Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 2/5 İlkİlk 12345 SonSon
46 sonuçtan 11 ile 20 arası

  1. #11
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.942
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 209878


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Orjinal metin: Bismillâh ne büyük, tükenmez bir kuvvet, ne çok, bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsîlî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki:

    Sadeleştirilmiş metin: "Bismillah"ın ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle:


    • "Bismillâh ne büyük, tükenmez bir kuvvet," "Bismillah"ın ne büyük tükenmez bir kuvvet," şeklinde değiştirilmiş. Aslıyla arasındaki farklar; orjinalinde Bismillah tırnak içinde değil. Sadeleştirilmiş metinde tırnak içinde. Orjinalinde "a" nın üzerinde şapka var, bunlarınkin de yok. Orjinali "Bismillâh", diğeri "Bismillah"ın..Burada sadeleştirmeden çok müellifini dolaylı yoldan beğenmemek görüyorum. Gerçi genelde buna rastlıyoruz. Üstad "Bismillah" yazmış, siz "Bismillah"ın yazmakla cümlenin anlaşılmasına herhangi bir katkıda bulunmuyorsunuz. O zaman müellifinin yazdığını beğenmediniz de mi böyle bir değişikliğe gittiniz ?



    • "ne çok, bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen," "ne bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen" şeklinde değiştirilmiş. Burada da "çok" kelimesi kaldırılarak, iman hizmeti yapılmak ve insanların bu cümleyi anlaması kolaylaştırılmak istenmiş. Yani "çok" kelimesi varken cümleyi anlamak zor olduğundan, onu kaldırıp kolayca anlaşılması sağlanmış. İki tane de virgül çalınmış. Bence siz bu sadeleştirme işinden vazgeçip, mizah dergisi filan yazın. Çok daha geniş bir kitleye hitap edeceğinizi düşünüyorum.



    • "şu temsîlî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki:" "şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle:" şeklinde değiştirilmiş. Anlamı bozan çok fazla bir değişiklik görünmüyor. Noktalama işaretlerinde keyfi tasarruf var yine bu kısımda. Ayrıca müellifinin "Şöyle ki:" ifadesinin nesini beğenmediniz de kaldırdınız hayret doğrusu. Bunu kaldırınca daha mı kolay anlaşılır oldu ? Zaten şu ana kadar yaptığınız değişiklikler, tamamen cümleyi ters-düz etmek, ya bi yerinden eksiltmek, ya gereksiz ilavelerde bulunmak şeklinde yapılmış. Anlamaya katkı yapacak 2-3 kelimeden başka hiçbirşey yok. Onları da zaten dersin sonunda özet geçeceğim. Ki insanlar okuduğu eserin aslıyla ne kadar uzak olduğunu anlasınlar. Yani sırf oturup pc nin başına "şurasını kırpayım, şurası eksik olmuş ilavede bulunayım, şurayı ters-düz edeyim" gibi bir zihniyetle yapılmışa benziyor. Kitabınızın başında bu işi yaparken, "azami dikkat, titizlik ve hassasiyet" gösterildiği yazıyor. Dikkat etmeseydiniz nasıl birşey çıkacaktı ki ortaya ? Dikkatle yapılanından ben bu kadar hata buluyorum. Müdakkik ellere düşseniz haliniz nice olur ? Hala vazgeçmeyecek misiniz ?
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  2. #12
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.942
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 209878


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Orjinal metin: Bedevî Arap çöllerinde seyahat eden adama gerektir ki, bir kabile reisinin ismini alsın ve himayesine girsin tâ şakîlerin şerrinden kurtulup hâcâtını tedarik edebilsin. Yoksa, tek başıyla, hadsiz düşman ve ihtiyacatına karşı perişan olacaktır.

    Sadeleştirilmiş metin: Eskiden bedevî Arap çöllerinde bir adamın rahatça seyahat edebilmesi ve eşkıyanın şerrine uğramadan ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için bir kabile reisinin ismini alması ve onun himayesine girmesi gerekirmiş. Yoksa o adam tek başına, sayısız düşman karşısında ihtiyaçlarıyla perişan olurmuş.



