Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 1/2 12 SonSon
19 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar Mesajlar
    2.183
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 544 + 42516


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Günahlarını küçük zannetme

    Muhterem kardeşlerim bu dersimizde,günahların tehacümatına karşı neler yapmalıyız?
    Bu günahlardan sakınmak,çekinmek ve uzak durmak için hangi çarelere baş vurmamız gerektiğini anlamaya üzerinde durmaya çalışalım inşl.
    Katılımlarınızı bekliyoruz.
    Allah'ın selamı hepimizin üzerine olsun. Amin

    Bilgi
    .İ’lem eyyühe’l-aziz! Şu görünen umumî âlemde her insanın hususî bir âlemi vardır. Bu hususî âlemler, umumî âlemin aynıdır. Yalnız umumî âlemin merkezi şemstir. Hususî âlemlerin merkezi ise şahıstır. Her hususî âlemin anahtarları o âlemin sâhibinde olup letâifiyle bağlıdır. O şahsî âlemlerin safveti, hüsnü ve kubhu, ziyası ve zulmeti, merkezleri olan eşhasa tâbidir. Evet, ayinede irtisam eden bir bahçe, hareket, tegayyür ve sair ahvalinde ayineye tâbi olduğu gibi, her şahsın âlemi de, merkezi olan o şahsa tâbidir: Gölge ve misal gibi. Binaenaleyh, cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme. Çünkü, kalbin kasâvetinden bir zerre, senin şahsî âleminin bütün yıldızlarını küsufa tutturur.Mesnevi-i Nuriye

    Benzer Konular
    Günahlarını düşünmüyorsan ..
    Günahlarını düşünmüyorsan .. Günahlarını düşünmüyorsan neticesinden feryad et! Gürkan Özsoy: Âyetlerde geçen “Allah şirki asla affetmez…” hükmü ahirete yönelik bir hüküm müdür? Yani şirk üzerine ölenin kurtuluşu yoktur manasına mı gelir? Bu dünya
    Böylece günahlarını i?tirâf ettiler
    Böylece günahlarını i?tirâf ettiler Böylece günahlarını i?tirâf ettiler Ayet meali Devami...
    O nimetleri yolda bulmuş gibi sahipsiz zannetme
    O nimetleri yolda bulmuş gibi sahipsiz zannetme O nimetleri yolda bulmuş gibi sahipsiz zannetme Günün Risale-i Nur dersi Devami...
    Küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme
    Küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme Küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme Risale-i Nur dersi Devamı İçin Tıklayınız... Devami...
    Cisminin Küçüklüğüne Bakıp Da Günahlarını Küçük Zannetme!
    Cisminin Küçüklüğüne Bakıp Da Günahlarını Küçük Zannetme! İ'lem eyyühe'l-aziz! Şu görünen umumî âlemde her insanın hususî bir âlemi vardır. Bu hususî âlemler, umumî âlemin aynıdır. Yalnız umumî âlemin merkezi şemstir. Hususî âlemlerin merkezi ise şahıstır. Her hususî âlemi
    Yazar : Risale Forum
    Konu Huseyni tarafından (15-01-2013 Saat 10:15 ) değiştirilmiştir.


  2. #2
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.903
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2612 + 209808


    Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 4 : Günahlarını küçük zannetme


    "İ’lem eyyühe’l-aziz!

    Şu görünen umumî âlemde her insanın hususî bir âlemi vardır. Bu hususî âlemler, umumî âlemin aynıdır. Yalnız umumî âlemin merkezi şemstir. Hususî âlemlerin merkezi ise şahıstır. Her hususî âlemin anahtarları o âlemin sâhibinde olup letâifiyle bağlıdır."


