+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
5 sonuçtan 1 ile 5 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar Mesajlar
    2.444
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 130 + 1870


    Kur'an Nedir? Tarifi Nasıldır?

    Kur'an, şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi.. ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi.. ve şu âlem-i gayb ve şehadet kitabının müfessiri.. ve zeminde ve gökte gizli esma-i İlahiyenin manevî hazinelerinin keşşafı.. ve sutûr-u hâdisatın altında muzmer hakaikin miftahı.. ve âlem-i şehadette âlem-i gaybın lisanı.. ve şu âlem-i şehadet perdesi arkasında olan ve âlem-i gayb cihetinden gelen iltifatat-ı ebediye-i Rahmaniye ve hitabat-ı ezeliye-i Sübhaniyenin hazinesi.. ve şu İslâmiyet âlem-i manevîsinin güneşi, temeli, hendesesi.. ve avalim-i uhreviyenin mukaddes haritası.. ve zât ve sıfât ve esma ve şuun-u İlahiyenin kavl-i şârihi, tefsir-i vâzıhı, bürhan-ı katı'ı, tercüman-ı satı'ı.. ve şu âlem-i insaniyetin mürebbisi.. ve insaniyet-i kübra olan İslâmiyetin mâ' ve ziyası.. ve nev'-i beşerin hikmet-i hakikiyesi.. ve insaniyeti saadete sevkeden hakikî mürşidi ve hâdîsi... ve insanlara hem bir kitab-ı şeriat, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı hikmet, hem bir kitab-ı ubudiyet, hem bir kitab-ı emr ü davet, hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı fikir, hem insanın bütün hacat-ı maneviyesine merci' olacak çok kitabları tazammun eden tek, câmi' bir kitab-ı mukaddes.. hem bütün evliya ve sıddıkînin ve urefa ve muhakkikînin muhtelif meşreblerine ve ayrı ayrı mesleklerine, herbirindeki meşrebin mezâkına lâyık ve o meşrebi tenvir edecek ve herbir mesleğin mesâkına muvafık ve onu tasvir edecek birer risale ibraz eden mukaddes bir kütübhane hükmünde bir kitab-ı semavîdir.
    ---------------------------------------
    Kitab-ı kebir-i kâinat: Büyük kainat kitabı, evrenin büyük kitabı.
    Tercüme-i ezeliye: Allah'ın(cc) ezelî sözleri ve açıklamaları.
    Âyât-ı tekviniye: Allah'ı(cc) tanıtan, varlığına ve birliğine dedil olan yaratılmış eserler.
    Mütenevvi: Çeşitli, türlü türlü.
    Tercüman-ı ebedîsi: Ölümsüz ve sonsuz tercümanı (açıklayıcısı).
    Âlem-i gayb: Beş duyu organıyla hissedilip bilinmeyen dünya.
    Şehadet: Şahitlik, tanıklık.
    Müfessir: İzah eden, açıklayan.
    Esma-i İlahiye: Allah'a (cc) ait isimler.
    Keşşaf: Keşfedici, ortaya çıkarıcı.
    Sutûr-u hâdisat: Olaylar satırları.
