Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 1/3 123 SonSon
23 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.160
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61430


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Risale-i Nur Soru Cevap 21 : Dördüncü Lem'a (Birinci Bölüm)

    Bismillahirrahmanirrahim

    Beraber anlamak ümidiyle..

    Bilgi
    Dördüncü Lem’a


    “Minhâcü’s-Sünne” bu risaleye lâyık görülmüştür.


    Mesele-i İmamet bir mesele-i fer’iye olduğu halde, ziyade ehemmiyet verildiğinden, bir mesâil-i imaniye sırasına girip, ilm-i kelâmda ve usulüddinde medar-ı nazar olduğu1 cihetle Kur’ân’a ve imana ait hizmet-i esasiyemize münasebeti bulunduğundan, cüz’î bahsedildi.





    لَقَدْ جَاۤءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُفٌ رَحِيمٌ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ

    حَسْبِىَ اللهُ لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ 2

    قُلْ لاَۤ اَسْئَلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًا اِلاَّ الْمَوَدَّةَ فِى الْقُرْبىٰ 3

    Şu âyet-i azîmenin çok hakaik-i azîmesinden bir iki hakikatine İki Makam ile işaret edeceğiz.




    Birinci Makam
    Dört Nüktedir.

    BİRİNCİ NÜKTE


    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın ümmetine karşı kemâl-i şefkat ve merhametini ifade ediyor.

    Evet, rivayet-i sahiha ile, mahşerin dehşetinden herkes, hattâ enbiya dahi “nefsî, nefsî” dedikleri zaman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm “ümmetî, ümmetî” diye 4 refet ve şefkatini göstereceği gibi,5 yeni dünyaya geldiği zaman, ehl-i keşfin tasdikiyle, validesi onun münâcâtından “ümmetî, ümmetî”6 işitmiş. Hem bütün tarih-i hayatı ve neşrettiği şefkatkârâne mekârim-i ahlâk, kemâl-i şefkat ve refetini gösterdiği gibi, ümmetinin hadsiz salâvatına hadsiz ihtiyaç göstermekle,7 ümmetinin bütün saadetleriyle kemâl-i şefkatinden alâkadar olduğunu göstermekle hadsiz bir şefkatini göstermiş.

    İşte bu derece şefkatli ve merhametli bir rehberin sünnet-i seniyyesine müraat etmemek ne derece nankörlük ve vicdansızlık olduğunu kıyas eyle.

    Dipnot-1 el-İcî, Kitabü’l-Mevakıf: 3:331; Ahmed bin Muhammed, Kitabü Usûli’d-Dîn: 269, 279.

    Dipnot-2 “Size, kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir. O size çok düşkün, mü’minlere çok şefkatli, çok merhametlidir. Ey Peygamber, eğer senden yüz çevirecek olurlarsa de ki: Allah bana yeter. Ondan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce Arşın Rabbi de Odur.” Tevbe Sûresi, 9:128-129.

    Dipnot-3 “De ki: Vazifem karşılığında sizden bir ücret istemiyorum. Sizden istediğim, ancak akrabaya sevgi ve Ehl-i Beytime muhabbettir.” Şûrâ Sûresi, 42:23.


    Dipnot-4 Buharî, Tevhid: 36, Tefsir: 17, Sûre 5, Fiten: 1; Müslim, Îmân: 326, 327; Tirmizî, Kıyâmet: 10; Dârimî, Mukaddime: 8.

    Dipnot-5 bk. Buhârî, Tevhid: 32; Müslim, Îman: 326.

    Dipnot-6 bk. Suyûtî, el-Hasâisü’l-Kübrâ: 1:80, 85, 91; en-Nebhânî, Hüccetullâhi ale’l-Âlemîn: 224, 227-228.

    Dipnot-7 bk. Ahzap Sûresi, 33:56; Ayrıca bk.: Tirmizî, Kıyamet: 24.





    Not


    Soru 1: Peygamber Efendimiz a.s.v'ın şefkat ve merhametini nasıl anlayabiliriz?

    Soru 2:Kendi zamanında bulunan Ashabından ziyade neden Ümmetine şefkat ve merhamet ediyor?

    Soru 3:Madem Resulu Zişan s.a.v efendimiz şefkat ve merhamet ile muhabbet ediyor bizler ümmeti olarak nasıl mukabilde bulunabiliriz?