    Dünyanın her neresinde olursak olalım, hepimize göre bu alemin merkezi güneştir. Bu sabit alemimizi üzerinde tasarruf etmeye bizim gücümüz kudretimiz yok. Ancak herkesin bu alemden kendine ait bir de hususi alemi var. Bu hususi alemi insan kendi tercihleriyle belirler. Allah bu alemimizi belirleyebilmemiz için akıl ve irade gibi onlara tabi olan sayısız hissiyat vermiş. Akıl, şefkat, acıma, üzülme, öfkelenme, gülme, ağlama vs. gibi çok hisleri bunların içinde sayabiliriz. İnsan kendine verilen bu azalar ve hissiyatlarla kendi dünyasını, hususi alemini şekillendirebilir. Bu hususi alemlerin esfeli safilinden alayı illiyyine kadar dereceleri vardır. İnsan kendine verilen aza ve hissiyatları kullandığı alanda yol kateder. Mesela akıl bir aletttir. O akıl kainatı tefekkür ve mütalaa edebilen bir his iken aynı zamanda cerbezeye de sebeb olabilen bir histir. Kalp, Allaha ait sevginin merkezi iken aynı zamanda tüm fani mahbupların firak ve zevalinden acı çekebilen bir azamızdır.

    "O şahsî âlemlerin safveti, hüsnü ve kubhu, ziyası ve zulmeti, merkezleri olan eşhasa tâbidir. Evet, ayinede irtisam eden bir bahçe, hareket, tegayyür ve sair ahvalinde ayineye tâbi olduğu gibi, her şahsın âlemi de, merkezi olan o şahsa tâbidir: Gölge ve misal gibi. Binaenaleyh, cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme. Çünkü, kalbin kasâvetinden bir zerre, senin şahsî âleminin bütün yıldızlarını küsufa tutturur."


    Allah insana verdiği her nimetin idaresini de kendisine vermiş. Akıl ve irademiz sahip olduğumuz hususi nimetlerin yönetmenliğini yapıyor. Tercihlerimizi Allaha ve habibullaha ittiba yönünde kullandığımızda tüm mevcudatın sultanı hükmüne geçiyoruz. Ancak irademizi fenalıklara çevirdiğimizde verilen aynı nimetler hem dünyada hem ahirette başımıza bela olduğu gibi kendimizle de sınırlı kalmayıp diğer insanlara ve varlıklara da zararları dokunabiliyor. Bu nedenle insanın
    “Ben neyim? Ne kıymetim var ki benim için kıyamet kopsun, mizan vaz edilsin, hesap görülsün?” (Mesnevi-i Nuriye) demeye hakkı yoktur, diyemez. Çünkü o insan küçüklüğü ile beraber amellerinin neticesi kendi cisminden çok çok büyüktür. Misal olarak küfür bir tek günah olduğu halde;

    Bilgi
    "Demek, Hazret-i Âdem’in Cennetten ihracı ayn-ı hikmet ve mahz-ı rahmet olduğu gibi, küffârın da Cehenneme idhalleri haktır ve adalettir. Onuncu Sözün Üçüncü İşaretinde denildiği gibi, çendan kâfir az bir ömürde bir günah işlemiş; fakat o günah içinde nihayetsiz bir cinayet var.

    Çünkü, küfür, bütün kâinatı tahkirdir, kıymetlerini tenzil etmektir ve bütün masnuatın vahdâniyete şehadetlerini tekziptir ve mevcudat âyinelerinde cilveleri görünen esmâ-i İlâhiyeyi tezyiftir. Onun için, mevcudatın hakkını kâfirden almak üzere, mevcudatın Sultanı olan Kahhâr-ı Zülcelâlin, kâfirleri ebedî Cehenneme atması ayn-ı hak ve adalettir. Çünkü nihayetsiz cinayet nihayetsiz azâbı ister."