    Muzmer: Gizli, saklı, örtülü.
    Hakaik: Gerçekler ve doğrular.
    Miftah: Anahtar.
    Âlem-i şehadet: Beş duyu organımızla açılabildiğimiz dünya.
    Cihet: Yön, taraf.
    İltifatat-ı ebediye-i Rahmaniye: Bütün nimetlerin sahibi ve bütün canlı varlıkların ihtiyaçlarının vericisi olan Allah'ın(cc) sonsuz sürecek yakın ilgileri ve iyilikleri.
    İslâmiyet: Müslümanlık.
    Hendese: Çizgi, yüzey ve hacim olarak bu üç şeklin özelliklerini inceleyen matematik kolu.
    Avalim-i uhreviye: Ahiret (öbür dünya) âlemleri.
    Mukaddes: Kusursuz, her türlü noksanlardan uzak olan, kutsal.
    Şuun-u İlahiye: Allah'a (cc) ait işler, Allah'ın(cc) yaptığı işler.
    Kavl-i şârih: Açıklayıcı söz, açıklayan söz.
    Tefsir-i vâzıh: Apaçık geniş açıklama.
    Bürhan-ı katı': Kesin delil.
    Tercüman-ı satı': Nur saçarak anlatmaya ve aktarmaya aracı olan.
    Âlem-i insaniyet: İnsanlık dünyası.
    Mürebbi: Terbiyeci, terbiye eden.
    İnsaniyet-i kübra: Büyük insanlık.
    Mâ': Su.
    Ziya: Işık.
    Saadet: Mutluluk.
    Mürşid: Doğru yolu gösteren.
    Hâdî: Hidayet eden.
    Kitab-ı şeriat: Allah'ın(cc) emir ve yasaklarını ve kanunlarını bildiren kitab.
    Kitab-ı dua: Yalvarışı ve nelerin nasıl isteneceklerini öğreten kitab.
    Kitab-ı hikmet: Allah'ın(cc) yüce gayesini bildiren kitab.
    Kitab-ı ubudiyet: Allah'a(cc) kulluk etme şeklini bildiren kitab.
    Kitab-ı emr ü davet: Allah'ın(cc) emirlerini bildiren ve doğru yola çağıran kitab.
    Kitab-ı zikir: Allah'ı(cc) anma kitabı.
    Kitab-ı fikir: Düşünmenin gerekliliğini ve düşünülmesi gerekenleri ve düşünme şeklini bildiren kitab.
    Hacat-ı maneviye: Ruha ve kalbe ait ihtiyaçlar.
    Merci': Baş vurulacak ve sığınılacak yer.
    Tazammun: İçine almak.
    Câmi': Kendinde toplayan.
    Kitab-ı mukaddes: Kutsal ve kusursuz kitab.
    Evliya: Allah(cc) dostu ermiş kimseler.
    Sıddıkîn: Dine doğruluk üzere samimi bağlı bulunanlar.
    Urefa: Allah'ı(cc) gerektiği gibi tanıyanlar.
    Muhakkikîn: Araştırmacılar, gerçeğin iç yüzünü derinlemesine inceleyerek anlayan büyük islâm alimleri.
    Muhtelif: Çeşitli, ayrı ayrı.
    Meşreb: Anlayış tarzı. Gidiş şekli.
    Mezâk: Zevk, manevî zevk.
    Tenvir: Nurlandırma, ışıklandırma.
    Mezâkına: Gayesine, hedefine.
    Muvafık: Uygun, yerinde.
    Risale: İlmi konuda yazılmış küçük kitap.
    İbraz: Gösterme, ortaya koyma.
    Kitab-ı semavî: Allah(cc) katından gönderilen kitab.


