BOYKOT (İngilizce)

Bir malı veya hizmeti satın almamak suretiyle yapılan direniş eylemi manasına gelmektedir. Kelime olarak İngilizce aynı anlama gelen "boycott" kelimesinden gelmektedir. İngilizce olan bu kelime ise özel bir isim olan Charles Cunningham Boycott isimli İrlandalı bir toprak sahibinin soyadından gelmektedir. İngilizce kökenli olan bu kelimenin Türkçe'de kullanımı ise 1908 yılında Avusturya-Macaristan ürünlerine karşı yapılan boykot nedeniyle yaygınlık kazanmıştır. Kelime Fransızca'da "boycottage" olarak kullanıldığı ve bu kelimenin okunuşunun "boykotaj" olmasından dolayı bu kelime bazen "boykotaj" olarak da dilimizde kullanılmaktadır.

Captain Charles Cunningham Boycott, 1832 yılında İngiltere'nin Norfolk Bölgesi'nde dünyaya gelmiştir. 65 yaşında iken 1897 yılında yine İngiltere'nin Suffolk Bölgesi'nde vefat etmiştir. 1873 yılında yüzbaşı rütbesiyle ordudan emekli olmuştur. İrlanda'nın batısındaki Mayo şehrinde Lough Mask bölgesinde bir lordun mülklerinin yöneticiliğini yapmaya başlamıştır. 1880 yılında hava şartlarının kötü olması nedeniyle hasatlarda büyük düşüş olmuştur. Topraktan iyi ürün alınamaz hale gelmiştir. Hatta köylünün elinde bir sonraki seneye tohumluk için ayıracak hububat dahi kalmamıştır. Bu nedenle Lord Erne, topraklarında çalışan halka % 10 indirim yapmayı teklif etmiştir. Eylül ayında ise kiracılar yani toprakta çalışanlar indirimin % 25 oranında olması için protesto gösterisinde bulunurlar fakat Lord Erne bu isteklerini kabul etmez. İrlanda'da kurulan Toprak Birliği bu durum karşısında kiraların % 25 oranında indirilmesini talep etmiştir. Bu arada Cunningham Boycott, köylünün lorda olan borcunu kuruşu kuruşuna kadar ödenmesi için diretir, 11 kiracının işine son verir ve aynı zamanda mahkemeye başvurur. Cunningham Boycott'un açtığı dava üzerine Toprak Birliği Başkanı Charles Parnell, toprak kiralayanlara karşı bir çağrıda bulunur. Toprak kiralayanlardan şiddete başvurmamalarını ancak toprak kiralarını düşürmek istemeyenlerle tüm ilişkilerini kesmelerini ister. Bunun üzerine Cunningham Boycott, kendisini tamamen izole bir halde bulur. İşçileri çalışmaz, yerel işadamları onunla ticaret yapmaz hatta postacı bile postalarını getirmek olmuştur. İngilterenin en köklü gazetelerinden olan The Times Gazetesi'nin "Boycott" kelimesini kullanmasıylabirlikte bu durumun adı dünya çapında meşhur olmuş ve "Boycott" kelimesi fiil olarak kullanımdaki yerini almıştır. Bu olaylardan kısa zaman sonra da 1908 yılındaki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun malları boykot edildiğinden bu kelime kullanılmaya başlanmıştır. İrlanda Toprak Birliği'nin başkanı Charles Parnell'in önerisi ilk olarak Cunningham Boycott'a karşı uygulanmıştır.Boycott ve ailesi bulundukları çevreden dışlanmışlardır. Direniş karşısında Boycott, hasat için kentten getirttiği işçileri çalıştırmak durumunda kalmış fakat bu uzun sürmemiştir. En sonunda Boycott bu durumdan pes ederek İngiltere'ye dönmüştür.Gelişmelerden kısa bir süre sonra İngiltere yeni bir Toprak Yasası çıkarmış ve Kira Takdir Mahkemeleri kurulunca İrlanda'da durumlar düzelmiştir. İrlanda Toprak Birliği'nin başarılı direniş eyleminden sonra "Bir tacirin mallarını satın almayarak yapılan eylem" anlamına gelen "boycott" kelimesi dünya dillerine hızla bir giriş yapmıştır. Günümüzde ise "boykot" kelimesi daha geniş bir mana kazanarak belli bir hedefi gerçekleştirmek için baskı yapmak amacıyla, bir kimseyle, bir yerle, bir topluluk ya da kuruluş ya da ülke ile olan her türlü ilişkiyikesme manasına gelmiştir.

