KAYSERİ (Yunanca)

Erciyes Dağının eteklerinde, tarihi boyunca bir çok medeniyetlere beşiklik yapmış Anadolunun kadim şehridir. Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı Devletlerine ev sahipliği yapmıştır. Tarihi ve kültürel açıdan oldukça zengin bir şehirdir. Nüfus olarak Türkiye'nin en kalabalık 14. şehridir.


Kelime kökeni olarak Arapların rum hükümdarlarını isimlendirmek için Roma İmparatoru Jül Sezar'a izafeten kullandıkları bir ünvandır. Latince "caesar" kelimesi "kesik" demektir. Yine Latincede "caedere" kelimesi "kesmek, kırmak" demektir.

Kayseri şehrine ilk olarak "Kanisti" ismi verilmşitir. Asurlular zamanında "Mazaka" denilmeye başlanmıştır. Bu i smin ise Kapadokyalıların atası Mechus'tan geldiği ifade edilmşitir. Bir başka görüşe göre Mazak'ın Grekçe "Mazaka"ya dönüşmesi sonucudur. Frig dilinde Zeus anlamına gelen Mazcus'tan gelebileceği öne sürülmüştür ki en doğrusu da bu olmalıdır. Çünkü eski paraların üzerinde bu ifadeler yer almaktadır.

Daha sonraları Kayseri, "Eusebeia" ismini almıştır. Bu ad altında 1. Kapadokya Krallığının başkenti olduğu kaynaklarda geçmektedir.


Milattan sonra 8.yüzyılda şehrin ismi tekrar değiştirilerek Roma İmparatoru Jül Sezar'ın adına izafeten Ceasarea ismi verilmşitir. O zamandan beri bu isimle anılmıştır. Yunanca "Kaysaria" kelimesinin Arapça okunuşu olan "Kayseriyye" kelimesinin Türkçeleşmiş hali "Kayseri"dir. Müslümanların hakimiyetine girdikten sonra şehrin ismi "Kayser" olarak anılmaya başlanmış ve zamanla "Kayseri" şeklinde söylenir olmuştur.

Roma İmparatoru Jül Sezar Milattan Önce 100-44 yılları arasında yaşamıştır. Jül Sezar'ın adı kendisinden sonra gelen hükümdarlara adeta ünvan olmuştur. Rum hükümdarlarına "kayser" denilmesinin sebebi budur. "İmrapator" kelimesinin karşılığı olarak "kayser" kelimesi kullanılmıştır.

Dünyada Orta Anadolu'nun kadim şehri Kayseri'den başka olarak 3 tane daha "Caeserea" isimli şehir bulunmaktadır. Bu şehirlerin hepsinde Roma İmparatorluğunun izleri yer almaktadır.

Filistin topraklarında bulunan iki yerleşim yerinin ismi "Caeserea"dır. Bunlardan Kayserya kenti İsrail'de antik liman kenti Kayserya Maritima'nın kenarında, Hayfa ile Telaviv kenti arasında Akdeniz sahilinde yer alan bir şehirdir. Diğeri ise Tiberya Gölü'nün 30 kilometre kuzeyinde yer alan ve Banias olarak bilinen Caeserea Philippi antik kentidir. Diğeri ise bugünkü Cezayir topraklarında bulunan başkent Cezayir vilayetinin 90 kilometre batısında yer alan ve Moritania Caeserea olarak bilinen küçük bir kasabadır. Müslümanlar tarafından Şerşel olarak isimlendirilmiştir. Moritanya Kayserisi olarak bilinmektedir.

Risale-i Nur'da "Kayseri" şehrinin ismi sadece Emirdağ Lahikası'nda "Biri de; Kayseri kazalarından Ürgüp Müftüsü kardeşim Abdülmecid'e yazsınlar ki, yirmi sene bütün kuvvetiyle Nur'a hizmet etmek ona lazım iken etmediği için, onun bedeline bütün kuvvetiyle Arabça'ya tercüme etsin." (sayfa 37) geçmektedir.

Rum hükümdarı "kayser" manasında olarak ise 2 yerde geçmektedir.
1.Fakat Kayser ve sair melikler, name-i Nebeviyeye hürmet ettikleri için, mahvolmadılar. (Mektubat, sayfa 147)
2.Kisra ve Kayser'in definelerinin İslâm eline geçmesi, Rumların mağlup edilmesi, Mekke'nin fethi, Kostantiniyye'nin alınması gibi hadisattan haber vermiştir. (İşarat-ül İ'caz, sayfa 120)