Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 2/2 İlkİlk 12
13 sonuçtan 11 ile 13 arası

  1. #11
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Mektubat 8. Ders - Tasavvuf Meyvedir, Hakaik-i İslâmiye Gıdadır.

    Not
    Eskiden kırk günden tut, tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile bazı hakaik-i imaniyeye ancak çıkılabilirdi. Şimdi ise, Cenâb-ı Hakkın rahmetiyle, kırk dakikada o hakaike çıkılacak bir yol bulunsa, o yola karşı lâkayt kalmak elbette kâr-ı akıl değil. İşte, otuz üç adet Sözler, böyle Kur’ânî bir yolu açtığını, dikkatle okuyanlar hükmediyorlar.



    Konunun başındaki İmam-ı Rabbainye (r.a.) ait bir sözü şu şekildeydi. “Bütün tariklerin nokta-i müntehâsı, hakaik-i imaniyenin vuzuh ve inkişafıdır.” İşte o iman hakikatlerinin inkişafına, eskiden seyr ü sülûk yoluyla kırk günden taa kırk yıla kadar zaman gerekiyordu. Risale-i Nur ise o iman hakikatlerinin her birini kırk gün değil, kırk yıl değil, kırk dakikada ikna aklı ve vicdanı ikna edicek bir tarzda izah ediyor. Yani madem seyrü süluktan maksat iman hakikatleridir, o zaman o yolu kısaltan bir metod varsa elbette o yolu denemek elzemdir. Üstad bir risalede, bu risaleleri bir sene anlıyarak okuyanın bu zamanın mühim bir alimi olabileceğinden bahsediyor. Ve yine Risale-i Nurun Oniki büyük tarikatın hülasası olduğundan bahsediyor. Yani Risale-i Nurla iman hakikatlerine hizmet, seyrü sülukla gidilen yolun sevabını da kazandırıyor inşaallah. Böyle kısa ve kestirme bir yola lakayd kalmak olur mu ?

    Hem kendi tarikatını muhafaza ederekte Risale-i Nurla iman hakikatlerine hizmet etmek yolu açık.

    Tavsiye
    Şimdi en mühim tekkeler ehli, ehl-i tarikattır. Bütün kuvvetleriyle Nur Risalelerini nurlandırmaları ve sahip çıkmaları lâzım ve elzemdir. (HAŞİYE) Şimdiye kadar ben yalnız iman hakikatini düşünüp “Tarikat zamanı değil, bid’alar mâni oluyor” dedim. Fakat şimdi, sünnet-i Peygamberî dairesinde, bütün on iki büyük tarikatın hulâsası olan ve tariklerin en büyük dairesi bulunan Risale-i Nur dairesi içine, her tarikat ehli kendi tarikatı dairesi gibi görüp girmek lâzım ve elzem olduğunu bu zaman gösterdi.

    Hem ehl-i tarikatın en günahkârı dahi çabuk dinsizliğe giremiyor; kalbi mağlûp olamıyor. Onun için onlar tam sarsılmaz, hakikî Nurcu olabilirler. Yalnız mümkün olduğu kadar bid’atlara ve takvâyı kıran büyük günahlara girmemek gerektir.


    HAŞİYE İşte mühim bir nümunesi: Seydişehirli Hacı Abdullah’ın bütün mensupları, hem Kastamonu’da, hem Isparta’da, hem Eskişehir’de Risale-i Nur dairesini kendi tarikat daireleri telâkki etmişler ki, onlardan Nurlara rastlayanlar, takdirkârâne sahip çıkıyorlar. Onlara bin bârekâllah...


    Emirdağ Lahikası



    Tavsiye
    Bir sene bu risaleleri ve bu dersleri anlayarak ve kabul ederek okuyan, bu zamanın mühim, hakikatli bir âlimi olabilir. Eğer anlamasa da, madem Risale-i Nur şakirtlerinin bir şahs-ı mânevîsi var; şüphesiz o şahs-ı mânevî bu zamanın bir âlimidir.


    Lem'alar

    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  2. #12
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Mektubat 8. Ders - Tasavvuf Meyvedir, Hakaik-i İslâmiye Gıdadır.

    Not
    Madem hakikat budur. Esrar-ı Kur’âniyeye ait yazılan Sözler, şu zamanın yaralarına en münasip bir ilâç, bir merhem ve zulümatın tehacümatına maruz heyet-i İslâmiyeye en nâfi bir nur ve dalâlet vâdilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olduğu itikadındayım.


    Her hastanın hastalığına göre ilaç verir doktor. Verilen ilaç zamanın ve hastalığın değişimine göre değişime uğrar. Üstad Hazretleri manen bu asrın başhekimi hükmündedir. Ve eserleri de beşerin bu zamanda manevi yaralarına, zayıflayan iman ve itikadına en münasip ilaçlar hükmündedir. Çünkü bu zamanın en büyük yarası iman ve itikadla ilgilidir ve Risale-i Nur, hammaddesini Kur'anın ayetlerinden aldığı tesirli ilaçlarıyla, en önce o yaraları tedavi ediyor.