    On İkinci Mektup
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar Mesajlar
    2.183
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 544 + 42516


    Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 4 : Günahlarını küçük zannetme

    Her Müslüman bu dünya hayatında günahlardan çok sakınmalı, Rabbimizi razı etmenin yollarını birlikte aramalıdır. Hemen herkes nelerin günah nelerin sevap olduğunu gayet iyi bilmektedir. Ancak, çare bunları ciddiye alıp, hayatımıza düzen vermekte yatmaktadır.
    Genel olarak insan başkalarının günah ve ayıplarını arayıp görmede çok istekli olup, iş kendine geldiğinde nefsin avukatlığına soyunmaktadır.
    GÜNAHLARIN MAHİYETİ
    Günahların adım, adım bizi nasıl küfre, felâkete doğru götürdüğünü Bediüzzaman hazretlerinin Mesnevi’sinden öğrendikçe ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini anlarız; “İ'lem eyyühe'l-aziz! Mâsiyetin mahiyetinde, bilhassa devam ederse, küfür tohumu vardır.
    1- Çünkü, o mâsiyete devam eden, ülfet peyda eder,
    2- Sonra ona âşık ve müptelâ olur. Terkine imkân bulamayacak dereceye gelir.
    3-Sonra o mâsiyetinin ikaba mûcip olmadığını temenniye başlar. Bu hal böylece devam ettikçe, küfür tohumu yeşillenmeye başlar.
    4- En nihayet, gerek ikabı ve gerek dârü'l-ikabı inkâra sebep olur.
    5- Ve keza, mâsiyete terettüp eden hacâletten dolayı, o mâsiyetin mâsiyet olmadığını iddia etmekle, o mâsiyete muttali olan melekleri bile inkâr eder.
    6-Hattâ şiddet-i hacâletten, yevm-i hesabın gelmeyeceğini temenni eder.
    7- Şayet yevm-i hesabı nefyeden ednâ bir vehmi bulursa, o vehmi kocaman bir burhan addeder. En nihayet nedâmet edip terk etmeyenlerin kalbi küsufa tutulur, mahvolur, gider. El-iyâzü Billâh!(RNK: 1329)
    Bu metni okuyunca mahiyeti anlaşılan ve manevi dünyamızı sinsice yok etmeye çalışan günahlarımızın bize nasıl yaklaştığını da görmeliyiz;

    GÜNAHLARINI SAKIN KÜÇÜK GÖRME !
    “Binaenaleyh, cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme. Çünkü, kalbin kasâvetinden bir zerre, senin şahsî âleminin bütün yıldızlarını küsufa tutturur.
    Evet kardeşlerim, insan günahlarını küçük görmemelidir. Hesabımız dehşetlidir. Ciddiyetimize göre ceza ve mükâfatımız olacaktır. Bakınız Lasiyyemalar’da nelere dikkat çekiliyor;
    “Ve keza O Sultan’ın (CC);
    Emir ve nehiylerini kıymetsiz görüp;
    -Îman ile imtisal etmeyenler,
    -İbadetle kendilerini sevdirmeyenler,
    -Şükran ile hürmette bulunmayanlar için,
    RUBUBİYETİN EBEDÎ KARARGÂHINDA, ELBETTE, Bir dar-ı mükâfat(cennet) ve mücazat(cehennem)OLACAKTIR.
    Bu ifadeler bizi titretmeli ve daima uyanık tutmalıdır. İçinde bulunduğumuz asrın medeniyetinin faydalı kısımlarını bırakıp, sefahatine de dalmamalıyız.
    Yazar : Risale Forum


  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar Mesajlar
    2.183
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 544 + 42516


    Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 4 : Günahlarını küçük zannetme

    Muhterem kardeşlerim,insan Rabbimiz tarafından çok mükemmel olarak yaratılmış ve eşref-i mahlukat ünvanına sahip ve esma-i hüsnaya en cami bir ayinedir.

    Hem insan Yüce Allah'ı en mükemmel olarak tesbih,tahsin ve tahmid ile ubudiyet etmekte yaratılanların en mükemmeli ve şümullüsüdür.Bu istidad ve donanım ile insan yaratılmıştır.

