ÇOCUK (Türkçe) (جوجوق)

Küçük yaştaki erkek veya kız demektir. Mecazen belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse ile büyüklere yakışmayacak daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimseler için de "çocuk" kelimesi kullanılmaktadır.

"Çocuk" kelimesinin ilk manası "domuz yavrusu" manasına gelen Çağataycadaki "çoçuk" (domuz yavrusu) kelimesinden gelmektedir. Bununla birlikte Türk Dillerindeki "çocka" kelimesi halen "domuz yavrusu" olarak kullanılmaktadır. Kaşgarlı Mahmut'un Divan-ı Lügat-ıt Türk eserinde "çocuk" kelimesinin manaları verilirken "domuz yavrusu, her şeyin küçüğü" şeklinde sıralanmaktadır. Dilimizdeki "domuz" kelimesinin karşılığı Kazakçada "şoşka", Kırgızcada "çoçko", Özbekçede "çoçka", Tatarcada "çuçka" şeklindedir. Bununla birlikte yine dilimizde kullandığımız "çocuk" kelimesinin karşılığı olarak Azericede "uşag", Özbekçe, Kazakça, Tatarca, Kırgızca ve Uygurcada "bala", Türkmencede "çağa" kelimeleri kullanılmaktadır.

"Çocuk" kelimesinin kökü olarak dil bilginlerinin bir kısmı yukarıda bahsedildiği gibi Türkmence ve Özbekçede "domuz" kelimesi yerine kullanılan "çoçka" kelimesinden geldiğini kabul etmeleridir. Dilimizden hariç Türk Lehçelerinde "çocuk" kelimesi "bala" veya "çağa" gibi kelimelerle ifade edildiği halde sadece Türkiye Türkçesinde böyle bir kelimenin olması ve bunun da fonetik olarak benzerlik göstermesi fakat eğer "çocuk" sözü her şeye karşın Doğu Türkçesinden getirtilmek isteniliyorsa bu durumda alınma veya bağlantı yolunun da mutlaka gösterilmesine ihtiyaç vardır. Bundan dolayı bir kısım dil bilimcileri yukarıda verilen ve "çoçka" (domuz) kelimesinden geldiği iddia edilen tezi kabul etmemektedirler. Bununla birlikte "çocuk" kelimesini halk arasında geniş destek bulduğu ve Anadolu'nun büyük bir kesiminde bilhassa Orta ve Batı Anadolu ile Bulgar Türkleri ve Gagavuzlar tarafından da kullanıldığı anlaşılmaktadır. Yine Anadolu'da "çocuk" kelimesi yerine yaygın olarak ikinci bir kelime olarak "çağa" kullanılmaktadır. Bu kelime ise söyleniliş farklılıkları göstererek "çova, çoa, çoğa, çoğ" gibi kelimelere dönüşmektedir.

"Çocuk" kelimesi Kur'an-ı Kerim'de bir kaç ayette "tıfl" ve "sabi" kelimeleriyle ifade edilmiştir. Bunun yanında çocukla ilgili meseleler için diğer manalarının yanında "çocuk" manasına da gelen "ibn, veled, gulâm, sagîr, zürriyyet, hafade, ehl, âl, yetim, rebâib" gibi kelimelerdir.

"Çocuk" kelimesinin fonetik olarak gelişimi şu şekilde tasavvur edilebilir.
-çağacık --> çağcık --> çawcık--> -çowcuk--> çocuk.

Anadolu'nun bazı bölgelerinde "çocuk" kelimesi "çacuk" olarak da söylenebildiği gibi vurgu yoluyla da söylenildiği yöreler mevcuttur. Küçültme ekinin sözcükle kaynaşmasından sonra dil duygusu, sözcüğün küçültme manasını ortadan kaldırmıştır. Öyle ki "çocuk" kelimesi şimdi her çocuğu niteleyebilmektedir. Eğer küçültmek isteniliyorsa bunu "küçük çocuk" veya "oğlancık" şeklinde kullanmamız gerekmektedir. "Çocuk" kelimesi daha çok Anadolu'ya mahsus fakat Doğu Türkçesindeki "çocuk" kelimesiyle fonetik olarak benzerlik gösteren yeni kelimeler arasındadır.

Risale-i Nur'da toplam 483 defa "çocuk" kelimesi kullanılmıştır. Çocuk manasına gelen ve Arapça'da kullanılan tıfl (çoğulu etfâl), veled (çoğulu evlâd) kelimeleri de kullanılmaktadır. "Tıfl" kelimesi nadiren kullanılmakla beraber "evlat" kelimesinin kullanımı bir hayli fazladır. Risale-i Nur Külliyatı'nda 17.Mektubun ismi "Çocuk Taziyenamesi"dir. "Çocuk" kelimesinin en çok geçtiği risale 19. Mektup'tur. (30 defa)