DEMOKRASİ (Yunanca)
Halk egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi, el erki, demokratlık manalarına gelmektedir.

“Demokrasi” kelimesi Yunanca “dimos (halk)” ve “kratos (iktidar)” kelimelerinin birleşiminden gelmektedir. Fransızca’ya “democratie” olarak geçen kelimenin okunuşu olan “demokrasi” kelimesi dilimize bu yönüyle Fransızca’dan geçmiştir.

Pek çok dünya dilinde yakın kelimeler ile ifade edilir. Bu yönüyle dünyada kullanılan ortak kelimelerden birisidir denilebilir. Mesela:
İngilizce: Democracy
Fransızca: Democratie
Yunanca: Dimokratia
Rusça: Demokratiya
İtalyanca: Democrazia
Ermenice ve Gürcüce: Demokratia
Almanca: Demokratie
Macarca: Demokracia

“Halk” tabiri günlük hayatta, bir ülkedeki yaşayan tüm insanları içine aldığı halde, demokrasi tarihinde pratik olarak “halk” tabiri sürekli bir genişlemeye tabi tutulmuştur. Her ne kadar demokrasi, halkın çoğunluğunun görüşünün esas alınması ilkesine dayansa da halk olarak kabul edilen yani seçme ve seçilme hakkına sahip olanlar bir ülkede yaşayanların tümü olmamıştır. Bu durum halen devam etmektedir. Mesela: 1789 tarihli Fransız İhtilali’nden sonra yapılan seçimlerde oy kullanma hakkı sadece belli miktarda vergi verebilen vatandaşlara tanınmıştır. ABD’nin güney eyaletlerinde siyah ırka oy kullanma hakkı 1960’lı yıllarda verilmiştir. Halkın önemli bir bölümünü oluşturan kadınlara oy kullanma hakkını ilk kez Yeni Zelanda vermiştir. (1893) Vatandaş olarak kabul edilmeyen yabancıların ise oy verme hakkı bulunmamaktadır. Bunların yanında aynı fikirde olmayanların görüşlerini de katacak olursa, pratikte demokrasi halkın yönetimi değil, çoğunluğun görüşüdür.

Demokrasi’nin doğuşu M.Ö.4. yüzyılda Atina’da ortaya çıkmıştır. İlk olarak Antik Yunan’da şehir devletlerinde uygulanmaya başlanmıştır. Yani küçük ölçekli yönetimlerde uygulanmıştır.

İnsanın fıtratına en uygun yönetim biçimi olarak bu gün kabul görmüş olan “demokrasi”nin gelişimi ise insanlık tarihi kadar eski değildir ve çok yavaş bir gelişme göstermiştir. Halen dünyada demokrasi ile tanışmayan devletler mevcuttur.

Demokrasi 18. ve 19. yüzyıllarda Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ile Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ile biraz ivme kazanmıştır.

20. yüzyılda demokrasi hızlı bir değişim göstermiştir. I. Dünya Savaşı’nın sonunda imparatorlukların yıkılmasıyla yeni yeni devletler kuruldu. Bu yeni devletlerin yönetimi ilkel demokrasilere dayanmaktaydı. Daha sonra 1929’daki Büyük Buhran’dan sonra pek çok ülkede diktatörlük yönetimleri kuruldu. Bu diktatörlerin bir kısmı Faşist idi. II. Dünya Savaşı’ndan sonra ise sömürgecilik anlayışının son bulmasıyla pek çok bağımsız devlet teşekkül etti. 20. yüzyıldaki en büyük çekişme, Komünist olan Sovyet Rusya ile Batı demokrasileri arasında gerçekleşen Soğuk Savaş olmuştur. 1989 yılında Sovyet Rusya’nın parçalanmasıyla bu çekişme büyük ölçüde azalmıştır.

Cumhuriyet bir rejim, demokrasi ise cumhuriyetin uygulanış şekillerinden birisidir. Demokratik cumhuriyetin yanında dini cumhuriyet, oligarşik cumhuriyet ve sosyalist cumhuriyet biçimleri vardır. Demokratik cumhuriyetlerde, meclisi ve ülkenin başkanını belli aralıklarla halkın çoğunluğunun seçmesidir.

Yönetim biçimleri, devletlerin idare şeklidir. Devlet şekli cumhuriyet olan, yani halk egemenliği olan devletlerde, yönetim biçimi bununla özdeş olarak demokrasi olmayabilir. Yönetim biçimi ile devletin kuruluşunun ve milletlerin hayat tarzlarının, dünya görüşünün derin bir ilgisi olduğu kabul edilir.

Risale-i Nur Külliyatı’nda çok az geçen kelimelerden olan “demokrasi” toplamda 7 defa kullanılmıştır. Kavram olarak geçmese de kelime olarak demokrasi kullanılmıştır. Bunlar:

Tarihçe-i Hayatı: 4 defa
Emirdağ Lahikası: 2 defa ve
Şualar: 1 defadır.