    Bu donanımı nasıl kullanacağı ve ala-i illiyyine nasıl ulaşacağı insana tebliğ edilmiş ve kullanma kılavuzu ve rehber-i mutlak ile de bütün sırlaş ifşa edilerek bidirilmiştir.İnsanın bu cihetle hiç bir itirazı olamaz.

    Ancak insan bu dünyaya imtihan olmak için gönderilmiştir.İmtihanı da Rabbini tanımak ve ona kulluk ve ubudiyet yaparak O'nu razı etmektir.

    Allah cebir ile kullarına muamele yapmaz.İnsana irade-i cüziyye vermiş,din ile onu teklif altına almış ve akla kapı açarak iradesini elinden almamıştır.Çünkü din bir imtihandır,akla kapı açar iradeyi elden almaz.

    Ancak bu imtihan sürecinde insana emirler ve yasaklar bildirilmiş ve bunların neticeleri de net olarak tebliğ edilmiştir.Bundan sonrası ise inanın iradesine bırakılmış.Ancak neticesine katlanmak şartı ile.

    İşte insanın önüne açılan bu imtihanda insanların bir kısmı önce iman ile hayatlanmış ve iman hayata tesir ederek helal dairesinde hayatını devam ettirmiştir.

    Bazıları da yasaklara meyletmiştir.O insanları haramlara ve günahlara götüren en önemli sebep zaaf-ı imandır.Çünkü iman kalbde ve kafada manevi bir yasakçıdır.O iman hayata tesir etmesi için muhlakak kuvvetli bir iman olması gerekir ve o iman devamlı takviyeye,tecdide ve kuvve-i maneviyeye muhtaçtır.Çünkü her günah kalbi yaralar imanı zaafa uğratır.Zaafa uğrayan kalbdeki iman şeytanın vesveselerine ve nefisten gelen fena meyelanlara mağlup olacak ve kul bu aşamadan sonra kolayca günahları işleyebilecektir.

    Öyleyse bütün gayretimizle imanı kuvvetli tutmanın yollarını aramalı ve her gün ve her an kullandığımız ekmek,su ve hava gibi imani ilimlere tahşidat yapmalıyız ve menevi cephemizin gıdasını her zaman vermeliyiz.

    İnşallah dersimizi bu minval üzere devam ettireceğiz.
    Yazar : Risale Forum


  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar Mesajlar
    2.183
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 544 + 42516


    Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 4 : Günahlarını küçük zannetme


