Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Mesajlar Mesajlar
    227
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 67 + 3178


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Mesnevi-i Nuriye 8. Ders - Cenâb-ı Hakkın Vahdet ve Bekasının Delilleri


    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

    Esselamün aleyküm ve rahmetullah.

    Açıklamalı derslerimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Anladıklarımızı paylaşmaya, anlamadıklarımızı da birlikte anlamaya çalışalım inşaallah. Selam ve dua ile.


    Bilgi
    ON BİRİNCİ LEM’A: Arkadaş! Bir nev’in efradı arasındaki tevafuk ve bir cinsin envâı arasında âzâ-yı esasiyede bulunan müşabehet, sikkenin ittihadına, kalemin vahdetine delâlet ettiklerinden anlaşılıyor ki, bütün mütevafık ve müteşabihler, yani birbirine benzeyen çokluk, bir Zât-ı Vâhidin eser-i san’atıdır.

    Kezalik, inşa ve icadlarda görünen şu suhulet-i mutlaka, bütün mevcudatın bir Sâni-i Vâhidin eseri olduğunu, vücub derecesinde istilzam ediyor. Aksi halde, suubet, güçlük öyle bir derece-i imtinâ ve muhaliyete çıkacaktır ki, o cins ve nevilerin ademden vücuda çıkmalarına bir sed çekilmiş olur. Binaenaleyh, Cenâb-ı Hakkın zâtında şeriki olmadığı gibi—çünkü intizam bozulur, âlem fesada gider—fiilinde de şeriki yoktur. Çünkü, suubetten, güçlükten dolayı âlemin ademden çıkmamasına sebep olur.

    ON İKİNCİ LEM’A: Arkadaş! Hayat, Hâlıkın ehadiyetine burhan olduğu gibi, mevt de devam ve bekasına bir delildir.

    Evet, nasıl akan nehirlerin, dalgalanan denizlerin kabarcıkları ve yeryüzünde bulunan sair şeffaflar, şemsin ziyâ ve timsallerini göstermekle şemsin vücuduna şehadet ettikleri gibi, o kabarcık gibi şeffaflar ölüp söndükten sonra yerlerine müteselsilen gelip geçen emsalleri, yine şemsin ziyâ ve timsallerini gösterdiklerinden, şemsin devam ve bekasına ve bütün o şuâat, celevat ve timsallerin bir şems-i vâhidin eseri olduklarına şehadet ediyorlar. İşte o şeffaflar, vücutlarıyla şemsin vücuduna ve ademleri ve ölümleriyle de şemsin devam ve bekasına delâlet ediyorlar.

    Kezalik, mevcudat, vücuduyla Vâcibü’l-Vücudun vücub-u vücuduna ve ölüm ve zevaliyle, teceddüdî bir teselsülle yerlerine gelen emsali, Sâniin ezelî ve ebedî vâhidiyetine şehadet ediyorlar.

    Evet, leyl ve neharın ihtilâfı, fusul-i erbaanın tahavvülü ve unsurların tebeddülü hengâmlarında meydana çıkan şu güzel mevcudat ve bu lâtif masnuatta devam ile cereyan eden mübadele ve devr ü teslim muamelesi kat’î bir şehadetle, sermedî, âlî, dâimüttecellî bir Sahib-i Cemâlin vücuduna ve bekasına ve vahdetine şehadet eden kat’î bir burhandır.

    Ve keza, senevî inkılâplarda, müsebbebatla esbabın birlikte ölüm ve zevali ve sonradan ikisinin yine birlikte iâdeleri, esbabın da müsebbebat gibi âciz masnu ve mahlûklardan olduğuna delâlet ettiği gibi, bu masnuat ve mevcudatın, bir Zât-ı Vâhidin müteceddid bir san’atı olduğuna da şehadet eder.


    Mesnevi-i Nuriye


    Tavsiye
    Benzer Dersler: [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.][Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.][Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]