    • İki cümle arasındaki farka baktığımızda göze ilk çarpanlar: Üstad Hazretlerinin emin bir şekilde söylediği bu sözü, sadeleştirenler "mış" lı "muş" lu ifadelerle anlatıyor. "olurmuş" "gerekirmiş" gibi ifadelerle, bu kısmı masala çevirdiklerini net bir şekilde söylemek mümkündür.



    • Orjinalinde zamanla ilgili bir ifade yokken, sadeleştirilmiş metnin hemen başında "eskiden" ifadesini görüyoruz. Yani bu durumda sadeleştirenlere göre bu ders, şimdiki insanları kapsamıyor. Çünkü yukarıdaki temsilin girişi genel bir kaideyi anlatmak içindir. Yoksa "geçmişte böyle olurdu da artık böyle değil" gibi bir mana kesinlikle orjinal metinde bulunmamaktadır. Sadeleştirilmiş metinde ise, meseleyi genel ele almaktan uzak, geçmişte olmuş bir hadise gibi, masal şeklinde anlatılmıştır.



    • Bu kısımda okuyucunun anlayamayacağı "bedevî" "şakî" ve "hâcât" kelimeleri olabilir. "şakî" ve "hâcât" kelimelerinin anlamları verilmiş olmakla birlikte, "bedevî" kelimesini, okuyucunun anlayacağı düşünülmüş olmalı ki, anlamı verilmemiş. Aslında cümleye bir bütün olarak baktığımızda, bu üç kelime dahi okuyucunun zihninde az çok canlanacaktır. En azından bunları bilmemesi, cümlenin manasını anlamasına engel olacak durumda değildir. Bu durumda, bu cümleyi aslından çok uzak, alakasız bir duruma çevirenleri Allah'a havale ediyoruz..
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  3. #13
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.942
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 209878


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Orjinal metin: İşte, böyle bir seyahat için, iki adam sahrâya çıkıp gidiyorlar. Onlardan birisi mütevazi idi, diğeri mağrur. Mütevazii, bir reisin ismini aldı; mağrur almadı. Alanı her yerde selâmetle gezdi.

    Sadeleştirilmiş metin: İşte böyle bir seyahat için iki adam çölde yola çıkmışlar. Onlardan biri mütevazı, diğeri gururluymuş. Mütevazı olan, bir reisin ismini almış; öteki almamış. Reisin ismini alan, her yerde selametle gezmiş.


    • "İşte, böyle bir seyahat için, iki adam sahrâya çıkıp gidiyorlar." "İşte böyle bir seyahat için iki adam çölde yola çıkmışlar." şeklinde değiştirilmiş. Üstadın kullandığı ifade şu anki zamana tekabül ediyor. Yani okuyucu, sanki temsildeki kişileri izliyormuş gibi anlatıyor. Direkt olayın içinde gibi bir anlatım sözkonusu. Sadeleştirilmiş metinde ise masalın devam ettiğini görüyoruz. Temsil temsil olmaktan çıkıp, masal suretine girmiş. Hadi "sahrâ" yı çöl olarak çevirdin, bu kısmın anlaşılmasını sağladın peki diğer rahat anlaşılan kısımları ne diye oynuyorsun be kardeşim ? Cümlenin virgüllerinden ne istiyorsun ? Sadece bir kelimenin anlamını verince, noktanın virgülün de mi kaldırılması gerekiyor ?



    • "Onlardan birisi mütevazi idi, diğeri mağrur." "Onlardan biri mütevazı, diğeri gururluymuş." şeklinde değiştirilmiş. "mağrur" un anlamı verilirken, "mütevazi" nin kolayca anlaşılacağı düşünülmüş. Halbuki ikisi de haklımızca bilinen kelimelerdir. Ya da "mağrur"u bilmeyen "mütevazi" yi de bilmez. İkincisi Üstad "idi" diyor, siz "gururluymuş" diyorsunuz..Yani masal devam ediyor sevgili izleyiciler..Masal ve mizah okumak isteyen varsa, buyursun, alsın, okusun ne diyelim..



    • "Mütevazii, bir reisin ismini aldı; mağrur almadı." "Mütevazı olan, bir reisin ismini almış; öteki almamış." şeklinde değiştirilmiş. Burada da "mağrur" "öteki" olmuş. "Mütevazi" nin önüne "olan" eklenmiş. Yani "Mütevazı olan, bir reisin ismini almış;" deyince anlaşılıyor da,"Mütevazii, bir reisin ismini aldı;" deyince anlaşılmıyor. Allah cc. akıl fikir versin..Ve yine bu cümlede de masal devam ediyor. "mış" lı ve "muş" lu ifadeler..



