+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 1/2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Şualar 8. Ders - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır.

    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ


    Eser:
    Şualar/İkinci Şua/İkinci Makam
    Konu: Itlak ve İhâta ve Nihayetsizliğin Vahdete Şehadetleri

    Açıklamalı risale derslerimiz devam ediyor.


    • Derslerimize herkes katılabilir.
    • Soru sorabilir veya sorulan sorulara cevap verebilir.
    • Ders anlayışımız; "biz biliyoruz, öğretiyoruz" değil, "anladığımızı paylaşıyoruz." şeklindedir.
    • Açıklamalı dersler, birkaç yöneticinin kendi tekelinde gibi algılanmamalı.
    • Yöneticiler derslerin sadece takibini ve seri olarak açma vazifelerini üstlenmekteler.
    • Bunun dışında dersin gidişatı herkese açıktır.
    • Bundan dolayı bütün kardeşlerimizin derslere iştirak etmelerini arzu ediyoruz.


    Selam ve dua ile.


    Bilgi
    Amma, ıtlak ve ihâta ve nihayetsizliğin vahdete şehadetleri ise, o dahi Siracü’n-Nur risalelerinde tafsilen zikredilmiş. Bir muhtasar meâli şudur:

    Madem, kâinattaki ef’âlin herbiri, kendi eserinin etrafa istilâkârâne yayılmasıyla herbir fiilin ihatasını ve ıtlakını ve hadsiz bulunduğunu ve kayıtsızlığını gösterir. Ve madem, iştirak ve şirk ise, o ihatayı inhisar altına ve o ıtlakı kayıt altına ve o hadsizliği had altına alıp ıtlakın hakikatını ve ihâtının mahiyetini bozuyor. Elbette mutlak ve muhit olan o ef’alde iştirak muhâldir, imkânı yoktur.

    Evet, ıtlakın mahiyeti iştirake zıttır. Çünkü, ıtlakın mânâsı, hattâ mütenahi ve maddî ve mahdut birşeyde dahi olsa, yine istilâkârâne ve istiklâldârâne etrafa, her yere yayılır, intişar eder. Meselâ, hava ve ziya ve nur ve hararet, hatta su, ıtlaka mazhar olsalar, her tarafa yayılırlar.

    Madem ıtlak ciheti, cüz’îde dahi olsa, maddîleri, mahdutları böyle müstevli yapıyor. Elbette küllî bir ıtlak-ı hakiki, böyle hem nihayetsiz, hem maddeden münezzeh, hem hudutsuz, hem kusurdan müberrâ olan sıfatlara öyle bir istilâ ve ihata verir ki, şirk ve iştirakın hiçbir cihet-i imkânı ve ihtimali olamaz.

    Elhasıl, kâinatta görünen binlerle ef’âl-i umumiyenin ve cilveleri görünen yüzer esmâ-i İlâhiyenin herbirinin hem hâkimiyeti, hem kibriyası, hem kemâli, hem ihatası, hem ıtlakı, hem nihayetsizliği vahdetin ve tevhidin gayet kuvvetli birer burhanıdırlar.

    Hem nasıl ki bir fevkalâde kuvvet, faaliyete girmek için istilâ etmek ister, başka kuvvetleri dağıtır. Öyle de, herbir fiil-i rububiyet ve herbir cilve-i esmâ-i ulûhiyet, o derece fevkalâde kuvvetleri, eserlerinde görünüyor ki, eğer hakîmiyet-i âmme ve adalet-i mutlaka olmasaydı ve onları durdurmasaydı, herbiri umum mevcudatı istilâ edecekti.

    Meselâ, kavak ağacını umum zeminde halk eden ve tedbirini gören bir kuvvet, hiç mümkün müdür ki, onun yanında ve efradı içinde yayılmış ve karışmış olan ceviz ve elma ve zerdali misillü ağaçların kavağa bitişik olan cüz’î fertlerini, o kavak nev’ini tamamen, birden zapteden küllî kuvveti altına ve tedbiri içine almasın ve istilâ etmesin ve başka kuvvetlere kaptırsın.

