BAŞIBOZUK (باشي بوزوك)
Osmanlı ordusunda düzensiz bir birliğe verilen isimdir.
Kelime olarak ikisi de öz Türkçe olan "baş" ve "bozuk" kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.
Bu birlik sadece Osmanlı Devleti'nin değil aynı zamanda tüm dünyanın en düzensiz birliğiydi. Bu birliği oluşturan askerler genellikle delilerden, üzerinde asker elbibesi olmayan, ellerinde topuzlar, zincirler veya hiç silahı olmayan asker de denilmeyecek derecede disiplinden haberdan olmayan eksik akıllılardır.
Bu birliğe mensup askerlerin sabahtan akşama kadar ellerini yağlı ve ıslak mermer kolonlarını tokatlayarak nasırlaştırdıklarından dolayı vurdukları bir tokatla bazen düşmanın boynu kırılır veya travmaya giren veya ölümcül hasar verirlerdi. Bir tokat darbesiyle düşmanın kafatası kırılırdı. Tarihte meşhur olan "Osmanlı Tokadı" işte bu meşhur olan başıbozukların attıkları tokatlardır. Bilhassa Avrupa fetihlerinde kullanılan bir öncü birlik olmuştur. Düzenli Osmanlı Ordusu saldırıya geçmeden önce düşmanın üzerine bu birliklerden gönderilirdi. Gözüpek olan bu başıbozuklar düşman üzerine naralar atarak ilerler ve karşısındaki düzenli düşman askerini düzensizlikleriyle şaşkın uğratır ve düşman ordusu bu vaziyeti görünce sanki tüm ordunun bu başıbozuklardan olduğunun zannıyla şaşkına dönerdi. Gözüpek deli askerleri gören düşman, çoğu zaman kaçardı. Düşmanı şaşırtmak ve korkutmak için çok etkili bir savaş taktiğiydi. Osmanlı Ordusu ise bu başıbozuklar sayesinde hem düşmanı yeniyor hem de bu başıbozuklardan bir kısmının telef olmasıyla onlardan da kurtulmuş oluyordu.
Başıbozuklar, mali güçlükler nedeniyle özellikle Balkanlar'daki vilayet garnizon ve jandarmasına gerekli takviyenin düzenli olarak sağlanamaması, isyanlara zamanında müdahale edilememesi gibi nedenlerle Dobrucalılar'dan ve Kırım, Kafkasya gibi Ruslar'a kaptırılan topraklardan getirilip Balkanlar'a yerleştirilen Tatar ve Çerkezler'den oluşan düzensiz, mahalli, gönüllü birliklerdir. Özellikle Bulgaristan'a yerleştirilmiş olan bu Tatar ve Çerkez göçmenler, yurtlarını terk etmelerine sebep olan Ruslar'a yönelik kin ve nefretlerini yerleştikleri bölgenin Slav unsurlarına da (Ruslar'la aynı soydan gelmelerinden dolayı) yöneltmişlerdir.Zamanla uzman askerler tarafından sivilleri tanımlamakta kullanılan bir terime dönüşmüştür. Başıbozuk kelimesi, Kırım Savaşı sırasında İngilizce'ye (bashi-bazouk) ve Fransızca'ya ise (bachi-bazouk) olarak geçmiştir.
Osmanlı Ordusunda düzensiz birliklere verilen bir isim olmasına rağmen zamanla askerin arasına karışan sivilleri tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır.Ayrıca bu kelime içinden çıkılmayan herhangi bir durumu ifade etmek için sıfat olarak kullanılmaktadır.
Risale-i Nur Külliyatı'nda "başıbozuk" kelimesi toplam 15 yerde zikredilmiştir. Otuzuncu Lem'anın Dördüncü Nüktesi'nde metin içinde "başıbozuk" kelimesi kullanıldığı gibi mahiyetinden de bahsedilmiştir. "Mesela: Nasılki başıbozuk, gayet cesur, kuvvetli bir adam, kendi cephanesini ve zahiresini beraberinde ve belinde taşımaya mecbur olduğundan, ancak on adam düşmanına karşı muvakkat dayanabilir. Çünkü şahsi kuvveti o kadar eser gösterebilir. Fakat, askerlik tezkeresiyle bir kumandan-ı a'zama intibab ve istinad eden bir adam; kendi menabi-i kuvvetini ve erzak deposunu kendisi çekmediği ve taşımağa mecbur olmadığı için, o intisab ve istinad, onun için tükenmez bir kuvvet, bir hazine hükmüne geçtiğinden; mağlub düşen düşman ordusunun bir müşirini, belki binler adanla beraber, o intisab kuvvetiyle esir edebilir." (Lem'alar, 321.sayfa)
Yine "başıbozuklar"ın mahiyetinden bahseden İkinci Şua'da şu ibareler vardır: "Eğer askerliği terkedip, kendi kendine kalsa, o hârika kuvve-i maneviyeyi ve o fevkalade kudreti ve o mucizekâr iktidarı birden kaybederek, adi bir başıbozuk gibi kuvvet-i şahsiyesine göre cüz'i, kıymetsiz, ehemmiyetsiz işleri görebilir ve eseri de o nisbette küçülür." (Şualar, 25.sayfa)
Hem "bin muntazam ve muti asker, yüzbin başıbozuğa mukabildir." (Tarihçe-i Hayatı, 70.sayfa) cümlesinde düzen ve intizam ve intisabın ehemmiyeti nazara verilmiştir. İmansızlık da insanı bir intizamdan alıkoyarak bir nevi başıbozukluğa sevk etmektedir. Risalelerde bu hususa pek çok yerde değinilmiştir. Risalerde bu kelime intizam ve intisap kelimelerinin zıt anlamlısı olarak kullanılmıştır.