (Hem cümlenin okunuşunu zorlaştıran, hem ters düz edilmiş, hem gereksiz değişiklikler.)



    • "Şimdi kısaca ve avam lisanıyla nefsime diyeceğim. Kim isterse beraber dinlesin." "Şimdi kısaca ve herkesin anlayacağı bir dille anlatacağım. Kim isterse beraber dinlesin." (Hem gereksiz, hem eksik ve hem de anlamı bozan bir değişiklik.)
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  7. #7
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.903
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2612 + 209808


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    TaLHa tarafından yazılmıştır..

    Alıntı TaLHa Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Devrik cümleleri okumaktan meseleyi anlamak daha zorlaşıyor.

    "nefsimi herkesten ziyade nasihate muhtaç görüyorum."

    cümlesi

    "nefsimi nasihate herkesten daha muhtaç görüyorum"

    Bu kadar mı dilbilgisinden yoksun olunur?
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  8. #8
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.903
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2612 + 209808


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Alıntı TaLHa Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Devrik cümleleri okumaktan meseleyi anlamak daha zorlaşıyor.

    "nefsimi herkesten ziyade nasihate muhtaç görüyorum."

    cümlesi

    "nefsimi nasihate herkesten daha muhtaç görüyorum"

    Bu kadar mı dilbilgisinden yoksun olunur?
    Hocam Allah'tan daha kapıdayız, henüz içeri girmedik.
    Daha neler olacak ve neler göreceğiz ben bile kestiremiyorum..
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  9. #9
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.903
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2612 + 209808


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Orjinal metin:

    Birinci Söz

    BİSMİLLÂH her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil, ey nefsim, şu mübarek kelime, İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisan-ı hâl ile vird-i zebânıdır.



    Sadeleştirilmiş metin:


    Birinci Söz




    "Bismillah" her hayrın başıdır. Biz de önce onunla başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübarek kelime, İslam'ın nişanı olduğu gibi bütün varlıkların da hal diliyle daimî virdidir.



    • Bismillah deyip başlayalım inşaallah Birinci Söze. Daha ilk satıra dikkat edelim. Orjinalinde görülecektir ki, Birinci söz besmele ile başlamıyor. Yani sadeleştirmeyi yapanların tamamen kendi tasarrufuyla besmeleyi koyduğunu görüyoruz. Artık her ne amaçlanmışsa bilemiyorum ama Üstaddan daha fazla bir alimlik sergileniyor gibi hissediyorum ben burada. Üstad Hazretleri sanki besmeleyi oraya koymayı unutmuşta, bu kardeşlerimiz hatasını düzletmişler. Allah akıl fikir versin. Rahatsızlığımız besmeleden değil. Neden Üstadın yapmadığı bir şey ilave ediliyor ilginç olan o.



    • "BİSMİLLÂH her hayrın başıdır." "Bismillah" her hayrın başıdır." olarak çevrilmiş. Bismillah tırnak içine alınarak ve küçük harflerle yazılarak sadeleştirilmiş ve böylece daha kolay anlaşılması sağlanmış güya!!!



    • "Biz dahi başta ona başlarız." "Biz de önce onunla başlarız." olarak değiştirilmiş. "dahi" "de" ye dönüştürülerek "dahi" yi anlamayanlara "de" demek suretiyle yardımcı olunmuş. Bu yazıyı okuyanlardan biri çıkıp ben "dahi" nin anlamını bilmiyordum diyebilir mi acaba ? Sonra "başta" yerine "önce" konulmuş. Yani "başta"yı bilmeyen kardeşlerimizin "önce"yi bilebilecekleri düşünülmüş. Garip..Asıl facia bundan sonra geliyor. İki cümle arasında anlam olarak en ufak bir irtibat sözkonusu değil. Cümlelerin anlamları tamamen değişik. Mesela Üstad "ona başlarız" derken, sadeleştirmeyi yapanlar "onunla başlarız" diyor. Birinci cümleden şöyle bir mana çıkar: "Biz dahi başta ona başlarız." yani en başta hem Bismillah deriz, hem de Onu anlatmakla başlarız. Dolayısıyla bu söz Birinci Sözün giriş kısmından taa On Dördüncü Lem'a'nın İkinci Makamının sonuna kadar olan kısmı kapsıyor. "Biz de önce onunla başlarız." sözü ise önce "Bismillah" deriz, anlamına geliyor. Peki ya sonrası ? Sonrası belli değil..



    • "Bil, ey nefsim," "Bil ey nefsim!" olarak değiştirilmiş.Sırf sadeleşsin diye iki virgülü yok edip ekstradan bir ünlem işareti konulmuş. Bu mu sadeleştirme ? Söyleseydiniz böyle olcağını biz hallederdik, size ne gerek vardı ? Hey Allahım ne günlere kaldık yahu..İki virgül çalıp yerine ekstradan bir ünlem koyunca iman hizmeti mi yapmış oldunuz ? İnsanların anlayışı mı kolaylaştı ? Anlatmaktaki bütün sır bu mu yani ?



    • "şu mübarek kelime, İslâm nişanı olduğu gibi," "Şu mübarek kelime, İslam'ın nişanı olduğu gibi" olarak değiştirilmiş. Tek fark "İslam nişanı" İslam'ın nişanı" olmuş. Bu farkı koyarak ne yapmak istediklerini de anlayan varsa çıkıp anlatsın..Yani anlamıycak adam, İslamın da desen anlamaz, İslam da desen anlamaz..O zaman değiştirmenin ne mantığı kaldı. Hem "İslam nişanı" "İslamın nişanı"ndan daha genel bir ifade gibi duruyor. İslamın demekle sanki kelimenin anlamı daraltılmış gibi görünüyor. Ki her ne olursa olsun, bunun insanların anlamasına yardımcı olmayacak bir değişiklik olduğu kesin. O zaman bu işte samimiyetten ziyade keyfiyet öne çıkıyor. Aç kitabı kelimelerin yerini değiştir, başına sonuna ekler koy al sana sadeleştirme. Sizi de sadeleştirirler birgün. Üstad "hırs hasaret ve muvaffakiyetsizliğin sebebidir" diyor. Boşa dememiş. Hırsınız ile hasarete düşüyorsunuz ve muvaffakiyetten de çok uzaksınız..Hala vazgeçmeyecek misiniz ?




    • "bütün mevcudâtın lisan-ı hâl ile vird-i zebânıdır." "bütün varlıkların da hal diliyle daimî virdidir." olarak değiştirilmiş. "mevcudât" ın karşılığı "varlıklar" olarak çevrilmiş. "mevcudât" dilimize o kadar yabancı bir kelime değil. "vird-i zebânıdır." "daimî virdidir" şeklinde değiştirilmiş. Eyvallah, peki "zeban" ı bilmeyen insanlar "vird" i çok mu iyi biliyorlar ?

    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  10. #10
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.903
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2612 + 209808


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    fahris tarafından yazılmıştır..

    Alıntı fahris Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Biz dahi basta ona baslariz sozu ve birinci soz sozler eserinin kalbi olarak tarif edilmektedir. Simdi eger bu cumlede basibos degisiklikler yapmak Risalei Nura ve Ustada bir iftiradir. Cunku ikisindeki manalar cok zit..
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222