Namazın manası, Cenab-ı Hakk'ı tesbih ve ta'zim ve şükürdür. Yani, celaline karşı kavlen ve fiilen "Sübhanallah" deyip takdis etmek. Hem kemaline karşı, lafzan ve amelen "Allahü Ekber" deyip ta'zim etmek. Hem cemaline karşı, kalben ve lisanen ve bedenen "Elhamdülillah" deyip şükretmektir. Demek tesbih ve tekbir ve hamd, namazın çekirdekleri hükmündedirler. Ondandır ki, namazın harekât ve ezkârında bu üç şey, her tarafında bulunuyorlar. Hem ondandır ki, namazdan sonra, namazın manasını te'kid ve takviye için şu kelimat-ı mübareke, otuzüç defa tekrar edilir. Namazın manası, şu mücmel hülâsalarla te'kid edilir.

Cenab-ı Hakk: Allah(cc)
Tesbih: Sübhanallah demek, Allah’ı(cc) bütün noksanlıklardan ve eksikliklerden uzak ve kusursuz olduğunu belirtmek.
Ta'zim: Hürmet etme, saygı gösterme, saygılı davranış ve hareketlerle büyüklüğünü belirtme.
Celal: Büyüklük, ululuk, haşmet.
Kalven: Sözle, söz olarak.
Fiilen: Fiil olarak, iş ve hareketle, uygulanarak.
Sübhanallah: Her türlü eksikliklerden ve noksanlıklardan uzak ve kusursuz olan Allah(cc).
Takdis: Allah’ın(cc) her türlü noksanlıklardan uzak ve kusursuz olduğunu belirtmek.
Kemal: Mükemmellik, kusursuzluk, olgunluk, eksiksiz olma, üstün sıfat.
Lafzan: Söz olarak, sözle.
Amelen: İşleyerek, fiilen, çalışarak.
Allahü Ekber: Allah(cc) en büyüktür, Allah daha büyüktür, Allah sonsuz büyüktür.
Cemal: Güzellik.
Kalben: Yürekten, içten, gönülden.
Lisanen: Dil ile, konuşarak.
Bedenen: Vücutça. Beden ile.
Elhamdülillah: Bütün hamdler(şükürler) kim söylese ve kime söylese sadece Allah’a(cc) mahsustur.
Tekbir: Allah’ın(cc) sonsuz büyüklüğünü ve yüceliğini belirten “Allahü Ekber” sözünü söylemek.
Hamd: Şükür, teşekkür, medih, övme.
Hükm: Hüküm, karar.
Ezkâr: Zikirler, Allah’ı(cc) isimleriyle ve sıfatlarıyla anma.
Te'kid: Kuvvetlendirme, sağlamlaştırma, destekleme.
Kelimat-ı mübareke: Mübarek kelimeler, mübarek sözler.
Mücmel: Kısa, öz, özet.
Hülâsa: Özet.

Sözler