KAĞIT (Farsça)
Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak manasına gelmektedir.
Bununla birlikte;
Bu yapraktan yapılmış olan (sıfat)
Yazılı kağıt yaprağı, pusula ve tezkere,
imtihan kağıdı,
belge ve döküman,
Menkul kıymetler,
Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet,
Kağıt para manalarına da gelmektedir.


"kağıt" kelimesinin İngilizce karşılığı "paper" kelimesidir. Bu kelime ise Latince olan "Papirüs"ten türetilmiştir. Papirüs kelimesi Mısır ve Akdeniz coğrafyasında yetişen ve Yunanca'da adı cyperus papyrus olan bitkinin liflerinden imal edilen kalın ve kağıt benzeri bir malzemedir. İngilizce'deki "paper" (kağıt) kelimesi köken olarak Latince Papirüsten türetilmesine rağmen, papirüs ile modern anlamdaki kağıdın üretimi birbirinden çok farklıdır.

Dilimizde kullandığımız "kağıt" kelimesi Farsça'dır. Bununla birlikte bazı kaynaklarda bu kelimenin Uygurca'daki "kagat" veya "kagaş" kelimesinin değişime uğramış hali olduğu kabul edilmektedir. Türk Lehçelerinde "kağıt" kelimesine baktığımızda;
Azericede "kâğız",
Kazakça, Kırgızca, Özbekçe ve Tatarcada "kağaz",
Türkmencede "kâğız" şeklindedir.

Eskiçağ'da kitap yazmak için kullanılan başlıca malzeme papirüs ve hayvan derisinden yapılan parşömen olduğu bilinmektedir.

Eskiçağlarda kağıda en yakın yazı aracı papirüs olmuştur. Bu bitki Nil Vadisi'nde yetişen ve insan bileği kalınlığında, 2,5 -3 metre boyunda lifli ve otsu bir bitkidir. Milattan önce 3 binden itibaren papirüs bitkisi yazı aracı olarak kullanılmıştır. Papirüs, Fenikeliler aracılığıyla önce Yunanlılara sonra da Romalılara geçmiştir. Grek ve Roma'da en mühim yazı aracı olarak kullanılmıştır. Kolay taşınabilmesi, üzerine rahat yazı yazılabilmesi ve istenilen boyutta kesilmesiyle günümüzdeki modern kağıttan önce en kullanışlı yazı gereci olmuştur. 11. Yüzyıla kadar Avrupa'da papirüs kullanılmıştır.

Eskiçağda derinin yazı gereci olarak kullanılması, çok eski zamanlara kadar gitmektedir. Hayvan derisi dayanıklı bir yapıya sahip olduğu için uzun zamanlar kullanılmıştır. Eski Mısırlılar, Asurlular ve Yahudiler parşömen kullanmışlardır. Parşömen kelimesi Pergamum (Bergama) kentinin adından gelmektedir.

Kağıdın ilk kez Çin'de yapıldığı konusunda görüş birliği mevcuttur. İpek Yolu vasıtasıyla Orta Asya ve İran'a, oradan da Arap alemine yayılmıştır. 751 yılında Araplar'ın Semerkant'ı fethetmesi üzerine esir edilen Türk ve Çin kağıt ustalarından kağıt yapma sanatı öğrenilmiştir. Bu ustalar tüm malzemeleriyle birlikte Bağdat'a götürülmüş ve kağıt yapma sanatı bu tarihten itibaren yavaş yavaş yayılmaya başlamıştır. 794 yılında Bağdat'da ilkkağıt yapımevi kurulmuştur. İslam dünyasında 6 değişikkağıt türü üretildiği bilinmektedir. Araplarda kağıt devletin tekelinde idi. Arap kağıtları renk ve kalite yönünden birkaç çeşit olup, bunların kullanım yerleri farklıydı. Sıradan kağıt beyaz renkliydi. Yüksek tabakanın kullandığı kağıt kırmızı, zenginliğin ve ihtişamın göstergesi olan kağıt sarı idi, mavi kağıt ise kaderi temsil ettiğinden dolayı idam kararlarının yazılması için kullanılırdı. 11.yüzyılda Kahire yapımı kağıtlar en kaliteli olanı idi. Kağıt yapımı 11. yüzyıldan itibaren Arap dünyasından İspanya ve İtalya'ya geçmiş, buradan da Avrupa'ya yayılmıştır. Dolayısıyla Avrupa'ya kağıtı tanıtan İslam dünyası olmuştur.

Arapça'da "kağıt" için "varaka" ورق kelimesi (çoğulu evrâk اوراق) kullanılmaktadır. Bununla birlikte aynen Türkçe'de olduğu gibi kağıt para ve banknotu ifade etmek için de kullanılmaktadır. Varaka kelimesi ve türevleri Kur'an-ı Kerim'de 4 defa zikredilmiştir. Günümüzde kullandığımız "kırtasiye" kelimesi Arapça "kartas" قرطس kelimesinden gelmektedir ki "kağıt, kağıt yaprak" manasına gelmektedir.

Risale-i Nur Külliyatı'nda "kağıt" kelimesi 63 defa zikredilmiştir. Arapça karşılığı olan "varak" kelimesi Arapça ibareler ile birlikte 9 defa, özel isim olan Varaka ibn-i Nevfel 5 defa ve bu kelimenin çoğulu olan "evrâk" kelimesi Arapça ibareler ile birlikte 55 defa zikredilmiştir.