İlk etkili boykotlar İrlanda, Çin, İran ve Mısır'da gerçekleşmiştir. Osmanlı döneminde yaşanan ilk boykot 1908 tarihinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu mallarının satıldığı mağazalara ve hizmetlerinin verildiği kurumlara karşı gerçekleştirilmiştir. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra 6 Ekim 1908 tarihinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından Bosna-Hersek ilhak edilmiştir. Bunun üzerine tarihlere "modern zamanların en başarılı boykotu" olarak geçecek olan bir boykot başlamıştır. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu 5 Ekim 1908 tarihinde devletlere verdiği notalarla Bosna-Hersek'in ilhak edildiğini duyurdu. Aynı gün içinde Bulgaristan prensi Ferdinand da İstanbul'a bir telgraf çekerek bağımsızlığını ve krallığını ilan etti. Her iki haber de 6 Ekim 1908 tarihli İstanbul gazetelerinde duyuruldu. Haberler yayılır yayılmaz İstanbul'un çeşitli yerlerinden toplanan büyük bir kalabalık İngiltere Sefareti önünde gösteriler yaptı. Bir yandan Bakanlar Kurulu, Avusturya ve Bulgaristan'a göndereceği notaları hazırlarken bir yandan da halkın taşkınlık yapmamasını istiyordu. Osmanlı Ordusunun o zamandaki durumu maddi bir karşılık vermeyi olanaksız kılıyordu. İttihat ve Terakki Cemiyeti, Avusturya mallarına karşı bir boykutu örgütlemeye girişti. Hüseyin Cahit'in teklifi üzerine bu ülkenin mallarına karşı boykot başladı. Liman işçileri Avusturya mallarını ve Avusturya gemilerini boşaltmayı reddettiler. Boykotu, perde arkasında İttihat ve terakki yönetiyordu. Avusturya mallarına karşı başlatılan boykot, İstanbul basını tarafından kuvvetle desteklenirken, benzer durum İzmir için de söz konusu olmuştur. 5 ay boyunca devam eden bu boykotlar sonunda nihayet 26 Şubat 1909 tarihinde hükümetin Avusturya ile 2,5 milyon Osmanlı lirası tazminat karşılığında anlaşması üzerine bu durum sona ermiştir.

Risale-i Nur Külliyatı'nda "boykot" kelimesi yukarıda bahsedildiği gibi 1908 yılında meydana gelen boykot hadisesi münasebetiyle Tarihçe-i Hayatı eserinde bir mektupta geçmektedir. Mektupta; "İşte o hamalların, Avusturya'ya karşı -benim gibi bütün Avrupa'ya karşı-boykotajları ve en müşevveş ve heyecanlı zamanlarda âkılane hareketlerinde bu nasihatın tesiri olmuştur. Padişaha karşıirtibatlarını ta'dil etmeye ve boykotajlarla Avrupa'ya karşı harb-i iktisadi açmaya sebebiyet verdiğimden, demek cinayet ettim ki, bu belaya düştüm." Tarihçe-i Hayatı sayfa 64
(Haşiye) Bediüzzaman'a zurefadan biri bir gün, irfanıyla mütenasibbir esvab giymesi lüzumundan bahseder. Müşarünileyh de: "Siz, Avusturya'ya güya boykot yapıyorsunuz, hem onun gönderdiği kalpakları giyiyorsunuz. Ben ise, bütün Avrupa'ya boykot yapıyorum, onun için yalnızca memleketimin maddî ve manevî mamulâtını giyiyorum" buyurmuştur."
Bu mektupta "boykot" kelimesi 2 defa ve "boykotaj" kelimesi 2 defa olmak üzere toplam 4 defa zikredilmiştir