    Kur'an arş-ı a'zamdan, ism-i a'zamdan, her ismin mertebe-i a'zamından geldiği için, Onikinci Söz'de beyan ve isbat edildiği gibi; Kur'an, bütün âlemlerin Rabbi itibariyle Allah'ın kelâmıdır. Hem bütün mevcudatın İlahı ünvanıyla Allah'ın fermanıdır. Hem bütün Semavat ve Arz'ın Hâlıkı namına bir hitabdır. Hem rububiyet-i mutlaka cihetinde bir mükâlemedir. Hem saltanat-ı âmme-i Sübhaniye hesabına bir hutbe-i ezeliyedir. Hem rahmet-i vasia-i muhita nokta-i nazarında bir defter-i iltifatat-ı Rahmaniyedir. Hem uluhiyetin azamet-i haşmeti haysiyetiyle, başlarında bazan şifre bulunan bir muhabere mecmuasıdır. Hem ism-i a'zamın muhitinden nüzul ile arş-ı a'zamın bütün muhatına bakan ve teftiş eden hikmetfeşan bir Kitab-ı Mukaddes'tir. Ve şu sırdandır ki, "Kelâmullah" ünvanı kemal-i liyakatla Kur'ana verilmiş ve daima da veriliyor. Kur'andan sonra sair enbiyanın kütüb ve suhufları derecesi gelir. Sair nihayetsiz kelimat-ı İlahiyenin ise bir kısmı dahi has bir itibarla, cüz'î bir ünvan ile, hususî bir tecelli ile, cüz'î bir isim ile ve has bir rububiyet ile ve mahsus bir saltanat ile ve hususî bir rahmet ile zahir olan ilhamat suretinde bir mükâlemedir. Melek ve beşer ve hayvanatın ilhamları, külliyet ve hususiyet itibariyle çok muhteliftir.
    ---------------------------------------
    Arş-ı a'zam: Allah'ın(cc) bütün isim ve sıfatlarını, güç ve hâkimiyetini doğrudan en üstün derecede gösterdiği en yüce makam.
    İsm-i a'zam: Allah'ın(cc) diğer isimlerini manaca kendinde bulunduran en başta gelen ve en geniş manalı ismi.
    Mertebe-i a'zam: En büyük mertebe.
    Beyan: İzah, açıklama, anlatma.
    Kelâm: Söz, konuşma.
    Mevcudat: Varlıklar.
    İlah: Kendisine ibadet edilen Allah(cc).
    Ferman: Emir, yazılı emir.
    Semavat: Gökler.
    Arz: Yeryüzü, dünya, zemin.
    Hâlık: Yoktan en güzel şekilde yaratan Allah(cc).
    Hitab: Söz söyleme, konuşma.
    Rububiyet-i mutlaka: Allah'ın(cc) sınırsız ve sonsuz terbiyeciliği ve her şeyin sahibi ve ihtiyaçlarının vericisi olması.
    Saltanat-ı âmme-i Sübhaniye: Her türlü noksanlıklardan uzak ve kusursuz olan Allah'ın(cc) herşeyi kuşatan sınırsın hakimiyet ve idare gücü.
    Hutbe-i ezeliye: Başlangıcı olmayan Allah'ın(cc) konuşması hitabı.
    Rahmet-i vasia-i muhita: Herşeyi kuşatan ve içine alan geniş rahmet.
    Nokta-i nazar: Bakış açısı.
    Defter-i iltifatat-ı Rahmaniye: Allah'ın(cc) merhametinin, iyilik ve lütuflarının yazılı olduğu defter.
    Uluhiyet: Allah'ın(cc) kainattaki bütün varlıkları emir ve idaresi altına alıp kendine kulluk ettirmesi.
    Azamet-i haşmet: Saygı ve korku uyandıran akıllara durgunluk veren yücelik ve büyüklük.
    Muhabere: Haberleşme.
    Mecmua: Seçilmiş yazıların düzenlenerek bir araya getirilmiş şekli.
    Muhit: İhata eden, kuşatan, çevreleyen.
    Nüzul: Aşağıya inmek, iniş.
    Muhat: Etrafı çevrilmiş, çevresi kuşatılmış.
    Teftiş: Kontrol etme, denetleme.
    Hikmetfeşan: Gerçek gaye ve faydaları gösteren.
    Kitab-ı Mukaddes: Kutsal ve kusursuz kitab.
    Kelâmullah: Allah'ın(cc) sözü.
    Ünvan: Lakap, isim, ad.
    Kemal-i liyakat: Tam layık olma.
    Sair: Diğer.
    Enbiya: Peygamberler.
    Kütüb: Kitablar.
    Suhuf: Sayfalar.
    Nihayetsiz: Sonsuz.
    Kelimat-ı İlahiye: Allah'a(cc) ait kelimeler, Allah'ın(cc) sözleri.
    Cüz'î: Küçük, sınırlı.
    Hususî: Özel.
    Tecelli: Görünme, kendini belli etme, kendini bildirme.
    Rahmet: Merhamet, acıma.
    Zahir: Açık, belli, görünür.
    İlhamat: Kalbe gelen manalar.
    Suret: Biçim, tarz, görünüş.
    Beşer: İnsan.
    Hayvanat: Hayvanlar.
    İlham: Allah(cc) tarafından kalbe gelen mana.
    Küllüyet: Bütünlük, genellik.
    Hususiyet: Özellik, özel olma.
    Muhtelif: Çeşitli, farklı, ayrı ayrı.


