VOLKAN "Fransızca"

Yanardağ manasına gelmektedir.

Kelime olarak Fransızca'daki "yanardağ" manasına gelen "volcan" kelimesinden gelmektedir. İtalyanca'da bu kelime "volcano" olarak kullanılmaktadır. "Volcan" kelimesi ise Latince Eski Roma ateş ve yanardağ tanrısı olan "Vulcanus"tan gelmektedir. Yunan mitolojisinde "Hephaistos" olarak bilinmektedir. Kelime kökeni tam olarak belli olmamakla beraber ateş ile ilgili olan "fulgure, fulgur, fulmen" kelimelerinden türetilmiş olabileceği tahmin edilmektedir. Latince'de "fulgur" kelimesi "yıldırım" demektir.

Volkan kelimesinin Arapçası "burkan" بركان kelimesidir. Volkan kelimesinin Farsça karşılığı "ateşfeşan" kelimesidir.
"feşan" kelimesi Farsça'da "saçan" demektir. Mana olarak "ateşsaçan" demektir.
Japonca'da "kazan" kelimesi "volkan" yani yanardağ demektir.

"Vulcanus" Roma mitolojisinde Jüpiter ve Juno'nun oğlu, Maia ve Venüs'ün kocası ve Caeculus'un babasıdır. Ateşin ve yanardağların tanrısıdır.

"Volkan" kelimesi Türkçe lehçelerinde "vulkan" veya "yanar tav" veya "janar tav" şeklinde kullanılmaktadır.

"Lav" kelimesi dilimize Fransızca'dan geçmiştir. Fransızca'da bu kelime "lave" kelimesinden gelmektedir ki "yanardağ akıntısı" demektir.

Risale-i Nur Külliyatı'nda toplam 9 defa zikredilmiştir. Lem'alar'da 16.Lem'a geçen; "...güneşin, hararetli ve çamurlu bir çeşme gibi görünen Bahr-i Muhit-i Garbi'nin sahilinde veya volkanlı, alevli, dumanlı dağın gözünde gurub ettiğini Zülkarneyn görmüş.Yani. Zahir nazarda Bahr-i Muhit-i Garbi'nin sevahilinde, yazın şiddet-i hararetiyle etrafındaki bataklık hararetlenmiş, tebahhur ettiği bir zamanda o buhar arkasında büyük bir çeşme havzası suretinde uzaktan Zülkarneyn'e görünen Bahr-i Muhit'in bir kısmında Güneş'in zahiri gurubunu görmüş. Veya volkanlı, taş ve toprak ve maden sularını karıştırarak fışkıran bir dağın başında yeni açılmış ateşli gözünde, semavatın gözü olan Güneş'in gizlendiğini görmüş. Evet Kur'an-ı Hakim'in mu'cizane belagat-ı ifadesi bu cümle ile çok mesaili ders veriyor. Evvela: Zülkarneyn'in mağrib tarafına seyahati, şiddet-i hararet zamanında ve bataklık tarafına ve Güneş'in gurub âvânına ve volkanlı bir dağın fışkırması vaktine tesadüf ettiğini beyan etmekle, Afrika'nın tamam istilası gibi çok ibretli mes'elelere işaret eder." cümlelerinde geçen 3 "volkan" kelimesi haricindekiler Bediüzzaman Said Nursi'nin talebelerinin mektuplarında geçmektedir.
"lav" kelimesi Risale-i Nur Külliyatı'nda 3 yerde geçmektedir. "yanardağ" kelimesi ise 5 defa zikredilmiştir.

Farsça'da "saçan" manasına gelen ve kelimelere ek olarak kullanılan "feşan" kelimesi 17 defa ve "feşan" kelimesinin ism-i faili olan "efşân" kelimesi ise 12 defa zikredilmiştir. "Efşân" kelimesi bütün yerlerde "nur-efşan" terkibi suretinde kullanılmıştır. "Feşan" kelimesi ise "rahmet-feşan, kelime-i tesbih-feşan, hayat-feşan, şu'le-feşan, ibret-feşan, hakikat-feşan,saadet-feşan, nur-feşan, nur-u harikat-feşan" şeklinde 9 terkibte kullanılmıştır. Bu 9 defa farklı terkip Risale-i Nur Külliyatı'nda geçen 9 adet "volkan" kelimesiyle aynı sayıya tevafuk etmektedir.