Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
5 sonuçtan 1 ile 5 arası

  1. #1
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.905
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2615 + 209828


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Sözler 5. Ders - Bin Bir İsmin Cilvesinin Bir Nokta-i Mihrakiyesi

    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

    Açıklamalı risale derslerimiz devam ediyor...Derslere bütün kardeşlerimiz iştirak edebilirler.


    Bilgi
    Evet, zeminde dört yüz bin muhtelif ayrı ayrı nebâtâtın ve hayvânâtın taifelerini, hiçbirini unutmayarak, şaşırmayarak, vakti vaktine, kemâl-i intizamla, hikmet ve inâyetle terbiye ve idare eden ve küre-i arzın simasında hâtem-i ehadiyeti vaz’ eden, bilbedâhe, belki bilmüşahede, rahmettir. Ve o rahmetin vücudu, bu küre-i arzın simasındaki mevcudatın vücutları kadar kat’î olduğu gibi, o mevcudat adedince tahakkukunun delilleri var.

    Evet, zeminin yüzünde öyle bir hâtem-i rahmet ve sikke-i ehadiyet bulunduğu gibi, insanın mahiyet-i mâneviyesinin simasında dahi öyle bir sikke-i rahmet vardır ki, küre-i arz simasındaki sikke-i merhamet ve kâinat simasındaki sikke-i uzmâ-yı rahmetten daha aşağı değil. Âdeta bin bir ismin cilvesinin bir nokta-i mihrakiyesi hükmünde bir câmiiyeti var.

    Ey insan! Hiç mümkün müdür ki, sana bu simayı veren ve o simada böyle bir sikke-i rahmeti ve bir hâtem-i ehadiyeti vaz’ eden Zât, seni başıboş bıraksın; sana ehemmiyet vermesin; senin harekâtına dikkat etmesin; sana müteveccih olan bütün kâinatı abes yapsın; hilkat şeceresini, meyvesi çürük, bozuk, ehemmiyetsiz bir ağaç yapsın? Hem hiçbir cihetle şüphe kabul etmeyen ve hiçbir vech ile noksaniyeti olmayan, güneş gibi zâhir olan rahmetini ve ziya gibi görünen hikmetini inkâr ettirsin? Hâşâ!

    Ey insan! Bil ki, o rahmetin arşına yetişmek için bir mirac var. O mirac Bismillâhirrahmânirrahîm’dir. Ve bu mirac ne kadar ehemmiyetli olduğunu anlamak istersen, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın yüz on dört sûrelerinin başlarına ve hem bütün mübarek kitapların iptidâlarına ve umum mübarek işlerin mebde’lerine bak. Ve Besmelenin azamet-i kadrine en kat’î bir hüccet şudur ki, İmam-ı Şâfiî (r.a.) gibi çok büyük müçtehidler demişler: “Besmele tek bir âyet olduğu halde, Kur’ân’da yüz on dört defa nâzil olmuştur.”1


    1.
    Eş-Şâfiî, el-Ümm 1:208; el-Cessâs, Ahkâmü’l-Kur’ân, 1:8; el-Gazâlî, el-Müstasfâ 1:82; İbnü’l-Cevzî, et-Tahkîk fî ehâdîsi’l-hilâf 1:345-347; ez-Zeylaî, Nasbu’r-râye 1:327.



    Tavsiye
    Diğer dersler: [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Benzer Konular
    Sözler 9. Ders - İkinci Söz
    Sözler 9. Ders - İkinci Söz بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
    Sözler 6. Ders - Ehadiyet
    Sözler 6. Ders - Ehadiyet بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
    Risale Açıklamalı 37 - Bin Bir İsmin Cilvesinin Bir Nokta-i Mihrakiyesi
    Risale Açıklamalı 37 - Bin Bir İsmin Cilvesinin Bir Nokta-i Mihrakiyesi بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
    Sözler 3. Ders - Vahidiyet İçinde Ehadiyet
    Sözler 3. Ders - Vahidiyet İçinde Ehadiyet بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
    Sözler 2. Ders - Allah - Rahman - Rahîm
    Sözler 2. Ders - Allah - Rahman - Rahîm Esselamün aleyküm kardeşlerim. Bu ayın son dersinde, Bismillâhirrahmânirrahîm’in sırlarından Birinci Sırrı birlikte anlamaya çalışalım Allah'ın izniyle. Dersimize kat
    Yazar : Risale Forum
    Konu Huseyni tarafından (28-01-2013 Saat 19:19 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.905
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2615 + 209828


    Cevap: 5. Ders: Bin Bir İsmin Cilvesinin Bir Nokta-i Mihrakiyesi

    Not
    Evet, zeminde dört yüz bin muhtelif ayrı ayrı nebâtâtın ve hayvânâtın taifelerini, hiçbirini unutmayarak, şaşırmayarak, vakti vaktine, kemâl-i intizamla, hikmet ve inâyetle terbiye ve idare eden ve küre-i arzın simasında hâtem-i ehadiyeti vaz’ eden, bilbedâhe, belki bilmüşahede, rahmettir. Ve o rahmetin vücudu, bu küre-i arzın simasındaki mevcudatın vücutları kadar kat’î olduğu gibi, o mevcudat adedince tahakkukunun delilleri var.



