+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 1/2 12 SonSon
18 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.733
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 600 + 50263


    Mesnevi-i Nuriye 3. Ders -: Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki..

    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM


    "Bakınız: Herbir masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki, ancak herşeyi halk eden Hâlıka mahsustur. Ve herbir mahlûkun cephesinde öyle bir hâtem vurulmuştur ki, herşeyi yapan Sâniden maada kimsede o hâtem bulunmaz. Ve kudretin neşrettiği mektuplarından herbir mektubun âhirinde, taklidi kàbil olamayan öyle bir turra vardır ki, ancak Sultan-ı Ezel ve Ebede hastır. O gibi sikkelerden yalnız hayat üzerinde parlayan sikke-i i’câza bakınız ki, hayatla birşeyden pek çok şeyler husule gelir, icad edilir Ve pek çok şeyler dahi bir şey‑i vahide emr-i Rabbâniyle inkılâp ederler." 1.Lem'a


    -SORULAR-
    * Kudretin neşrettiği mektuplar nelerdir?
    * Üstad Hz. sikke, hatem ve turra kavramlarını kullanmış. Aralarındaki farklılık nedir?
    * O sikkelerden sadece hayat üzerinde parlayan mucizevi sikkelere neler örnek gösterilebilir?



    Selamunaleykum kardeşler
    Anladıklarımızı paylaşalım, istifade edelim inşaAllah
    Soru cevap serbest
    Kopyala yapıtır yok





    Tavsiye
    Daha önceki Mesnevi-i Nuriye Derslerimiz

    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]



    Benzer Konular
    Risale Açıklamalı 25 - Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki..
    Risale Açıklamalı 25 - Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki.. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM "Bakınız: Herbir masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki, ancak herşeyi halk eden Hâlıka mahsustur. Ve herbir mahlûkun cephesinde öyle bir hâtem vurulmuştur ki, herşeyi yapan Sâniden
    Mesnevi-i Nuriye 7. Ders - Tevhidde Suhulet Vardır..
    Mesnevi-i Nuriye 7. Ders - Tevhidde Suhulet Vardır.. بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
    Mesnevi-i Nuriye 4. Ders - Hayat Hâtemine Bakınız..
    Mesnevi-i Nuriye 4. Ders - Hayat Hâtemine Bakınız.. Bismillahirrahmanirrahim. Esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daimen. Açıklamalı derslerimize ve anladıklarımızı paylaşmaya devam ediyoruz inşallah. Bu hafta Mesnevi-i Nuriye'den tevhidle a
    Mesnevi-i Nuriye 1. Ders - Sebepler İzzet ve Azamete Perdedir..
    Mesnevi-i Nuriye 1. Ders - Sebepler İzzet ve Azamete Perdedir.. Bismillahirrahmanirrahim Es-selamu aleyküm verahmetullahi ve berekatuhu... Bu gün itibariyle mesneviden soru-cevap şeklinde konular incelenerek istifade etmeye çalışacağız bi-iznillah, sizlerinde aklında bulunan sorula
    Mesnevi-i Nuriye 2. Ders - Arkadaş Tevhid İki Çeşit Olur..
    Mesnevi-i Nuriye 2. Ders - Arkadaş Tevhid İki Çeşit Olur.. Bismillahirrahmanirrahim Esselatü Vesselamü Aleyke Ya RASULALLAH .. Esselatü vesselamü aleyke ya HABİBALLAH Esselatü vesselamü aleyke ya Seyyidel evveline vel'ahirin Veselamün alel mürselin Velhamdülillahi Rabbil
    Yazar : Risale Forum
    Konu Huseyni tarafından (28-01-2013 Saat 19:31 ) değiştirilmiştir.
    Duâ ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi,
    istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar
    -SÖZLER-


  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.733
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 600 + 50263


    Cevap: Mesnevi-i Nuriye Dersleri 3 "Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki.."

    evet kardeşler katılımlarınızı bekliyoruz..

    bu mühürler, izler, nişanlar ne içindir?
    Yazar : Risale Forum
    Duâ ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi,
    istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar
    -SÖZLER-


  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 514 + 37862


    Cevap: Mesnevi-i Nuriye Dersleri 3 "Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki.."