    Evet, herbir nev’i mahlûkatta, belki herbir fertte tasarruf eden öyle bir kuvvet ve kudret hissediliyor ki, bütün kâinatı istilâ ve bütün eşyayı zapt ve bütün mevcudatı hükmü altına alabilir bir mahiyette görünüyor. Elbette böyle bir kuvvet, iştiraki hiç bir cihette kabul edemez, şirke meydan vermez.


    Şualar



    Tavsiye
    Açıklamalı Şua dersleri: [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Diğer dersler: [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Benzer Konular
    Risale Açıklamalı 67 - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır.
    Risale Açıklamalı 67 - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır. بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
    Şualar 5. Ders - Zahirî Çirkinlikler ve Ardındaki Güzellikler
    Şualar 5. Ders - Zahirî Çirkinlikler ve Ardındaki Güzellikler بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
    Şualar 3. Ders - Kesretten Vahdete Deliller
    Şualar 3. Ders - Kesretten Vahdete Deliller بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
    Şualar 2. Ders - En Faziletli Söz - Lâ İlâhe İllallah
    Şualar 2. Ders - En Faziletli Söz - Lâ İlâhe İllallah Es Selamün Aleyküm. Tevhid üzerine olan bu haftaki dersimizi birlikte mütalaa edelim inşallah.
    Şualar 1. Ders - Tevhid Nazarıyla Bakmak
    Şualar 1. Ders - Tevhid Nazarıyla Bakmak Allahın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize ve üzerimize olsun. Bu ayın son açıklamalı risale dersinde yine tevhid ile alakalı bir ders işlemeyi uygun gördük. Anladıklarınızı paylaşmaya ve dersimize katılımları
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Şualar 8. Ders - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır.

    Not
    Amma, ıtlak ve ihâta ve nihayetsizliğin vahdete şehadetleri ise, o dahi Siracü’n-Nur risalelerinde tafsilen zikredilmiş. Bir muhtasar meâli şudur:



    Itlak ve ihata ve nihayetsizlik Allahın birliğine delildir. Yani Allahın isim ve sıfatlarının her yerde olması, hiçbirşeyden hariç kalmaması, her yeri istila etmesi, bütün eşyayı kuşatması, Zat-ı Zülcelalin vahdetini gösteriyor. Bu hakikatin kısa bir mealini bu dersimizde göreceğiz inşaallah. Tafsilatı Siracü'n-Nur risalelerinde zikredilmiş. Burada yeri gelmişken, Siracü'n-Nur hangi risalelerden oluşuyor, kısa bir dipnot düşelim..


    Bilgi
    Sirac-ün Nur, Risale-i Nur külliyatı'ndanmüstakil bir eser olmayıpAsay-ı Musa gibi derleme şeklinde bir kitaptır.

    Siracunnur şu kısımlardan meydana gelmiştir:
    Üç, Dört ve Beşinci Şua ; On Üç, Yirmi Beş ve Yirmi Altıncı Lem'a; On Yedinci Mektup; Otuz Üçüncü Söz ile Denizli Müdafaası.


    Sorularla Risale
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  3. #3
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Şualar 8. Ders - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır.

    Not
    Madem, kâinattaki ef’âlin herbiri, kendi eserinin etrafa istilâkârâne yayılmasıyla herbir fiilin ihatasını ve ıtlakını ve hadsiz bulunduğunu ve kayıtsızlığını gösterir.



    Kainatın her tarafını istila etmiş fiiller var. Mesela görmek fiili kainatın her yerini kuşatmış. Bütün kainattaki her fiil tam bir mizan ve intizam içinde oluşu ile, görme fiilinin ihatasını, tüm kainatı istila ettiğini gösteriyor. Mesela işitmek fiili kainatın her yerini istila etmiş. Ki toprağın altındaki varlıkların dahi ihtiyaçlarını işitip, rızıklarını ummadıkları tarzda yetiştiren var. Buna kıyasen, bilmek, yapmak, güzelleştirmek, şekil vermek gibi daha çok fiiller var ki, bu fiiller kainatın her yerini istila etmiş..

