Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 2/2 İlkİlk 12
14 sonuçtan 11 ile 14 arası

  1. #11
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Muhakemat 6. Ders - Mazide Nazarî Olan Bir Şey, Müstakbelde Bedihî Olabilir..

    Not
    Fakat, bununla beraber, şimdi gelecek bir hakikati nazar-ı dikkate almak lâzımdır. Şöyle ki: Mesail iki kısımdır.

    Birisinde telâhuk-u efkâr tesir eder. Belki ona mütevakkıftır. Nasıl ki, maddiyatta büyük bir taşı kaldırmak için teavün lâzımdır.

    Kısm-ı diğerîde, esas itibarıyla telâhuk ve teavün tesirsizdir. Bin de, bir de birdir. Nasıl ki, hariçte bir uçurum üzerinde atlamak veyahut bir dar yerde geçmekte küll ve küll-ü vahid birdir. Teavün fayda vermez.



    Üstad ilimleri ikiye ayırıyor. Maddi ilimler ve manevi ilimler. Maddi ilimler fikir ortaklığıyla, deneme yanılmalarla, zamanın geçmesi gibi şartların yerine gelmesiyle büyür, gelişir. Mesela tıp ilmi her geçen gün gelişiyor. Bu gelişmede, daha önce geçmiş olan tıpçıların da etkisi var. Her yeni gelen, kendinden önce gelenin malumatını hazır almış olduğundan, onunla vaktini zayi etmeyerek, üstüne yeni şeyler koyuyor. Tıpkı ağır bir taşın yerinden kaldırılması gibi, ne kadar fazla kişi el atsa, o kadar çabuk gelişiyor.

    Manevi ilimler ise yarımcıların çokluğuyla alakalı bir durum değil. Dar bir delikten geçmeye veyahut uzun bir hendekten atlamaya, kalabalık olmak hiçbirşekilde fayda vermeyecektir. Manevi ilimlerde böyledir. Manevi ilimlerde asıl olan, kişinin kendi manevi mücahedesi ve Allah'ın lütfudur. Bir insan bir dakikada çok büyük makamları elde edebilir. Mesela Sahabe Efendilerimizin r.a. Efendimiz aleyhissalatü vesselamın bir dakikalık sohbetiyle çok yüksek makamlara çıkması gibi.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  2. #12
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Muhakemat 6. Ders - Mazide Nazarî Olan Bir Şey, Müstakbelde Bedihî Olabilir..

    Not
    Lâkin, eğer çendan telâhuk-u efkâr bu kısm-ı sâninin mahiyetini tağyir ve tekmil ve tezyid edemezse de, burhanların mesleklerine vuzuh ve zuhur ve kuvvet verir.


    Maddi ilimlere vakıf olmak, manevi ilimlere de vukufiyeti gerektirmez. Mesela bir kozmoğrafyacı çok büyük buluşlara imza atabilir. Fakat manen en avamdan olan bir müslümanın seviyesinden de aşağıda olabilir. Bununla birlikte kozmoloğun maddi olan buluşları, manevi ilimlerde bir bürhan, bir delil olarak kullanılabilir. Yani o buluşlar manevi ilimlere kuvvet verebilir. Mesela Kur'an-ı Kerim lambanın tarifini yapmış Nur Suresinde. Edison lambayı bulmakla, Kur'anın o geniş ilmini te'kid etmiş, o tarife, o ayete destek ve kuvvet vermiş.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  3. #13
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Muhakemat 6. Ders - Mazide Nazarî Olan Bir Şey, Müstakbelde Bedihî Olabilir..

    Not
    Hem de nazar-ı dikkate almak lâzımdır ki: Kim bir şeyde çok tevaggul etse, galiben başkasında gabîleşmesine sebebiyet verir. Bu sırra binaendir ki, maddiyatta tevaggul eden, mâneviyatta gabileşir ve sathî olur. Bu noktaya nazaran, maddiyatta mahareti olanın mâneviyatta hükmü hüccet olmasına sebep olmadığı gibi, çok defa sözü dahi şâyân-ı istimâ değildir.


    Burada önemli bir hususu vurgulamak gerekir ki; Bir insan herhangi bir ilim alanında ne kadar çok meşgul olursa, o ilimde terakki ettiği gibi, diğer ilimlerle arasıdnaki mesafe de o oranda açılır. Mesela bir öğrenci ilk okul yıllarında hemen herşey hakkında az da olsa malumat sahibidir. Sınıflar ilerledikçe, istidadına göre, yönü genel olarak tek bir tarafa kaydığından ve ona yoğunlaştığından, diğer ilimler hakkındaki malumatlarını unutur ya da o bilgilerini daha ileriye taşıyamaz. Yani bir insan en fazla bir ya da birkaç bilim dalında ilim sahibi olabilir.

    Bunun gibi maddi ilimlerle çok meşgul olanın manevi ilimlerde gerilemesi muhtemeldir. Bundan dolayıdır ki, manevi ilimlerde bir hüküm arandığında ya da bir mesele münazara edilirken, maddi ilimlerde çok ilerlemiş ama maneviyatı eksik olan kişilere müracaat edilmez, sözleri dikkate alınmaz.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  4. #14
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Muhakemat 6. Ders - Mazide Nazarî Olan Bir Şey, Müstakbelde Bedihî Olabilir..

    Not
    Evet, bir hasta, tıbbı hendeseye kıyas ederek, tabibe bedelen mühendise müracaat edip gösterdiği ilâcı istimal ederse, akrabasına tâziye vermeye dâvet ve kendisi için kabristan-ı fenanın hastahanesine nakl-i mekân etmek için bir raporu istemek demektir.


    Mesela tıbben kalbinde sorun olan bir kişi, kardiyoloğa değilde, makina mühendisine gitse ve onun tavsiye ettiği ilacı kullansa, ölümle sonuçlanabilecek bir divanelik yapmış olur.


    Not

    Kezalik, hakaik-i mahzâ ve mücerredât-ı sırfeden olan mâneviyatta, maddiyûnun hükümlerine müracaat ve fikirleriyle istişare etmek, âdetâ lâtife-i Rabbaniye denilen kalbin sektesini ve cevher-i nurânî olan aklın sekeratını ilân etmek demektir. Evet, herşeyi maddiyatta arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise mâneviyatı göremez.


    Bunun gibi, hakikatin ta kendisi olan maneviyatla ilgili meselelerde, tabiat bataklığına saplanmış, herşeyin varlığını bir sebebin sonucu olarak gören felsefecilere ve maddiyunlara müracaat etmek, aklı oynatmak ve kalbi sekteye uğratmaktır. Bazen karşılaştığımız oluyor; Herhangi bir üniversiteyi bitirmiş mühendis biri, dine de karşıtlığı varsa, gördüğü eğitimi de kullanarak akılları çelebiliyor. Ve sırf üniversite mezunu olduğundan, sözü itibar görebiliyor. Bilhassa dininden gafil olanlar üzerinde bu tesir görünüyor ve daha da dinin dışına çıkabiliyorlar. Hatta hiç şuurlu bir şekilde yaşamadıkları dinlerine karşı cephe alabiliyorlar. Akılları ve kalpleri, hüküm noktasında yanlış kişilere müracaat ettiklerinden, sekteye ve sekerata uğramış oluyor.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222