    * Üstad Hz. sikke, hatem ve turra kavramlarını kullanmış. Aralarındaki farklılık nedir?

    Sikke : Damga; nereye ve kime âit olduğunun bilinmesi için konulan mühür demek.
    Cenab-ı Hak tarafından yaratılan her mahluk sanatlı olarak yaratılıyor. Kainat kitabı eşsiz sanatlarla donatıldığı gibi insanda mükemmel sanatlarla yaratılmış. Ve üzerinde Cenab-ı Hakkın bir sürü sikkesi mevcut. Gözde, kulakta, dilde, manevi cihazatlarında vs.. bunları okumak mümkün. Her biri bir yaratıcının olduğuna işaret ettiği gibi, aynı zamanda o yaratıcının bütün kainatı yarattığına da işaret eder. Mesela göz bir sikkeyse gözün ihtiyacı olan seyredilecek şeyleri ve gözün maddi olarak ihtiyaçları bilip, gerekli vitaminleri, enzimleri, damarları yaratan, aynı zamanda insanın buna ihtiyacının olduğunu bilip onu yüzde uygun şekilde yerleştiren, 2 tane yaratan vs… aynı Malikten başkası olamaz.

    Bir unsurun dizginini tutan, umumun dizginlerini tutamazsa, o tek unsurun dizginini zaptedemez. (Lem’alar)
    Herbir masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki, ancak herşeyi halk eden Hâlıka mahsustur.

    Hatemin kelime anlamına baktığımızda mühür, tescil, bide en son anlamı var.
    Cenab-ı Hak her mahlukatı sikkeleriyle birlikte mükemmel olarak yaratılıyor ve en son olarakta hatemini vuruyor. mesela ağacın meyvesi ağacın hatemidir. Ağacı kim yarattıysa meyvesini veren de O'dur. İnsanda kainatın hatemidir.
    “Kâinatı kim yaratmışsa, insanı O’nun sonuna bir mühür gibi vuran da odur.''


    Turra da kelime olarak padişahın mührü, imzası demek. İçeriğine bakmadan sadece sonraki imzaya bakılarak mektubun kime ait olduğunu anlayabiliriz. Bu imza sadece atan kişiye hastır. Taklit edilmez. Ve o derecede kıymet veririz. Aynen öylede Sultan-ı Ezel öyle bi turra basmış ki biz bu turra ile yaratılan eserlerde Allah’ın isimlerini görüp, okuyabiliyoruz. Aynı o padişahın imzasını okuduğumuz gibi masnuda esma tecellilerini idrak edebiliriz.

    Mesela ağacı ele alalım. Ağaçtaki cihazatlar sikke, ağacın meyvesi hatem, ağacın üzerinde görünen Cenab-ı Hakkın esmalarının tezahürleri de turra diyebiliriz.
    Doğrusunu Allah bilir.
    Yazar : Risale Forum
    S-Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir?
    C-
    Doğruluk.

    S-Daha.
    C-
    Yalan söylememek.

    S-Sonra.
    C-
    Sıdk,sadakat,ihlâs,sebat,tesanüddür.

    NOT : Anlamını bilmediğiniz kelimelerin üzerine çift Tıklayınız..

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.142
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 186 + 11440


    Cevap: Mesnevi-i Nuriye Dersleri 3 "Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki.."

    O gibi sikkelerden yalnız hayat üzerinde parlayan sikke-i i’câza bakınız ki, hayatla birşeyden pek çok şeyler husule gelir, icad edilir Ve pek çok şeyler dahi bir şey‑i vahide emr-i Rabbâniyle inkılâp ederler." 1.Lem'a

    1-yani bir sudan hayvanatın tüm cihazatlarını yaratıyor,bir spermden(spermde su'dur) insanın tüm cihazatlarını yaratıyor..Bunu ancak Allah yaratabilir..Bu sikke(paraya basılan mühür,nerde basıldığını gösterir),bu hatem(mühür,damga,imza üzerine vurulur,kime ait diye) ve bu turra(kime ait olduğunun tescili hükmünde imza atılır) ancak ona aittir..Ne tabiat ne esbap nede esbabın en eşrefi olan insanlar bunu taklid edemez..taklid edilmesi muhaldir.mümkün değildir.

