Kesel (كسل) (Arapça)
Tembellik, yorgunluk, uyuşukluk manalarına gelmektedir.

Arapça’da tembel/haylaz olmak, ihmalkâr olmak; tembellik/haylazlık etmek manalarında kullanılmaktadır.

“Tembel” kelimesi Farsça’dan dilimize geçmiş olup “tenbel” olarak yazılmaktadır. Tembellik, tembelce davranmak, çalışmayı, iş görmeyi sevmemek, çaba göstermekten, sıkıntılara katlanmaktan kaçmak, vücuttaki herhangi bir uzvun vazifesini yerine getirmede yavaşlık göstermesi gibi manalarda kullanılmaktadır.

“Tembel olan kişi” manasına gelen “keslân” kelimesi “kesel” (كسل) kelimesinden türetilmiştir. Bu kelimenin çoğulu “kusâlâ” ve “keslâ” kelimeleridir. “Kesîl” kelimesi de aynen “keslân” kelimesiyle aynı manaya gelmektedir. Mühim olan hususlarda ilgisiz ve lakayt davranmak yani tembellik etmek manasında Kur’an-ı Kerim’de “kesel” (كسل) kelimesinin çoğulu olan “kusâlâ” kelimesi kullanılmıştır. “Kusâla” kelimesi Kur’an’da 2 ayette geçmektedir. Bunlar;

1- Şüphesiz münafıklar, Allah'a oyun etmeye kalkışıyorlar. Halbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman, üşenerek (tembelce, keslanlıkla) kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah 'ı da pek az hatıra getirdiler" (Nisa Suresi, 142.ayet)
2- Onların sadakalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve Resulunu inkâr etmeleri, namaza ancak üşenerek (tembellikle) gelmeleri ve istemeyerek sadaka vermelerinden başka bir şey değildir.” (Tevbe Suresi, 54.ayet)

Kur’an-ı Kerim’de tembellik manasında kullanılan “kesel” (كسل) kelimesi 2 yerde de namaz hususundaki tembellik için kullanılmış ve bu vaziyet tenkit edilmiştir. Bazı alimlere göre buradaki tembellikten kastın namazda gevşeklik göstermek, ehemmiyet vermemek bir nevi istemeyerek suhre gibi namazı yerine getirmek demektir.
Bazı alimlere göre de namazın şartlarına gerektiği gibi riayet etmemek, eksiklikler ile beraber kılmak, bazen kılmak, bazen kılmamak manası verilmiştir.

Farsça’dan dilimize geçen “tembel” kelimesinin Arnavutça’sı “dembel”, Yunancası “tempelis” kelimesidir.

Peygamber Efendimiz (ASM) zamanında Müslüman olanlar ona biat ettikleri zaman, Allah’ın (CC) emir ve yasaklarına riayet edeceklerine ve tembellikte bulunmayacaklarına, tembellik yapmayacaklarına dair biat etmişlerdir.