    Kur'an, asırları muhtelif bütün enbiyanın kitablarını ve meşrebleri muhtelif bütün evliyanın risalelerini ve meslekleri muhtelif bütün asfiyanın eserlerini icmalen tazammun eden ve cihat-ı sittesi parlak ve evham u şübehatın zulümatından musaffa ve nokta-i istinadı bilyakîn vahy-i semavî ve kelâm-ı ezelî.. ve hedefi ve gayesi, bilmüşahede saadet-i ebediye.. içi, bilbedahe hâlis hidayet.. üstü, bizzarure envâr-ı iman.. altı, biilmelyakîn delil ve bürhan.. sağı, bittecrübe teslim-i kalb ve vicdan.. solu, biaynelyakîn teshir-i akıl ve iz'an.. meyvesi, bihakkalyakîn rahmet-i Rahman ve dâr-ı cinan.. makamı ve revacı, bilhads-is sadık makbul-ü melek ve ins ü cânn bir kitab-ı semavîdir.
    ---------------------------------
    Muhtelif: Çeşitli, farklı, ayrı ayrı.
    Enbiya: Peygamberler
    Meşreb: Anlayış tarzı, gidiş şekli.
    Evliya: Allah(cc) dostu ermiş kimseler.
    Asfiya: İtikat(inanç), ahlâk, davranış, ilim ve düşüncede Peygamberimize (asm) tam bağlı kalarak yüksek dereceye ulaşmış derin bilgi sahibi din âlimleri.
    İcmalen: Kısaca, özet olarak.
    Tazammun: İçine almak.
    Cihat-ı sitte: Altı taraf, altı yön.
    Evham u şübehat: Evham(kuruntular) ve şüpheler.
    Zulümat: Karanlıklar.
    Musaffa: Safileşmiş, temizlenmiş, arınmış.
    Nokta-i istinad: Dayanma noktası, dayanılacak yer.
    Bilyakîn: Kesinlikle.
    Vahy-i semavî: Allah'tan(cc) peygamberlere gönderilen vahiy.
    Kelâm-ı ezelî: Allah'ın(cc) ezelî sözü ve konuşması.
    Bilmüşahede: Gözle görüldüğü gibi, göz önünde olarak.
    Saadet-i ebediye: Bitmez ve tükenmez sonsuz mutluluk.
    Bilbedahe: Apaçık, açık olarak, besbelli.
    Hidayet: Kur'anın gösterdiği doğru ve gerçek yol.
    Bizzarure: Zorunlu olarak, ister istemez.
    Envâr-ı iman: İman nurları.
    Biilmelyakîn: Kesin bir ilim ile, ilim bakımından kesinlik ile.
    Bürhan: İspat vasıtası, kesin delil.
    Bittecrübe: Tecrübe ile (denenmiş olarak).
    Teslim-i kalb ve vicdan: Kalbin ve vicdanın güvenle kabul edip benimsemesi.
    Biaynelyakîn: Gözle görürcesine.
    Teshir-i akıl ve iz'an: Akıl ve anlayışın büyülenip benimsetilmesi.
    Bihakkalyakîn: Yaşayıp deneyerek anlamak derecesinde bir kesinlikle.
    Rahmet-i Rahman: Sayısız nimetlerin sahibi ve vericisi olan Allah'ın(cc) merhameti.
    Dâr-ı cinan: Cennetler yurdu.
    Bilhads-is sadık: Düşünmeksizin bir anda sonuca ulaştıran doğru sezgi ve kavrayış ile.
    Makbul-ü melek ve ins ü cânn: Meleklerin, insanların ve cinlerin beğendiği.
    Kitab-ı semavî: Allah(cc) katından gönderilen kitab.