    • "Alanı her yerde selâmetle gezdi." "Reisin ismini alan, her yerde selametle gezmiş." şeklinde değiştirilmiş. Cümleyi geriden okuyarak gelen kişi neyi aldığını ve kimin aldığını anlayacaktır çok rahat. Orjinalinde "Alanı" diye geçiyor. Gerideki cümlelerden bu kişinin "mütevazi" kişi olduğunu anlıyoruz. Ve aldığı şeyin de "reisin ismi" olduğunu anlıyoruz. Yani her okuyanda bunu rahatlıkla anlar. Sadeleştirilmiş metinde ise "reisin ismini alan" şeklinde geçiyor. Yani okuyucuyu daha önce okuduklarını anlamamakla itham eden bir ifade türü. Hadi Üstada saygınız yok, varislerine saygınız yok, talebelerine saygınız yok..okuyucunuza da mı saygınız yok ?
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  4. #14
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.942
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 209878


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Alıntı Huseyni Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    "bütün mevcudâtın lisan-ı hâl ile vird-i zebânıdır." "bütün varlıkların da hal diliyle daimî virdidir." olarak değiştirilmiş. "mevcudât" ın karşılığı "varlıklar" olarak çevrilmiş. "mevcudât" dilimize o kadar yabancı bir kelime değil. "vird-i zebânıdır." "daimî virdidir" şeklinde değiştirilmiş. Eyvallah, peki "zeban" ı bilmeyen insanlar "vird" i çok mu iyi biliyorlar ?
    fahris tarafından yazılmıştır..

    Alıntı fahris Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    virdi zebânıdır birleşik kelimede zebân kelimesi yok edilmiş yerine daimî kelimesi konulmuş. Birincisi zebân kelimesi çok anlamlara gelir ama hiçbir anlamları arasında daimî kelimesi yoktur. Madem bilmiyorlardı benim gibi sözlüğede mi bakamıyorlar :

    ZEBAN : f. Dil, lisan, lügat, lehçe.

    Buradaki manası olarak ise bütün mevcudatın yani canlı ve cansız, nebati ve hayvani ve insi ve cinni ve melaiki her varlığını zikir dili manasına gelmekte. Sadeleştirme birşeyleri anlatmak yerine tahrip etmek ise bari yaptığınız eserin üzerine Sadeleştirme yazısı yerine Tahripleştirme yazmalısınız.

    Orjinal metin: Bedevî Arap çöllerinde seyahat eden adama gerektir ki, bir kabile reisinin ismini alsın ve himayesine girsin tâ şakîlerin şerrinden kurtulup hâcâtını tedarik edebilsin. Yoksa, tek başıyla, hadsiz düşman ve ihtiyacatına karşı perişan olacaktır.

    Sadeleştirilmiş metin: Eskiden bedevî Arap çöllerinde bir adamın rahatça seyahat edebilmesi ve eşkıyanın şerrine uğramadan ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için bir kabile reisinin ismini alması ve onun himayesine girmesi gerekirmiş. Yoksa o adam tek başına, sayısız düşman karşısında ihtiyaçlarıyla perişan olurmuş.

    Burada yapılanı daha öncede yapmışlardı sanırım bu gibi temsili hikayelerin hepsinde genel olan bir temsili, geçmişte olan bir masal olarak ele almışlar. Bir İnci adında mubarek bir kardeşimiz var o bile bu temsilleri masal olarak değil hakikat olarak ifade ederken

    Birincisi bunu yazanın ve okuyanlarn yaş grubundan şüphe etmek gerekir.

    İkincisi bu temsiller her zaman için geçerli olduğundan temsili hikayecikler denilmiştir.

    Üçüncüsü bu temsili hikayelerde anlatılmak istenen hali zamandır. Yoksa orada da geçmişten bahsedilir.

    Dördüncüsü bu temsiller hakikatleri akıllara yaklaştırmak için neşredilmiştir. Ancak sadeleştirilen metinde akıla yakınlaştırmaktan ziyade aklı hakikaten uzaklaştırmak mevcut.