    Küre-i arzda tesadüfe yer bırakmayacak derecede, mahlukatın terbiye edilişi, bir rahmetin tezahürüdür.
    Yüzbinlerce tür hayvanat ve nebatatın terbiye ve iaşeleri ve idareleri gibi faaliyetlerin,
    tesadüfler ya da sebeblerle gerçekleşebileceğini insanoğlu izah etmekten acizdir.
    Çünkü bu faaliyetlerin her biri dünya ve mahlukat yaratıldığı günden beri
    devam ediyor.
    Ve her canlının rızkı öyle bir zamanda veriliyor ki
    , tesadüfle ya da sebeplerle izah etmenin mümkünü yok.

    Mesela en zayıf mahlukatın en kolay ve en leziz gıdalarla rızıklanması faaliyeti tesadüf olamaz.
    Ve aciz mahlukatı tanımayan kör ve akılsız sebebler, aciz yavruların rızkını temin etmeyi düşünemez ve temin edemez.

    Demek her bir rızıklandırma faaliyetinde kasıt vardır ve bilen, gören,
    kudreti ve merhameti olan bir Zat tarafından gerçekleştirilir.

    Yeryüzündeki mevcudat adedince bu rahmetin tezahürleri var.

    Ve yine her bir canlıda ihtiyaçlarının tam zamanında, tam bir intizamla, hiç unutulmadan,
    şaşırmadan, hikmetle karşılanması faaliyetlerinin her biri o sonsuz rahmetin delillerindendir.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  3. #3
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.905
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2615 + 209828


    Cevap: 5. Ders: Bin Bir İsmin Cilvesinin Bir Nokta-i Mihrakiyesi

    Not
    Evet, zeminin yüzünde öyle bir hâtem-i rahmet ve sikke-i ehadiyet bulunduğu gibi, insanın mahiyet-i mâneviyesinin simasında dahi öyle bir sikke-i rahmet vardır ki, küre-i arz simasındaki sikke-i merhamet ve kâinat simasındaki sikke-i uzmâ-yı rahmetten daha aşağı değil. Âdeta bin bir ismin cilvesinin bir nokta-i mihrakiyesi hükmünde bir câmiiyeti var.



    Mahlukatın tamamında görünen tedbir, terbiye gibi faaliyetler Rahim olan bir Zatı ve O Zatın birliğini gerekli kılıyor.

    Allah cc. tüm mahlukatını içerisine alan rahimiyet mührünü, insanın manevi simasına da
    küçük bir surette yerleştirmiştir.Bütün kainatta ve alemlerde mevcudatla yazılan isim ve sıfatları,
    küçük
    bir kalemle insanın mahiyetinde dahi yazılmıştır.

    Manevi simadan anladığımız insanın ruhudur. Ruh Allah'ın bütün isimlerinin tecelligahı olan ahirete namzed olduğundan,
    ahiretteki mekanlara layık bir libası bu dünyada dahi giyiyor. Yani insanların hayat tarzlarının, istek ve arzularının,
    vücutlarındaki maddi ya da manevi azalarınsadece bu dünya için yaratılmadığını,
    cennet ve cehenneme aday olacak şekilde yaratıldığını
    , mahiyetlerinden anlayabiliyoruz.

    Allah cc. bu manevi simayı bize vermiş olmakla rahimiyetini ifade ediyor. Yani biz kullarını, Cenneti ve Cemaline
    müşerref etmek için yarattığını ihtar ediyor ki;bir insan için bundan daha büyük bir rahmete nailiyet olamaz.


    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  4. #4
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.905
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2615 + 209828


    Cevap: 5. Ders: Bin Bir İsmin Cilvesinin Bir Nokta-i Mihrakiyesi

    Not
    Ey insan! Hiç mümkün müdür ki, sana bu simayı veren ve o simada böyle bir sikke-i rahmeti ve bir hâtem-i ehadiyeti vaz’ eden Zât, seni başıboş bıraksın; sana ehemmiyet vermesin; senin harekâtına dikkat etmesin; sana müteveccih olan bütün kâinatı abes yapsın; hilkat şeceresini, meyvesi çürük, bozuk, ehemmiyetsiz bir ağaç yapsın? Hem hiçbir cihetle şüphe kabul etmeyen ve hiçbir vech ile noksaniyeti olmayan, güneş gibi zâhir olan rahmetini ve ziya gibi görünen hikmetini inkâr ettirsin? Hâşâ!



