TARLA (Türkçe) (تارلا)

"Tarla" kelimesi Eski Türkçe'de kullanılan "tarıglag" kelimesinden gelmektedir. Bu kelime ise Eski Türkçe'de "tarı" kelimesinden gelmiştir.
"Tarı" kelimesi "ekin, tohum saçmak" demektir.
Eski Türkçe'de "tar" kelimesi "dağıtmak, yaymak, saçmak" manalarına gelmektedir.

Eski Türkçe'de "tarıg" kelimesi
1-Ekin, ekilmiş saha.
2-Darı, hububat.
3-Menşe, soy" manalarına gelmektedir.

Arapça'da kullanılan "mezraa" "مزرع" kelimesi "zeraa" (ekmek, saçmak, dikmek) kökünden türetilmiş olup "arazi, toprak" manasında kullanılmaktadır.

Arapça’da “tarla” kelimesi için genellikle “حقل” kelimesi kullanılmaktadır. “حقل” kelimesi Kur’an-ı Kerim’de zikredilmemiştir.

“حقل” aynı zamanda Suudi Arabistan’da Ürdün sınırında Tebük’e bağlı bir şehirdir. Akabe Körfezi’nde bulunan bu küçük şehir Mısır, Ürdün ve İsrail’den gözükmektedir. Yaklaşık olarak 25.000 nüfuslu bir tatil ve turizm beldesidir. Tebük’e 200 kilometre mesafededir.

"Darı" buğdaygillerden, tohumları gereğinde buğday yerine besin olarak kullanılan, kuraklığa dayanıklı bir bitkidir. Bazı yerlerde "mısır" kelimesi yerine "darı" kullanılmaktadır. Bugün kullandığımız "tarla" ve "darı" kelimeleri aynı kökten gelmektedir. "Tarıgla", "tarlagu" kelimeleri zamanla "tarla" şekline dönüşmüştür. Dolayısıyla "tarla" kelimesi ön sesini korumuş fakat "darı" kelimesi önses değişikliğine maruz kalmıştır.

"tarla" kelimesinin;
İngilizce'si: "field"
Fransızcası: "terrain"
Latince'si: "agri"
Arnavutça'sı: "fushe" kelimeleridir.

"Darı" kelimesinin;
İngilizce'si:"millet",
Fransızcası: "millet"
Latince'si: "milium"
Arnavutçası: "meli"
Özbekçe'si: "tarig"
Azericesi: "darı"
Arapçası: "duhn" kelimeleridir.

"Tarla” kelimesi Risale-i Nur Külliyatı’nda;
Asa-yı Musa’da 5 defa
Sözler’de 24 defa
Mektubat’da 7 defa
Lem’alar’da 6 defa
Şualar’da 13 defa
Mesnevi-i Nuriye’de 10 defa
İşarat-ül İ’caz’da 1 defa
Barla Lahikası’nda 2 defa
Emirdağ Lahikası’nda 4 defa
Tarihçe-i Hayatı’nda 4 defa
Sikke-i Tasdik-i Gaybi’de 3 defa olmak üzere toplam 79” defa zikredilmiştir.

Risale-i Nur’da “tarla” kelimesinin geçtiği yerlerden bazıları şöyledir.

“Herkesin iman mukabilinde bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlar ile müzeyyen baki ve dimi bir tarla ve mülkü kazanmak veya kaybetmek davası başına açılmış.”

“...zemin mahallesinin bahçesinde ve tarlasında, vâridat ve sarfiyatına...”

“Tarla kimin ise, mahsulât da onundur.”

“Bu muvakkat memleket bir tarla hükmündedir.”

“Bu meşher ve meydan-ı imtihan ve tarla hükmünde olan dünyanın...”

“Zaman-ı mazi, zaman-ı müstakbel tohumlarının mahzeni ve şuunatının âyinesi olduğu gibi; müstakbel dahi mazinin tarlası ve ahvalinin âyinesidir.”

“Diğeri, ahirete bakar; ahiret tarlasıdır.”

“Deha ise; Evvelâ nefsu cisme bakıyor, tabiata giriyor, nefsi tarla ediyor. İstidad-ı nefsanî neşvünema buluyor.”

“En büyük daire olan zerrat alemini bir tarla yapıp, her zaman kâinat kadar mahsulâtı; kudretiyle, hikmetiyle onda eker, biçer, kaldırır.”

“Küre-i Arz, bahr-i muhit-i havaîde bir sefine-i Rabbaniye ve nass-ı hadisle ahiretin bir mezraası, yani fidanlık tarlası olduğundan...”

“Alem ve anasır da tarla gibidir.”

“Evet insan ve insanın hayatı esma-i İlahiyenin tecelliyatına bir tarladır.”

“...kainat tarlasının mahsulü, makinesinin mensucatı insan nev’i olduğu...”

“Kur’anî tarlaya “Bismillah” diyerek Sözler tohumunu ekiyor...”

“Şehid merhum Hafız Ali o tarlada, toprak altına girdi, otuz-kırk Hafız Ali’leri sünbül verdi ve verecek kanaatım geldi.”

“dünyanın ahiret tarlası olan ikinci yüzünde...”

“İşte Amerika ve Avrupa tarlaları böyle dâhî muhakkikleri (Mister Karlayl ve Bismark gibi) mahsulât vermesine istinaden ben de bütün kanaatimle derim: Avrupa ve Amerika İslâmiyet ile hamiledir. Günün birinde bir İslâmî devlet doğuracak.”

“darı” kelimesi ise sadece Mesnevi-i Nuriye’de 1 yerde “Hardale ile tabir edilen, bir darı habbesi hükmünde olan kuvve-i hâfızanın ihata ettiği meydanda gezintiler yapılırken o kadar büyük bir sahraya inkılab eder ki, gezmekle bitmez bir şekil alır.” şeklinde geçmektedir.

“tarla” kelimesi atasözlerimizde ve deyimlerde şu şekillerde geçmektedir.

“tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın”
“tarlada izi olmayanın harmanda sözü olmaz”
“bağ bayırda, tarla çayırda”
“karının saçlısı, tarlanın taşlısı”
“derede tarla sel için, tepede harman yel için”
“baskısız yongayı yel alır, sahipsiz tarlayı sel alır”
“tarlayı düz, kadını kız al”
“tarlayı taşlı yerden, kızı kardaşlı yerden”

deyim olarak “tarla” kelimesi
-tarla açmak
-yağmur olsa kimsenin tarlasına düşmez

“darı” kelimesi atasözlerimizde ve deyimlerde şu şekillerde geçmektedir
- Serçeden korkan darı ekmez
-darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.
-aç domuz darıdan çıkmaz.

Deyim olarak “darı” kelimesi;
-darısı başına
-dibine darı ekmek