    Orjinal metin: İşte, böyle bir seyahat için, iki adam sahrâya çıkıp gidiyorlar. Onlardan birisi mütevazi idi, diğeri mağrur. Mütevazii, bir reisin ismini aldı; mağrur almadı. Alanı her yerde selâmetle gezdi.

    Sadeleştirilmiş metin: İşte böyle bir seyahat için iki adam çölde yola çıkmışlar. Onlardan biri mütevazı, diğeri gururluymuş. Mütevazı olan, bir reisin ismini almış; öteki almamış. Reisin ismini alan, her yerde selametle gezmiş.

    Temsili hikayelerin hepsinde böyle yapıldığı hususunda umarım haksız çıkarım..

    "Onlardan birisi mütevazi idi, diğeri mağrur." "Onlardan biri mütevazı, diğeri gururluymuş."şeklinde değiştirilmiş. "mağrur" un anlamı verilirken, "mütevazi" nin kolayca anlaşılacağı düşünülmüş. Halbuki ikisi de haklımızca bilinen kelimelerdir. Ya da "mağrur"u bilmeyen "mütevazi" yi de bilmez. İkincisi Üstad "idi" diyor, siz "gururluymuş" diyorsunuz..Yani masal devam ediyor sevgili izleyiciler..Masal ve mizah okumak isteyen varsa, buyursun, alsın, okusun ne diyelim..


    Mağrur kelimesinin buradaki anlamı yerine gururlu kullanmak büyük hatadır. Nitekim gururlu kelimesi kibirli anlamından ziyade karakteristik özellikleri yansıtmaktadır. Mesela genelde gururlu kelimesi kişinin kimsenin minneti altına girmemesi için kullanılır. Lakin buradaki meselede Allah ile kulun münasebeti var ve kul Allah'a gurur yapamaz ama kibir yapar..

    "Alanı her yerde selâmetle gezdi." "Reisin ismini alan, her yerde selametle gezmiş."




    "Alanı" kelimesi "Reisin ismini alan" kelimeleriyle değiştirilerek anlam ve mana daraltılmış. Çünkü burada Alanı denilirken sadece bir kişiden bahsedilmiyor bilakis bütün mevcudattan bahsediyor. Ancak sadeleştirilen kısımda çok açık bir şekilde sadece bir kişiden bahsediliyor muş gibi ele alınmış..
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  5. #15
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.942
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 209878


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Alıntı fahris Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    virdi zebânıdır birleşik kelimede zebân kelimesi yok edilmiş yerine daimî kelimesi konulmuş. Birincisi zebân kelimesi çok anlamlara gelir ama hiçbir anlamları arasında daimî kelimesi yoktur. Madem bilmiyorlardı benim gibi sözlüğede mi bakamıyorlar :
    Hocam haklısınız, yalnız vird-i zebani olarak baktığınızda risaleara.com da devamlı okunan zikir olarak çevrilmiş. Sorularla Risalede de, sık sık tekrar edilen dua, dilde tesbih şeklinde çevrilmiş. Lugat sıkıntısı malesef ki risale sitelerinde de var. Ben gördüklerimi bizzat site yöneticilerine bildiriyorum.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  6. #16
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.942
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 209878


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Alıntı Huseyni Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Hocam haklısınız, yalnız vird-i zebani olarak baktığınızda risaleara.com da devamlı okunan zikir olarak çevrilmiş. Sorularla Risalede de, sık sık tekrar edilen dua, dilde tesbih şeklinde çevrilmiş. Lugat sıkıntısı malesef ki risale sitelerinde de var. Ben gördüklerimi bizzat site yöneticilerine bildiriyorum.
    faris tarafından yazılmıştır..

    Alıntı fahris Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Hüseyin abi Lugat sadece pencere açmaktır. Nitekim lugatta anlamı verilen bir çok kelimeyi Risale-i Nurda okuduğumuzda o anlamları çok zayıf verdiğini hakikatte daha kuvvetli manalar ve anlamlar çıktığını görebilmekteyiz. Bu nedenle Lugat sadece pencere açmaktadır. Hakika mana ve anlamlar Risale-i Nurları kendi aleminde okumakla intişar etmekdedir. Bu sadeleştirme işine giren zavallılar maalesef hiç kendi alemlerinde okumamışlar.


