Soru 7: "Âl-i Beytin efradı ise, itikad ve iman hususunda sairlerden çok ileri olmasa da, yine teslim, iltizam ve tarafgirlikte çok ileridedirler" sözünü açıklar mısınız?


Bilgi
Evet, Âl-i Beytin efradı ise, itikad ve iman hususunda sairlerden çok ileri olmasa da, yine teslim, iltizam ve tarafgirlikte çok ileridedirler. Çünkü İslâmiyete fıtraten, neslen ve cibilliyeten taraftardırlar. Cibillî taraftarlık zayıf ve şansız, hattâ haksız da olsa bırakılmaz. Nerede kaldı ki, gayet kuvvetli, gayet hakikatli, gayet şanlı bütün silsile-i ecdadı bağlandığı ve şeref kazandığı ve canlarını feda ettikleri bir hakikate taraftarlık, ne kadar esaslı ve fıtrî olduğunu bilbedâhe hisseden bir zat, hiç taraftarlığı bırakır mı? Ehl-i Beyt, işte bu şiddet-i iltizam ve fıtrî İslâmiyet cihetiyle,din-i İslâm lehinde ednâ bir emâreyi kuvvetli bir burhan gibi kabul eder. Çünkü fıtrî taraftardır. Başkası ise, kuvvetli bir burhan ile sonra iltizam eder.


Nasıl ki bu dünyada insanlar içinde en önde gelen topluluk kişinin kendi efradıdır öyle de islam aleminde de en önde gelen topluluk Ehli Beyttir. Mesela kişi aileler arasında önce kendi ailesinin taraftarıdır. Özellikle örnek verecek olursak anne, baba veya kardeşimize dair bir mesele söz konusu olduğunda en öncelikli söz ve müdafa ve yardım hakkı bize düşer. Çünkü akraba olmaktan kaynaklanan kişinin fıtratında olan bir husus değilmidir. Bu husus islam olsun veya olmasın insaniyeti ölmemiş fıtratı bozulmamış her toplum için geçerlidir. Ailesinin bir şöhreti dahi olmayan toplumda da şöhreti olan toplumlardada her husus akraba bağlarından kaynaklanan bir silsile içinde devam etmektedir.

Hem her çocuğun islam dini üzere doğması ilerleyen zamanda ailesine tabi olması bu meselemize en kuvvetli bir burhan değilmidir. Çocuk inanç hususunda sadece fıtratı islamdır. Ancak islam dışındaki diğer dinlere inanması neslinden gelen bir bağlılıktır.

Hatta peygamber a.s.v efendimizin islamiyeti kavmine ve diğer kavimlere tebliğ ettiğinden Ona (s.a.v.) inanmayanların dayanak noktası atalarının inançları değilmidir.

Hatta ve hatta sırf atalarının inançları için onca savaşlar verilmemiş midir? Tarihe bakıb gördüğümüz bu savaşlarda Atalarının inançları için yapılan bu savaşlarda tek bürhan ve dayanakları Atalarının İnançlarıdı bunun dışında bir teslimiyet bulmak mümkün değil.

Hatta Yahudilerde ve Hristiyanlarda öyle aileler vardır ki kutsal kabul edilirler.

Hal böyle iken Al-i Beytin efradıda İslâmiyete fıtraten, neslen ve cibilliyeten taraftar olmasınlar..