    Not
    Bilirsiniz ki, eğer dalâlet cehaletten gelse, izalesi kolaydır. Fakat dalâlet fenden ve ilimden gelse, izalesi müşküldür. Eski zamanda ikinci kısım binde bir bulunuyordu. Bulunanlardan ancak binden biri irşadla yola gelebilirdi. Çünkü, öyleler kendilerini beğeniyorlar. Hem bilmiyorlar, hem kendilerini bilir zannediyorlar. Cenâb-ı Hak şu zamanda, i’câz-ı Kur’ân’ın mânevî lemeâtından olan malûm Sözleri, şu dalâlet zındıkasına bir tiryak hâsiyetini vermiş tasavvurundayım.



    Buradaki "Sözler" Risale-i Nur'un tamamıdır. Burada dikkat çekilen dalaletin fenden ve ilimden gelmesi meselesi, işte şu zamanın en dehşetli mevzusudur ve çokları bu yüzden imanlarını kaybetmiş ve kaybetmektedir. Zamana göre şartların değiştiğinden bahsetmiştik. Mesela fen ve felsefe günümüzdeki kadar, hiçbir devirde yaygınlaşıp, insanların zihinlerini bu derece bulandırmamıştır. O yüzden de fen ve felsefe yoluyla, ilim yoluyla imanını kaybedenler, hususi olarak onunla ilgilenenler hariç, nadir bulunurdu. Bu yolda imanını kaybetmiş birinin, şüphelerini izale etmek müşkül bir iştir. Risale-i Nur elhamdülillah o şüphelerden eser bırakmıyor. Çünkü zaman değişmiş, şartlar değişmiş, buna orantılı olarak ilaçlarda değişmiş. Allah cc. her zamanın hastalığını biliyor ve ona göre de hekimini ve ilacını da gönderiyor. Bu zamanda ilimle, fen yoluyla imana saldıranların batıl fikirlerini, Risale-i Nur delilleriyle çürütmüş ve o fikirleri tesirsiz bırakmıştır.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  3. #13
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    Cevap: Mektubat 8. Ders - Tasavvuf Meyvedir, Hakaik-i İslâmiye Gıdadır.

    Not
    SİLSİLE-İ Nakşînin kahramanı ve bir güneşi olan İmam-ı Rabbânî (r.a.), Mektubat’ında demiş ki: “Hakaik-i imaniyeden bir meselenin inkişafını, binler ezvak ve mevâcid ve kerâmâta tercih ederim.”3

    Hem demiş ki: “Bütün tariklerin nokta-i müntehâsı, hakaik-i imaniyenin vuzuh ve inkişafıdır.”4



    Sonra, o seyyah-ı âlem asırlarda gezerken, Müceddid-i Elf-i Sâni İmam-ı Rabbânî Ahmed-i Farûkî’nin medresesine rast geldi, girdi, onu dinledi. O imam, ders verirken diyordu:

    “Bütün tarîkatlerin en mühim neticesi hakaik-ı imaniyenin inkişafıdır” ve
    “Birtek mesele-i imaniyenin vuzuhla inkişafı, bin kerâmâta ve ezvâka müreccahtır.”


    Hem diyordu:

    “Eski zamanda, büyük zâtlar demişler ki:


    ‘Mütekellimînden ve ilm-i kelâm ulemasından birisi gelecek,
    bütün hakaik-i imaniye ve İslâmiyeyi delâil-i akliye ile kemâl-i vuzuhla ispat edecek.’
    Ben istiyorum ki, ben o olsam, belki HAŞİYE-1 o adamım”
    diye,

    iman ve tevhid
    bütün kemâlât-ı insaniyenin esası,
    mayesi,
    nuru,
    hayatı olduğunu
    ve 1 تَفَكُّرُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ düsturu,
    tefekkürat-ı imaniyeye ait bulunması
    ve Nakşî tarîkatında hafî zikrin ehemmiyeti ise,
    bu çok kıymettar tefekkürün bir nev’i olmasıdır diye tâlim ederdi.


    Seyyah tamamıyla işitti, döndü, nefsine dedi ki:

    Madem bu kahraman imam böyle diyor,
    ve madem bir zerre kuvvet-i imaniyenin ziyadeleşmesi
    bir batman marifet ve kemâlâttan daha kıymetlidir
    ve yüz ezvâkın balından daha tatlıdır.


    Ve madem, bin seneden beri iman ve Kur’ân aleyhinde teraküm eden
    Avrupa feylesoflarının itirazları ve şüpheleri yol bulup ehl-i imana hücum ediyor.

    Ve bir saadet-i ebediyenin
    ve bir hayat-ı bâkiyenin
    ve bir Cennet-i daimenin anahtarı,
    medarı,
    esası

    olan erkân-ı imaniyeyi sarsmak istiyorlar.
    Elbette herşeyden evvel imanımızı taklitten tahkike çevirip kuvvetlendirmeliyiz.


    Haşiye-1 Zaman ispat etti ki, o adam, adam değil, Risale-i Nur’dur. Belki ehl-i keşif Risale-i Nur’u ehemmiyetsiz olan tercümanı ve nâşiri sûretinde keşiflerinde müşahede etmişler, “bir adam” demişler.

    Dipnot-1 “Bir saat tefekkür, bir sene nafile ibadetten daha hayırlıdır.” el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ: 1:310; Gazâlî, İhyâu Ulûmü’d-Dîn: 4:409 (Kitâbu’t-Tefekkür); el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid: 1:78.


    Yedinci Şua/Ayetü'l Kübra Risalesi'nden..




    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222