    Bu arada mesajlarınızı takip ediyoruz..
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  7. #17
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.942
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 209878


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Orjinal metin: Bir kàtıu’t-tarîke rast gelse, der: “Ben filân reisin ismiyle gezerim.” Şakî def olur gider, ilişemez. Bir çadıra girse o nam ile hürmet görür.

    Sadeleştirilmiş metin: Ne zaman biri yolunu kesse, "Ben filan reisin ismiyle geziyorum." der, eşkıya da ona ilişemezmiş. Bir çadıra girdiğinde o reisin namıyla hürmet görürmüş.

    • "Bir kàtıu’t-tarîke rast gelse, der: Ben filân reisin ismiyle gezerim." "Ne zaman biri yolunu kesse, "Ben filan reisin ismiyle geziyorum." der," şeklinde değiştirilmiş. Cümle baştan aşağıya değişime uğramış. Orjinal risalede "ne zaman" diye bir ifade yok. Ne amaçla ortaya çıktı, neden kondu bilemiyoruz. Bu cümleyi "Bir yolkesen eşkıyaya rast gelse, der: Ben filan reisin ismiyle gezerim. " şeklinde çevirmekte mi zor ? Bu kadar gereksiz şekilde heryeriyle oynamanın ne alemi var ? Hiç bir şekilde değiştirilmesinden yana değiliz elbette ama ortada yapılmış bir şey var. Bir cümleyi anlaşılır yapmak için en kestirme ve en az zayiatla bunu yapmak varken, neden bütün cümlenin anlamını bozulacak işler yapılıyor. "Bir kàtıu’t-tarîke rast gelse," "Ne zaman biri yolunu kesse," şimdi bu kısım orjinalinde geçen kısmın yerini tutabilir mi soruyorum ? Üstadın ifadesi "Bir yolkesen eşkıyaya rast gelse" manasını taşırken, sadeleştirilmiş metinde açık bir ifade ile "ne zaman biri yolunu kesse" anlamını taşıyor. "rast gelmek" ile "yol kesmek" aynı şey mi ? "Ben filân reisin ismiyle gezerim." "Ben filan reisin ismiyle geziyorum." der," şeklinde değişime uğramış. Ve Üstadın noktayı koyduğu yerde, sadeleştirilmiş metindeki cümle devam ediyor. Yani bir kolaylıktan daha ziyade, anlamayı zorlaştıran, gereksiz, saçma sapan uzun bir cümle var. Hem "gezerim." "geziyorum." anlamına nasıl gelir ? Orjinali geniş zamanı ifade ederken, sadeleştirilmiş metin, şimdiki zamandan bahsediyor. "gezerim" i "geziyorum" şeklinde değiştirmek anlamaya nasıl bir katkı sağlayabilir ?



    • "Şakî def olur gider, ilişemez." "eşkıya da ona ilişemezmiş." şeklinde değişime uğramış. Görünen o ki bu masal hiç bitmeyecek. İki cümlenin anlamı aynı değil bir kere. Üstad şaki nin defolup gideceğini ve ilişemeyeceğini ifade ederken, diğer metinde def olup gitme fiili ortadan tamamen kaldırılmış, sadece ilişemeyeceği ifade edilmiş. Yani cümle katledilmiş. Hem orjinal metinde kesin bir ifade varken, sadeleştirilmiş metinde şüpheci bir yaklaşım var ve "miş" le ifade ediliyor bu şüphe. Üstadın talebelerinin neden cinayet, ihanet gibi sözler sarfettiğini şimdi daha iyi anlıyorum.



    • "Bir çadıra girse o nam ile hürmet görür." "Bir çadıra girdiğinde o reisin namıyla hürmet görürmüş." şeklinde değiştirilmiş. "girdiğinde" "girse" şeklinde değiştirilip, anlamada çığır açılmış ve bu şekilde çok kolay anlaşılabiliyor. "girdiğinde" kelimesini anlamak çok zor ama "girse" denildiğinde kolayca anlıyıveriyoruz. Hem orjinalinde "o reisin namıyla" diye bir ifade yok. Tamamen sonradan ilave edilmiş bir kısım. Ve okuyucuyu, az önce okuduklarını anlamamakla itham eden bir tutum. Çünkü gerideki satırlar zaten bunun izahını yapıyor. Ayrıca bildirmeye gerek olsaydı Üstad bildirirdi. Bir de cümleye tek bir parça halinde bakıldığında, anlaşılmayacak neresi var da değiştirdiniz ki ? "bir" mi anlaşılmıyor, "çadır" mı anlaşılmıyor, "girse" mi anlaşılmıyor, "o" mu anlaşılmıyor, "nam" mı anlaşılmıyor, "ile" mi anlaşılmıyor, "hürmet" mi anlaşılmıyor ve "görür" mü anlaşılmıyor. Burada anlaşılmayan tek bir kelime var mı ? Hem Üstad "görür" diye kesin bir ifade kullanıyor, siz "görürmüş" kullanarak masalınıza devam ediyorsunuz. "görür" ne zamandan beri "görürmüş" oldu yahu ?