    Benzer Konular
    Risale-i Nur Soru Cevap 24 : Dördüncü Lem'a (Dördüncü Bölüm)
    Risale-i Nur Soru Cevap 24 : Dördüncü Lem'a (Dördüncü Bölüm) Bismillahirrahmanirrahim; Derslerimize herkes katılabilir. Soru sorabilir veya sorulan sorulara cevap verebilir. Ders anlayışımız; "biz biliyoruz, öğretiyoruz" değil, "anladığımızı paylaşıyoruz.
    Risale-i Nur Soru Cevap 23 : Dördüncü Lem'a (Üçüncü Bölüm)
    Risale-i Nur Soru Cevap 23 : Dördüncü Lem'a (Üçüncü Bölüm) Bismillahirrahmanirrahim; Derslerimize herkes katılabilir. Soru sorabilir veya sorulan sorulara cevap verebilir. Ders anlayışımız; "biz biliyoruz, öğretiyoruz" değil, "anladığımızı paylaşıyoruz.&q
    Risale-i Nur Soru Cevap 22 : Dördüncü Lem'a (İkinci Bölüm)
    Risale-i Nur Soru Cevap 22 : Dördüncü Lem'a (İkinci Bölüm) İKİNCİ NÜKTE Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, küllî ve umumî vazife-i nübüvvet içinde bazı hususî, cüz’î maddelere karşı azîm bir şefkat göstermiştir. Zâhir hale göre o azîm şefkati o hususî, cüz’
    Risale-i Nur Soru Cevap 20 : Üçüncü Lem'a (Dördüncü Bölüm)
    Risale-i Nur Soru Cevap 20 : Üçüncü Lem'a (Dördüncü Bölüm) Bismillahirrahmanirrahim Beraber anlamak ümidiyle kardeşlerimiz çekinmeden istifadelerini paylaşabilirler.. Anlaşılmayan hususlar sorulabilir. Madem her insan gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür ister, bekàya
    Risale-i Nur Soru Cevap 14 : İkinci Lem'a (Dördüncü Bölüm)
    Risale-i Nur Soru Cevap 14 : İkinci Lem'a (Dördüncü Bölüm) Bismillahirrahmanirrahim Kaldığımız yerden devam ediyoruz.. DÖRDÜNCÜ NÜKTE Yirmi Birinci Sözün Birinci Makamında beyan edildiği gibi, Cenâb-ı Hakkın insana verdiği sabır kuvvetini evham yolunda dağıtmazsa, h
    Yazar : Risale Forum
    ..Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz..

    ..dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.
    .

    Ustad Bediüzzaman Said Nursi (M.S. 1876-....)



  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 240 + 16429


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Soru Cevap 21 : Dördüncü Lem'a (Birinci Bölüm)

    Efendimize Muhabbet

    Sahâbe-i kiramdan Enes bin Mâlik ra anlatıyor:

    Rasûlullah Efendimiz’e bir adam geldi ve:

    “–Yâ Rasûlâllah! Kıyamet ne zamandır?” diye sordu. Efendimiz :

    “–Kıyamet için ne hazırladın?” buyurunca o da:

    “–Allah ve Rasûlü’nün muhabbetini…” cevabını verdi.

    Bunun üzerine Rasûlullah Efendimiz:

    “–Öyleyse sen sevdiğinle beraber olacaksın.” buyurdular.

    Enes ra bu rivâyetin devamında der ki:

    “İslâm’a girmekten başka hiçbir şey, bizi Allâh’ın Nebîsi’nin; “Öyleyse sen, sevdiğinle beraber olacaksın.” sözü kadar sevindirmemiştir. İşte ben de Allâh’ı ve Rasûlü’nü, Ebû Bekir’i ve Ömer’i seviyorum. Her ne kadar onların yaptıklarını yapamadıysam da, onlarla beraber olmayı ümîd ediyorum.”
    (Müslim, Birr, 163)
    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 240 + 16429


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Soru Cevap 21 : Dördüncü Lem'a (Birinci Bölüm)

    Örnek Muhabbet
    Ashâb-ı kirâm, Rasûl-i Ekrem Efendimiz’e muhabbette öyle zirveleşti ki, bütün varlığını O’nun yolunda fedâ etmeyi canına minnet bildi. Bunun en müşahhas misallerinden birkaçı, Uhud günü İslâm ordusunda meydana gelen kısa süreli çözülme esnâsında yaşanmıştı. Meydana gelen kargaşayı fırsat bilen bir grup bedbaht müşrik, sırf Allah Rasûlü’nü hedef alarak şiddetli bir saldırıya geçti. Muhâcir ve Ensar’dan bir kısım sahâbîler, Allah Rasûlü’nü korumak için etrâfını sardılar; bu uğurda gerekirse şehîd olmak üzere sözleştiler ve Efendimiz’e:

    “–Yüzüm, yüzünün önünde siper; vücûdum, Sen’in vücûduna fedâdır! Allâh’ın selâmı her dâim Sen’in üzerine olsun! Hiçbir zaman yanından ayrılmayız.” diyerek akitte bulundular. Var güçleriyle son nefeslerine kadar savaştılar.

