Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 2/2 İlkİlk 12
13 sonuçtan 11 ile 13 arası

  1. #11
    tebliğ çevrimdışı Haftanın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 448 + 32124


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Kelime Analizi 81: Şecer-Ağaç

    Alıntı TaLHa Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Beni en çok duygulandıran katran ağaçının hazin sonu olmuştur. Demekki diyorum bu ağacı bu cinayeti yapanlar Ustad r.a.'a neler yapmamıştır ki..
    işte insanoğlu Bazen intikamını bir ağaçtan alabilecek kadar da zavallaşabiliyorlar

    Ama ne hikmetse katran ağacının sadece kütüğü kalmasına rağmen ziyaretçileri iki kat artmış..Demekki zahirde görünen olmasada önemli olan manevi gözle bakıp duyabilmekte.Kim ne yaparsa yapsın Allah her şeye ka'dir elh
    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

  2. #12
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    735
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 113 + 6465


    Cevap: Kelime Analizi 81: Katran

    Alıntı kenz-i mahfi Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    KATRAN
    "Katran" kelimesi "çam ve başka ağaçların reçinesi" manasına gelmesi itibariyle Arapça (قطران) kelimesinden gelmektedir ve "ağaçların reçinesi, sakız, zift" manalarına gelmektedir. .
    İbrahim Suresi'nin 50.ayetinde "Onların gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş bürümektedir" denilmektedir.

    Aynen Arapça'daki anlamıyla Türkçe'ye geçmiş bir kelimedir. Kur'an-ı Kerim'de sadece İbrahim Suresi'nin50.ayetinde geçmektedir. Sıvı yağ kıvamında ve siyah renkli, ağır, is kokulu ve suda erimeyen bu madde ardıç, çam, hurma, köknar gibi ağaçlardan elde edilmektedir. Araplar katranı genellikle kaynatarak uyuz develer sürmekte kullanırlar. Ayette geçmesinin bir nedeni de Arapların bu davranışıdır. Günahkarların yüzlerini, derilerini ateş yalayınca, elbise olarak onlara da kaynar katran giydirilecektir; üzerlerine, yaralarına, yanıklarına katran sürülecektir.
    Yazar : Risale Forum

  3. #13
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    735
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 113 + 6465


    Cevap: Kelime Analizi 81: Şecer-Ağaç

    İNCİR (Farsça) (انجیر)
    Delik, oyuk, malum meyve manalarına gelmektedir.
    Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan yaprakları geniş dilimli bir ağaç ve bu ağacın meyveleri yaş ve kuru olarak yenilebilen etli, tatlı yemişidir. İncir, Türkiye Türkçesi'nde yemiş veya ballıdarı olarak da adlandırılmaktadır. İncir kelimesi Kazakça ve Başkurtça'da injir, Kırgızca'da ancir, Özbekçe ve Uygurcada äncir, Tatar ve Türkmencede incir olarak isimlendirilmiştir.

    Farsça'dan dilimize geçen bu kelime Farsça'da da aynen kullanılmaktadır. İncir kelimesinin Arapça'sı "tîn" تىن kelimesidir. Bunun yanında Arapça'da "beles" kelimesi de incire müşabihtir. Ayrıca "ezgab" ve "zarıf" kelimeleri de incir demektir. Kur'an-ı Kerim'in 95.Suresi Tîn Suresi'dir. Bu Sure'nin 1.ayetinin meali: "İncire ve zeytine yemin olsun" şeklindedir. İsmi bir meyve adı (incir) olan Kur'an-ı Kerim'in tek suresidir.

    İncir ağacı, hurma ağacının yetiştirildiği topraklarda yetişmemektedir. Yani bu iki meyve birbirinin tamamen zıddı sayılmaktadır. Araplarda "hurma" çok meşhur bir meyve olmasına rağmen Hicaz ve Medine civarında yetişmeyen incire Kur'an-ı Kerim'de yemin edilmesinin bir hikmeti diğer meyvelerden daha fazla besleyici olması ve faydasının bulunmasından dolayıdır.

    Güneybatı Asya'nın ve Doğu Akdeniz'in yerli bitkisi olan ve 800'ün üzerinde türü bulunan incirinr değişik kaynaklarda ana vatanının Türkiye olduğu ve buradan dünyaya yayıldığı rivayet edilmiştir. Dünyada en çok Türkiye'de yetiştirilir. Ege Bölgesi başta gelir ve Aydın yöresi ise en fazla incir yetiştirilen yerdir.

    Anadolu'da incir kültürünün insanlık kültürü kadar eski olduğu, kültür meyveleri içinde en eski gelişme tarihine sahip meyvenin incir olduğu rivayet edilmiştir. Eski Yunan ve Mısır medeniyetlerinde verimlilik sembolü olarak kabul edilmektedir. Eski Yunanlılarda incir yapraklarının "onur verici bir hediye" olarak kabul edilmesi, olimpiyatlarda kazanan atletlere yemeleri için incir meyvesi verilmesi ve başlarına incir yaprağından örülmüş taç giydirilmesi, incir ağacının aşırı doğurganlık manasına gelmesi, incir kültürünün daha temiz bir ahlakın yol göstericisi olarak belirlenmesi,bunun bir örneğidir.

    İncir meyvesi "Bütün meyvelerin şahı benim, gökyüzünün ayı, benim suretimdir, ben yoksullar için bulunmazım, şahlara ve zenginlere kısmet oldum, kuvvetim hepsinden güçlü, postumun derimin içinde çekirdeğim, özüm çok etli" diyerek kendini tanıtmaktadır.

    Kur'an-ı Kerim'in 95.Suresi'ne ismini veren incir, insanoğlunun yaşaması için gerekli maddi gıdaların en önemlilerindendir. Hem meyve hem gıda olmasından dolayı mübarek bir meyve olarak kabul edilmiş ve üzerine yemin edilmiştir. İncir meyvesi, hem gıda, hem ilaç, hem meyve, hem de ticaret metaı olarak insan için çok mühimdir.

    Peygamber Efendimiz (ASM) bir hadis-i şeriflerinde:
    "İncir yiyin, Eğer dünyada cennetten bir meyve bulunduğunu söyleseydim, bunun incir olduğunu söylerdim, çünkü cennet meyvelerinin çekirdeği olmaz"
    "İncir yiyin, çünkü o basuru keser, ayağın oynak yerlerindeki ağrıları yok eder."
    "Her kim kalbinin rahat çalışmasını isterse incir yemeye devam etsin" demiştir.

    İncir meyvesi pek çok kaynakta kutsal ve efsunlu olarak kabul edilmiştir. İncir ve incir ağacı ile alakalı öykülerin çokluğu, şifa özelliği ile de birleşince incir ağacı ile insan arasında tuhaf bir alaka meydana gelmiştir. Öyle ki pek çok deyim ve atasözlerine de geçmiştir. Bunlara misal vermek gerekirse;
    "İncir çekirdeğini doldurmamak" (deyim)
    "Bir çuval inciri berbat etmek" (deyim)
    "Ocağına incir dikmek" (deyim)
    "Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz." (atasözü)
    "İncir babadan, zeytin dededen" (atasözü)
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 2 kullanıcı var. (0 üye ve 2 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222