KÖMÜR (Türkçe)
Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt demektir.
Kelime olarak Eski Türkçe'deki "kön" (yanmak) fiilinden türetilmiştir. Bu kelimeye eklenilen "mır" son ekiyle türetilmiştir. Süryanicede "gumrâ" kelimesi "odun kömürü" demektir.
"Kömür" kelimesinin Arapça'daki karşılığı "فحم" kelimesidir. Bu kelime Arapça'da "kara olmak, kararmak" manasına gelen "fehume" fiilinden türetilmiştir. Fahm "فحم" kelimesi cins isim olarak "kömür" manasına gelmektedir. Buna göre;
Fahm-i hatab: Odun kömürü,
Fahm-i hacerî: Taş kömürü,
Fahm-i kavâlib: Biriket,
Fahm-i kûk: Kok kömürü demektir.
Yine "kara" rengi ifade etmek için bu fiilden türetilen "فحيم" kelimesi kullanılmaktadır.
Kömür kelimesinin kökeni Türkçe olduğundan hemen bütün Türk Lehçelerinde birbirine yakın kelimelerle ifade edilmektedir. "kümir" veya "kömir" gibi küçük farklar haricinde hep "kömür" kelimesi kullanılmaktadır.
Atasözü ve deyimlerde pek kullanılmamakla birlikte "arpa samanıyla, kömür dumanıyla" atasözünde her şeyi eksiğiyle beraber kabul etmek gerekir manası verilmiştir.
Ayrıca "kömür gibi", "kömürcü çırağına dönmek" ve "kömür başa vurmak" deyimleri de kullanılmaktadır.
Kömür, bünyesinde yüksek miktarda karbon bulundurmaktadır. Kömürün Çinliler tarafından Milattan Önce 1000'li yıllarda porselenlerin pirişilmesinde kullanıldığı bilinmektedir. Amerika yerlileri de bu madeni bilmekte ve az miktarda kullanmaktaydılar. Avrupa'da ormanların tahribini önlemek için 12.ve 13. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Bilhassa Sanayi Devriminde kömürün büyük faydası olmuş ve buharlı makinelerin çalıştırılmasında enerji kaynağı olarak kullanılmıştır. Sanayi devrimiyle birlikte kömürün bulunması ve işletilmesi hız kazanmıştır. Bu bakımdan Türkiye'de ilk kömür 1829 yılında Zonguldakta bulunmuş ve 1839 yılında işletilmeye başlanmıştır.
Daha önceki kelime analizlerimizde (11.kelime analizi) elmas madeninin en saf ve arı karbon olduğundan bahsetmiştik. Kömür de aynı şekilde sadece karbon elementinden müteşekkildir. Paha biçilmez pırlantaların ana maddesi olan elmas ile kurşun kalemimizin ucunda yazmaya yarayan veya sobamızı ısıtan kömür arasındaki fark nedir. İkisi aynı madde olduğuna göre birisini bu kadar değerli yapıp paha biçilmez kılan nedir? Fiziksel olarak aralarındaki fark elmastaki atomların üç boyutlu bir kristal oluşturacak şekilde dizilmeleri, kömürde ise düzlemsel bir tabaka halinde dizilmesidir. Elmasın bu atom dizilişi sayesinde ışığı emmeyip yansıttığından dolayı pırıl pırıl bir görünümü vardır. Kömür ise ışığı emdiğinden dolayı simsiyahtır. Onun için Arapça'da "kara olmak" manasına gelen "fehume" fiilinden türetilmiştir. Elmas ve kömür arasındaki madde itibariyle bir fark olmayıp sadece içerik itibariyle fark bulunmasından dolayıdır ki insanların kalitesini ifade etmek için bu iki uç nokta nazara verilmiştir. İnsana tatbik edilen bu husus hakikaten tam yerindedir. Çünkü insanlar arasında maddeten bir farklılık olmadığı halde manen pek çok fark vardır. İşte bu ise insandaki duyguların ve kabiliyetlerin doğru yerde ve doğru şekilde kullanılması yani dizilişleriyle ilgilidir. Risale-i Nur Külliyatı'nda elmas-kömür misali pek çok yerde geçmektedir. Eğer imtihan olmasaydı, kömür gibi ruhlar ile elmas gibi ruhların aynı kalacağından bahsedilmektedir. İmtihan ise yine bilindiği gibi elmasın meydana gelmesindeki yüksek basıncı hatırlatmaktadır. Yani sıkıntı, meşakkat, eziyet gibi şiddetli imtihanlar sayesinde insandaki kömür gibi istidatlar, elmas gibi kabiliyetler halini almaktadır. Dünyadaki imtihan sayesinde kömür gibi ruhlar ile elmas gibi ruhlar birbirinden ayrılmaktadır. Takdir edeceksiniz ki kömürün elmasa olan oranı ile değeri arasında büyük tezat vardır. Kömür kesretli olduğu halde elmas ise azdır ve az bulunur. Elmasın içine giren tek şey ışık olduğu gibi elmasa şekil veren tek şey de yine başka bir elmastır. Risale-i Nur'da elmas ruhlu olarak Ebu-Bekir-is Sıddık (RA) misal verilirken, kömür ruhlu olarak Ebu Cehil misal verilmiştir. Dünyadaki imtihan kömürle elması tefrik eden bir imtihandır.
"kömür" kelimesi Risale-i Nur'da toplam 39 defa, Arapça karşılığı olan "fahm" kelimesi ise 2 defa zikredilmiştir.