    (İbn-i Sa’d, II, 46; Vâkıdî, I, 240)

    Ebû Talha ra yayını çok sert çeken bir okçu idi. Uhud günü îman heyecanı içinde harb ederken elinde iki-üç yay kırılmıştı. Allah Rasûlü yanından ok torbası ile geçen herkese:

    “–Ok torbanı Ebû Talha’nın yanına boşalt!” emrini veriyordu. Efendimiz onun arkasından müşriklere bakmak için başını kaldırdıkça Ebû Talha:

    “–Anam-babam Sana fedâ olsun yâ Rasûlâllah! Başını kaldırma! Belki müşrik oklarından biri isâbet eder. Benim göğsüm Sen’in göğsüne siper olsun. Sana dokunacak olan, bana dokunsun!” derdi.
    (Buhârî, Meğâzî, 18)
    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 240 + 16429


    4 üyeden 4 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Soru Cevap 21 : Dördüncü Lem'a (Birinci Bölüm)

    Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri, Şihâb bin Hacer el-Mekkî’den şunları nakleder:

    “Namazda okunan Tahiyyât’ın cümlesinde Peygamber Efendimiz’e hitâb edilmektedir. Sanki bu, Allah Teâlâ’nın namaz kılan ümmetinden Efendimiz’i haberdar kılmasına işâret etmektedir. Bu şekilde Efendimiz namaz kılanların yanında hazır bulunup kıyâmet gününde onların lehine en fazîletli amelleri ile şâhitlik edecektir. Ayrıca O’nun mânen hazır olduğunun hatırlanması, gönülde huşû ve hudûun artmasına vesîle olur.”
    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2012
    Mesajlar Mesajlar
    30
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 24 + 320


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Soru Cevap 21 : Dördüncü Lem'a (Birinci Bölüm)

    olan Zât-ı Zülcelal, hakikî olan kemalâtını ve sıfât ve esmasının güzelliklerini kendine lâyık bir tarzda sever, muhabbet eder. Hem o kemalâtın mazharları, âyineleri olan san'atını ve masnuatını ve mahlukatının mehasinini sever, muhabbet eder. Enbiyasını ve evliyasını, hususan Seyyid-ül Mürselîn ve Sultan-ül Evliya olan Habib-i Ekremini sever. Yani kendi cemalini sevmesiyle, o cemalin âyinesi olan Habibini sever. Ve kendi esmasını sevmesiyle, o esmanın mazhar-ı câmii ve zîşuuru olan o Habibini ve ihvanını sever. Ve san'atını sevmesiyle, o san'atın dellâl ve teşhircisi olan o Habibini ve emsalini sever. Ve masnuatını sevmesiyle, o masnuata karşı "Mâşâallah, Bârekâllah, ne kadar güzel yapılmışlar" diyen ve takdir eden ve istihsan eden o Habibini ve onun arkasında olanları sever. Ve mahlukatının mehasinini sevmesiyle, o mehasin-i ahlâkın umumunu câmi' olan o Habib-i Ekremini ve onun etba ve ihvanını sever, muhabbet eder.
    Sözler ( 619 - 620 )
    Yazar : Risale Forum

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2012
    Mesajlar Mesajlar
    30
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 24 + 320


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Soru Cevap 21 : Dördüncü Lem'a (Birinci Bölüm)

    olan Zât-ı Zülcelal, hakikî olan kemalâtını ve sıfât ve esmasının güzelliklerini kendine lâyık bir tarzda sever, muhabbet eder. Hem o kemalâtın mazharları, âyineleri olan san'atını ve masnuatını ve mahlukatının mehasinini sever, muhabbet eder. Enbiyasını ve evliyasını, hususan Seyyid-ül Mürselîn ve Sultan-ül Evliya olan Habib-i Ekremini sever. Yani kendi cemalini sevmesiyle, o cemalin âyinesi olan Habibini sever. Ve kendi esmasını sevmesiyle, o esmanın mazhar-ı câmii ve zîşuuru olan o Habibini ve ihvanını sever. Ve san'atını sevmesiyle, o san'atın dellâl ve teşhircisi olan o Habibini ve emsalini sever. Ve masnuatını sevmesiyle, o masnuata karşı "Mâşâallah, Bârekâllah, ne kadar güzel yapılmışlar" diyen ve takdir eden ve istihsan eden o Habibini ve onun arkasında olanları sever. Ve mahlukatının mehasinini sevmesiyle, o mehasin-i ahlâkın umumunu câmi' olan o Habib-i Ekremini ve onun etba ve ihvanını sever, muhabbet eder.
    Sözler ( 619 - 620 )
    s
    Yazar : Risale Forum

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 240 + 16429


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Soru Cevap 21 : Dördüncü Lem'a (Birinci Bölüm)


    Şefkat...

