SARI (Türkçe)

Kelime manası olarak yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi manalarına gelmektedir.

Kelime kökeni olarak Öz Türkçe bir kelimedir. Moğolcası “sira” kelimesidir. Bu kelime “safran” ile yakından alakalıdır. Eski Türkçe’de “sar” veya “sarığ” şeklinde geçmektedir. “Sarı” kelimesinin Farsça’sı “zerd” kelimesidir. Hint safranı olarak bilinen “zerdeçal” baharatı da yine Farsça olup “safran” manasında kullanılmaktadır.

Kur’an’da “zaferan” kelimesi geçmemektedir. “Sarı” manasına gelen “Asfar” kelimesi ve türevleri geçmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de “Asfar” kelimesi “safrau” şeklinde 1 kere, “musferran” kelimesi şeklinde 3 kere ve “sufrun” kelimesi şeklinde 1 kere olmak üzere toplam 5 defa zikredilmiştir.
“musferran” şeklinde geçen ayetlerde dünya hayatının geçiciliği, aldatıcılığı, çekiciliği bahsedilerek nihayet otlar ve ekinler gibi kuruyup solacağı, son bulacağına vurgu yapılmıştır. Ayette sarı renk kullanılmak suretiyle dünya hayatının geçiciliği tasvir edilmiştir. Dünyada ne kadar hoşunuza giden şey görünüyorsa da bunlar aslında hakir, asılsız ve aldatıcıdır. İnsanlar doyumsuzluğu yüzünden aldanmaktadır. Çünkü bu dünya nimetlerini nihai saadet zannetmektedir. Oysaki onlar sararıp solan otlar gibidir. Aldatıcılığı, çekiciliği, geçiciliği ve izafiliği temsil etmekte sarı renk yakından çok güzel görülür ama uzaklaşınca o çekiciliği kaybolur, biraz daha uzaklaşınca da görünmez. Sarı renk insan idrakinde ilk anda bir zeval, sona ermek, gurup etme, sönme, ışığın parlaklığının çekilmesi, hüzün ve keder, yalnızlık ve ıssızlık manalarını hatırlatmaktadır. Güneş batarken havanın hazan mevsimi gibi sarı renge bürünmesi, sonbaharın hakim renginin sarı olması, hastalanan bir insanın renginin sarı olması hep bu manaları hatırlatmak içindir.
Ayette “sarı develer gibi” benzetmesi geçmektedir. Arapların gözünde sarı develer devasa büyüklükte olduğu ve oldukça kuvvetli olduğu için ateş parçaları ve kıvılcımların şiddet ve büyüklüğü “sarı develer”e benzetilmiştir. Ayrıca bu develer muhtemelen erkek idiler.
Yine ayette Yahudioğullarına bir inek kesmesi emredilirken Yahudiler bu ineği kesmek hususunda tereddüt gösterdikleri ve böyle bir şey nasıl olur, bu olacak iş değil diyerek ineği kesmek istemedikleri için Hazret-i Musa (AS)’yı oyalamak maksadıyla kesmek istemedikleri ineğin açıkça mahiyetini bildirmek için uzunca bir mükaleme geçmektedir. En nihayetinde inek kesme işinin ciddi bir emir olduğu anlaşılınca bu işi yapmışlardır. Ayette “... o sapsarı, rengi, bakanların içini açan sığırdır...” şeklinde geçmektedir. Sarı renk, zindeliği, enerjiyi, hafifliği ve sevinci ifade etmektedir.
Bakanların içini açan ifadesinden yola çıkılarak yapılan araştırmada gözün sarı rengi görebilmesi için herhangi bir enerji harcamadığı tespit edilmiştir. Dalga boyu itibarıyla beyazdan sonra gelmesi de bunu göstermektedir.
Sarı rengin insanın fizyolojisi için rahatlatıcı ve hafifletici etkisi bulunmaktadır. Güneş ışığının ve altının renginin sarı olması bu sebepledir. Sarı renk zekayı, arzuları ve ruhsal gelişimi ifade etmektedir. Sarı renk büyük düşüncelerin ve umutların rengidir. Filozofların, büyük düşünürlerin ve düşünce üretenlerin favori rengi sarıdır. Sarı renk, altının, güneşin ve mutluluğun rengidir. Sarı renk aynı zamanda sıcaklık ve canlılık demektir. Çay ve kahve gibi maddelerin ambalajlarının sarı olması da bu nedenledir.

Öte yandan sarı renk bilinçaltında hastalığı da çağrıştırmaktadır. Hastane duvarlarının sıkça sarı olduğu görülmektedir. Enerjinin yanı sıra dökülen sarı yapraklar nedeniyle hüznü de çağrıştırmaktadır. Hem enerji hem de hüznü çağrıştırdığı için manik-depresif hastaların rengidir. Hastalığı ve hüznü çağrıştırdığı için yeni taşındığım evimin sarı rengini değiştirdim. Bilinen en parlak renk sarıdır. Göze çarpan bir renk olduğundan taksilerin rengi sarıdır.

Sarı rengin insanlar üzerinde hafifletici bir etkisi vardır. Aynı şekilde koyu renklerin ise ağırlaştırıcı etkisi vardır.

Sarı rengin insan tabiatı üzerinde de etkisi vardır. Sarı rengi tercih edenlerin daha uyumlu ve yumuşak mizaca sahip oldukları görülmüştür.


“Sarı” kelimesi Risale-i Nur Külliyatı’nda;
Asa-yı Musa: 1
Sözler: 5
Lem’alar: 1
Kastamonu Lahikası:1
Emirdağ Lahikası: 4
“Sarıbıçak Mustafa” şeklinde 2 defa, Sarıbıçak Ali şeklinde 1 defa geçmektedir.
“Sarıyer” olarak 2 defa, “Sarıkamış” olarak 1 defa zikredilmektedir.
Bütün bunların toplamı olarak “sarı” kelimesi toplam 18 defa zikredilmiştir.