    İnsan kainattaki bütün ilahi tecellilere mazhar olmakla, kainatın küçük bir modelini teşkil ediyor. Aynı şekilde
    insan siması da insanın küçük bir modelini teşkil ediyor. Yani şu kainatta mevcudat kalemiyle yazılmış ne
    kadar esma ve sıfat varsa, küçük bir surette insana ve daha küçük bir surette simasına dahi yazılmıştır.
    Cenab-ı Hak cc. simamız üzerine yerleştirdiği, dil, kulak, burun, göz, beyin gibi cihazatları, bütün insanlara da,

    aynı nimetleri,
    ayrı ayrı tarzlarda ihsan etmekle ehadiyetini gösterdiği gibi rahmetinin mührünü de gösteriyor.
    Çünkü verdiği her bir azanın gereksinimi olan ne varsa o ihtiyaçları ilmi ezelisi ile bilmiş ve yaratmış.
    Dilin ihtiyacı olan tatları, gözün ihtiyacı olan manzaraları, kulağın ihtiyacı olan sesleri, beynin ihtiyacı olan
    ilim ve hikmetleri, burnun ihtiyacı olan çeşit çeşit kokuları, kalbin ihtiyacı olan mahbubları,
    ruhun ihtiyacı olan huzuru
    vs.

    Elbette ki bir insana bu kadar ehemmiyet veren Zat onu başıboş bırakmayacak ve dirilmemek üzere toprak
    altında çürümeye terketmeyecektir. Amellerinden sual edecek, ya mükafatıyla taltif ya da mücazatıyla tazib
    edecektir.
    Bir öğretmen düşünelim ki; öğrencilerine yıl boyu ders versin, sınav yapsın, sözlü yapsın,
    sonra da bir başarı veya başarısızlık belgesi, bir karne vermesin..Çalışan öğrenci ile, çalışmayan, dersleri
    hafife alan, öğretmeni dikkatlice dinlemeyen, dahası okul ve sınıf huzurunu bozan haylaz öğrencileri aynı
    seviyede bırakmış olsun.. Bir öğretmen öğrenci arasında dahi bunu düşünemeyiz.

    Cenab-ı Hakta cc. bizi bu dünyaya, bir imtihan için göndermiş. İmtihan boyunca ihtiyacımız olan herşeyi de
    hayatımızla beraberinde vermiş. Ve gönderdiği bu dünyada bizi başıboş, rehbersiz bırakmamış. Eğriyi doğruyu
    ayırtetmemize yardımcı olması için, en başta peygamberlerini, sonra Kur'an-ı Kerim'ini göndermiş. Dahası
    vicdan hissi vermiş ki, iyi kötü ayrımını yapabilelim. Binaeanaleyh Cenab-ı Hak cc. bu derece ehemmiyet
    verdiği ve ona ihsan ettiği nimetlerle bunu gösterdiği, insanın amellerini yok saymayacaktır. Kainatı güneşiyle, havasıyla, suyuyla, toğrağı, bitkisi, hayvanatıyla vs. insana müteveccih eden Rabbimiz cc. verdiklerinin
    hesabını soracak, rızasını kazanana mükafatını, dalalette gidene de mücazatını verecektir. Muti kullarını mükafatlandırıp, asi kullarını cezalandıracaktır.Aksi halde kainatın meyvesi hükmünde olan insan için yaptığı
    o kadar faaliyeti abesiyete inkılab etmiş olacaktır ki -haşa- Allah cc. Hakim'dir; abes iş yapmaz. Rahimdir;
    itaatkarlarla isyankarlara aynı şekilde muamelede bulunmaz.
    Yazar : Risale Forum
    Konu Huseyni tarafından (17-01-2013 Saat 19:33 ) değiştirilmiştir.

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  5. #5
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.905
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2615 + 209828


    Cevap: 5. Ders: Bin Bir İsmin Cilvesinin Bir Nokta-i Mihrakiyesi

    Not
    Ey insan! Bil ki, o rahmetin arşına yetişmek için bir mirac var. O mirac Bismillâhirrahmânirrahîm’dir.



    Allah'ın cc. rahmetinin en bariz tecelli ettiği yer zihayat varlıklar, zihayat varlıkların içinde de,
    insan hayatıdır. Öncelikle Allah'ın üzerimizdeki rahmet tecellilerini tefekkür etmemiz gerek, rahmetin
    arşına çıkabilmek için. En başta imanımızın olmas,ı Allah'ın cc. Rahim isminin, üzerimizdeki en mühim
    tezahürüdür. Ve mü'minler sayısınca bu ismin tecellilerini görüp tefekkür etmek ve fiili teşekkür olan
    ibadetletimize ve bilhassa şükrün fihristesi olan namazlarımıza azami dikkat etmek durumundayız.
    Ki namazlarımız da bir nevi mi'racdır.

    Sonra Rahman isminin tecellilerine bakıp, inançlı inançsız ayırtetmeden bütün insanların mazhar olduğu
    nimetleri tefekkür etmek durumundayız. Ve daha sonra bütün alemlerde tecelli eden isimlerini, sıfatlarını,
    rahmet eserlerini okuyup, anlayıp mütalaa etmemiz gerekiyor o rahmetin arşına çıkabilmek için. Ve
    bütün bu tecellilere mukabil şükürle mukabelede bulunmamız elzemdir.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222