    Peygamber Efendimizin (sav) getirdiği mesaja icabet edip, çizgisinde gidenlere şefkat ve merhameti çok başka olmuştur. İnsanlık tarihinde O’nun kadar “ümmetine düşkün” bir başkasını göstermek mümkün değildir. Kur’an Azimüşşan bu hakikati;



    “Size kendi aranızdan öyle bir peygamber geldi ki sıkıntıya düşmeniz O’na çok ağır gelir. Kalbi sizin için titrer, müminlere karşı pek şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe, 9/128) buyurarak, Rahmet Peygamberinin ümmetine olan alakasının aşkınlığını bildirmiştir.



































    Yazar : Risale Forum
    Konu pendüender tarafından (08-08-2012 Saat 20:16 ) değiştirilmiştir.
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 240 + 16429


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Soru Cevap 21 : Dördüncü Lem'a (Birinci Bölüm)

    Merhamet...

    Mahşer günü herkesin kendi derdine düştüğü, dünyada iken seve seve hayatını feda etmeye amade olan annenin bile evladından kaçtığı hatta peygamberlerin bile “nefsi nefsi” dediği yerde O (sav) “ümmetî ümmetî” diyecektir.
    Yazar : Risale Forum
    Konu pendüender tarafından (08-08-2012 Saat 20:21 ) değiştirilmiştir.
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 240 + 16429


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Soru Cevap 21 : Dördüncü Lem'a (Birinci Bölüm)

    Ümmetine Düşkünlükte Allâh Rasûlü (s.a.v.):

    O’nun ümmetine olan şefkat ve merhameti, bir annenin yavrusuna olan düşkünlüğünden daha ziyâde idi. Nitekim âyet-i kerîmede buyrulur:

    “And olsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız O’na çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.” (et-Tevbe, 128)

    O’nun ümmeti için yapmış olduğu merhamet ve şefkat dolu sayısız duâlarından biri şöyledir:

    Birgün Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

    “Allâh’ım, ümmetimi koru, ümmetime merhamet et!” diye yalvararak ağladı. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak:

    “–Ey Cebrâil! -Rabbin herşeyi daha iyi bilir ama- gidip Muhammed’e niçin ağladığını sor.” buyurdu.

    Cebrâil -aleyhisselâm- geldi. Rasûlullâh Efendimiz ona, ümmeti için duyduğu endişe sebebiyle ağladığını bildirdi. (Hazret-i Cebrâil’in dönüp durumu haber vermesi üzerine) Allâh Teâlâ:

    “–Ey Cebrâil! Muhammed’e git ve O’na: «Ümmetin husûsunda Sen’i râzı edeceğiz ve Sen’i asla üzmeyeceğiz.» müjdemizi ulaştır.” buyurdu. (Müslim, Îmân, 346)

    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 240 + 16429


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Risale-i Nur Soru Cevap 21 : Dördüncü Lem'a (Birinci Bölüm)

    Efendimiz’in ümmetine olan merhametini sergileyen diğer bir manzarayı da Abdullâh ibn-i Mes’ûd -radıyallâhu anh- şöyle nakleder:

    Bir defâsında Nebî -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

    “–Ey İbn-i Mes’ûd! Bana Kur’ân oku!” diye emretti. Ben de:

    “–Yâ Rasûlallâh! Kur’ân Siz’e vahyedildiği hâlde onu Siz’e ben mi okuyacağım?” dedim.

    Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

    “–Ben Kur’ân’ı başkasından dinlemeyi de severim.” buyurdu.

    Ben de Nisâ Sûresi’ni okumaya başladım. Ne zaman ki;

    “Her bir ümmetten bir şâhit getirdiğimiz ve Sen’i de onlara şâhit olarak gösterdiğimiz zaman hâlleri nice olacak!” (en-Nisâ, 41) âyet-i kerîmesine geldim, Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

    “–Kâfî!” buyurdular.

    O esnâda baktım ki, Rasûlullâh Efendimiz’in gözlerinden yaşlar akıyordu.” (Buhârî, Tefsîr, 4/9; Müslim, Müsâfirîn, 247)

    Bu hâdise de, Allâh Rasûlü’nün ümmetine olan şefkat ve merhametini te’yid etmektedir. Zîrâ kıyâmet günü “Kitabını oku, bugün sana hesap sorucu olarak nefsin kâfîdir!” (el-İsrâ, 14) buyrulacak ve ümmetin günahları ortaya dökülecektir. Yukarıdaki hadîs-i şerîf de, o uhrevî manzarayı hatırlattığı için, ümmetine şefkatle dolu rakîk kalbi buna dayanamayan Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-, inci tâneleri gibi gözyaşları dökmüştür.

    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222