“Tenbel” kelimesiyle ilgili hadis-i şeriflere baktığımızda;
... Ebû Hureyre (r.a.)'den; Resûlullah (s.a.)'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Sizden biriniz uyuduğu vakit şeytan, onun ense köküne üç düğüm vurur; her düğümün bulunduğu yere; "Haydi uyu, gecen uzun ola!" (diyerek) vurur. Eğer o kimse uykudan uyandığı vakit Allah'ı zikrederse bir düğüm çözülür. Abdest alırsa bir düğüm daha çözülür. Namaz kılacak olursa bir düğüm daha çözülür ve gönlü rahat olarak sabahlar. Yoksa pis ve tenbel olarak sabahlar.” (Ebu Davud, Tavattu’)  Bu hadis-i şerifte “keslân” kelimesi kullanılmıştır.
Peygamber Efendimiz (ASM) şu şekillerde dua etmiştir:
* “Ya Allah! Ben tasadan, mahzunluktan, acizlikten, tenbellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borç baskısından ve ağırlığından, kudret sahibi insanların tasallut ve galebesinden sana sığınırım” (Buhari, daavat)
* “Ya Allah! Ben acizlikten, tenbellikten, korkaklıktan ve çok ihtiyarlığın çökkünlüğünden sana sığınırım. Keza ben kabir azabından da sana sığınırım.Hayatın ve ölümün fitnelerinden de sana sığınırım.” (Buhari, daavat)
* “Ya Allah! Tenbellikten, bunaklık derecesinde ihtiyarlıktan, günâhtan, korkaklıktan, kabir sualinden ve kabir azabından, ateş fitnesinden ve ateş azabından, zenginlik gururunun şerrinden sana sığınırım. Fakirlik fitnesinden sana sığınırım. Mesih Deccal’ın fitnesinden de sana sığınırım.” (Buhari, Daavat)
* “Ya Allah! Ben gamdan, hüzünden, acizlikten, tenbellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borç ağırlığından ve adamların birbirini öldürmelerinden sana sığınırım.” (Buhari, Cihad)
Yukarıda zikredilen 4 hadis-i şerifte “kesel” (كسل) kelimesi kullanılmıştır. Hadis-i şeriflerde şu dört hususta çok dua edildiği anlaşılmaktadır.
1. Tenbellik
2. Korkaklık
3. Cimrilik
4. İhtiyarlık
Risale-i Nur’da “kesel” (كسل) kelimesi Barla Lahikası’nda Hulusi Bey’in mektubunda geçmektedir.
“Bütün Risalet-ün Nur ve Mektubat-ün Nur, ihtiyac-ı zamana göre her sınıf erbab-ı din ve hattâ müfrit muannid olmamak şartıyla, dinsizleri bile ilzam ve ikna' edecek derecededirler. fakat (dünya bu) sevk-i menfaat, hırs-ı câh, küfr ü inad, gaflet ü kesel, sirk ü dalal gibi
ilâçsız hastalıklara tutulanlar için, bu Nurlara karsı göz yummak, görse bilse kabul etmemek, gördüğünü inkâr etmek, hak ve hakikati reddetmek gibi divanelikler istib'ad edilemez.” (Barla Lahikası, 37)

“Kesel” (كسل) kelimesinden türetilen “kesalet” kelimesi Barla Lahikası’nda Asım Bey’in mektubunda geçmektedir.
“Üstad-ı Ekremim! Bu defa risale-i şerifeler bir parça te'hire uğradı. Bunu, fakirin atalet, betalet ve kesaletine haml buyurmayınız. Sikayet degil müftehirane arz ediyorum. Bu sene Cenab-ı Hakk'ın fakire lütf u ihsan ve keremi çok oldu. Lehülhamdü velminne yüzbinlerce
müteşekkirim.” (Barla Lahikası, 184)

Yine “kesel” (كسل) kelimesinden türetilen “tekâsül” kelimesi Risale-i Nur Külliyatı’nda 5 yerde geçmektedir.
“Kardeşlerimizden birisinin namaz tesbihatında tekâsül göstermesine binaen dedim: Namazdan sonraki tesbihatlar, tarîkat-ı Muhammediye'dir (A.S.M.) ve velayet-i Ahmediye'nin (A.S.M.) bir evradıdır. O noktadan ehemmiyeti büyüktür.” (Kastamonu Lahikası, 103; Sikke-i Tasdik-i Gaybî, 170 ve Tarihçe-i Hayatı, 292.sayfa)

“Mâdem Mu'cizat-ı Ahmediyeyi (A.S.M.) yazmakta tekâsül ettin, şimdi senin vazifen, Risalet-ün-Nur hesabına askerliktedir." (Sikke-i Tasdik-i Gaybî, 41)

“Eyyüherruûs verruesâ! Tekâsülî olan tevekkülden sakınınız! İşi birbirinize havâle etmeyiniz! Elinizdeki malımızla ve yanınızdaki aklımızla bize hizmet ediniz. Çünki, su mesâkîni istihdam etmekle ücretinizi almışsınız.” (Tarihçe-i Hayatı)

Kur’an-ı Kerim’de geçen 2 adet “kesel” (كسل) kelimesi namazdaki tembellik hususundan bahsettiği gibi Risale-i Nur Külliyatı’nda geçen ve “kesel” (كسل) kelimesinden türetilen “tekâsül” kelimesinin 3 ayrı kitapta geçen aynı mektupta namaz tesbihatındaki tembellikten bahsetmesi gerçekten çok isabetli düşmüştür. Halbuki “tembel” kelimesi yerine kullanılabilecek pek çok kelime mevcuttur. Bu kadar kelime arasında Kur’an’daki bir kelimeyi aynı manasıyla kullanmak işte harikalık budur.

Risale-i Nur Külliyatı’nda “kesel” (كسل) kelimesi 1 defa, “kesalet” kelimesi 1 defa ve “tekâsül” kelimesi 5 defa geçmektedir.

“Kesel” (كسل) kelimesinin Ebced değeri 110’dur.