    Not
    Ve madem, iştirak ve şirk ise, o ihatayı inhisar altına ve o ıtlakı kayıt altına ve o hadsizliği had altına alıp ıtlakın hakikatını ve ihâtının mahiyetini bozuyor. Elbette mutlak ve muhit olan o ef’alde iştirak muhâldir, imkânı yoktur.


    Farz-ı muhal kainatta şirke yer olsaydı, o takdirde fiillerin ihatası ve istilasını inkar etmek lazım gelirdi. Mesela görmek fiiliyle yapılan bütün icraatler gösteriyor ki bütün kainat bir elden çıkıyor. Dünyanın bir ucundaki canlının yaşaması için, nasıl onun idare, tedbir ve terbiyesi gerekiyor ise, diğer ucundaki canlınında aynı şekilde idare, tedbir ve terbiyesi gerekiyor. O takdirde dünyanın bir ucundaki canlıyı kim terbiye edip besliyor ise, diğer ucundakini de O besliyor, rızkını O veriyor, ihtiyacını O görüyor, hacatını O işitiyor..Demek ki bütün fiillerin kainatın her yerinde bulunması, şirke yer kalmadığını gösteriyopr. Yapılan hiçbir işe, başkasının elini karıştırmıyor.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar Mesajlar
    54
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 25 + 610


    Cevap: Şualar 8. Ders - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır.

    Halbuki sinek kanadından tâ semavat kandillerine kadar ve hüceyrat-ı bedeniyeden tâ seyyaratın burçlarına kadar öyle bir intizam var ki; zerre kadar şirkin müdahalesi olamaz.

    Hem hâkimiyet bir makam-ı izzettir; rakib kabul etmek, o hâkimiyetin izzetini kırar.

    Evet aczi için çok yardımcılara muhtaç olan insanın, cüz'î ve zâhirî ve muvakkat bir hâkimiyeti için kardeşini ve evlâdını zalîmane öldürmesi gösteriyor ki; hâkimiyet rakib kabul etmez. Böyle bir âciz, böyle cüz'î bir hâkimiyet için böyle yaparsa; elbette bütün kâinatın mâliki olan bir Kadîr-i Mutlak'ın hakikî ve küllî rububiyetine ve uluhiyetine medar olan kendi hâkimiyet-i kudsiyesine başkasını teşrik etmesi ve şerike müsaade etmesi hiçbir cihetle mümkün olamaz.Şualar
    Yazar : Risale Forum

  5. #5
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Şualar 8. Ders - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır.

    Alıntı KatRe Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Halbuki sinek kanadından tâ semavat kandillerine kadar ve hüceyrat-ı bedeniyeden tâ seyyaratın burçlarına kadar öyle bir intizam var ki; zerre kadar şirkin müdahalesi olamaz.
    Allah cc. razı olsun..AMİN.

    İntizam kanunu tüm kainatı istila etmiş, ihata etmiş. Her yerde bir nizam ve intizam var. O halde göklerdeki intizamın hakimi kimse , arzdaki intizamın hakimi de Odur..Çünkü her ikisindeki intizam birbiri ile alakadardır. Birindeki nizamsızlık, diğerinin hercümercine sebep olabilir.. Demek ki şirkin müdahelesi muhaldir..
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  6. #6
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Şualar 8. Ders - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır.

    Not
    Evet, ıtlakın mahiyeti iştirake zıttır. Çünkü, ıtlakın mânâsı, hattâ mütenahi ve maddî ve mahdut birşeyde dahi olsa, yine istilâkârâne ve istiklâldârâne etrafa, her yere yayılır, intişar eder. Meselâ, hava ve ziya ve nur ve hararet, hatta su, ıtlaka mazhar olsalar, her tarafa yayılırlar.


    Itlak: Salıvermek, serbest bırakma, serbest olup her tarafta bulunmak gibi anlamlara geliyor. Bu dersteki manası ise Allahın isim ve sıfatlarının ve fiillerinin tüm kainatı istila etmesidir. Maddi ve sınırlı ve sonsuz olmayan şeylerde dahi ıtlak şirki reddeder.

