ARŞIN (Farsça)

Kelime manası olarak metrik sisteme geçilmeden önce kullanılan uzunluk ölçüsüdür.

26 Mart 1931 tarihinde kabul edilen ve 04 Nisan 1931 tarih ve 1765 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1782 sayılı Ölçüler Kanunu ile metrik sisteme geçilmiştir.

Arşın, parmak ucundan dirseğe kadar olan uzunluğu ifade etmek için kullanılmıştır. Farsça bir kelimedir. Orta Farsça'da "arişn" kelimesi "dirsek, ön kol" demektir. Farsça'da "erşin" kelimesi "ön kol" ya da "dirsekten parmak uçlarına kadar olan uzunluk" manasına gelmektedir. Çok eski devirlerden beri İran'da standart uzunluk ölçüsü olarak kullanılmıştır. Türkler ise bu kelimeyi "arşın" olarak almışlardır. Avesta dilinde "arethna" kelimesi "dirsek" demektir. Eski Yunanca'da "arthron" kelimesi her çeşit eklem ve özellikle de dirsek ve bilek demektir. Tıp ve biyoloji dilinde ise "arthro" kelimesi ve türevleri hep bu kelimeden türetilmiştir. "Arthropoda" kelimesi ise eklembacaklıların bilimsel adıdır. Latince'de el becerisi ve sanat anlamına gelen "ars" kelimesi de bu kelimeden türetilmiştir. Manası ise "eklemleme, birbirine ekleme, kurgulama" demektir. Fransızca "sanatçı" manasına gelen "artiste" kelimesi de yine bu kelimeden gelmektedir.

Araplar uzunluk ölçüsü olarak zira' kelimesini kullanmaktadırlar. Zira' ise yaklaşık olarak 48 santimetredir.

Arşın'ın çok farklı uzunlukları ifade ettiği bilinmektedir. Farklı yerlere ve farklı eşyaya göre uzunlukları da değişmekle birlikte genellikle 2 arşın kullanılmıştır. Bunlar;
1. Mimari arşındır. Mimari işlerde kullanılan ve 75,8 santimetreye eşdeğer uzunluk birimidir.
2.Çarşı arşınıdır. Kumaş ölçmekte kullanılmıştır. Bu da 68 santimetredir. Kumaş, elle tutulup dirseğe dolandırılarak ölçülür. Çünkü genellikle el ile dirsek arası bir zira'dır. İpekli kumaşları satarken, halka pahalı göstermemek için, bunlarda arşından biraz daha kısa olan "endâze" ölçüsü kullanılmıştır. "endâz" kelimesi yine Farsça olup "atan" manasına gelmektedir. Bu da yaklaşık olarak 65,25 santimetreye karşılık gelmektedir.

Risale-i Nur'da arşın kelimesi toplam 9 defa kullanılmıştır. Bunlar:
1.Tâ altmış arşın derinliğinde susuz bir kuyuya rastgeldi.... Başını kaldırmış otuz arşın yukarıdaki ayağına takarrub etmiş. (Sözler, sayfa 35)
2.Tâ altmış arşın derinliğinde bir susuz kuyuya rastgeldi, kendini içine attı. (Sözler, sayfa 36)
3....O altmış arşın derinlik ise, öm-ü vasatî ve ömr-ü galibî olan altmış seneye işarettir. (Sözler, sayfa 38)
4....yüz arşın muhtelif kumaşları yapsa... (Sözler, sayfa 175)
5.Sana lamba gibi, onar arşın her tarafta ışık verecek. (Mektubat, 137)
6.Mimar da, Fatih'in arzusunun hilafına olarak bu sütunları üçer arşın kesip kısaltır. (İşarat-ül İ'caz, sayfa 224)
7.Hazret-i İsa Aleyhisselam onu öldüreceği vakitte, on arşın yukarıya atlayıp sonra kılıncı onun dizine yetiştirebilir derecesinde, vücudça o derece Deccal'in heykeli Hazret-i İsa'dan büyüktür, diye mealinde rivayet vardır. (Kastamonu Lahikası, sayfa 80)
8....yüz arşın muhtelif kumaşları yapsa... (Emirdağ Lahikası, sayfa 122)

Arşın kelimesi uzunluklarıyla birlikte verildiğinden Risale-i Nur'da bahsedilen bu rakamlar toplandığı zaman 423 etmektedir.