    2-İnsanın ,hayvanın yediklerini bir kana,organa,hücreye,cilde dönüştürme işi de tek Allaha aittir..hayvan herşey yer,yediklerini kana,süte çeviren tek Allahdır..bu sikkeyi,bu mührü,bu turrayı imzayı kimse atamaz..ne üzerine mühür vurabilir bana ait diyebilir..nede damgasını basar,ne de imzasını atabilir...

    Sadece Allah.
    Yazar : Risale Forum
    iman insanı insan eder.


    Not : O şimdi ehli cennet biiznillah..

    Ölüm Tarihi : Ağustos 2011

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.733
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 600 + 50263


    Cevap: Mesnevi-i Nuriye Dersleri 3 "Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki.."

    Masnu sanat eseri demektir. Allah cc Sani ismi gereği yarattığı canlı cansız küçük büyük her varlığı mükemmel bir sanatla yaratmıştır.
    Süslü, zinetli, gösterişli, şaşaalı bu sanat eserleri kendilerini sanatlı yaratan Allah cc’yu işaret ederler.
    Bu varlıkların üzerinde öyle bir sikke vardır ki, ancak her şeyi yaratan bir zat beni de yaratmıştır diye alenen ilan eder.
    Mesela ağaçlara baktığımız zaman çeşit çeşit olduklarını görürüz, çok fazla türleri vardır.
    Hepsinin yaprakları, yapıları, büyüklükleri, sertlikleri, sağlamlıkları, faydaları... farklıdır.
    Hepsi çok farklı, fakat sanatlı yaratılmışlardır.
    Hatta aynı tür ağaçlar dahi birbirlerinden farklıdır.
    Hatta aynı ağacın üzerinde bulunan yapraklar bile birbirlerinden farklıdır.
    Demek bir yaprağı yaratan bütün yaprakları yaratmış demektir,
    bir ağacı yaratan bütün ağaçları yaratmış demektir.
    Yani mevcudatın yüzünde bulunan mühürler sadece Halık-ı Zülcelal’in idaresindedir,
    yoksa bu kadar sanatlı, hikmetli, nizamlı ve muntazam olmaları mümkün değildir.
    Yazar : Risale Forum
    Duâ ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi,
    istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar
    -SÖZLER-


  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.733
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 600 + 50263


    Cevap: Mesnevi-i Nuriye Dersleri 3 "Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki.."

    Ve kudretin neşrettiği mektuplarından herbir mektubun âhirinde, taklidi kàbil olamayan öyle bir turra vardır ki, ancak Sultan-ı Ezel ve Ebede hastır.

    Allah cc’nun diğer isim ve sıfatları gibi Kadir ismi de sınırsız ve sonsuzdur.
    Kudreti her şeyi ihata etmiştir,
    bir çiçeğin topraktan çıkmasından tutunda, bir yağmur damlasının yeryüzüne düşmesine kadar,
    denizin dibindeki ufacık bir canlının hareketinden, gökyüzündeki kocaa yıldızlara kadar her şeyin idaresi ve tedbiri O’nun cc elindedir, O’nun cc tasarrufundadır.

    Kainatı büyük bir mektup olarak düşünürsek,
    her satırı, her cümlesi, her harfi, hatta her noktası bize Allah cc’nun ne kadar Kadîr ve Hakîm olduğunu gösterir.
    Çünkü mükemmel ve hassas bir işleyiş vardır.
    Herşey birbiriyle bağlantılıdır, ölçülüdür, dengelidir ve düzenlidir.
    Bir arının dünyaya gelmesi bile gökyüzünde düzenli hareket halinde olan bir gezegenle alakadardır.

    İşte bu sınırsız kudret neticesi meydana gelen işlerin, olayların, mektupların sonunda öyle bir turra vardır ki,
    taklidi mümkün değildir
    ve yalnızca; başlangıcı ve sonu olmayan, hakimiyet ve saltanatı ezelden ebede devam eden bir Zat’a cc hastır.
    Yazar : Risale Forum
    Duâ ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi,
    istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar
    -SÖZLER-


  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.142
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 186 + 11440


    Cevap: Mesnevi-i Nuriye Dersleri 3 "Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki.."