    İşarat-ül İ'caz

    Benzer Konular
    Kur'an Nedir? Tarifi Nasıldır?
    Kur'an Nedir? Tarifi Nasıldır? Kur'an, şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi.. ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi.. ve şu âlem-i gayb ve şehadet kitabının müfessiri.. ve zeminde ve gökte gizli esma-i İla
    Kur'ân nedir, tarifi nasıldır?
    Kur'ân nedir, tarifi nasıldır? Kur'ân nedir, tarifi nasıldır? Risale-i Nur dersi Devamı İçin Tıklayınız... Devami...
    Kur’ân Nedir, Tarifi Nasıldır?
    Kur’ân Nedir, Tarifi Nasıldır? Kur’ân Nedir, Tarifi Nasıldır? Kur’ân; Şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi, ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi,
    Kur’an nedir, tarifi nasıldır?
    Kur’an nedir, tarifi nasıldır? Günün Risale-i Nur dersi Devami...
    Kur'an Nedir? Tarifi Nasıldır?
    Kur'an Nedir? Tarifi Nasıldır? Birinci cüz': Kur'an, şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi.. ve âyât-i tekviniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi.. ve şu âlem-i gayb ve şehadet kitabının müfessiri... Ve zeminde ve gö
    Yazar : Risale Forum
    Konu fanidünya... tarafından (25-06-2016 Saat 12:35 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar Mesajlar
    2.444
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 130 + 1870


    Cevap: Kur'an Nedir? Tarifi Nasıldır?

    Hikmet: Nereden geliyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Bu dünyada işiniz nedir? Reisiniz kimdir?
    Hikmet: İnsanın, mevcudatın hakikatlerini bilip hayırlı işleri yapmak sıfatı. *Gözetilen fayda ve gaye. *Herkesin bilmediği gizli sebeb. *Sır. *Bilinmeyen nokta.

    Bu suale, benî-Âdem namına, emsali olan büyük peygamberler gibi, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm, nev'-i beşere vekaleten karşısına çıkarak şöyle cevabda bulundu:
    Benî-Âdem: Âdem oğulları.
    Namına: Adına.
    Muhammed-i Arabî: Arap toplumundan olan Hz.Muhammed(asm).
    Aleyhissalâtü Vesselâm: Salât ve selâm O'nun üzerine olsun.
    Nev'-i beşer: İnsanlar, insan türü.
    Vekaleten: Vekil olarak.


    Ey hikmet! Bu gördüğün insanlar, Sultan-ı Ezelî'nin kudretiyle yokluk karanlıklarından ziyadar varlık âlemine çıkarılan mahluklardır. Sultan-ı Ezelî, bütün mevcudatı içinde biz insanları seçmiş ve emanet-i kübrayı bize vermiştir. Biz haşir yoluyla saadet-i ebediyeye müteveccihen hareket etmekteyiz. Dünyadaki işimiz de, o saadet-i ebediye yollarını temin etmekle, re's-ül malımız olan istidadlarımızı nemalandırmaktır. Ve şu azîm insan kervanına, bundan sonra Sultan-ı Ezelî'den risalet vazifesiyle gelip riyaset eden benim. İşte o Sultan-ı Ezelî'nin risalet beratı olarak bana verdiği Kur'an-ı Azîmüşşan elimdedir. Şübhen varsa al, oku!
    Sultan-ı Ezelî: Başlangıcı olmayıp sonsuz olan Allah(cc).
    Kudret: Güç.
    Ziyadar: Işıklı, parlak.
    Mevcudat: Varlıklar.
    Emanet-i kübra: En büyük emanet, Allah(cc) tarafından verilen sınırlı kabiliyet ve sanat ölçüleriyle Allah'ın(cc) sınırsız ve sonsuz sıfat ve isimlerini anlama ve tanıtma görev ve sorumluluğu.
    Haşir: Yeniden diriliş. Dünyadan ölümle ayrılanların ahirette Allah(cc) tarafından tekrar diriltilip toplanması.
    Saadet-i ebediye: Bitmez ve tükenmez sonsuz mutluluk.
    Müteveccihen: Yönelerek, dönerek, yönelmiş olarak.
    Re's-ül mal: Sermaye, ana para.
    İstidad: Kabiliyet, yetenek.
    Nema: Gelişme, büyüme.
    Azîm: Büyük, yüce.
    Risalet: Peygamberlik.
    Berat: Ayrıcalık ve lütuf belgesi.
    Kur'an-ı Azîmüşşan: Şanı yüce Kur'an.


