HENDESE (Arapça)
Geometri, şekil bilgisi manasına gelmektedir.
“Hendese” kelimesi Yunan’ca “geometri” kelimesinin Arapça karşılığıdır. “Geometri” kelimesi Yunanca “Geo” (yer) ve “Metro” (ölçmek) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmektedir.
“Hendese” kelimesinin kökeni olarak farklı görüşler bulunmakla birlikte en kabul edilen görüş, bu kelimenin Farsça “hindaz” kelimesinden Arapçalaştırıldığı ve kökeninin Farsça “endaze” olduğudur.
Farsça’da “çözmek, ölçmek” anlamına gelen “andazidan” fiil kökünden türetilen “endaze” kelimesi Arapça’ya başına “h” harfi konulmak suretiyle “hendese” olarak geçmiştir.
Farsça’daki “endaze” kelimesi eskiden kullanılan bir uzunluk ölçüsü olup 60 cm’lik bir uzunluğu ifade eder.
“Hendese” kelimesinden “hendese ile uğraşan” manasına gelen “mühendis” kelimesi türetilmiştir.
Zamanla bu mana genişleyerek teknik bir kavram halini almıştır. Sadece geometri ile değil, matematik, fizik, kimya gibi müspet ilimleri tahsil edenlere de mühendis denilmiştir. Aslında işin enteresan bir yanı vardır. Mühendis, normal bir kişinin 2 liraya yapabileceği işi, mesela 1 liraya daha uygun bir şekilde yapan kişiye denilmektedir. Bundan yola çıkılarak herhangi bir meslek dalında tekniğe dayanan bir çalışma varsa o dalın muhakkak mühendisliği vardır.

Osmanlı Devletinde mühendislerin büyük bir kısmı Yeniçeri Ocağı’nda yetişmiştir. Osmanlı Devleti’nde ilk teknik anlamda mühendis yetiştiren kurum olarak 1. Mahmut zamanında Sadrazam Topal Osman Paşa’nın teklifi üzerine 1734 senesinde Üsküdar’da Hendesehane (Kara Mühendishanesi) adıyla açılmıştır. Sonradan Müslüman olan Humbaracı Ahmet Paşa (Comte de Bonneval) bu kurumda matematik dersleri vermiştir. Bu kurumda Pirizade Mehmet Sait Efendi tarafından mühendislikte kullanılan çeşitli aletler yapıldı ve bu aletlerin çok faydası görülmüştür. Avrupa’da 1747 senesinde açılan ilk mühendislik okulu olan “Ecole des Ponts et Chaussees”ten tam 13 sene önce Osmanlı’da Hendesehane açılmıştır. Fakat bu üniversite niteliğindeki kurum Yeniçerilerin isyanı sonucu ömrü uzun sürmeyerek 1754 yılında kapatılmıştır.

Risale-i Nur’da “hendese” kelimesi; “hevesatının hendesesiyle”, “güneşi, temeli, hendesesi”, “o kaderin hendesesine göre”, “kainatı senin hendesen üzerine yapmış değildir”, “şu ukulümüzün hendesesiyle” gibi ifadelerle toplam 9 yerde “ölçmek, tartmak” manalarına gelen Farsça’daki “andazidan” fiilinden geldiğini iddia ettiğimiz şekilde kullanılmıştır. Geriye kalan 9 yerde ise bildiğimiz üzere “geometri” manasında kullanılmıştır.

Sözler sayfa 627’de “fenn-i hendese Mukaddir ismine ve hakeza her bir fen bir isme dayandığı ve nihayet bulduğu gibi” denilmiştir. Dolayısıyla Mühendislik, Cenab-ı Hakk’ın Mukaddir isminin tecellisidir.
Risale-i Nur’da geçen 18 “hendese” kelimesinin 9’u Sözler kitabında geçmektedir. Risale-i Nur’da 9 yerde “ölçmek ve tartmak” manasında kullanılmıştır.

Risale-i Nur'da "hendese" ve "mühendis" kelimeleri;
hendese mühendis
Sözler 9 2
Mektubat 2 2
Şualar 1 1
Mesnevi-i Nuriye 2 3
İşarat-ül İ'caz 1 0
Kastamonu Lahikası 1 0
Tarihçe-i Hayatı 1 1
Asa-yı Musa 1 0
TOPLAM 18 10