    Diğer dersler: [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Benzer Konular
    Risale Açıklamalı 70 - Cenâb-ı Hakkın Vahdet ve Bekasının Delilleri
    Risale Açıklamalı 70 - Cenâb-ı Hakkın Vahdet ve Bekasının Delilleri بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
    Mesnevi-i Nuriye 7. Ders - Tevhidde Suhulet Vardır..
    Mesnevi-i Nuriye 7. Ders - Tevhidde Suhulet Vardır.. بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
    Mesnevi-i Nuriye 4. Ders - Hayat Hâtemine Bakınız..
    Mesnevi-i Nuriye 4. Ders - Hayat Hâtemine Bakınız.. Bismillahirrahmanirrahim. Esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daimen. Açıklamalı derslerimize ve anladıklarımızı paylaşmaya devam ediyoruz inşallah. Bu hafta Mesnevi-i Nuriye'den tevhidle a
    Mesnevi-i Nuriye 1. Ders - Sebepler İzzet ve Azamete Perdedir..
    Mesnevi-i Nuriye 1. Ders - Sebepler İzzet ve Azamete Perdedir.. Bismillahirrahmanirrahim Es-selamu aleyküm verahmetullahi ve berekatuhu... Bu gün itibariyle mesneviden soru-cevap şeklinde konular incelenerek istifade etmeye çalışacağız bi-iznillah, sizlerinde aklında bulunan sorula
    Mesnevi-i Nuriye 2. Ders - Arkadaş Tevhid İki Çeşit Olur..
    Mesnevi-i Nuriye 2. Ders - Arkadaş Tevhid İki Çeşit Olur.. Bismillahirrahmanirrahim Esselatü Vesselamü Aleyke Ya RASULALLAH .. Esselatü vesselamü aleyke ya HABİBALLAH Esselatü vesselamü aleyke ya Seyyidel evveline vel'ahirin Veselamün alel mürselin Velhamdülillahi Rabbil
    Yazar : Risale Forum
    Konu Huseyni tarafından (28-01-2013 Saat 20:31 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Mesajlar Mesajlar
    227
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 67 + 3178


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 55 - Cenâb- Hakkın Vahdet ve Bekasının Delilleri

    Not
    ON BİRİNCİ LEM’A: Arkadaş! Bir nev’in efradı arasındaki tevafuk ve bir cinsin envâı arasında âzâ-yı esasiyede bulunan müşabehet, sikkenin ittihadına, kalemin vahdetine delâlet ettiklerinden anlaşılıyor ki, bütün mütevafık ve müteşabihler, yani birbirine benzeyen çokluk, bir Zât-ı Vâhidin eser-i san’atıdır.



    Türler arasındaki benzerlikler, onların aynı elden çıktığının delilidir. Mesela insan türünü ele alırsak; her insanda yüz var ve her insanın yüzü aynı yerde. Her insanda el, kol, ayak, kalp, ciğer vs. azalar var ve istisnalar haricinde - istisnalar kaideleri bozmaz - hepsi aynı yerde ve birbirine benzer şekillerde. Her insanda akıl var ve muhtelif hissiyat var. Bütün bunlar insan türünün tek bir Yaratıcısının olduğunu gösteriyor. Diğer canlı türlerini de buna kıyas edebiliriz. Sonuç değişmeyecektir. Aynı benzerlikler diğer canlı türleri arasında da geçerlidir.

    Not
    Kezalik, inşa ve icadlarda görünen şu suhulet-i mutlaka, bütün mevcudatın bir Sâni-i Vâhidin eseri olduğunu, vücub derecesinde istilzam ediyor. Aksi halde, suubet, güçlük öyle bir derece-i imtinâ ve muhaliyete çıkacaktır ki, o cins ve nevilerin ademden vücuda çıkmalarına bir sed çekilmiş olur. Binaenaleyh, Cenâb-ı Hakkın zâtında şeriki olmadığı gibi—çünkü intizam bozulur, âlem fesada gider—fiilinde de şeriki yoktur. Çünkü, suubetten, güçlükten dolayı âlemin ademden çıkmamasına sebep olur.



    Bir işin tek bir merkezden idare edilmesi kolaylığı, farklı farklı yerlerden idare edilmesi ise zorluğu netice verir. Mesela bir ordunun her bir askerinin erzakının farklı yerden geldiğini düşünelim. Ne kadar müşkül olacağı malumdur. Ya da her bir askerin silahının ayrı fabrikadan geldiğini varsayalım. Hem temin etmede zorluk, hem de karmaşıklık olacağı aşikardır. Halbuki her askerin erzakı tek bir yerden, silahı tek bir yerden, elbiseleri tek bir yerden ve emirleri dahi tek bir yerden geldiği takdirde hem kolaylık hem de düzenli bir ordu meydana gelecektir.