    İşarat-ül İ'caz
    Yazar : Risale Forum
    Konu fanidünya... tarafından (25-06-2016 Saat 12:36 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar Mesajlar
    2.444
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 130 + 1870


    (İşarat-ül İ'caz / Ecnebi Feylesofların beyanları) ndan

    Zamanlar Geçtikçe, Kur'anın Ulvî Sırları İnkişaf Ediyor
    Doktor Maurice (Moris), Le parler Française Roman (Löparle Franses Roman) ünvanlı gazetede Kur'anın Fransızca mütercimlerinden Selman Runah'ın tenkidatına verdiği cevabda diyor ki:

    Kur'an nedir? Her tenkidin fevkinde bir fesahat ve belâgat mu'cizesidir. Kur'anın, üçyüzelli milyon Müslümanın göğsünü haklı bir gururla kabartan meziyeti, onun her manayı hüsn-ü ifade etmesi itibariyle, münzel kitabların en mükemmeli ve ezelî olmasıdır. Hâyır, daha ileri gidebiliriz: Kur'an, kudret-i ezeliyenin, inayet ile insana bahşettiği kütüb-ü semaviyenin en güzelidir. Beşeriyetin refahı nokta-i nazarından Kur'anın beyanatı, Yunan felsefesinin ifadatından pek ziyade ulvîdir. Kur'an, arz ve semanın Hâlıkına hamd ü şükranla doludur. Kur'anın her kelimesi, her şeyi yaratan ve her şeyi haiz olduğu kabiliyete göre sevk ve irşad eden Zât-ı Kibriya'nın azametinde mündemicdir. Edebiyat ile alâkadar olanlar için Kur'an, bir kitab-ı edebdir. Lisan mütehassısları için Kur'an, bir elfaz hazinesidir. Şâirler için Kur'an, bir ahenk menbaıdır. Bundan başka bu kitab; ahkâm ve fıkıh namına bir muhit-i maariftir. Davud'un (A.S.) zamanından, Jan Talmus'un devrine kadar gönderilen kitabların hiçbiri, Kur'an-ı Kerim'in âyetleriyle muvaffakıyetli bir şekilde rekabet edememiştir. Bundan dolayıdır ki, Müslümanların yüksek sınıfları, hayatın hakikatını kavramak nokta-i nazarından ne kadar tenevvür ederlerse, o derece Kur'an ile alâkadar oluyorlar ve ona o kadar ta'zim ve hürmet gösteriyorlar.