    Çünkü, birtek şeyden herşeyi yapmak, yani, bir topraktan bütün nebâtât ve meyveleri yapmak, hem bir sudan bütün hayvanâtı halk etmek, hem basit bir yemekten bütün cihazât-ı hayvaniyeyi icâd etmek;

    bununla beraber, herşeyi birtek şey yapmak, yani, zîhayatın yediği gayet muhtelifü'l-cins taamlardan, o zîhayata bir lâhm-ı mahsus yapmak, bir cild-i basit dokumak gibi san'atlar Zât-ı Ehad-i Samed olan Sultân-ı Ezel ve Ebedin sikke-i hâssasıdır, hâtem-i mahsusudur, taklid edilmez bir turrasıdır.

    Evet, birşeyi herşey ve herşeyi birşey yapmak, herşeyin Hâlıkına has ve Kadîr-i Küll-i Şeye mahsus bir nişandır, bir âyettir.

    8.söz
    Yazar : Risale Forum
    iman insanı insan eder.


    Not : O şimdi ehli cennet biiznillah..

    Ölüm Tarihi : Ağustos 2011

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.142
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 186 + 11440


    Cevap: Mesnevi-i Nuriye Dersleri 3 "Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki.."

    Risâle-i Nûrlarda çok fazla kavram var. Her bir kavram için ayrı ayrı çalışmak ve tefekkür etmek icap ediyor. Bu kavramlardan “Sikke, Hâtem, Turra” üzerinde durmak istedik. Çünkü bu üç kavram Risâle-i Nûrlarda çokça yer alıyor. Ayrıca bu kavramlar bir birine yakın manalar taşıyor. Fakat farkları var. Bu üç kavram incelendiğinde farkları dâhâ müşahhas misallerle anlaşılıyor. Öncelikle bu kavramlara kısa lügat mânâları ile başlayalım ve sonra Risâle-i Nûrlarda geçtiği cümle ve paragraflar ile devam edelim inşâallah.

    Sikke: Damga; nereye ve kime âit olduğunun bilinmesi için konulan mühür. Sahibini gösteren damgadır.

    Hâtem: Mühür ve tescil. En son vurulan mühürdür. Nüfus cüzdanlarına nüfus müdürlüğü tarafından vurulan mühür olarak düşünürsek, o mühürle birlikte cüzdan son hâtem ile mühürlenmiş ve kullanıma girmiştir.

    Turra: Mühür, padişah damgası, padişah imzası. Turra, daha hususi ancak umuma bakan bir mühür olmalıdır. Padişahların mührünü herkes kullanamaz. Her yerde geçerli ve şümullüdür.(abdulbaki)
    Yazar : Risale Forum
    iman insanı insan eder.


    Not : O şimdi ehli cennet biiznillah..

    Ölüm Tarihi : Ağustos 2011

  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.142
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 186 + 11440


    Cevap: Mesnevi-i Nuriye Dersleri 3 "Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki.."

    Şimdi de Risâle-i Nûrlardan bu kavramlarla ilgili yerler üzerine tefekkürlerimizi ve düşüncelerimizi paylaşalım.

    “Bir Vâhid-i Ehad, şu kâinat sarayında taklit edilmez sikkeleriyle, …( Yirmi Üçüncü Söz)” Bu cümleye göre sikkelerin taklid edilmez oluşunu anlıyoruz. Dikkat edilirse taklid edilmez sikkeler şu kâinat sarayı denilerek kâinat sarayındaki sanatlara işaret edilmiştir. Demek kâinat sarayına Vâhid-i Ehad, taklidi mümkün olmayan ve direk sahibini gösteren mühürler ve sikkeler koymuştur. O halde o sikkeler Vâhid-i Ehadı göstermektedir. Yani öyle bir Zat ki hem sarayın bütün müştemilâtına tecelli etiği ve idâre ettiği ve cilveleri sarayın bütününde göründüğü gibi o sarayın hususî tezyinâtında da birlik tecellileri görünmekte ve Vâhidiyetinin şümûlü içersinde Ehadiyetinin de birlik tecellilerinin sikkeleri görünmektedir.