    • Yaptığınız iş gerçekten büyük bir faicadır. Biz orjinalini az çok biliyoruz da "bu risale değildir" diyebiliyoruz. Ama ilk defa bilinçsizce, bir tavsiye üzerine bu eserinizi "risale" diye alan bir şahıs, herhalde "birinci söz" den çıkmaya bile tahammül edemeyecektir. Ve orjinalini bilmediğinden bunu risale zannedip, risaleleri bir masal kitabı gibi, kendi söylediğinden kendi bile tereddüt eden bir kitap gibi algılayacaktır. Yazık, çok üzücü şeylere vesile oluyorsunuz..

    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  8. #18
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.942
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 209878


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Orjinal metin: Öteki mağrur, bütün seyahatinde öyle belâlar çeker ki, tarif edilmez. Daima titrer, daima dilencilik ederdi. Hem zelil, hem rezil oldu.

    Sadeleştirilmiş metin: Mağrur olan ise seyahati boyunca öyle belâlar çekmiş ki, tarif edilemez. Daima titremiş, dilencilik etmiş; hem zelil hem rezil olmuş.



    • "Öteki mağrur, bütün seyahatinde" "Mağrur olan ise seyahati boyunca" şeklinde çevrilmiş. Orjinalinde anlaşılmayacak hiçbir kelime yok. Olaki "mağrur" anlaşılmadı diyelim. Zaten bu kelimenin muhafaza edildiğini görüyoruz. Yapılan değişiklikler: "öteki" "olan ise" olmuş. "öteki" nin böyle bir anlamı var mı ? "seyahatinde" "seyahati boyunca" olmuş. "Seyahatinde" yi anlamayan insan, "seyahati boyunca" yı anlayacak mı ? Yahu burda değiştirdin madem, anlasınlar diye uğraşıyorsun, "mağrur" u değiştir. Ona hiç dokunmayıp, bütün cümleyi bozmanın alemi ne ?



    • "öyle belâlar çeker ki, tarif edilmez." "öyle belâlar çekmiş ki, tarif edilemez." şeklinde değiştirilmiş. "çeker ki" çekmiş ki" olmuş ve "edilmez" "edilemez" olmuş. Orjinal kısma bakalım. Anlaşılmayacak tek bir kelime var mı ? Yok..Sırf bozmak için, "çeker" "çekmiş" ve "edilmez" de "edilemez" olmuş. Yuh..yuh..yuh size..Böyle anlatma kolaylığı mı olur ? Hiç mi ilim tahsil etmediniz, kalem kağıt görmediniz..?



    • "Daima titrer, daima dilencilik ederdi." " Daima titremiş, dilencilik etmiş;" şeklinde değiştirilmiş. Geniş zamanla ifade edilen cümle "miş" li geçmiş zamanla ifade edilerek güya anlamada kolaylık sağlanmış. Üstad burda bu cümleyi bitirmiş, bu garipler cümlenin noktasını beğenmemiş olacak ki, devamındaki cümleyle birleştirmek için ";" koyup tek cümle haline getirmiş. Bu kadar da olmaz be kardeşim..



    • "Hem zelil, hem rezil oldu." "hem zelil hem rezil olmuş." şeklinde değiştirilmiş. Bir virgülü kaldırıp, bir de masal şeklindeki "muş" lara devam edip kolay anlaşılmasını sağlamışlar..?
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  9. #19
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.942
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 209878


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Orjinal metin: İşte, ey mağrur nefsim, sen o seyyahsın. Şu dünya ise bir çöldür. Aczin, fakrın hadsizdir. Düşmanın, hâcâtın nihayetsizdir.