    Mesela karanlık bir odada bir anda lamba yakılsa, her yere bir anda yayılır.

    Suyun önündeki engel kaldırılsa, hemen her yere dağılır, ıtlaka mazhar olur.

    Soğuk bir odada soba yakılsa, hemen odanın her yerine dağılır.

    Yine evin pencerelerini açtığımızda hava bir anda her yeri istila eder.


    Not
    Madem ıtlak ciheti, cüz’îde dahi olsa, maddîleri, mahdutları böyle müstevli yapıyor. Elbette küllî bir ıtlak-ı hakiki, böyle hem nihayetsiz, hem maddeden münezzeh, hem hudutsuz, hem kusurdan müberrâ olan sıfatlara öyle bir istilâ ve ihata verir ki, şirk ve iştirakın hiçbir cihet-i imkânı ve ihtimali olamaz.



    Itlak, su, ziya, nur, hararet gibi maddi ve sınırlı ve sonsuz olmayan şeylerde dahi şirkin müdahelesini reddeder. Allah cc. maddeden münezzehtir. Onun isim ve sıfatları sonsuzdur, gayr-i mütenahidir. Her türlü kusurdan uzaktır. Elbette maddi olan şeyler ıtlaka mazhar olduklarında şirki nasıl reddediyorsa, Allah'ın isim ve sıfatları şirke zerre kadar yer bırakmaz. Mesela Allah'ın ilim ve kudret sıfatı kainatın her yerini istila etmiş. Zerrelerden seyyarelere kadar her şey Cenab-ı Hakkın bu sıfatlarıyla vücuda geliyor. Rezzakiyeti tüm kainatı istila etmiş, bütün canlı cansız mahlukat bu sıfatla rızıklanıyor. Sair sıfatların ve isimlerin de her birisi bunun gibidir..
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2012
    Nereden Yer
    İzmir
    Mesajlar Mesajlar
    121
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 40 + 1522


    Cevap: Şualar 8. Ders - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır.

    Madem, kâinattaki ef’âlin herbiri, kendi eserinin etrafa istilâkârâne yayılmasıyla herbir fiilin ihatasını ve ıtlakını ve hadsiz bulunduğunu ve kayıtsızlığını gösterir. Ve madem, iştirak ve şirk ise, o ihatayı inhisar altına ve o ıtlakı kayıt altına ve o hadsizliği had altına alıp ıtlakın hakikatını ve ihâtının mahiyetini bozuyor. Elbette mutlak ve muhit olan o ef’alde iştirak muhâldir, imkânı yoktur.
    Elma bir eserdir,bir üründür.Bu eser yani elma hangi fiillerle vucud buluyor.mesela Şekil verme filli yeryüzündeki herhangi bir elmayı bu şekli sayesinde diyer varlıklardan yada meyvelerden ayırabiliriz.İşte bu şekil verme fiili etrafı istila etmiş her bir eserde kendini gösteriyor.Kainatın her yerinde bu şekil verme işi var . her yeri istila ederek serbestçe engel olunmadan yayılması görülüyor,hadsiz ve kayıtsız icra olunuyor.
    Ve madem iştrak ve şirk ise,o ihatayı inhisar altına alıyor.her yerde olan o şekil verme işine iştirak ve şirkle sınır geliyor. Elbette mutlak ve muhit olan o ef’alde iştirak muhâldir, imkânı yoktur.
    Yazar : Risale Forum

  8. #8
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Şualar 8. Ders - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır.

    Not
    Elhasıl, kâinatta görünen binlerle ef’âl-i umumiyenin ve cilveleri görünen yüzer esmâ-i İlâhiyenin herbirinin hem hâkimiyeti, hem kibriyası, hem kemâli, hem ihatası, hem ıtlakı, hem nihayetsizliği vahdetin ve tevhidin gayet kuvvetli birer burhanıdırlar.


    "binlerle ef’âl-i umumiyenin ve cilveleri görünen yüzer esmâ-i İlâhiyenin"

    Her fiilde Allahın çok isimleri tecelli ediyor ancak bazı isimler o fiilde daha öne çıkıyor.