    [Bu mektup gayet ehemmiyetlidir.]
    Aziz, sıddık kardeşlerim,
    Bugünlerde, Kur'an-ı Hakimin nazarında, imandan sonra en ziyade esas tutulan takvâ ve amel-i salih esaslarını düşündüm.
    Takvâ, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek ve amel-i salih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır.
    Her zaman def-i şer, celb-i nef'a râcih olmakla beraber, bu tahribat ve sefahet ve câzibedar hevesat zamanında bu takvâ olan def-i mefasid ve terk-i kebair üssü'l-esas olup büyük bir rüçhaniyet kesb etmiş. Bu zamanda tahribat ve menfî cereyan dehşetlendiği için, takvâ bu tahribata karşı en büyük esastır. Farzlarını yapan, kebireleri işlemeyen, kurtulur. Böyle kebair-i azime içinde amel-i salihin ihlasla muvaffakiyeti pek azdır.
    Hem, az bir amel-i salih, bu ağır şerait içinde çok hükmündedir.
    Hem, takva içinde bir nevi amel-i salih var. Çünkü, bir haramın terki vaciptir. Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere mukabil sevabı var. Takvâ, böyle zamanlarda, binler günahın tehâcümünde bir tek içtinab, az bir amelle, yüzer günah terkinde, yüzer vacip işlenmiş oluyor. Bu ehemmiyetli nokta, niyetle, takvâ namıyla ve günahtan kaçınmak kastıyla menfî ibadetten gelen ehemmiyetli âmâl-i salihadır.
    Risale-i Nur şakirtlerinin, bu zamanda en mühim vazifeleri, tahribata ve günahlara karşı takvâyı esas tutup davranmak gerektir. Madem her dakikada, şimdiki tarz-ı hayat-ı içtiamiyede yüz günah insana karşı geliyor; elbette takvayla ve niyet-i içtinabla yüzer amel-i sâlih işlenmiş hükmündedir. Malûmdur ki, bir adamın bir günde harap ettiği bir sarayı, yirmi adam, yirmi günde yapamaz ve bir adamın tahribatına karşı yirmi adam çalışmak lazım gelirken; şimdi, binler tahribatçıya mukabil, Risale-i Nur gibi bir tamircinin bu derece mukavemeti ve tesiratı pekharikadır. Eğer bu iki mütekabil kuvvetler bir seviyede olsaydı, onun tamirinde mucizevâri muvaffakiyet ve fütuhat görülecekti.
    Ezcümle: Hayat-ı içtimaiyeyi idâre eden en mühim esas olan hürmet ve merhamet gayet sarsılmış. Bazı yerlerde, gayet elîm ve biçare ihtiyarlar, peder ve valideler hakkında dehşetli neticeler veriyor.
    Cenab-ı Hakka şükür ki, Risale-i Nur, bu müthiş tahribata karşı girdiği yerlerde mukavemet ediyor, tamir ediyor. Sedd-i Zülkarneynin tahribiyle Ye'cüc ve Me'cüclerin dünyayı fesada vermesi gibi, şeriat-ı Muhammediye (a.s.m.) olan sedd-i Kur'ani'nin tezelzülüyle ve Ye'cüc ve Me'cücden daha müthiş olarak ahlâkta ve hayatta zulmetli bir anarşilik ve zulümlü bir dinsizlik fesada ve ifsada başlıyor.
    Risale-i Nur'un şakirtleri, böyle bir hadisede manevi mücahedeleri, inşaallah zaman-ı Sahâbedeki gibi, az amelle, pek büyük sevap ve âmâl-i sâlihaya medar olur. (Kastamonu Lahikası)


    Yazar : Risale Forum


  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar Mesajlar
    2.183
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 544 + 42516


    Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 4 : Günahlarını küçük zannetme

    İnsanın cihazat cihetiyle zenginliği şu sırdandır ki: Akıl ve fikir sebebiyle, insanın hasseleri, duyguları fazla inkişaf ve inbisat peydâ etmiştir.

    Ve ihtiyâcâtın kesreti sebebiyle, çok çeşit çeşit hissiyat peydâ olmuştur.

    Ve hassasiyeti çok tenevvü etmiş ve fıtratın câmiiyeti sebebiyle pek çok makasıda müteveccih arzulara medar olmuş; ve pek çok vazife-i fıtriyesi bulunduğu sebebiyle, âlât ve cihâzâtı ziyade inbisat peydâ etmiştir.

    Ve ibâdâtın bütün envâına müstaid bir fıtratta yaratıldığı için, bütün kemâlâtın tohumlarına câmi bir istidat verilmiştir.

    İşte, şu derece cihazatça zenginlik ve sermayece kesret, elbette ehemmiyetsiz, muvakkat şu hayat-ı dünyeviyenin tahsili için verilmemiştir.

    Belki, şöyle bir insanın vazife-i asliyesi, nihayetsiz makasıda müteveccih vezâifini görüp, acz ve fakr ve kusurunu ubudiyet suretinde ilân etmek; ve küllî nazarıyla mevcudatın tesbihatını müşahede ederek şehadet etmek; ve nimetler içinde imdâdât-ı Rahmâniyeyi görüp şükretmek; ve masnuatta kudret-i Rabbâniyenin mucizâtını temâşâ ederek nazar-ı ibretle tefekkür etmektir.

    Ey dünyaperest ve hayat-ı dünyeviyeye âşık ve sırr-ı ahsen-i takvimden gafil insan!