    Sadeleştirilmiş metin: İşte ey mağrur nefsim! Sen, o yolcusun. Şu dünya ise bir çöldür. Aczin ve fakrın sınırsızdır. Düşmanların ve ihtiyaçların sonsuzdur.


    • "İşte, ey mağrur nefsim," "İşte ey mağrur nefsim!" şeklinde değişime uğramış. Kelimeler aynı durmakla birlikte, orjinalindeki virgüllerin anlamayı zorlaştırdığı düşünülmüş olacak ki, onlar kaldırılıp, yerine bir adet ünlem işareti konulmuş. Böylece anlaşılması sağlanmış. Ustalık isteyen bir durum, herkes yapamaz..



    • "sen o seyyahsın." "Sen, o yolcusun." şeklinde değiştirilmiş."seyyah" "yolcu" olmuş. Halbuki bu kelimenin anlamı yolcu değil, "seyahat eden, gezgin" dir. Hadi diyelim ki yolcu tuttu, doğru çevrildi. 3 kelimeden oluşan bi cümlenin noktalama işaretlerinden neden rahatsız oluyorsun da kafana göre her tarafına yeni bir işaret koyuyorsun ? Maksat "anlaşılsın" diye hizmette bulunmak mı, yoksa esere düşmanlık yapmak mı ?



    • "Şu dünya ise bir çöldür." " Şu dünya ise bir çöldür." değiştirilmemiş. Bravo diyoruz ve tebrik ediyoruz. Böyle anlaşıldığı halde değiştirilmeyen sadece 2 cümle var şu ana kadar hatırladığım. Onlarda hepsi 6 kelimeden oluşuyor. Lütufta bulunmuşlar..



    • "Aczin, fakrın hadsizdir." "Aczin ve fakrın sınırsızdır." şeklinde değiştirilmiş. Buradaki üç kelime de hemen herkesin malumudur. Daha az bilinen hangisidir dersek, herhalde "acz ve fakr" diyeceğiz. Çünkü bunlar bilinmekle birlikte çok kullanılan kelimeler değil. "hadsizdir" i ise herhalde anlamayan yoktur. Çünkü bu hemen herkesin kullandığı bir kelimedir. "Haddini bil" "Haddini aşma" gibi sözün ne anlama geldiğini bilmeyen yoktur tahminim. Bu da o "had" lerden biri. Onu kaldırıp "sınırsız" yapmak, diğer daha az kullanılanlara dokunmamak hangi amaca hizmet ediyor olabilir ? Hem orjinalinde "ve" diye birşey yok. "aczin" den sonra virgül koyup "fakrın" denmiş. Bu şekilde anlaşılmıyor da "aczin ve fakrın" deyince mi anlaşılıyor ?



    • "Düşmanın, hâcâtın nihayetsizdir." "Düşmanların ve ihtiyaçların sonsuzdur." şeklinde çevrilmiş. "düşmanın" ne hikmete binaense artık "düşmanların" olmuş. Bu cümlede bilinmeyen tek kelime "hâcât" olabilir. O anlaşıldığı zaman cümlenin her tarafını ilköğretimden çıkan çocuk bile anlar ki siz ilkokul öğrencilerinden ziyade gençleri hedefliyorsunuz. Genç olupta "nihayeti ve düşman"ı bilmeyen kaç insan var ki ?



    • Hem burada risalelerin muhakkak anlaşılması gibi bri yanılgıya düşüyoruz. Anlaşılmasa ne çıkar ? Herkes her okuduğunu hemen anlıyor mu ? Herkes her okuduğunu anlıyorsa neden her sınavda öğrenciler adedince farklı not çıkıyor ? Demek anladıkları dilde olduğu zannedilen şeyleri de anlamayabiliyorlar. Ki bu eserler bir talebenin ya da bir gencin imanını ve ahiretini ilgilendiren bilgilerle dolu. Dünyası için yarı ömründen fazlasını anlamaya veren insan, günde 20 dakika okuyarak bu eserlerden hiçbirşey anlayamaz mı ? Anlamasa da ruhen bir lezzet hissedemez mi ? Yazdığınız Sözleri açın kendiniz bir okuyun, ruhunuza hitab eden bir cümle bulabilecek misiniz ? Aklımıza hitap ediyor derseniz onda da yanılıyorsunuz ? Çünkü akıllıca bir çeviri olmadığını şuraya gelene kadar en az 30 kırk misali ile gösterdik. Bu kadar hatanın hepsi yaklaşık bir sayfa kadar bir kısımda bulunuyor. Ve henüz daha birinci söz bile bitmiş değil.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  10. #20
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.942
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 209878


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Sadeleştirme Hatalarla Dolu - Birinci Söz

    Orjinal metin: Madem öyledir; şu sahrânın Mâlik-i Ebedî ve Hâkim-i Ezelîsinin ismini al. Ta bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisâtın karşısında titremeden kurtulasın.