    Eşyaya şekil vermek fiil, Musavvir ismi ile o fiil gerçekleşiyor,

    yaratma fiili, Hayy ismi ile,

    öldürme fiili, Mumit ismi ile,

    rızıklandırma fiili, Rezzak ismi ile,

    yıldızları, gezegenleri, döndürme, idare etme, onlara hakim olma gibi fiiller, Celali isimlerinin tecellisi ile, ("Kebir, Mütekebbir, Azim, Cebbar, Kahhar, Kâbıd, Hâkim, Melik, Adl, Kadir, Kaviyy, Muktedir, Müntakım, Vâhid, Dârr gibi haşmet, azamet, ulviyet, büyüklük, hâkimiyet, kudret, kuvvet, ihtişam, kahır, tenzih, tesbih, havf, azab, korku, heybet ve tekebbür ifade eden isimlerin Celâlî isimler..." Süleyman KÖSMENE)

    güzelliği ifade eden fiiller, Cemali isimlerinin tecellisi ile, ("Rahman, Rahîm, Kerim, Selâm, Mü’min, Müheymin, Gaffar, Rezzak, Latif, Halîm, Şekûr, Vedûd, Mukît, Mücîb, Muhyî, Ehad, Tevvâb, Afüvv, Raûf, Muğnî, Hâdî, Nûr gibi rahmet, şefkat, merhamet, mağfiret, cevap vermek, acımak, güzellik, hoşnutluk, rızâ, sevgi, muhabbet, bağışlamak, tezyin, hamd, lütûf, terğib, recâ ve ümit ifâde eden isimlerin ise Cemâlî isimler..."Süleyman KÖSMENE) gerçekleşiyor.

    Bu isimlerin tecellileri kainatın her yerini ihata etmiş, istila etmiş. Hiç bir yer harç kalmamış. Mesela Alim isminin semanın uçsuz bucaksız bilmediğimiz ve görmediğimiz yerlerinde dahi tecellileri bulunurken, denizlerin dibinde de var, midemizde de var, karıncanın yeraltındaki yuvasında da var. Eğer semanın her tarafını Alim ismi ihata etmeseydi, başıbozuk bir seyyarenin başka seyyarelere çarpmasıyla kainat hercümerc olurdu, dağılırdı. Yine yeraltındaki karıncanın ihtiyacını Alim ismi ile bilmeseydi, yeraltında yaşayan sayısız varlıklar açlıktan ölürdü. Biliyor ki, rızıklarını da gönderiyor. Eğer Alim isminin tecellileri bütün vücudumuzu ihata ve istila etmeseydi, belki bir an dahi yaşayamazdık. Bunun gibi Allah'ın bütün isimlerinin tecellileri düşünülse, her bir isim, ihatası ve istilası ve nihayetsizliğiyle, Allahın varlığına ve birliğine kuvvetli deliller olduğu görülecektir..
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  9. #9
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Şualar 8. Ders - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır.

    Not
    Hem nasıl ki bir fevkalâde kuvvet, faaliyete girmek için istilâ etmek ister, başka kuvvetleri dağıtır. Öyle de, herbir fiil-i rububiyet ve herbir cilve-i esmâ-i ulûhiyet, o derece fevkalâde kuvvetleri, eserlerinde görünüyor ki, eğer hakîmiyet-i âmme ve adalet-i mutlaka olmasaydı ve onları durdurmasaydı, herbiri umum mevcudatı istilâ edecekti.



    Cüz'i kuvvet sahibi insanlar dahi, hakimiyet kurmak için, kuvvetiyle karşılarına çıkabilecek başka kuvvetleri dağıtmaya çalışıyor ki, hakimiyetini izhar edebilsin. Cenab-ı Hak sonsuz kudret ve kuvvet sahibidir. Bütün esması da nihayetsizdir, sonsuzdur..Ancak Cenab-ı Hakkın cc. adalet ve hikmeti, fiillerinin ve isimlerinin cilvelerinin nihayetsiz bir surette kainatta tecelli etmesine müsaade etmiyor.

    Mesela Allah'ın rahmeti sonsuz tecelli etseydi, dünya cennete dönerdi.