    Müslümanların Kur'ana hürmetleri daima tezayüd etmektedir. İslâm muharrirleri, Kur'an âyetlerini iktibas ile yazılarını süslerler ve o yazılar o âyetlerden mülhem olurlar. Müslümanlar, tahsil ve terbiye itibariyle yükseldikçe, fikirlerini o nisbette Kur'ana istinad ettiriyorlar. Müslümanlar, kitablarına âşıktırlar ve onu kalblerinin bütün samimiyetiyle mukaddes tanırlar. Halbuki kütüb-ü İlahiyeye nâil olan diğer milletler, ne kitablarına ehemmiyet verirler ve ne de onlara hürmet gösterirler. Müslümanların Kur'ana hürmetlerinin sebebi; bu kitab payidar oldukça, başka bir dinî rehbere arz-ı ihtiyaç etmeyeceklerini anlamalarıdır. Filhakika Kur'anın fesahat, belâgat ve nezahet itibariyle mümtaziyeti, Müslümanları başka belâgat aramaktan vâreste kılmaktadır. Edebî dehâların ve yüksek şâirlerin, Kur'an huzurunda eğildikleri bir vakıadır. Kur'anın her gün daha fazla tecelli etmekte olan güzellikleri, her gün daha fazla anlaşılan fakat bitmeyen esrarı, şiir ve nesirde üstad olan müslümanları, üslûbunun nezahet ve ulviyeti huzurunda diz çökmeye mecbur etmektedir. Müslümanlar, Kur'anı tâ rûz-u haşre kadar payidar kalacak kıymet biçilmez bir hazine addeylerler ve onunla pek haklı olarak iftihar ederler. Müslümanlar, Kur'anı en fasih sözlerle, en rakik manalarla coşan bir nehre benzetirler. Şayet Monsieur Renaud (Mösyö Reno), İslâm âlemiyle temas etmek fırsatını elde edecek olursa, münevver ve terbiyeli Müslümanların, Kur'ana karşı en yüksek hürmeti perverde ettiklerini ve onun evamir-i ahlâkiyesine fevkalâde riayetkâr olduklarını ve bunun haricine çıkmamağa gayret ettiklerini görürdü. Yeni nesiller ve asrî mekteblerin me'zunları da, Kur'ana ve Müslümanlığa karşı müstehziyane bir cümlenin sarfına tahammül etmemektedirler. Çünki Kur'an, iki sıfatla bu ehliyeti haizdir:

    Bunların birincisi: Bugün ellerde tedavül eden Kur'anın Hazret-i Muhammed'e (A.S.M.) vahiy olunan kitabın aynı olmasıdır. Halbuki İncil ile Tevrat hakkında birçok şübheler ileri sürülmektedir.

    İkincisi:
    Müslümanlar, Kur'anı Arabçanın en kuvvetli muhafızı ve esasat-ı diniyenin amelî bir mahiyet almasının en kuvvetli menbaı telakki ederler. Binaenaleyh Monsieur Renaud (Mösyö Reno) eserini tashih edecek olursa, bu tercümesiyle, insanları tenvir hususunda insanlığa büyük bir muavenette bulunur ve bâtıl itikadların hududlarını târumâr etmeye hâdim olur.

    Doktor MAURİCE
    Yazar : Risale Forum

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar Mesajlar
    2.444
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 130 + 1870


    Cevap: Kur'an Nedir? Tarifi Nasıldır?

    Mister John Davenport, "Hazret-i Muhammed (A.S.M.) ve Kur'an-ı Kerim" ünvanlı eserinde Kur'an-ı Kerim'den bahsederken, şu sözleri söylüyor:

    Kur'anın sayısız hususiyetleri içinde bilhâssa ikisi fevkalâde mühimdir:

    1- Zât-ı Kibriya'yı ifade eden âyâtın ahengindeki ulviyettir. Kur'an-ı Kerim, beşerî za'flardan herhangi birisini Zât-ı Kibriya'ya isnaddan münezzehtir.

    2- Kur'an -başından sonuna kadar- gayr-ı belig, gayr-ı ahlâkî, yahut terbiyeye muhalif fikirlerden, cümlelerden ve hikâyelerden tamamen münezzehtir.

    Halbuki bütün bu nakîsalar, Hristiyanların ellerindeki muharref kitab-ı mukaddeste mebzuliyetle vardır.

    JOHN DAVENPORT
    Yazar : Risale Forum

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar Mesajlar
    2.444
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 130 + 1870


    Cevap: Kur'an Nedir? Tarifi Nasıldır?

    Carlyle (Karlayl) şöyle diyor:
    Kur'anı bir kerre dikkatle okursanız, onun hususiyetlerini izhara başladığını görürsünüz. Kur'anın güzelliği, diğer bütün edebî eserlerin güzelliklerinden kabil-i temyizdir. Kur'anın başlıca hususiyetlerinden biri, onun asliyetidir. Benim fikir ve kanaatıma göre, Kur'an serapa samimiyet ve hakkaniyetle doludur. Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) cihana tebliğ ettiği davet, hak ve hakikattır.


    İşarat-ül İ'caz
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222