    Bunun gibi kainatta Rabbimizin yaptığı gördüğümüz ya da göremediğimiz sayısız icad ve inşalar var. Mesela bahar mevsimi bu icad ve inşa faaliyetlerinin en çok göründüğü bir dönem. Bir bakıyoruz ki çok kısa bir sürede binlerce bitki ve hayvan türü bir anda ortalığı şenlendirmiş. Geçen baharın nerdeyse kopyası gibi. Ne kadar da çabuk icad ediliyorlar ve kolay yapılıyorlar. Binlerce tür hayvanat ve nebatat bir anda, birbiri içinde iken karıştırılmadan ve şaşırmadan, hatasız, noksansız, mükemmel ve muntazam ve süratli bir şekilde yaratılmasındaki, meydana getirilmesindeki kolaylıklar; bu faaliyetlerin ancak tek bir Zat tarafından yapılması halinde olabilir. Yoksa olamaz. Çünkü ayetle de sabittir ki Allah'ın şeriki olsaydı kainatta bir düzen, yaratmada bir kolaylık ve çabukluk, mükemmellik, intizam olamazdı. Herşey karmakarışık olurdu, hatta kainat vücuda gelmezdi. Bundan da anlıyoruz ki Allah'ın Zatının ortağı olmadığı gibi, faaliyetlerinin yani fiillerinin de ortağı yoktur. Birşeyin olmasını murad ettiğinde "Ol der, oluverir."
    Yazar : Risale Forum
    Sana muasır bir vücut olamadığımdan dolayı müteessirim, ey Muhammed (a.s.m.)!

    Muallimi ve nâşiri olduğun bu kitap, senin değildir; o Lâhutîdir. Bu kitabın Lahutî olduğunu inkâr etmek, mevzu ilimlerin butlanını ileri sürmek kadar gülünçtür. Bunun için, beşeriyet senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bundan sonra göremeyecektir. Ben, huzur-u mehabetinde kemal-i hürmetle eğilirim.

    (Prens Bismarck)

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Mesajlar Mesajlar
    227
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 67 + 3178


    Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 55 - Cenâb- Hakkın Vahdet ve Bekasının Delilleri

    Not
    ON İKİNCİ LEM’A: Arkadaş! Hayat, Hâlıkın ehadiyetine burhan olduğu gibi, mevt de devam ve bekasına bir delildir.

    Evet, nasıl akan nehirlerin, dalgalanan denizlerin kabarcıkları ve yeryüzünde bulunan sair şeffaflar, şemsin ziyâ ve timsallerini göstermekle şemsin vücuduna şehadet ettikleri gibi, o kabarcık gibi şeffaflar ölüp söndükten sonra yerlerine müteselsilen gelip geçen emsalleri, yine şemsin ziyâ ve timsallerini gösterdiklerinden, şemsin devam ve bekasına ve bütün o şuâat, celevat ve timsallerin bir şems-i vâhidin eseri olduklarına şehadet ediyorlar. İşte o şeffaflar, vücutlarıyla şemsin vücuduna ve ademleri ve ölümleriyle de şemsin devam ve bekasına delâlet ediyorlar.

    Kezalik, mevcudat, vücuduyla Vâcibü’l-Vücudun vücub-u vücuduna ve ölüm ve zevaliyle, teceddüdî bir teselsülle yerlerine gelen emsali, Sâniin ezelî ve ebedî vâhidiyetine şehadet ediyorlar.

    Evet, leyl ve neharın ihtilâfı, fusul-i erbaanın tahavvülü ve unsurların tebeddülü hengâmlarında meydana çıkan şu güzel mevcudat ve bu lâtif masnuatta devam ile cereyan eden mübadele ve devr ü teslim muamelesi kat’î bir şehadetle, sermedî, âlî, dâimüttecellî bir Sahib-i Cemâlin vücuduna ve bekasına ve vahdetine şehadet eden kat’î bir burhandır.

    Ve keza, senevî inkılâplarda, müsebbebatla esbabın birlikte ölüm ve zevali ve sonradan ikisinin yine birlikte iâdeleri, esbabın da müsebbebat gibi âciz masnu ve mahlûklardan olduğuna delâlet ettiği gibi, bu masnuat ve mevcudatın, bir Zât-ı Vâhidin müteceddid bir san’atı olduğuna da şehadet eder.