    “Masnuattan herbir masnû üstünde, Hâlık-ı Külli Şeye mahsus bir sikkesi;….( Yirmi İkinci Söz) ” Her bir masnû üzerinde yani taklidi mümkün olmayan sanat eserleri üzerinde her şeyi halk eden Vâhid-i Ehadin hususî sikkeleri yani Ehadiyet mühürleri görünmekte(sanat ve tezyinat gibi) ve o hususî sikkeleriyle Hâlık-ı Külli şey her bir masnûda kendini tanıttırmakta ve bildirmektedir.

    “Herbir masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki, ancak herşeyi halk eden Hâlıka mahsustur…( Mesnevî-i Nuriye - Lem'alar) “ Her bir masnûun yüzündeki sikke ise her bir insanın alâmet-i fârikası olan ve Vâhidiyet içersinde Ehadiyet tecellisi olan simaların farklılığıdır. Yani her bir insanın siması o masnûun yüzüne vurulan birlik sikkesi ve mührüdür ki o farklılık sikkesi yine Vâhidiyet sırrı içersinde Ehadiyet tecellisini göstermektedir. “Herbir masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki, ancak herşeyi halk eden Hâlıka mahsustur….” Demek ki her masnûdaki sikkeler sadece her şeyi yaratan ve halk eden Vâhid-i Ehade hastır ve taklidi mümkün değildir. Bir çiçekteki veya bitkilerdeki sanat ve tezyinat o taklid edilmez sikkeler olarak o çiçeğin hâlıkına has sikkelerdir.(abdulbaki)
    Yazar : Risale Forum
    iman insanı insan eder.


    Not : O şimdi ehli cennet biiznillah..

    Ölüm Tarihi : Ağustos 2011

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.142
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 186 + 11440


    Cevap: Mesnevi-i Nuriye Dersleri 3 "Bakınız, Her masnûun yüzünde öyle bir sikke vardır ki.."

    “Eğer bütün emsalim ve yüzümüzdeki sikke-i kudret…( Otuz İkinci Söz)” Bütün emsalim, yani bütün masnûdaki Kudret sikkesi aynı ise yine bu sikke taklid edilmez bir zatı göstermektedir. Hakîkâten Vâhid-i Ehad sikkesi bu noktada daha berrak görülmektedir. Bütün emsallerde ve o emsallerin yüzlerinde benzer ve aynı sikkeler Vâhid-i Ehade işaret etmektedir.

    “Herbir mahlûk-u cüz'î üstünde ehadiyetin sikkesi olduğu gibi;…( Mesnevî-i Nuriye - Nur'un İlk Kapısı)” Burada da külde tecelli eden Vâhidiyet içinde cüzde tecelli eden Ehadiyet sikkeleri nazara sunulmuştur.

    Sikke ile dâhâ çok masnâattaki Vâhid-i Ehad tecellilerini anlamaya çalışıyoruz.

    “Göreceksin ki bir Sâni-i Zülcelâlin, bir Fâtır-ı Zülcemâlin, o serilmiş ve serpilmiş masnuattan herbir masnu üstünde, Hâlık-ı Külli Şeye mahsus bir sikkesi; ve herbir mahlûku üstünde, Sâni-i Külli Şeye has bir hâtemi; ve kalem-i kudretin birer menşûru olan sahâif-i leyl ve nehar, yaz ve baharda yazılan tabakat-ı mevcudat üstünde, taklit kabul etmez bir turra-i garrâsı vardır.( Yirmi İkinci Söz)”

    Yukarıdaki izahlarda;
    • Her bir masnûu üzerinde hususi sikke;
    • Her bir mahlûk üzerinde has bir hâtem;
    • Tabakat-mevcûdât üstünde taklid kabul edilmez parlak turra denilmektedir.
    (abdulbaki)
    Yazar : Risale Forum
    iman insanı insan eder.


    Not : O şimdi ehli cennet biiznillah..

    Ölüm Tarihi : Ağustos 2011

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222