BEZİRGAN (Farsça)

Kelime manası olarak "alışveriş yapan" manasına gelmektedir. Kelime kökeni olarak Farsça "bâzârgân" veya "bâzergân" kelimelerinden gelmektedir. "Pazar" kelimesi Farsça'dır. Fatih Sultan Mehmet zamanındaki kanunnamelerde ve metinlerde "bezirgân" kelimesi sıklıkla kullanılmıştır. Başta ikep ve kumaş olmak üzere her türlü ticaret ve alım satım işleriyle uğraşan tüccar manasında kullanılmıştır. Ticaret erbabı, ipek tüccarı, seyyar tüccar gibi manalarda da kullanılmıştır. Bazıları da kelimenin "zengin tüccar" manasına geldiğini söylemişlerdir.

Büyük şehirlerin dışarınad gelen sanayi malları ve mamülleri bezirganlar tarafından sağlanmakta idi. Kelime manası olarak daha sonra "hilekâr ve tefeci tacir" manalarında kullanılmaya başlanmıştır. 17.yüzyıldan sonra ise gayr-i müslim ve özellikle de Yahudi tüccarlar için kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı Devletindeki beratlı Avrupa tüccarlarına da "bezirgan" denilmeye başlanmıştır.

Yerel ticaretle uğraşan insanlara tüccar, uzun ve mesafeli ticaretle uğraşanlara da bezirgan denilmiştir.

Bezirgan kelimesi zamanla anlam kaymasına uğrayarak "aşırı kazanç için her yola başvuran kimse" manasında kullanılmaya başlanmıştır.

Risale-i Nur Külliyatı'nda "bezirgan" kelimesi sadece 1 yerde geçmektedir. Bahis şöyledir:
"Halkı Demokrat hükümet aleyhine geçirmek planlarını takip eden muhtelif gazetelerin diğer bir zahir yalanları ise, Nazilli'de iki mübarek adamın Ramazan-ı Şerif hakındaki hasbihalini "İslamî bir devlet kurmak" gibi siyasetvari bir tarzda tebdil edivermeleri, o sahte siyaset bezirganlarının, çocukları dahi kandıramayacakları acemice bir iftira ve bir uydurmalarından ibarettir." (Emirdağ Lahikası II, sayfa 218)