MERMER (Yunanca) (مرمر)

"Mermer" kelimesi Yunanca "marmaron", Eski Yunanca "marmaros" veya "marmairo" kelimelerinden gelmektedir. Bu kelimeler ise "parlamak, parıldamak" demektir.

"Mermer" kelime manası olarak "içinde % 75'ten çok kalsiyum karbonat bulunan, genellikle beyaz, renkli ve damarlı da olabilen, cilalanabilen, billurlaşmış kireç taşıdır.

"Mermer" kelimesi pek çok dünya diline de yine Yunanca'dan geçmiştir. Bunlara misal olarak;
Almanca "marmor"
Arnavutça "mermer"
Boşnakça "mramor"
Ermenice "marmar"
Fransızca "marbre"
Hintçe "maramar"
İngilizce "marble"
İspanyolca "marmol"
İtalyanca "marmo"
Portekizce "marmore"
Rusça "mramor"


Marmara Denizi'ndeki "Marmara Adası"nda milattan önce 5. yüzyıldan itibaren mermer çıkarılmaya başlanmıştır. Yunanlılar "Marmara Adası"na "Marmaronesssos" veya "Marmaras" demişlerdir. Adada bulunan zengin mermer yataklarından dolayı adaya bu isim verilmiştir. Zamanla adanın ismi ile bulunduğu denize ve denizin ismi de bulunduğu bölgeye ismini vermiştir. Daha önceleri Marmara Denizi'ne Yunanlılar "ön deniz" anlamına gelen "Propontis" demişlerdir.

"Mermer" kelimesi Risale-i Nur Külliyatı'nda 4 defa zikredilmiştir.

1. "...hatt-ı Kur'anînin üzeri mermer taşlarla kapatılmışken meydana çıkarılması, şimdi yeniden hatt-ı Kur'anîye bir numune-i müsaade ve Risale-i Nur'un takib ettiği maksadına bir vesile ve üniversitenin bir Nur Medresesi olmasına işaret olarak gösterilmektedir.
2.Büyük bir abidenin inşasında kullanılacak iki mermer sütunu, Fatih bir Rum mimarına teslim eder.
3."...hatt-ı Kur'an ile o manidar Kur'an ayeti yazılmışken, sonra da mermer taşlarla üzeri kapatılıp o nurları gizlemişlerdi. (Aynı bahis Tarihçe-i Hayatı'nda da geçmektedir.