KARPUZ (Yunanca) (قاربوز)

Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki ve bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu iri meyvesidir.

Bu kelime Eski Yunanca'da "meyve" manasına gelen "καρπός" kelimesinden ve yine "meyve veya ürün vermek manasına gelen "καρπόω" fiilinden türetilmiştir. Farsça'daki "harbuza" kelimesi Yunanca'dan alıntıdır. Farsça'da genellikle "هندوانه" kelimesi "karpuz" olarak kullanılmaktadır. "Karpuz" kelimesinin Arapça'sı "بطيخ" kelimesidir. Arapça'da kullanılan "خربز" kelimesi "kavun" demektir.
"karpuz" kelimesinin Rusça'sı "arbuz" kelimesidir. Lehçe dilinde "arbuz" kelimesi "karpuz" demektir. İngilizcesi "watermelon"; Almancası "wassermelone"; İtalyancası "anguria"dır. Ukrayna'ca "кавун" (kavun) kelimesi "karpuz" demektir. Norveççesi "vannmelon" kelimesidir.
Karpuz, Peygamber Efendimiz (ASM)'in sevdiği meyvelerdendir. Buna dair rivayetler ise;
"Peygamber (ASM) yaş hurma ile karpuzu birlikte yerdi" (Ebu Davud)
Hazret-i Aişe (RA) validemizin anlattığına göre;
"Peygamber Efendimiz (ASM) kavun-karpuzla hurmayı birlikte yer ve şöyle buyururdu: "Bunun hararetini bunun serinliği ile bunun soğukluğunu da bunun sıcaklığı ile kırarız, dengeleriz." (Ebu Davud, Tirmizi)
"Peygamber Efendimiz (ASM) kavun, karpuz ve salatalığı çok severdi" (Tirmizi)
Yaz aylarının vazgeçilmez meyvesidir. Dünyanın bir çok bölgesinde yetiştirilebilir. Çünkü hemen bütün iklim koşullarına elverişlidir. Dünyada en çok karpuz üreten ülke % 70'e yaklaşan bir oranla Çin'dir. Çin'den sonra 2.sırada yaklaşık olarak % 4 ile Türkiye almaktadır. Türkiye'nin yıllık karpuz üretimi yaklaşık olarak 4 milyon tondur. Aynı şekilde Dünya kavun üretiminde yaklaşık olarak % 50'lik oranla Çin gelmektedir. 2. sırada ise yine Türkiye gelmektedir.
"Karpuz" kelimesini atasözlerimizde kullanmaktayız. Bunlara örnek olarak;
- İki karpuz bir koltuğa sığmaz.
- Karpuz kapuğunu görmeden denize girme
- Karpuz kabuğuyla büyüyen eşeğin ölümü sudan olur.
- Karpuz kesmekle hararet sönmez
- Karpuz kökeninde büyür
- Kavun, karpuz yata yata büyür.
Karpuzun anavatanı olarak Afrika kabul edilmektedir. Karpuzun anavatanı Afrika olmakla birlikte buradan dünyaya yayılmıştır. Anadolu'nun Afrika'ya yakın bir bölge olması ve yabani türlerin buraya taşıma sureti ile getirilmiş olabileceği tahmin edilmektedir. Karpuza ait eski belgeler Mısır'da bulunmuştur. Çöl insanları su deposu olarak karpuzu kullanmışlar ve yolculuklarında yanlarında taşımışlardır. Bu adetleri halen devam etmektedir. Karpuz, Orta Afrika'dan önce yakın çevreye Anadolu ve İran'a geçmiş, buradan Asya'ya yayılmıştır. Milattan önce 1000 yıllarında Çin'de karpuz tarımının yapıldığı bilinmektedir. Çin'in yanında Güney Rusya'da karpuz yetiştiriciliği yapılmıştır.Avrupa'ya ise İspanya üzerinden girmiş ve buradan diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır.

Risale-i Nur Külliyatı'nda "karpuz" kelimesi 3 defa zikredilmiştir.