    Şu hayat-ı dünyeviyenin hakikatini bir vakıa-i hayaliyede Eski Said görmüş. Onu Yeni Said'e döndürmüş olan şu vakıa-i temsiliyeyi dinle:
    Gördüm ki, ben bir yolcuyum. Uzun bir yola gidiyorum, yani gönderiliyorum.

    Seyyidim olan zat, bana tahsis ettiği altmış altından, tedricen birer miktar para veriyordu. Ben de sarf edip pek eğlenceli bir hana geldim.

    O handa, bir gece içinde on altını kumara mumara, eğlencelere ve şöhretperestlik yoluna sarf ettim. Sabahleyin elimde hiçbir para kalmadı.

    Bir ticaret edemedim. Gideceğim yer için bir mal alamadım. Yalnız o paradan bana kalan elemler, günahlar ve eğlencelerden gelen yaralar, bereler, kederler benim elimde kalmıştı.( Yirmi Üçüncü Söz)
    Yazar : Risale Forum


  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar Mesajlar
    2.183
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 544 + 42516


    Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 4 : Günahlarını küçük zannetme

    Gafil olan insan, kendi vazifesini terk eder, Allah'ın vazifesiyle meşgul olur. Evet, insan, gafletten dolayı, iktidarı dahilinde kolay olan ubudiyet vazifesinin terkiyle, zayıf kalbiyle rububiyet vazife-i sakîlesinin altına girer, altında ezilir. Ve aynı zamanda bütün istirahatini kaybetmekle âsi, şakî, hâin adamların partisine dahil olur.

    Evet, insan bir askerdir. Askerlik vazifesi başka, hükûmetin vazifesi başkadır. Askerlik vazifesi tâlim, cihad gibi din ve vatanı koruyacak işlerdir. Hükûmetin vazifesi ise, erzakını, libasını, silâhını vermektir. Binaenaleyh, erzakını temin için askerliğe ait vazifesini terk edip ticaretle-meselâ-iştigal eden bir asker, şakî ve hâin olur. Bu itibarla, insanın Allah'a karşı ubudiyet, vazifesidir. Terk-i kebâr, takvâsıdır. Nefis ve şeytanla uğraşması, cihadıdır.

    Amma gerek nefsine, gerek evlât ve taallûkatına hayat malzemesini tedarik etmek Allah'ın vazifesidir. Evet, madem hayatı veren Odur. O hayatı koruyacak levazımatı da O verecektir. Yalnız, hükûmetin asker için ofislerde cem ettiği erzakı askerlere taşıttırdığı, temizlettirdiği, öğüttürdüğü, pişirttiği gibi, Cenab-ı Hak da hayat için lâzım olan levazımatı küre-i arz ofisinde yaratıp cem ettikten sonra, o erzakın toplanmasını ve sair ahvalini insana yaptırır ki, insana bir meşguliyet, bir eğlence olsun ve atâlet, betâlet azabından kurtulsun.

    Ey insan! Rahm-ı mâderde iken, tıfl iken, ihtiyar ve iktidardan mahrum bir vaziyette iken, seni pek leziz rızıklarla besleyen Allah, sen hayatta kaldıkça o rızkı verecektir. Baksana: Her bahar mevsiminde sath-ı arzda yaratılan enva-ı erzakı kim yaratıyor ve kimler için yaratıyor? Senin ağzına götürüp sokacak değil ya! Yahu, eğlencelere, bahçelere gidip dallarda sallanan o güleç yüzlü leziz meyveleri koparıp yemek zahmet midir? Allah insaf versin!
    Hülâsa: Allah'ı itham etmekle işini terk edip Allah'ın işine karışma ki, nankör âsiler defterine kaydolmayasın.( Mesnevî-i Nuriye - Onuncu Risale)
    Yazar : Risale Forum


  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar Mesajlar
    2.183
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 544 + 42516


    Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 4 : Günahlarını küçük zannetme

    Bugünlerde hatırıma geldi ki, hayat-ı içtimaiyeye giren hangi şeye temas etse, ekseriyetle günahlara mâruz kalıyor. Her cihette günahlar serbestçe insanı sarıyorlar.