    Mesnevi-i Nuriye





    Hayat Allah'ın cc. varlığının ve birliğinin apaçık delillerindendir. O'ndan başka hayat verecek yoktur. Bu Lem'a dan önceki onbir Lem'a hayatın Allah'ın vahdetine delil olması ile ilgili derslerdir. Hayat gibi ölüm de Cenab-ı Hakkın devam ve bekasına delildir. "Nasıl ki hayatın dünyaya gelmesi bir halk ve takdirledir. Öyle de, dünyadan gitmesi de bir halk ve takdirle, bir hikmet ve tedbirledir." İkinci Mektup

    Bir fabrika düşünelim. Bir taraftan hammadde gelip, tezgahlarda işlenirken, diğer taraftan da fabrikadan çıkışı yapılıyor. Bundan anlarız ki, fabrika ve içindeki tezgahların bir sürekliliği var ki, gelen hammadde, belli birtakım işlemlere tabi tutulup sonra çıkışı yapılıyor. Fabrikanın ve tezgahların olmayışı, fabrikada olup biten süreçlerin tamamınında olmaması anlamına gelir. Teşbihte hata olmasın, hayat ve ölümü de bunun gibi düşünebiliriz. Gözümüz önünde cereyan eden sürekli geliş-gidişler var. Bir taraftan haddi sınırı olmayan mevcudat hayat sahibi olurken, diğer taraftan bir o kadarı da ölümü tadıp gidiyor. Bir anlamda yeni gelenlere yer açıyor.

    Bir harf varsa, onu yazan bir de kalem olmalıdır. Bir fiil varsa, elbette bir failden südur eder. Hayat ve ölüm gibi sürekli olan bir faaliyetin, failsiz olduğuna ihtimal verecek bir akıl yoktur. Bu faaliyetler bir Fail-i Muhtarın varlığını kesin olarak ispat ettiği gibi, O Failin devam ve bekasına da delildir aynı zamanda. Bir saraya girip çıkan misafirler varsa, sarayın devamlılığına delildir. Hayat ve ölüm de dünyada sürekli görünen iki gerçektir. Ve her gelip giden, o faaliyeti sürekli olarak gerçekleştiren bir Zattan haber veriyor.

    Üstad Hazretlerinin yukarıda verdiği misale göre; Nehirde parlayan her kabarcık, çok geçmeden yerini başka bir kabarcığa bırakıyor. Kısa bir süre parıldayıp sonra kayboluyor. Sonra yerine bir başkası geçiyor ve o da çok durmadan bir yenisine bırakıyor yerini. Katreler sürekli gidip geliyor, ancak sabit bir noktada, her bir katre, bir an da olsa, güneşin ziyasına mazhar oluyor. Bundan anlaşılır ki, geçici olan su katreleridir ve sabit olan, kalıcı olan, onları o ziyaya mazhar eden şemstir yani güneştir. Hayat ve ölüm de bunun gibidir. Zihayatlar da, tıpkı nehirde bir an güneşin ziyasına mazhar olup, sonra yerini diğerlerine bırakan su katreleri gibidir. Gitmeleri kendilerinin fani olduğunu gösterdiği gibi, yerine yeni gelenlerin de hayata mazhar olması ve sonra onun da ölmesi, daimi bir Hayat sahibinin varlığından haber veriyor.

    Bir yandan ter ü taze gelip diğer yandan kaybolan her güzellik, daimi bir Cemîl den haber veriyor. Binlerce tür hayat sahibinin, sonbahar ve kış mevsiminde sebepleriyle birlikte ortadan kaybolmaları ve ardından gelen baharla yeniden aynı şekilde iadeleri, yeniden yaratılmaları, bir Kadîm-î Bakî'den haber veriyor. Daha bunlar gibi misallerini sürekli gördüğümüz sayısız mükemmelliklerin, sayısız güzelliklerin, sayısız esbab ve müsebbebatının yani sebebin ve ondan ortaya çıkan neticenin, sayısız sanatların, haddi sınırı olmayan nimetlerin, hayatların vs. ölüp, yerlerine aynı şekilde benzerlerinin gelmesi; bu faaliyetleri sürekli gerçekleştiren, daimi olan Cenab-ı Haktan haber veriyor.
    Yazar : Risale Forum
    Sana muasır bir vücut olamadığımdan dolayı müteessirim, ey Muhammed (a.s.m.)!

    Muallimi ve nâşiri olduğun bu kitap, senin değildir; o Lâhutîdir. Bu kitabın Lahutî olduğunu inkâr etmek, mevzu ilimlerin butlanını ileri sürmek kadar gülünçtür. Bunun için, beşeriyet senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bundan sonra göremeyecektir. Ben, huzur-u mehabetinde kemal-i hürmetle eğilirim.

    (Prens Bismarck)

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222