KEDİ: Kedigillerden, köpek dişleri iyi gelişmiş, kasları çevik ve kuvvetli evcil, küçük memeli hayvan, pisik. Etimolojik açıdan bakıldığında hangi dile ait olduğu kesin değildir. Fakat pek çok dilde birbirine benzer kelimeler kullanılmaktadır. Bunlara misal vermek gerekirse;

İngilizcesi “cat”
Almancası “katze”
Arapçası “gıtta” veya “hir”
Bulgarcası “kotka”
Dancası “kat”
Ermenicesi “katu”
Esperantoca “kato”
Farsçası “gürbe”
Felemenkçesi “kat”
Fransızcası “chat”
Gürcücesi “kata”
İspanyolcası “gato”
İtalyancası “gatto”
Katalancası “gat”
Latincesi “cattus”
Lehcesi “kot”
Litvanyaca “kate”
Maltacası “gattus”
Yunancası “gata”
Kürtçesi “kitik” veya “pising”
Eski Türkçe’de “çetük”
Halk dilinde “kedi”yi bazen”pisik” diye adlandırırız. Romence’de kedi “pisica”dır. Çince’de “mao”dur.

Kediler anatomik olarak güçlü, esnek bedenleriyle, hızlı refleksleriyle, keskin geri çekilebilen pençeleriyle ve küçük avları öldürmek için tasarlanmış dişleriyle diğer kedigillere benzerler. Kediler, insanın duyamadığı en zayıf ya da çok kuvvetli frekansları duyabilirler. Karanlık ortamda görme yeteneğine sahiptirler. Güçlü koku alma duyuları vardır. Kediler, evcil hayvanlar arasında en yaygın olanıdır diyebiliri. İnsan hayatına en çok karışık olarak bulunan evcil hayvan türüdür. İslamiyette kediler temiz ve mübarek hayvanlar olarak kabul edilmişlerdir. Kur’an-ı Kerim’de zikredilmemekle beraber, hadis-i şeriflerde kedilerden bahsedilmiştir.

Sahabe-i Kiramdan “Ebu Hureyre” lakabıyla meşhur olan Abdurrahman bin Sahr’dır. Ebu Hureyre lakabını Peygamberimiz (ASM) vermiştir. Bu sahabe, kedileri çok sevdiğinden ve beslediğinden dolayı “kedicik babası” anlamına gelen “Ebu Hureyre” lakabıyla meşhur olmuştur. Cahiliye dönemindeki adı “Abduşşems”tir.

“Kedi” kelimesi Risale-i Nur’da;
Sözler’de 24. Sözde bir haşiyede kedilerin “Ya Rahim, Ya Rahim” demeleri bahsinde geçmektedir.

Mektubat’ta; 16. Mektup ve 21. Mektup’ta kedi gibi hayvanların rızıkta berekete sebep olmalarından bahsedilmiştir..

13. Şua’daki bir mektupta; “zelzeleden evvel kediler, köpekler üçer beşer olarak toplanmışlar, sessiz olarak, düşünceli gibi alık alık birbirine bakarak bir müddet beraber oturmuşlar” denilmek suretiyle zelzeleden evvel zelzeleyi hissetmelerinden bahsedilmiştir.

Mesnevi-i Nuriye’de Katre Risalesi’nde insanların ihsanlarına karşı bu hayvanlarda şükran hissi olmadığından bahsedilmiş ve bu yönüyle mübarek hayvan olarak kabul edilmişlerdir.

Kastamonu Lahikası’nda “Ya Rahim, Ya Rahim" zikrini bize işittiren mübarek kedinin bir kardeşi olarak diğer mübarek bir kedi, ezan-ı Muhammediyi (ASM) müştakane, insan gibi dinlemesi..” bahsinde yine mübarek bir hayvan olduğu anlaşılıyor.

Risale-i Nur’da kedi kelimesi;
Sözler: 3
Mektubat: 6
Şualar: 4
Mesnevi-i Nuriye: 3
Kastamonu Lahikası: 2
Sikke-i Tasdik-i Gaybi: 1 ve
Tarihçe-i Hayatı: 2 olmak üzere toplam 21 defa zikredilmiştir.