    "Bu kadar günahlara karşı insanın hususî ibadet ve takvâsı nasıl mukabele edebilir?" diye meyusâne düşündüm.

    Hayat-ı içtimaiyedeki Risale-i Nur talebelerinin vaziyetlerini tahattur ettim.

    Risale-i Nur şakirtleri hakkında necatlarına ve ehl-i saadet olduklarına dair kuvvetli işaret-i Kur'âniyeyi ve beşaret-i Aleviyeyi ve Gavsiyeyi düşündüm.

    Kalben dedim ki: "Herbiri bin yerden gelen günahlara karşı bir dille nasıl mukabele eder, galebe eder, necat bulur?" diye mütehayyir kaldım. Bu tahayyürüme mukabil ihtar edildi ki:

    Risale-i Nur'un hakikî ve sadık şakirtlerinin mâbeynlerindeki düstur-u esasiye olan iştirak-i a'mâl-i uhreviye kanunuyla ve samimî ve hâlis tesanüd sırrıyla herbir hâlis, hakikî şakirt, bir dille değil, belki kardeşleri adedince dillerle ibadet edip istiğfar eder.

    Bin taraftan hücum eden günahlara, binler dille mukabele eder. Bazı melâikenin kırk bin dille zikrettikleri gibi, hâlis, hakikî, müttakî bir şakirt dahi kırk bin kardeşinin dilleriyle ibadet eder, necata müstehak ve inşaallah ehl-i saadet olur.

    Risale-i Nur dairesinde sadakat ve hizmet ve takvâ ve içtinab-ı kebâir derecesiyle o ulvî ve küllî ubudiyete sahip olur. Elbette, bu büyük kazancı kaçırmamak için, takvâda, ihlâsta, sadakatte çalışmak gerektir.( Kastamonıu Lâhikası - Mektup No: 65 )

    Evet,yukarıdaki mektup günahlar karşısında bizlere çok önemli bir reca kapısı ve müjdedir.Çünkü bu zamanda bizleri saran günahlara karşı dayanabileceğimiz ve karşı koyabileceğimiz kuvve-i maneviyemizdir.Hem şahsilikten ve ferdilikten çıkıp şahs-ı meneviye ve iştirak-i amal ile külli sevaplar kazanabileceğimiz bir kuvvettir.

    Hem her bir kardeşimizin adına dua etmek ve istiğfar etmekle cemaatleşmenin bereketi ve kuvvetine kavuşmaktır.

    Hatta böyle mütesanit bir cemaate sırr-ı ihlas ile girip iştirak etmekle ölüm gelse bile manevi olarak diğer kardeşlerimizin ruhu devam ettiğinden sevap cihetiyle ölmüyorum ve yaşıyorum diyebilmektir.

    O zaman bu asrımızın bizlere hücum eden günahlarına karşı iştirak-i amal düsturu ve şahs-ı manevi havuzuna dehalet etmekle kutulma yoluna çok acele olarak dahil olmalıyız.Böylece herkes derecesine göre hissedar olacaktır inşallah.
    Yazar : Risale Forum


  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar Mesajlar
    261
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 99 + 5560


    Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 4 : Günahlarını küçük zannetme

    Çok istifadeli olmuş..

    Hak razı ola.
    Yazar : Risale Forum
    Çekil ey nefsim, çekil..Hakikate perdesin..

    Hakikat başka yerde, sen bambaşka yerdesin..

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar Mesajlar
    2.183
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 544 + 42516


    Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 4 : Günahlarını küçük zannetme

    Alıntı elfaz Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Çok istifadeli olmuş..

    Hak razı ola.
    Cümlemizden inşl. kardeşim...
    Yazar : Risale Forum


Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222