BEHÎME (Arapça) (بهيمه)
Dört ayaklı hayvan manasına gelmektedir.
"Behime" kelimesi Arapça "kapalı, mübhem, muğlak hale getirmek, anlaşılmaz karışık hale gelmek" manasına gelen "beheme" بهم fiilinden türetilmiştir.
Arapça'da "behîm" kelimesi "koyu renk demektir. بهيم behîm, “tek renk olup içine beyaz, siyah vs. gibi başka renk karışmamış olan” demektir. Ayın, hiç doğmadığı üç geceye بُهَم bühem denir. Ebû Ubeyd şöyle demiştir: “بُهم bühm, "körlük, şaşılık, topallık, uyuzluk gibi hastalığı olmayan” demektir, ki bu da, “kusursuz, lekesiz, damgasız” demektir. Buradan gelen "mübhem" sözcüğü de, “üzerine hiçbir işaret konulmamış, leke sürülmemiş, damga vurulmamış, o nedenle, anlaşılmayan, içinden çıkılmayan, kime ait olduğu bilinmeyen” demektir. Belirsizlik ve açık olmayan bir durumu ifade için kullanılmaktadır. Risale-i Nur Külliyatı'nda "müphem" kelimesi bir çok yerde kullanılmaktadır.
"Behime" بهيمه esasen aklı olmayan herhangi bir hayvan demektir ki "ibham" ابهام yani "kapalı bırakma" kelimesinin manasından alınmıştır. Sonra bu isim kara ve denizde yaşayan dört ayaklı hayvanlarda daha çok kullanılarak onlara tahsis edilmiştir. Çoğulu "behâim" kelimesidir.
Kur'an-ı Kerim'de "behime" kelimesi 3 yerde geçmektedir. Maide Suresi'nin 1.ayeti ile Hacc Suresi'nin 28.ve34.ayetlerinde geçmektedir. Maide Suresi'nin 1.ayetinde "Behimetü'l-en'am, size helâl kılındı" geçmektedir. Burada behimeden maksat aklı olmayan canlı demektir. "dört ayaklık hayvan" anlamında da kullanılmıştır. "Behimetü'-l en'am" şeklinde en'ama nisbet edilmesi ise beyan içindir yani "koyun, keçi, deve, sığır" gibi en'am cinsinden olan hayvanların yenilmesi size helâl kılındı" manasına gelmektedir. Vahşi sığır cinsi ve ceylan da bu dört türe ilhâk edilmiştir. Behime'den muradın geviş getirmek ve parçalayıcı dişi olmamakta en'ama benzeyen ceylan ve vahşi sığır gibi hayvanlar olduğu da söylenir. Ayetlerin devamında ise "behimetü'l en'am'dan haram kılınanlar beyan edilmiştir. Bunlar ise, ölü eti, domuz, kan, boğulmuş hayvan, Allah'tan başkası adına boğazlanan hayvan, odun, taş gibi şeyle vurulup ölen hayvan, yüksekten düşerek ölmüş hayvan, boynuzlanarak ölmüş hayvan, yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlardır.
Behimi hisler, insandaki hayvani ve zalimane hislerdir.
Bu kelimeden türetilen "ibham" kelimesi "karmaşıklık, anlaşılmazlık, muğlaklık, müphemlik, belirsizlik" manalarına gelmektedir. Ayrıca bu kelime Arapça'da ayak baş parmağı için de kullanılmaktadır.
Sözlükte “gizli ve kapalı olmak” anlamındaki ibhâm masdarından türeyen mübhem kelimesi hadis terimi olarak senedinde veya metninde adı açıkça belirtilmeksizin “recül, imrae, şeyh, fülân, aħ, uht, zevc, zevce, amm, amme, ibnü fülân, fülân, ba‘đu’n-nâs, sika” gibi cins isimleriyle işaret edilen şahıs veya böyle bir şahsın bulunduğu hadis için kullanılır. Bu isimlerin en çok belirsizlik ifade edenleri “recül” ve “imrae” olup bir hadiste kişilerin açık adları yerine bu tür kelimelerin kullanılmasına da “ibham” denir. Mübhem kavramı hadis ilminde “müfesser cerhin karşıtı” anlamında “mübhem cerh”, belli bir şahsa verilen icâzetin aksine “mübhem şahsa verilen icâzet” mânasında da kullanılmaktadır.