KUDUZ (Türkçe)

Kelime manası olarak "köpek, tilki, kedi gibi hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yoluyla insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık" olarak tanımlanmıştır.

Sıfat olarak bu hastalığa yakalanmış kişidir.

Mecazen ise "azmış" manasındadır.

Bu manalar ile beraber "şişman, kısa boylu, bodur, ele avuca sığmayan yaramaz çocuk, sevimli küçük çocuk, kesilen ağacın toprakta kalan kök ve parçaları" manalarına da gelmektedir.

Eski Türkçe'de "kutur" veya "kut" kelimesi "bereket, talih, baht" manasına gelmektedir. Yine Eski Türkçe'de "kutur" kelimesi "delirmek" manasına da geldiği gibi "kutuz" kelimesi "deli" demektir.

Türkçe'nin hemen bütün lehçelerinde "kuduz" kelimesi için "kut" kökünden türetilen "kotorğan, kutırğan, kuturğan, kotırgan, kuturgan" gibi kelimeler kullanılmaktadır. Azericede ise "guduz" kelimesi kullanılmaktadır.

Eski Türkçe'deki "kutur" fiili "mantık sınırlarını aşmak, aşırı olmak, azmak" manasında olduğundan "kuduz" veya "kutuz" kelimesi ile kökteştir.

Bu kelime Eski Türkçe kullanımlarının tamamında "akıl dışı davranmak" manasında kullanılmıştır.

"Kudurmak" kelimesi haddini aşmak manasına geldiğinden, ekinlerin büyümesi veya çocuğun çok hareketli olması halinde de bu kelime kullanılmaktadır.

Eski Türkçe'deki "kutuz" kelimesi "yaban sığırı" demektir.

Kuduz deyince aklımıza ilk önce köpek gelmektedir. Halbuki kuduz, yabani hayvanlardan bulaşabildiği gibi Eski Türkçe'deki "kutuz" kelimesinin "yaban sığırı" manasına geldiği düşünüldüğünde, öküz ve inek gibi hayvanlardan da kuduzun bulaşması mümkündür.

Dünyada görülen kuduz vakalarının yarısından fazlası köpeklerden, diğer kısmı ise vahşi hayvanlardan bulaşmaktadır. Az bir kısmı ise yarasalardan bulaşmaktadır. Dünyada en fazla kuduz vakası olan ülkeler Hindistan, Bangladeş ve Pakistan'dır.

Eski Türkçedeki "kuduz" kelimesi "dul kadın" manasına gelip, "kuduzlanmak" ise "dul kadın ile evlenmek" demektir.

Arapça'da "kuduz" kelimesi için "da-ül kelb" tabiri kullanılmaktadır.

Risale-i Nur Külliyatı'nda "kuduz" kelimesi Sikke-i Tasdik-i Gaybi kitabında geçmektedir. İbare şöyledir.
"Aferin çarha ki, çattırdı kuduzu kuduza" (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sayfa 25)

Bu cümledeki "kuduz" kelimesi mecaz manada kullanılmış olup, Birinci Dünya Savaşında kafirlerin birbirine musallat olması manasında kafirleri kuduz köpeklere nispet etmekle "kuduz" kelimesi kullanılmıştır.

Risale-i Nur'da "kudurmak" kelimesi kullanılmamıştır.