    Kahhar ismi sonsuz tecelli etseydi, kafirler dünyada cezalarını peşin çekerlerdi, hatta buna bağlı olarak, binlerce insanı öldüren bir zalimin binlerce de vücudunun olması lazım gelirdi.

    Rezzak ismi sonsuz tecelli etseydi, herkes aynı şekilde rızıklandığından, kimse kimsenin haline bakıp şükür ihtiyacını hissetmezdi..

    Demek adalet ve hikmeti isimlerinin ve fiillerinin kainatta sonsuz tecelli etmesine mani oluyor..
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  10. #10
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Şualar 8. Ders - Itlakın Mahiyeti İştirake Zıttır.

    Not
    Meselâ, kavak ağacını umum zeminde halk eden ve tedbirini gören bir kuvvet, hiç mümkün müdür ki, onun yanında ve efradı içinde yayılmış ve karışmış olan ceviz ve elma ve zerdali misillü ağaçların kavağa bitişik olan cüz’î fertlerini, o kavak nev’ini tamamen, birden zapteden küllî kuvveti altına ve tedbiri içine almasın ve istilâ etmesin ve başka kuvvetlere kaptırsın.

    Evet, herbir nev’i mahlûkatta, belki herbir fertte tasarruf eden öyle bir kuvvet ve kudret hissediliyor ki, bütün kâinatı istilâ ve bütün eşyayı zapt ve bütün mevcudatı hükmü altına alabilir bir mahiyette görünüyor. Elbette böyle bir kuvvet, iştiraki hiç bir cihette kabul edemez, şirke meydan vermez.



    Allahın kainatta bir külli , bir de cüz'i tecellileri var. Bunlardan külli olanına vahidiyet, cüz'i olanına ehadiyet diyoruz. Mesela burda verilen kavak misali gibi. Bir kavakta tecelli eden isim ve sıfatlar Allahın ehadiyetinin delili olurken, aynı isim ve sıfatların bütün kavaklarda tecelli etmesi vahidiyetin delili oluyor. Burdan yola çıkarak şöyle diyebiliriz. Bir kavağı kim yaratmışsa, yer yüzündeki bütün kavakları yaratan Odur. Kavakla beraber bütün ağaçları ve bitkileri de yaratan odur. Çünkü nasıl ki, kavağın yeşermesi, büyümesi, intişarı için bütün kainat fabrikasının çarklarının işlemesi gerekiyorsa, diğer bütün nebatat ve eşcarın da büyümesi, yeşermesi veya meyve vermesi için de aynı tezgahın işlemesi gerekiyor. Yani bir kavağın vücuda gelmesinde hangi kuvvet ve kudret eli işliyorsa, bütün ağaçların ve bitkilerin vücuda gelmesinde aynı kudret eli işliyor. Demek kavağın sahibi kimse bütün ağaçların sahibi Odur. Toprağın sahibi de Odur, çünkü o tezgahta ağaç vücuda geliyor. Güneş de Onundur. Güneşin bir mizanda durmasına etki eden, galaksiler de Onundur. Meyve de, yaprakta Onundur..Herşey Onundur..

    Tavsiye
    Evet, müteharrik herbir şey, zerrattan seyyârâta kadar, kendilerinde olan sikke-i samediyet ile vahdeti gösterdikleri gibi, harekâtlarıyla dahi, gezdikleri bütün yerleri vahdet namına zaptederler, kendi Mâlikinin mülküne idhal ederler. Hareket etmeyen masnuat ise, nebâtattan nücum-u sevâbite kadar, birer mühr-ü vahdâniyet hükmündedirler ki, bulunduğu mekânı, kendi Sâniinin mektubu olduğunu gösterirler. Demek herbir nebat, herbir meyve birer mühr-ü vahdâniyet, birer sikke-i vahdettirler ki, mekânlarını ve vatanlarını, vahdet namına, Sânilerinin mektubu olduğunu gösterirler. Elhasıl, herbir şey, hareketiyle bütün eşyayı vahdet namına zapteder. Demek bütün yıldızları elinde tutmayan, birtek zerreye rab olamaz.


    Sözler
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222