    Sadeleştirilmiş metin: Madem öyle, bütün kâinata dilencilik etmekten ve her hadise karşısında titremekten kurtulmak için şu çölün Ebedî Mâlik'inin ve Ezelî Hâkim'inin ismini al!



    • "Madem öyledir;" "Madem öyle," ye dönüşmüş. "öyledir" i "öyle" diye çevirmekle anlamaya nasıl bir katkı sağlanabilir ki ? "öyledir" diyor Üstad demek ki "öyledir" ne gerek var değişmeye ? Devamı daha da ilginç ve tuhaf. İki cümle tek cümle ile ifade edilmeye çalışılarak, cümledeki bütün letafet kaybedilmiş.



    • "Malik-i Ebedi" ve "Hakim-i Ezeli" Allah için söylenilen bu ifadeler, gerçek manasını anlatmaktan çok uzak "Ebedi Malik ve Ezeli Hakim" olarak çevrilmiş. Maksat sadeleştirmekse, anlamayı kolaylaştırmak ise, sadece bu ifadeleri tersinden okumak yeterli geliyor mu ? Yani "Allahın hakimiyeti ezelidir" sözünden anlamayan birine "Ezelidir Allahın hakimiyeti" demek çözüm müdür ?



    • "Malik-i Ebedi ve Hakim-i Ezeli" ifadeleri hariç her tarafı anlaşılıyor zaten cümlenin. O ikisini de sadece ters-düz etmişsiniz, "sahra" da olduğu gibi duruyor ? O zaman cümleyi neden bozdunuz ? Neden 2 cümle 1 cümleye dönüştü ?
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

151, 157, 159, 160, 161, 600, adedince, aklı, akıldan, akıllara, aldatan, aldıkları, alınmış, alıntı, anlamıyorum, anlayan, anlaşılmadığından, anlıyoruz, atan, aya, ağzı, bazı, başlayan, başındaki, bilinmez, biliyorlardı, binaen, birinci, birinci söz, bitirmiş, books, budur, bulunmak, bırakmıyor, cevaben, çok, çoktur, cümleyi, dadır, derece, derslere, değiller, değiştirme, değiştirmek, dikkatle, dile, diyorsunuz, diyoruz, dolu, duruma, düzenli, düşmanı, düşünüyorum, dışında, ediyorlar, eliyle, emrini, eserinin, farklar, fikirleri, fiyat, gayret, gelmiş, gerekiyor, getirip, gideceğini, gitti, görüyorum, hatalarla, hatası, hazretlerini, herşeyin, hezimet, hissediyorum, ihanet, ikincisi, ilkokul, inancı, isimli, istedin, itham, işiniz, kalbinin, kardeşimiz, kardeşlerimizi, kimsede, koyup, külliye, kurulan, kısmen, kısmı, kısı, kısımlarını, lâkin, lam, lütuf, lüzumu, meselede, meseleyi, mevcudat, muhakkak, mümkü, müş, nasılki, okumaktan, okunuşu, olduğundan, olmaktan, olsalar, onlardan, orjinali, orjinaliyle, öyledir, öğretmenin, parkı, rezil, risale-i, risale-i nur, risaleler, sadeleştirme, sadeleştirmeyi, said nursi, sekiz, sizde, sokuyor, söylemiş, sozler, sözlüğü, sığı, tahrif, tahrifat, tahrip, takdim, taşları, tecavüz, ters, titizlik, tokat, üstü, verdiği, verilmiş, vurmak, yapanlar, yarım, yayı, yazdığı, yazıldığı, yolcusu, yolcusun, yorumlarını, youtube, yükleri, zahmet, zamanla, zira, şahsen, şapka, şeye

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222